Bursa’nın 104 Yıllık Hastanesi İçin Ortak Ses: “Hastanemize Sahip Çıkıyoruz”

  • 05 Kasım 2026
Bursa’nın 104 Yıllık Hastanesi İçin Ortak Ses: “Hastanemize Sahip Çıkıyoruz”

Bursa’da sağlık meslek örgütleri, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin kapatılarak hizmetlerinin Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’ne taşınması planına karşı bir araya geldi. Bursa Tabip Odası’nın çağrısıyla Bursa İl Sağlık Müdürlüğü önünde düzenlenen basın açıklamasında, hastanenin tarihî kimliğinin ve bağımsız hastane statüsünün korunması istendi. Katılımcılar, taşınma adı altında rehabilitasyon hizmetlerinin ve yatak kapasitesinin azaltılmasına karşı çıkarak tüm Bursalıları hastaneye sahip çıkmaya çağırdı.

5 Kasım 2026 Perşembe günü saat 12.30’da gerçekleştirilen açıklamaya Bursa Tabip Odası, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği, Aktif Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hekimleri Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şubesi, Genel Sağlık-İş Bursa Şubesi ve Nilüfer Kent Konseyi temsilcileri katıldı.

Kurumlar adına açıklamayı yapan Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ferda Firdin, İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin 104 yıllık geçmişiyle Bursa’nın sağlık tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Hastanenin yalnızca tarihî bir binadan ibaret olmadığını belirten Firdin, burada yıllar içinde oluşan hekim deneyiminin, sağlık çalışanlarının birikiminin ve kurumsal hafızanın da korunması gerektiğine dikkat çekti.

Hastanenin mevcut 150 yataklık kapasitesinin taşınma planıyla 102 yatağa düşürülecek olmasını eleştiren Firdin, rehabilitasyon hizmetlerine ihtiyacın her geçen gün arttığı bir dönemde böyle bir kararın doğru olmadığını ifade etti. Bu durumdan özellikle dar gelirli hastaların, yaşlıların, engelli bireylerin ve uzun süreli tedavi görmek zorunda olan yurttaşların etkileneceğini vurguladı.

Hastanenin kapatılması yerine bilimsel ve teknik incelemelerin yapılmasını, gerekli güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasını ve bu süreçte sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramamasını isteyen Firdin, hastanenin çalışmaların ardından tarihî yerleşkesinde, bağımsız bir fizik tedavi ve rehabilitasyon dal hastanesi olarak hizmet vermeyi sürdürmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamada ayrıca Sağlık Bakanlığı ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğüne çağrıda bulunularak hastanenin geleceğine ilişkin planların kamuoyuyla açıkça paylaşılması istendi. Geçici olarak planlanan taşınmanın kalıcı bir kapatmaya dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğinin altı çizildi.

BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ

Değerli basın mensupları, değerli Bursalılar, kıymetli meslektaşlarımız,

Bugün burada, Bursa’nın köklü sağlık kurumlarından biri olan İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’ne ve hepimizin sağlık hakkına sahip çıkmak için bir aradayız.

İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, 104 yıllık geçmişiyle Bursa’nın sağlık tarihinde önemli bir yere sahip. Üstelik hastanenin bulunduğu alanın yaklaşık 700 yıllık bir şifa geçmişi var.

Yerleşke içerisindeki 1303 yılına tarihlenen tarihî hamamlar da bu geçmişin önemli tanıkları. Kurtuluş Savaşı’nın ardından, 1922 yılında yaralı askerlerin tedavisi için kurulan hastane, 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün de tedavi gördüğü bir kurum. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren fizik tedavi alanının gelişmesine katkı sunmuş, zamanla Bursa’nın ve Güney Marmara’nın en önemli rehabilitasyon merkezlerinden biri hâline gelmiştir.

Bugün ise bu köklü hastanenin bağımsız hastane kimliğinin ortadan kaldırılması ve hizmetlerinin başka bir hastaneye taşınması gündemde.

Oysa bir hastaneyi hastane yapan yalnızca binası değildir. Orada çalışan uzman hekimler, yıllar içinde deneyim kazanmış sağlık emekçileri, bilimsel bilgi birikimi ve oluşmuş kurumsal kültür de en az bina kadar değerlidir. Bunların başka bir yere taşınmakla aynı şekilde korunacağını düşünmek gerçekçi değildir.

Üstelik burada söz konusu olan yalnızca tarihî bir sağlık kurumunun geleceği de değildir. Asıl önemli mesele, halkın sağlık hizmetine erişiminin nasıl etkileneceğidir.

Bursa’da kamuya ait, ikinci basamak sağlık hizmeti sunan tek bağımsız fizik tedavi ve rehabilitasyon dal hastanesi olan İlker Çelikcan Hastanesi’nin kapatılarak hizmetlerinin Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’ne taşınması planlanıyor.

Bursa ve Güney Marmara’ya hizmet veren hastanenin 150 olan yatak kapasitesinin bu planla 102’ye düşürülmesi öngörülüyor. Başka bir ifadeyle mevcut yatakların yaklaşık üçte biri ortadan kaldırılmış olacak.

Üstelik benzer bir kapasite kaybını Bursa Şehir Hastanesi’nin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bölümünde de yaşadık.

Burada başlangıçta 150 olan yatak sayısı 100’e indirildi. Rehabilitasyon hastalarının ihtiyaçları düşünülerek tek kişilik tasarlanan odalar, başka bölümlere yer açmak amacıyla iki kişilik hâle getirildi. Bu değişiklikler özellikle ağır nörolojik hastaların tedavi süreçlerini ve hasta transferlerini zorlaştırdı. Enfeksiyon nedeniyle izole edilmesi gereken hastalar için uygun yatak bulmak da güçleşti. Bununla birlikte rehabilitasyon hizmetlerinin sunulduğu fiziksel alanlar da daraltıldı.

Bütün bunlar yaşanırken rehabilitasyon hizmetlerine duyulan ihtiyaç ise azalmak bir yana, giderek artıyor.

Dünya genelinde yaşam süresi uzuyor, nüfus yaşlanıyor ve kronik hastalıkların yol açtığı işlev kayıpları daha fazla insanı etkiliyor. İnme, nörolojik hastalıklar ve yaşa bağlı engellilik, uzun süreli rehabilitasyon ihtiyacını her geçen gün artırıyor.

Bursa gibi büyük bir sanayi kentinde iş kazaları, trafik kazaları, travmalar ve bunların sonucunda ortaya çıkan kalıcı işlev kayıpları da bu ihtiyacı daha belirgin hâle getiriyor.

Dünyada rehabilitasyon hizmetlerinin yaygınlaştırılması, daha fazla insanın bu hizmetlere ulaşabilmesi ve tedavi kalitesinin yükseltilmesi hedeflenirken Bursa’da yatak sayısının ve tedavi alanlarının azaltılması kabul edilemez.

İhtiyaç bu kadar artmışken kapasiteyi küçültmek, yalnızca bugün tedavi görmek isteyen hastaları değil, yarın bu hizmetlere ihtiyaç duyabilecek binlerce insanı da görmezden gelmektir.

Fiziksel tıp ve rehabilitasyon, insanların yeniden hareket edebilmesi, günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabilmesi, işine ve sosyal yaşamına dönebilmesi açısından vazgeçilmez bir sağlık hizmetidir.

Bu hizmetlerin azaltılmasının sonuçları da herkesi aynı şekilde etkilemez. Özel sağlık kuruluşlarında tedavi olabilecek ekonomik güce sahip kişilerle kamu hastanelerine ihtiyaç duyan yurttaşlar aynı imkânlara sahip değildir.

Dar gelirli aileler, engelli bireyler, yaşlılar ve uzun süreli rehabilitasyon tedavisine ihtiyaç duyan hastalar böyle bir kararın sonuçlarını çok daha ağır yaşar.

Sağlık hizmetlerinin daraltılması, zaten var olan toplumsal eşitsizlikleri daha da büyütür.

Unutulmamalıdır ki sağlık hakkı, devletin yurttaşlarına sunduğu bir ayrıcalık ya da lütuf değildir. Anayasal güvence altındaki temel bir insan hakkıdır. Devletin sorumluluğu bu hakkı korumak, geliştirmek ve herkes için erişilebilir kılmaktır.

İl Sağlık Müdürlüğü, İlker Çelikcan Hastanesinin fiziki ömrünü tamamladığını ifade ediyor. Elbette hastaların, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvenliği konusunda en küçük bir taviz verilmemelidir. Ancak binanın güvenliğiyle ilgili sorunların çözümü, hastanenin kapatılması ya da burada verilen sağlık hizmetlerinin azaltılması olmamalıdır.

Bizim talebimiz açık ve nettir:

İlker Çelikcan Hastanesi, bilimsel ve teknik ölçütler doğrultusunda ayrıntılı biçimde incelenmeli, ihtiyaç duyulan güçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Bu çalışmalar sırasında hastaların tedaviye erişimi engellenmemeli, mevcut hizmet kapasitesi korunmalıdır.

Güçlendirme tamamlandıktan sonra hastane, uzman hekim kadrosu, deneyimli sağlık çalışanları ve mevcut rehabilitasyon altyapısıyla kendi tarihî yerleşkesinde hizmet vermeye devam etmelidir. Bağımsız bir ikinci basamak fizik tedavi ve rehabilitasyon dal hastanesi olarak varlığını sürdürmesi sağlanmalıdır.

Geçici bir taşınma kararı, hastanenin kalıcı olarak kapatılmasının gerekçesi hâline getirilmemelidir.

Bir asırdan uzun süredir sağlık hizmeti sunulan bu tarihî yerleşkenin güçlendirme sonrasında nasıl değerlendirileceği ve hastanenin yeniden kendi yerinde hizmet vermesinin nasıl güvence altına alınacağı kamuoyuna açıklanmalıdır.

Buradan Sağlık Bakanlığına ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğüne bazı sorular yöneltmek istiyoruz:

Bursa’nın ve Güney Marmara’nın bugünkü ve gelecekteki rehabilitasyon ihtiyacına yönelik hangi bilimsel çalışmalar yapılmıştır?

Rehabilitasyon hizmetlerine ihtiyaç giderek artarken her iki hastanede yatak sayıları ve tedavi alanları neden azaltılmaktadır?

İlker Çelikcan Hastanesinin güçlendirme çalışmalarının ardından kendi yerleşkesine dönmesini güvence altına alan somut bir plan var mıdır?

Bu soruların yanıtlarının verilmesini, alınan kararların hangi gerekçelere dayandığının açıklanmasını ve tüm sürecin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını istiyoruz.

Bizler, bu açıklamanın altında imzası bulunan kurum ve kuruluşlar olarak rehabilitasyon hizmetlerinin daraltılmasına, köklü bir kamu hastanesinin işlevsizleştirilmesine ve geleceğinin belirsiz bırakılmasına karşıyız.

Değerli Bursalılar,

Bu mesele yalnızca hekimlerin, sağlık çalışanlarının ya da bugün hastanede tedavi gören insanların meselesi değil. Hepimizi ilgilendiriyor.

Çünkü yarın hepimiz ya da bir yakınımız, bir çocuğumuz rehabilitasyon hizmetine ihtiyaç duyabilir. Bugün alınan kararların gelecekte kimlerin hayatını etkileyeceğini önceden bilemeyiz.

Bir kentin ne kadar gelişmiş olduğunu yalnızca sağlıklı insanlarına sunduğu imkânlarla ölçemeyiz. Asıl önemli olan, insanlar hastalandığında, engellendiğinde ya da desteğe ihtiyaç duyduğunda onlara ne kadar sahip çıkabildiğidir.

104 yıl önce savaşın yaralarını taşıyan insanları yeniden ayağa kaldırmak amacıyla kurulan bu hastane, bugün de hastalıkların ve kazaların ardından yaşam mücadelesi veren insanlara umut oluyor. Onların yeniden yürüyebilmesine, günlük yaşamlarını sürdürebilmesine ve hayata katılabilmesine katkı sağlıyor.

Bir insanın yeniden yürüyebilmesi, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, ailesine ve işine dönebilmesi yalnızca o insan için değil, bütün toplum için büyük bir kazanımdır.

Bu hastaneyi 104 yıl önce kuran anlayış, iyileşmeyi toplumsal bir sorumluluk olarak görüyordu. Bugün bizim de yapmamız gereken, aynı sorumlulukla bu kuruma sahip çıkmaktır.

Çünkü bir hastaneyi korumak, sadece bir binayı ayakta tutmak anlamına gelmez. İnsanların yeniden ayağa kalkma umudunu, bağımsız yaşama hakkını ve geleceğe güvenle bakabilmesini korumak anlamına gelir.

Bir toplumun gerçek gücü, en çok desteğe ihtiyaç duyan insanlarına ne kadar sahip çıktığıyla ölçülür.

Biz bugün yalnızca 104 yıllık bir hastanenin geçmişini değil, Bursa’nın sağlık geleceğini ve hepimizin sağlık hakkını savunuyoruz.

Tüm Bursalıları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya çağırıyoruz.

BURSA TABİP ODASI

TÜRKİYE FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON DERNEĞİ

AKTİF FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON HEKİMLERİ DERNEĞİ

SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI BURSA ŞUBESİ

GENEL SAĞLIK-İŞ BURSA ŞUBESİ

NİLÜFER KENT KONSEYİ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo Yüz Ağdası