DÜNYA 

İran’da kaç Türk yaşıyor?

Sosyal Medyada Paylaş

İran devlet politikasına göre bugüne dek İran Türklerinin nüfus dağılımıyla ilgili herhangi resmî araştırma yayınlanmamıştır. İran’da nüfus sayımı ve istatistik veri tabanları oluşturmakla yükümlü olan “İran İstatistik Merkezi” çeşitli alanlarda istatistik veriler paylaşırken, İran’ın etnik yapısı dağılımıyla ilgili çalışmalar erişime kapalı tutulmaktadır. Bu politika neticesinde İran’da yaşayan etniklerin nüfus ve coğrafi dağılımı yalnız güvenlik merkezlerde saklı kalırken, uluslararası kuruluşlar ve stratejik merkezler çeşitli tahminler ileri sürmektedir. İran’ın etnik yapısıyla ilgili özellikle İran’da yaşayan Türklerin nüfus ve coğrafi dağılımı çeşitli merkezlerin araştırma konusu edilirken, farklı rakamlar ifade edilmektedir.

İran’daki Türk aktivistlerin kendi olanaklarıyla elde ettiği tahminî rakamlara göre, İran Türkleri 35-40 milyonluk bir nüfusla, İran’ın kuzeybatısı, merkezi, güneyi ve kuzeydoğusunda yaşamaktalar. Bu tahminleri doğrulayacak resmî açıklama ise eski İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi’nin 18 Ocak 2014 tarihinde Türkiye’ye yaptığı ziyarette Türk basınına İran Türklerinin nüfusuyla ilgili yaptığı açıklama olmuştur. 18 Ocak 2014’te Türkiye’yi ziyaret eden Salihi, Türk basınına “İran nüfusunun %40’ı Türk’tür ve bu rakam iki ülkenin ilişkilerini pekiştirmekte iyi bir potansiyele sahip etkendir” şeklinde ifade etmiştir. Ayrıca çeşitli uluslararası kurum ve kuruluşlar İran Türklerinin nüfus dağılımını çeşitli rakamlarla açıklamışlar.

UNFPA ve Birleşmiş Milletler bünyesindeki benzer kuruluşların uluslararası niteliğe sahip olmasından dolayı birçok araştırma merkezi İran ile ilgili çalışmalarında bu verileri kullanmaktadır. Nitekim alttaki merkez ve ansiklopedilerin İran’daki Azerbaycan Türklerinin nüfusuyla ilgili gösterdiği rakamlar UNFPA verisine yakın rakamlara tekabül etmektedir.

İran Türkleri, İran’ın yakın siyasî tarihinde ülkenin siyasî kaderini değiştirebilen aktörlerin başında gelir. 1925’te İngiltere-Rusya destekli askeri darbe sonucunda devlet idaresinden uzaklaştırılan İran Türklerinin yerini Fars milliyetçileri almıştır. İran Türkleri, 1925’ten günümüze kadar devam eden bir süreçte ağır siyasî ve kültürel baskılara maruz kalarak, Türk sözcüğüyle bile kendilerini tanımlamaları yasak olmuştur. 1991’den sonra Türk Cumhuriyetlerinin ortaya çıkışı, özellikle İran’daki Azerbaycan Türkleriyle sınırdaş olan Azerbaycan Cumhuriyeti adıyla bir devletin kurulması, Karabağ savaşında İran devletinin Ermenistan’ı desteklemesi, İran’daki hâkim siyasî Şiilik ideolojisinin devlet yönetimindeki başarısızlığı ve 1979 Devrimi sırasında halka verilen sözlerin yerine getirilmemesi İran Türklerinin toplumsal psikolojisini daha önce hiç denemedikleri Türk kimliği eksenli toplumsal ağ ve hareketlilik oluşturmaya itmiştir. 1991’den günümüze kadar devam eden bu hareketlilik İran yöneticilerini ülkenin birliğini korumak adına yeni politikalar üretmeye zorlamış ve konuyla ilgili yeni araştırmalar yapılmıştır.

İran devlet ideolojisinin kültür alanındaki politikası “Kültürel Mühendislik” başlığıyla yürütülerek, İran İslam Cumhuriyeti ideolojisine uygun tek tip insan oluşturmaktır. Bu doğrultuda çeşitli devlet kurumları millî projeler niteliğinde saha araştırmaları yapmakla yükümlüdür. Bunlardan biri “İran Genel Kültürü Endekslerinin Araştırması ve İncelemesi Projesi” olmuştur. Bu proje kapsamında İran’ın tüm bölgelerinde halkın ne türden kültür ürünleri kullanmaya eğilimli olduğu ölçülerek, ülkenin kültür haritası çizilmeye çalışılmıştır. 33 ciltlik dizi kitap şeklinde yayınlanan projenin yöneticiliğini “İran Kütüphaneleri Kurumu” Başkanı Mensur Vaizi yapmıştır. 32 cildi eyaletlere[9] ayrılan bu serinin 1 cildi ülkenin genel kültürüyle ilgilidir. Eyalet bölümlerinde ise her eyaletin etnik yapısıyla ilgili istatistik veriler sunulurken, Türklerin nüfus dağılımı cetvellerde gösterilmiştir.









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares