EKONOMİ 

3 bin 150 lira olmalı!

Sosyal Medyada Paylaş

Koronavirüs salgını sağlığımızı olumsuz yönde etkilediği gibi ekonomiyi de önemli ölçüde olumsuz olarak etkiledi. Bu süreçte birçok vatandaş işsiz kaldı. Bunların yanı sıra alım gücü de gözle görülür şekilde düştü. Ekonomik kriz düzelecek mi, işsizlik sorununa çözüm bulunacak mı diye düşünürken, bir yandan da gözler 2021 Ocak ayında yapılacak asgari ücret zammına çevrildi. Bu süreçte asgari ücretle ilgili çalışmalar yapan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, “Bizim daha mantıklı, ayakları yere basan, gerçekçi ve çözüm üretecek bir plan hazırlamamız gerekiyor. Detaylarıyla ilgili çalışmaları yaptık. Eğer asgari ücretlinin cebine para girmezse, asgari ücretli parasını harcamaz. Harcamazsa da hiçbir şey almaz. Hiçbir şey alınmazsa da onun üretimi olmaz. Üretim olmadığı için de işsizlik çoğalır. Bunun için de asgari ücretin muhakkak 3 bin liranın üstüne çıkması gerekiyor” dedi.

GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN bursadabugun.com 

Tüm Türkiye asgari ücret görüşmelerini yakından takip ediyor.

Belirlenen ücret birçok vatandaşın hayatını önemli ölçüde etkileyecek.

Bu yıl yapılacak zam diğer yıllardan farklı olarak çalışanın ve işsizin gelir seviyesini doğrudan etkileyecek.

Asgari ücret için çeşitli çalışmalar yapan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, asgari ücret ile ilgili önerisini Bursada Bugün’e anlattı.

“YANİ ASGARİ ÜCRET İLK İŞE BAŞLAMA, EN ALT ÜCRET GİBİ DEĞİL DE ORTALAMA BİR ÜCRET HALİNİ ALDI”

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, “Asgari ücret 3 bin 150 lira olmalı. Asgari ücreti 3 bin 150 lira yaparken işverenin maliyetini artırmadan devlet destekli asgari ücretin artması gerekiyor. Bunu artık herkes biliyor. Çünkü Türk lirasının değer kaybıyla beraber, paranın değeri yılın başındaki gibi değil. Yılın başındaki asgari ücretle marketten alışveriş yapan kişi şu anda aynı parayla marketten alışveriş yaptığında daha az ürün alabiliyor. Asgari ücrette beklenti çok fazla. Ülkemizde çalışanların büyük bir kısmı asgari ücretle çalışıyor. Yani asgari ücret ilk işe başlama, en alt ücret gibi değil de ortalama bir ücret halini aldı. Aslında bu durum tehlikeli. Normalde Avrupa’da da asgari ücretle çalışanlar var ama orana baktığımızda çalışanların içindeki oranları yüzde 10’un altında. Bazı ülkelerde bu durum yüzde 1, yüzde 5 veya yüzde 7’ken bizde bu durum yüzde 43. Bazıları belki asgari ücretle çalışmıyordur, sadece asgari ücretle çalışıyor olarak gözüküyordur ama bu da ayrı bir sorun demektir zaten. Maliyetlerin yüksekliği sebebiyle öyle gözüküyordur” diye konuştu.

“PEKİ, ASGARİ ÜCRETİ NASIL 3 BİN 150 LİRA YAPABİLİRİZ”

“Asgari ücretin 3 bin 150 lira olacağını zannetmiyorum. Daha önce söylediğim gibi 2 bin 650 lira ile 2 bin 900 lira arasında bir rakam olacağını ön görüyorum” diyen Özgür Erdursun, “Olması gereken 3 bin liranın üstünde. Peki, asgari ücreti nasıl 3 bin 150 lira yapabiliriz? Bence asgari ücrete yüzde 20 zam yapılarak asgari ücretlinin cebine yüzde 35.5 oranında fazla para girmesini sağlayabiliriz. Asgari ücretle ilgili herkes bir şeyler söylüyor ama bu işin uzmanı olarak dinlediğimde çoğu kişinin bilmeden bu asgari ücret konusunda yorum yaptığını görüyorum. Mesela asgari ücretten vergi alınmasın diyorlar. Evet, asgari ücretten vergi alınmaması lazım. Ama sadece asgari ücretin üzerindeki vergi asgari ücretin düşük olmasındaki tek sebep değildir. Baktığımızda evli, eşi çalışmayan ve 3 çocuğu olan vergi ödemiyor. Evli, eşi çalışmayan ve 3 ya da 4 çocuklu, evli eşi çalışan ve çocuğu olan da vergi ödemiyor. Ama tüm asgari ücret rakamı da 154 değil. Mesela evli, eşi çalışmayan 110 lira öder. Evli, eşi çalışmayan ve 2 çocuğu olan 44 lira öder. Evli, eşi çalışan ve 4 çocuğu olan biri 22 lira öder. Bakıldığı zaman asgari ücret üzerindeki vergi sadece asgari ücrette değil tüm ücretliler için asgari ücretin brüt tutarına kadarki rakam muhakkak vergiden muaf olmalı. Yapılması gereken sadece bu değil. Asgari ücrete mutlaka destek sunulması gerekiyor. İşsizlik sigortası fonundan işverenlere destek sunuluyor. 2019’da çalışan başına 150 liraydı. Maliyeti yüksek, ödeyeceğin sigorta priminden işçi başına 150 lira düş denildi. 2020 yılında ise 75 liraya düşürüldü. Bana göre bu sene yine 150 lira olsun. Ama bu 150 liranın işçi adına da yararlanma şansı olsun. Yani işçinin maaşına sigorta primi ve vergiden muaf 150 lira ayrıca ilave edilmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

“EĞER ASGARİ ÜCRETLİNİN CEBİNE PARA GİRMEZSE, ASGARİ ÜCRETLİ PARASINI HARCAMAZ”

Asgari ücretin şu an da AGİ ile beraber 2 bin 324 lira olduğunu hatırlatan Özgür Erdursun, “Asgari ücrete yüzde 20 zam yapılırsa 464.94 lira zam yapılmış olur. 150 lira da asgari ücret desteği verilse üstüne yüzde 20 zam yapılsa vergi tutarı da 212.21 liraya çıkar damgayla beraber. Bu rakamları biz asgari ücretlinin cebine verirsek asgari ücret 3 bin 151.86 lira olabilir. Bu mümkün olmayan bir durum değil. Bu destek sunulabilir. Özellikle bu salgın sürecinde, ekonomik krizin, enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde muhakkak asgari ücretlilere böyle bir destek verilmesi gerekiyor. Asgari ücrete biz sadece yüzde 30 zam yaparsak, hiçbir destek ve teşvik vermezsek bütün maliyeti işverene ve esnafa yüklemiş oluruz. Bizim toplumumuz patronlarda elini cebine atsın diyor. Tamam, bu doğru, patronlar da elini cebine atsın ama bugün tüm işverenler patron sıfatında mı? Değil. Türkiye’de 1 milyon 900 bin küsür işletmede işçi çalışıyor. Bu 1 milyon 900 bin işletmenin 1 milyon 600 bininde 1 ile 9 arasında işçi çalışıyor. Düşünün, sadece 750 bin işletmede 1 kişi çalışıyor. Yani o 750 bin kişinin cebine giren para kadar işverenin cebine de o kadar para girer. Patron dediğimiz aslında esnaf. Türkiye’de büyük bir kesim esnaf ve orta ölçekli firmalar. Haliyle bu maliyetleri kaldıramaz. Biz bunu söylediğimizde çalışanlar biz ne yapacağız diyorlar. Esnafı, devleti zora sokmayacak, çalışanı ise mutlu edecek formüller bulmamız gerek. Her aralık ayı geldiğinde tıpkı Ramazan ayında “Denize girsem orucum bozulur mu, ağzımı çalkalarsam orucum bozulur mu” gibi aynı şeyi konuşuyoruz. Oransal olarak bir zam yapılır ve geçer gider. Bizim daha mantıklı, ayakları yere basan, gerçekçi ve çözüm üretecek bir plan hazırlamamız gerekiyor. Detaylarıyla ilgili çalışmaları yaptık. Eğer asgari ücretlinin cebine para girmezse,  asgari ücretli parasını harcamaz. Harcamazsa da hiçbir şey almaz. Hiçbir şey alınmazsa da onun üretimi olmaz. Üretim olmadığı için de işsizlik çoğalır. Bunun içinde asgari ücretin muhakkak 3 bin liranın üstüne çıkması gerekiyor. Ama bizim dediğimiz yöntemle. Farklı bir şekilde asgari ücreti bir anda yüzde 30 artırıp, bütün maliyeti işverene yüklersek şu anda işsizlik daha çok artar. Türkiye’de asgari ücretli diyoruz ama bunun yanında işveren yemek, yol, kıdem ve ihbar tazminatıyla beraber maliyeti 4 bin lira. Destek vermeden yükseltirsek bu işverenler çok zor durumda kalabilir. Küçük işletmeleri düşünmemiz lazım” şeklinde konuştu.









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares