Akif Manaf “Sanat ve Barış Ödülü” ile Onurlandırıldı
Gürcü Kültür Evi Derneği tarafından ödüle layık görülen dünyaca ünlü yazar ve barış aktivisti Akif Manaf, törende yaptığı konuşmada barışın önce bireyin kendi iç dünyasında kurulması gerektiğine dikkat çekti: “Her günümüz barışla başlamalı ve barışla bitmeli.”
Dünya genelinde barış kültürünün yaygınlaştırılması ve bireysel barış bilincinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarıyla tanınan, International Peace Prize ödüllü, Nobel Barış Ödülü adayı, barış aktivisti ve yazar Akif Manaf, Gürcü Kültür Evi Derneği tarafından “Sanat ve Barış Ödülü”ne layık görüldü.
Barış, sanat, kültür ve insanlık değerleri ekseninde gerçekleştirilen çalışmaların öne çıktığı ödül programında, Manaf’ın uzun yıllardır sürdürdüğü barış odaklı faaliyetleri ve bu alandaki çalışmaları takdir edildi.
Ödül, Gürcü Kültür Evi Derneği Başkanı Erdal Küçük tarafından Akif Manaf’a takdim edildi. Ödül töreni öncesinde ise Manaf’ın kaleme aldığı ve barış kavramına psikolojik açıdan yaklaşan “Barış Psikolojisi” çalışması çerçevesinde “Barış Psikolojisi” konulu bir söyleşi gerçekleştirildi.
Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği söyleşide, bireyin iç dünyasındaki huzur ve barış anlayışından toplumsal barışa, savaşların ve çatışmaların nedenlerinden insanlığın barış konusunda ihtiyaç duyduğu yeni yaklaşımlara kadar farklı başlıklar ele alındı.
Erdal Küçük: “Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz konu barış”
Ödülün takdim edilmesi sırasında konuşan Gürcü Kültür Evi Derneği Başkanı Erdal Küçük, dünya genelinde yaşanan savaş ve çatışmalara dikkat çekerek, barışın insanlık açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı.
Küçük, Akif Manaf’ın dünya barışına yönelik çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve bu çalışmaların takdire değer olduğunu belirterek, “Sanat ve Barış Ödülü”nün bu çabanın bir ifadesi olduğunu söyledi.
Erdal Küçük konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün derneğimizde Nobel Barış Ödülü adayı ve dünyaca ünlü yazar Akif Manaf’la beraberiz. Akif Bey dünya barışına çok önemli katkılar sağlamış değerli çalışmalara sahip. Bu değerli katkılarından dolayı kendilerine Gürcü Kültür Evi Derneği olarak Sanat ve Barış Ödülü’nü takdim etmek istiyoruz.
İnanın bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz konu barış. Dünyanın her yerinde meydana gelen savaşların, çatışmaların bir an önce durmasını ve barışın tesis edilmesini istiyoruz.
Ödül töreninin öncesinde kendisiyle ‘Barış Psikolojisi’ söyleşisini gerçekleştireceğiz. Umarım bu söyleşi barışa bir adım daha yaklaştırır bizi.
Değerli yazarımızın barışa yapmış olduğu katkılarından dolayı kendilerine tekrar teşekkür ediyoruz. Kendilerine Sanat ve Barış Ödülü’nü takdim etmekten onur duyuyoruz.”
Küçük’ün sözleri, ödül programının yalnızca bir takdim töreni olmadığını, aynı zamanda günümüzde dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve çatışmalar karşısında barış düşüncesinin yeniden gündeme taşınmasına yönelik bir farkındalık buluşması niteliği taşıdığını ortaya koydu.
Ödül öncesinde “Barış Psikolojisi” söyleşisi gerçekleştirildi
Sanat ve Barış Ödülü’nün takdiminden önce Akif Manaf’ın “Barış Psikolojisi” konulu söyleşisi gerçekleştirildi.
Söyleşide barış kavramı yalnızca devletler, toplumlar ve uluslararası ilişkiler üzerinden değil, bireyin psikolojik ve içsel dünyası üzerinden de değerlendirildi.
Katılımcıların sorularıyla katkıda bulunduğu etkinlikte Manaf, barışın kalıcı hale gelmesi için bireysel dönüşümün önemine dikkat çekti. Manaf’ın yaklaşımında, toplumlar arasındaki barışın sürdürülebilir olması için öncelikle bireyin kendi içinde çatışmadan uzaklaşması ve içsel bir denge oluşturması gerektiği vurgulandı.
“Barış Psikolojisi” yaklaşımının temelinde ise barışın yalnızca dış dünyada aranacak bir durum olmadığı, bireyin kendi yaşamında ve düşünce dünyasında başlaması gerektiği fikrinin bulunduğu aktarıldı.
Akif Manaf: “Barış her şeyin temelidir”
Ödülün takdimi sırasında konuşan Akif Manaf ise barışın hayatın ve toplumsal yaşamın temel koşullarından biri olduğunu ifade etti.
Barışın olmadığı bir ortamda insanların özgürce bir araya gelmesinin, düşüncelerini paylaşmasının ve birbirlerini dinlemesinin mümkün olmayacağını belirten Manaf, barış anlayışının bireyden başlayarak topluma ve dünyaya yayılması gerektiğini savundu.
Manaf konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Barış her şeyin temelidir. Barış olmasaydı biz burada toplanıp konuşamazdık ve sorularımızı soramazdık.
‘Barış Psikolojisi’ kitabında ilk defa insanlığa yepyeni bir paradigma sunuyoruz. Nedir o paradigma? Önce barışı bireysel olarak herkes kendi içinde inşa edecek, sonra içsel dünyasındaki barışı dışarıya yansıtacak. En önemli konu budur.
Maalesef her geçen gün savaşların sayısı artıyor ve savaşlar devam ediyor. Bu nedenle insanlığın yeni bir paradigmaya ihtiyacı var. Yani küreselden bireysele değil, bireyselden küresele.
Biz hepimiz içimizde barışı inşa edince bunu dışarıya yansıtabileceğiz. Bunun için her günümüz barışla başlamalı ve barışla bitmeli.”
Manaf’ın konuşmasında özellikle “bireyselden küresele” yaklaşımı öne çıktı. Yazar, kalıcı bir dünya barışının yalnızca siyasi veya diplomatik kararlarla değil, bireylerin düşünce biçimlerinde ve günlük yaşamlarında barış kültürünü benimsemeleriyle güçlenebileceğini ifade etti.
“Barış bireyin içinde başlamalı” mesajı
Manaf’ın “Barış Psikolojisi” yaklaşımında öne çıkan temel düşüncenin, küresel sorunların çözümüne bireysel dönüşüm üzerinden yaklaşmak olduğu belirtildi.
Bu yaklaşım kapsamında bireyin kendi iç dünyasında öfke, çatışma, ayrımcılık ve düşmanlık yerine anlayış, hoşgörü, diyalog ve barış kültürünü geliştirmesinin, daha geniş ölçekte toplumsal ilişkileri de etkileyebileceği savunuluyor.
Manaf’ın konuşmasında dile getirdiği “Her günümüz barışla başlamalı ve barışla bitmeli” mesajı da etkinliğin ana temalarından biri oldu.
Ödül töreninde, barışın yalnızca savaşların sona ermesi anlamına gelmediği; insanların birbirleriyle iletişim kurabilmesi, farklılıkları kabul edebilmesi, karşılıklı anlayış geliştirmesi ve ortak yaşam kültürü oluşturabilmesi açısından da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Manaf’a farklı ülkelerden çok sayıda barış ödülü
Akif Manaf’ın barış alanındaki çalışmalarının farklı ülkelerde çeşitli ödüllerle takdir edildiği belirtildi.
Manaf’a Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından 2025 International Peace Prize, İsveç’ten ise Global Peace Prize ödüllerinin sunulduğu aktarıldı.
Bunun yanı sıra Türkiye’de de farklı kurum ve kuruluşlar tarafından Manaf’a barış, insan hakları, toplumsal dayanışma, kültür, eğitim, özgürlük ve evrensel kardeşlik gibi farklı başlıklar altında çok sayıda ödül takdim edildiği ifade edildi.
Manaf’ın aldığı belirtilen ödüller arasında Egeyön Barış Ödülü, Doğayla Barış Ödülü, Küresel Barış Ödülü, Yılın Barış İnsanı Ödülü, Barış Sanatı Ödülü, Barış ve İnsan Hakları Ödülü, BULTÜRK Barış Ödülü, Sosyal Adalet ve Toplumsal Barış Ödülü, Küresel Bilinç ve Barış Ödülü, Evrensel Kardeşlik ve Barış Ödülü, Türk Dünyası Barış Ödülü, Özgürlük ve Barış Ödülü, Dayanışma ve Barış Ödülü, Diyalog ve Barış Ödülü, Barış İçin İnsanlık Ödülü, Birlik ve Barış Ödülü, Kadın ve Barış Ödülü, Umut ve Barış Ödülü, Hoşgörü ve Barış Ödülü, Demokrasi ve Barış Ödülü, Nijerya-Türkiye Dostluk ve Barış Ödülü, Eşitlik ve Barış Ödülü, Engelsiz Yaşam ve Barış Ödülü, Kültür ve Barış Ödülü, Eğitim ve Barış Ödülü, Yemen-Türkiye Dostluk ve Barış Ödülü, Lübnan-Türkiye Dostluk ve Barış Ödülü ile Sudan-Türkiye Barış Ödülü yer alıyor.
Farklı başlıklarda verilen bu ödüllerin, Manaf’ın barış çalışmalarının kültür, sanat, eğitim, insan hakları, sosyal adalet ve uluslararası dayanışma gibi farklı alanlarla ilişkilendirildiğini gösterdiği ifade edildi.
“Barış Psikolojisi” farklı dillere ulaşıyor
Akif Manaf’ın barış çalışmalarının önemli bir bölümünü “Barış Psikolojisi” adlı kitabı oluşturuyor.
Verilen bilgilere göre kitap yaklaşık 30 dilde yayımlanarak farklı ülkelerdeki okurlara ulaşıyor.
Kitapta barış kavramına psikolojik ve bireysel bir perspektiften yaklaşılırken, insanın kendi iç dünyasında barış oluşturmasının toplumsal ve küresel barış açısından taşıdığı önem üzerinde duruluyor.
Manaf’ın farklı ülkelerde gerçekleştirdiği buluşma ve söyleşilerde de kitabın ortaya koyduğu yaklaşımın ele alındığı, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, öğrenciler, okurlar ve farklı toplumsal kesimlerden katılımcılarla barış konusunda fikir alışverişinde bulunulduğu belirtildi.
Bu etkinliklerin temel amaçlarından birinin de barış kavramını yalnızca uluslararası siyaset veya diplomasi çerçevesinde değil, günlük yaşamın ve bireysel davranışların bir parçası olarak ele almak olduğu ifade ediliyor.
Küresel barış için somut projeler
Akif Manaf’ın barış alanındaki çalışmalarının yalnızca kitaplar, söyleşiler ve düşünsel çalışmalarla sınırlı olmadığı, çeşitli projeler ve programlarla desteklendiği aktarıldı.
Bu çalışmalar arasında “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi”, “Barış Sanatı Programı” ve “Sürdürülebilir Barış İçin Dünya Değişim Günü” gibi girişimler öne çıkıyor.
Söz konusu projelerde barış kültürünün farklı alanlarda yaygınlaştırılması, bireylerin ve toplumların barış konusunda farkındalık kazanması ve sürdürülebilir bir yaşam anlayışının desteklenmesi hedefleniyor.
Özellikle “Barış Sanatı Programı” ile sanatın insanlar arasında iletişim ve ortak anlayış oluşturmadaki gücüne dikkat çekilirken, “Sürdürülebilir Barış İçin Dünya Değişim Günü” girişimiyle de bireysel değişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki bağın öne çıkarıldığı belirtiliyor.
“Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi” ise barış düşüncesinin yaşam biçimiyle ilişkilendirilmesini amaçlayan çalışmalar arasında gösteriliyor.
Farklı ülkelerde barış buluşmaları gerçekleştiriyor
Manaf’ın barış çalışmalarını farklı ülkelerde gerçekleştirdiği buluşmalarla da sürdürdüğü ifade edildi.
Yazarın çeşitli ziyaretleri kapsamında sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, üniversite öğrencileri ve farklı toplum kesimleriyle bir araya geldiği; bu buluşmalarda barış, insanlık, bireysel dönüşüm, toplumsal dayanışma ve küresel farkındalık gibi konuların ele alındığı aktarıldı.
Bu çalışmaların, farklı ülkelerden insanların barış konusunda ortak bir zeminde buluşmasına ve konuya ilişkin farkındalığın artırılmasına katkı sağlamasının amaçlandığı belirtildi.
Manaf’ın yaklaşımında farklı kültürler ve toplumlar arasında ortak değerlerin öne çıkarılması, insanların birbirini anlaması ve farklılıkların çatışma nedeni yerine zenginlik olarak görülmesi önemli başlıklar arasında yer alıyor.
Ödül töreninde sanat ve barış mesajı bir araya geldi
Gürcü Kültür Evi Derneği tarafından verilen “Sanat ve Barış Ödülü”, adından da anlaşılacağı üzere sanat ve barış kavramlarını aynı çatı altında buluşturan bir anlam taşıdı.
Ödül programında sanatın toplumlar arasındaki iletişimde ve ortak insani değerlerin güçlendirilmesindeki rolü de ön plana çıktı.
Kültür ve sanat faaliyetlerinin insanların farklılıklarına rağmen ortak bir zeminde buluşmasına katkı sağlayabileceğine dikkat çekilirken, barışın kalıcı hale gelmesinde kültürel iletişim ve karşılıklı anlayışın önemine vurgu yapıldı.
Bu yönüyle tören, yalnızca bir ödül takdiminin ötesinde, barış düşüncesinin farklı alanlardan insanlarla birlikte ele alındığı bir buluşma olarak değerlendirildi.
“Birlikte daha barışçıl bir dünya mümkün”
Törenin ardından yapılan değerlendirmelerde, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve çatışmaların sona ermesi için barış kültürünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Gürcü Kültür Evi Derneği Başkanı Erdal Küçük’ün ödül takdimindeki mesajları ile Akif Manaf’ın bireysel barış vurgusu, etkinliğin ortak temasını oluşturdu.
Bir tarafta savaşların ve çatışmaların sona erdirilmesine yönelik toplumsal ve uluslararası beklenti dile getirilirken, diğer tarafta kalıcı barışın bireylerin kendi iç dünyalarında başlaması gerektiği görüşü öne çıktı.
Bu yaklaşım doğrultusunda barışın yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir kavram değil, günlük hayatın bir parçası haline getirilmesi gerektiği mesajı verildi.
Manaf çalışmalarını sürdürecek
Edinilen bilgilere göre Akif Manaf, önümüzdeki dönemde de barış alanındaki çalışmalarını aktif biçimde sürdürmeyi planlıyor.
Özellikle “Barış Psikolojisi” kitabının yayımlandığı yeni ülkelerde okurlarla, barış savunucularıyla, akademisyenlerle ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelmeye devam etmesi bekleniyor.
Farklı ülkelerde gerçekleştirilecek söyleşi ve buluşmalarla barış konusundaki farkındalığın artırılması, bireysel barış bilincinin güçlendirilmesi ve barış kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.
Akif Manaf’ın Gürcü Kültür Evi Derneği tarafından “Sanat ve Barış Ödülü” ile onurlandırılması da bu çalışmalar kapsamında yeni bir takdir olarak kayıtlara geçti.
Ödül töreninde verilen mesajların ortak noktası ise tek bir ifadede özetlendi:
Barış, yalnızca savaşın olmadığı bir dünya değil; insanların birbirini anlayabildiği, farklılıklarla birlikte yaşayabildiği ve ortak bir gelecek kurabildiği bir yaşam kültürü.
Akif Manaf’ın törende dile getirdiği “Her günümüz barışla başlamalı ve barışla bitmeli” sözü ise etkinliğin en dikkat çeken mesajlarından biri olarak öne çıktı.
