TEKNOLOJİ 

Yazarımız, Rauf Denktaş’ı Yazdı

Sosyal Medyada Paylaş

Köşe Yazarımız Siyaset Bilimci Mehmet Emir Aksoy’dan Kuzey Kıbrıs’ın Toros’u rahmetli Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la ilgili unutulmayacak yazı…

Çocukluk yıllarımda başlayan Türk dünyasına olan ilgim, dönemin şartlarında kimi zaman elimize geçen ikinci el bir kitap , kimi zaman ise aile kütüphanemizde bulduğumuz neşriyatlarla bilgi sahibi olmamızı sağlıyordu…

Lise dönemlerimde daha da artan bu ilgim , o dönemlerde Türklüğün önemini arz eden bir vakıfla daha da pekişiyordu…

O yıllarda Türk’lüğün hamisi konumunda olan ,Türk Dünyasının lideri konumunda bir isim sürekli dikkatimizi çekiyordu…

Gerçek bir Bilge Lider olmakla beraber bedel ödemiş bir mücahitti…

RAUF RAİF DENKTAŞ’tan bahsediyorum…

Kendisiyle olan ilk karşılaşmamız ,2003 yılındaydı,Kıbrıs’ın kurucu Cumhurbaşkanı ,Bursa’ya gelecek ve bir konuşma yapacaktı.Kendisine inanan bizler de ,yüz elli kişinin katılımıyla ,programa katıldık…

Açılış konuşmalarından sonra,sahneye çıkan Mücahit Denktaş,Türkiye olmadan Cennete bile gitmem diyordu…

Salonda öyle bir kıyamet kopmuştu ki ,dakikalarca kendisini alkışlamış ,slogan atmaktan seslerimiz kısılmıştı..

Zaman geçti,Üniversite hayatımız için KKTC’ye gitmek nasip oldu..

Türklüğün utanç kaynağı olan ANNAN planına karşı olduğu için Rauf Denktaş ,izole edilmeye çalışılmıştı..

Kenarına çekildi ve bilge tecrübeleriyle Rumların çözümsüzlüğü çözüm olarak göstermesine inanılmamasını söyledi,nitekim öyle de olacaktı.

( O dönem yapılan referandumda ,Rum yönetimi eğer evet deseydi ,bugün KKTC diye bir yer olmayacak ve Doğu Akdeniz havzasında söz sahibi olmayacaktık)

KKTC’de Cumhurbaşkanlığı yarışında aday olmayan Denktaş bir TV programında ,Türkiyesiz çözüm düşünmenin KKTC için bir yok oluş anlamına geldiğini ifade ediyordu.

Dönemin Cumhurbaşkanı adayı ( adını anmak dahi istemiyorum)

Güney Kıbrıs’tan aldıkları seçim yardımlarıyla GKRY bağlanalım diyorlar ve Türk askerinin adadan çekilmesini istiyorlardı.
Kıbrıs ‘ta yaşayan TC vatandaşlarını ise sınır dışı edeceğiz diyorlardı.

Muhaliflerin bu tavırlarına Rauf Denktaş ,tarihten gelen yüksek tecrübeleriyle cevap verse de ,Denktaş bey çözüm istememekle suçlanıyordu.

DENKTAŞ Bey ise bizler misak-ı milli sınırlarımızı korumazsak ,misak-ı milli sınırlarımız da bizi korumaz diyordu.

O sıra da aklıma televizyon programını aramak gelmişti.Zar zor düşürdüğüm telefon hattına Türkiye’li olduğumu ve KKTC’de “Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ” öğrencisi olduğumu söyleyerek ,görüşlerimi söylememin demokratik bir hak olduğunu ifade etmiştim.

15 dakika sonra yayına bağlanacağımı söylediler çok heyecanlıydım…

Yayına bağlandığım da ,2004 Annan planı ile başlayan Kıbrıs Türklüğünün yok edilmesi planına Rum yönetiminin ve AB fonlarının desteği ile destek veren malum şahısları bir Türk vatandaşı olarak reddettiğimizi söylemiştim.

DENKTAŞ beyin arkasında koca bir Türk dünyası olduğunu ,kendisinin ön görüleri ile Kıbrıs’ta bir Türk devleti kurulduğunu ve bu cumhuriyetin yılmaz savunucuları olacağımızı ifade ederek telefonu kapattım.

DENKTAŞ beyin yüzünde ince bir gülümseme olmuştu…

Bir gün sonrasında ise saat 08.30 civarında bir telefon almıştım..

KKTC’li bir bayan arıyordu ..

DENKTAŞ beyin benimle görüşmek istediğini söylüyordu.

Dalga geçmeyin kardeşim diyerek hanımefendinin iki kez yüzüne kapatmıştım.

Üçüncü kez arayınca kendime geldim.

Sanıyorum gerçek dedim.

DENKTAŞ beyefendinin ofisine davet edilmiştim.

Gideceğim güne kadar uyku gözüme girmemişti.

Görüşme saatine kadar heyecanım sürüyordu.

Kendisinin odasına girdiğim de hafif çaplı kalp çarpıntım olsa da o naiflik ve mütevaziliği ile asla unutulmayacak bir hayat dersi almıştım.

Bana çok güzel nasihatler verip bir kaç talimatta vermişti.

Mehmet Emir Aksoy’un oğluna bırakabileceği ender bir anıydı RAUF RAİF DENKTAŞ…

RUHU ŞAD OLSUN.









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares