“Sizin başarı dediğiniz şey, baştan sona milli felaket!”

  • 16 Ağustos 2026
“Sizin başarı dediğiniz şey, baştan sona milli felaket!”

DERVİŞOĞLU’NDAN BALIKESİR’DE SERT MESAJLAR: “BİR TEKİMİZ DE KALSAK BİZİ YENEMEZLER”

İYİ PARTİ’DEN “İHANETE KARŞI BAYRAK AÇIYORUM” MİTİNGİ

İYİ Parti, TBMM’de kabul edilen ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak anılan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” sonrasında Balıkesir’de geniş katılımlı bir miting düzenledi. Kuvayı Milliye Meydanı’nda gerçekleştirilen “İhanete Karşı Bayrak Açıyorum” mitinginde İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iktidarın politikalarına, “Terörsüz Türkiye” sürecine, anayasa tartışmalarına ve Türkiye’nin siyasal geleceğine ilişkin son derece sert değerlendirmelerde bulundu.

Miting alanının saatler öncesinden dolmaya başladığı belirtilirken, Dervişoğlu’nun konuşması öncesinde şehitlerin isimleri okundu ve “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları yükseldi. İYİ Parti Balıkesir milletvekilleri Burak Dalgın ve Turhan Çömez’in yasa teklifine ilişkin vatandaşlarla gerçekleştirdiği röportajlardan hazırlanan video gösterimi de miting programında yer aldı.

Dervişoğlu’nun alana çıkmasının ardından Türk Bayrağı göndere çekildi ve İstiklal Marşı okundu. Mitinge katılan vatandaşlar ise İstiklal Marşı’nın ardından “İktidara doğru Dervişoğlu” sloganıyla genel başkana destek verdi.


“KAYYIM HEPİMİZİN BAŞINDADIR”

Konuşmasının ilk bölümünde Türkiye’deki siyasal gelişmeleri birbirinden bağımsız olaylar olarak değerlendirmediğini belirten Dervişoğlu, iktidarın uygulamalarının ortak bir siyasal sistemin parçaları olduğunu savundu.

Dervişoğlu, özellikle kayyım uygulamalarına ve belediye başkanlarının karşı karşıya kaldığı hukuki ve siyasi süreçlere dikkat çekerek, “Kayyım hepimizin başındadır” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti lideri, yaşananların yalnızca siyasi aritmetik meselesi olmadığını belirterek, Türkiye’de siyasi partilerin, TBMM’nin ve vatandaşların siyasal karar alma süreçlerindeki konumunun zayıflatılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Erdoğan yönetimini “şahıs rejiminden şahıs devletine geçişin girizgâhı” olarak nitelendiren Dervişoğlu, Türkiye’de siyasetin tamamını etkilediğini savunduğu bir sistem eleştirisi ortaya koydu.

Dervişoğlu’nun konuşmasının bu bölümünde hedef aldığı ana başlıklar; belediyelere yönelik uygulamalar, siyasi partilerin konumu, Meclis’in işlevi, vatandaşın siyasete olan güveni ve yürütme gücünün merkezileşmesi oldu.


“GELMEKTE OLAN ACI GERÇEKTİR”

Dervişoğlu, iktidarın politikalarına ilişkin değerlendirmelerini “felaket senaryosu” olarak nitelendirenlere de cevap verdi. Türkiye açısından tehlike olarak gördüğü gelişmelerin henüz tamamlanmadığını savunan Dervişoğlu, “Gelmekte olan acı gerçektir” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı, siyasi baskılara rağmen mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirterek Anadolu’yu ve İYİ Parti’yi milli devlet anlayışının savunulduğu temel siyasi alanlardan biri olarak tanımladı.


ERDOĞAN’A DOĞRUDAN SESLENDİ: “KİMSE SANA MECBUR OLMAYACAK”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan hitap ettiği bölüm oldu.

Dervişoğlu, Erdoğan’ın kendisini ve partisinin siyasi tutumunu cezalandırmaya çalıştığını ileri sürerek, bunun İYİ Parti’yi zayıflatmayacağını savundu. Siyasi mücadelelerinin kişisel çıkar veya makam mücadelesi olmadığını söyleyen Dervişoğlu, Türkiye’nin geleceği açısından iktidarın değişmesinin mümkün olduğunu vurguladı.

Dervişoğlu’nun mesajı açık oldu:

“Sen ne yaparsan yap, kimse sana mecbur olmayacak. Bu millet sana mecbur kalmayacak. Türk milleti ebediyen yaşayacak!”


ÇERÇEVE YASA TARTIŞMASININ MERKEZİNDE “AF” VE “İNFAZ” ELEŞTİRİSİ

Mitingin ana gündem maddesi TBMM’de kabul edilen “Çerçeve Yasa” oldu.

Dervişoğlu, yasanın terör örgütleri ve hükümlüler açısından doğurabileceğini öne sürdüğü sonuçlara ilişkin sert ifadeler kullandı. Yasanın kamuoyuna anlatıldığı biçimiyle değerlendirilmemesi gerektiğini savunan İYİ Parti lideri, düzenlemenin kapsamının ve uygulama sonuçlarının açık şekilde ortaya konulmasını istedi.

Dervişoğlu, konuşmasında özellikle PKK, Kandil ve İmralı üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara tepki gösterirken, Kürt vatandaşlarla terör örgütünün birbirinden ayrılması gerektiğini de vurguladı.

Konuşmasının en sert ifadelerinden birinde düzenlemeyi “af” değil “infaz” olarak nitelendiren Dervişoğlu, bu durumun Cumhuriyet ve Türk milleti açısından ağır sonuçlar doğuracağını savundu.

Bu noktada Dervişoğlu’nun söyleminin merkezinde, terör örgütü ile Kürt vatandaşların özdeşleştirilmesine karşı çıkma iddiası ile iktidarın yürüttüğünü söylediği siyasi sürece yönelik itiraz birlikte yer aldı.


“BİR KERE MERT OLUN”

Dervişoğlu, hükümete yönelik eleştirilerini sürdürürken yasa kapsamında kaç kişinin yararlanacağını ve düzenlemenin gerçek kapsamının ne olduğunu sordu.

İktidarın kamuoyuna daha açık bilgi vermesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, “Bir kere de bu millete doğru söyleyin” ve “Bir kere de mert olun” sözleriyle tepki gösterdi.

Miting alanında bulunan vatandaşlara da doğrudan seslenen Dervişoğlu, siyasi tartışmanın yalnızca Meclis koridorlarında değil, toplumun tamamında yürütülmesi gerektiğini savundu.


DERVİŞOĞLU’NDAN AK PARTİ’NİN 25 YILINA AĞIR ELEŞTİRİ

Müsavat Dervişoğlu, konuşmasının önemli bir bölümünü AK Parti iktidarının 25 yıllık siyasi geçmişine ayırdı.

İktidarın 25. yıl kutlamalarına atıfta bulunan Dervişoğlu, AK Parti’nin ekonomi, hukuk, dış politika, güvenlik ve sosyal politikalar alanındaki uygulamalarını sert biçimde eleştirdi.

Dervişoğlu, iktidarın 25 yıllık döneminde ekonomik sorunların derinleştiğini, işsizliğin ve yoksulluğun arttığını, emeklilerin ve çalışanların ekonomik açıdan zorlandığını savundu.

EKONOMİ ÜZERİNDEN “BAŞARI” TARTIŞMASI

Dervişoğlu, konuşmasında et fiyatlarından enerji faturalarına, işsizlikten gençlerin ekonomik durumuna kadar çok sayıda başlığı gündeme taşıdı.

Et ve enerji fiyatları üzerinden Avrupa ile Türkiye arasında karşılaştırmalar yapan İYİ Parti lideri, vatandaşın alım gücünün gerilediğini ileri sürdü.

Ayrıca milyonlarca insanın kredi kullanarak yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını, gençlerin önemli bölümünün eğitim veya istihdam dışında kaldığını ve emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını savundu.

Dervişoğlu, bu tabloyu iktidarın “başarı” söylemiyle karşılaştırarak, “Sizin başarı dediğiniz şey, baştan sona milli felaket!” ifadelerini kullandı.


“FABRİKALAR DEĞİL CEZAEVLERİ BÜYÜDÜ” İDDİASI

İYİ Parti Genel Başkanı, Türkiye’de suç ve ceza politikalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Dervişoğlu, son 25 yılda ekonomik ve sosyal refahın yeterince artmadığını savunurken, “25 yılda en çok büyüyen grafik, fabrikalar değil cezaevleri oldu” sözleriyle iktidarın güvenlik ve adalet politikalarını eleştirdi.

Emekliler, gençler, işçiler ve asgari ücretliler üzerinden ekonomik tabloyu değerlendiren Dervişoğlu, çalışanların önemli bölümünün düşük ücretlere mahkûm edildiğini ileri sürdü.


DIŞ POLİTİKA VE “İŞBİRLİKÇİLİK” ELEŞTİRİSİ

Dervişoğlu’nun konuşmasında dış politika da geniş yer tuttu.

1 Mart tezkeresi, Büyük Ortadoğu Projesi, Avrupa Birliği, İngiltere, İsrail, ABD ve bölgedeki çeşitli aktörlerle ilişkiler üzerinden AK Parti hükümetlerinin dış politika çizgisini eleştiren Dervişoğlu, iktidarın dönemsel olarak farklı uluslararası aktörlerle yakınlaştığını savundu.

Bu yaklaşımı “işbirlikçilik” olarak nitelendiren Dervişoğlu, Türkiye’nin milli çıkarlarının dış aktörlerin politikalarına bağlandığını ileri sürdü.

Konuşmasının bu bölümünde Dervişoğlu, AK Parti’nin geçmişteki dış politika tercihleri ile bugün “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülen süreç arasında siyasi bir bağlantı kurdu.


“PKK’YA MASADA VERİLMEYE ÇALIŞILAN İMTİYAZIN SEBEBİ NEDİR?”

Mitingde Dervişoğlu’nun iktidara yönelttiği doğrudan sorulardan biri PKK ile ilgili oldu.

Dervişoğlu, güvenlik güçlerinin sahada mağlup ettiğini savunduğu PKK’ya siyasi zeminde herhangi bir imtiyaz verilmesine karşı çıktı.

“PKK’ya masada bugün verilmeye çalışılan imtiyazın sebebi nedir?” diye soran Dervişoğlu, örgütün geçmişteki faaliyetleri ile bugün yürütülen siyasi süreç arasında çelişki bulunduğunu ileri sürdü.

Dervişoğlu, burada özellikle “silahların susması”, “barış”, “demokrasi” ve “siyasi çözüm” kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini savundu.

İYİ Parti lideri, barış ve huzur arzusunun farklı, terör örgütüne siyasi veya hukuki imtiyaz verilmesinin farklı olduğunu ileri sürdü.


“ÜÇLÜ KOALİSYON” İDDİASI

Dervişoğlu, “Çerçeve Yasa” olarak nitelendirdiği düzenlemenin arkasında siyasi bir mutabakat bulunduğunu iddia ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın adını birlikte andı.

Dervişoğlu bu üç ismi, kendi siyasi değerlendirmesi çerçevesinde “üçlü koalisyon” olarak tanımladı.

Bu ifadeler, konuşmanın iktidar ile “Terörsüz Türkiye” süreci arasındaki ilişkiye yönelik en sert siyasi eleştirilerinden biri olarak öne çıktı.


ANAYASA TARTIŞMASINDA “İLK 4 MADDE” UYARISI

Dervişoğlu, konuşmasının bir diğer bölümünde anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti lideri, “Terörsüz Türkiye” süreciyle başlayan tartışmaların ilerleyen aşamalarda anayasanın temel hükümlerine kadar uzanabileceği iddiasını dile getirdi.

Özellikle Anayasa’nın ilk dört maddesi üzerinden tartışma yürütülebileceğini savunan Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı makamının görev süresi ve yetkileri konusunda da değişiklik yapılabileceğini öne sürdü.

Dervişoğlu, bu ihtimali Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri açısından bir tehdit olarak değerlendirdi.


“HEDEFLERİ HÜKÜMSÜZ CUMHURİYET”

Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürecin nihai hedefinin Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal yapısında köklü değişikliklere yol açabileceğini iddia etti.

Konuşmasında “savunmasız Türkiye” ve “hükümsüz bir Cumhuriyet” ifadelerini kullanan Dervişoğlu, İYİ Parti’nin bu sürece karşı mücadele edeceğini belirtti.

Dervişoğlu ayrıca geçmiş yıllardaki anayasa değişikliklerini hatırlatarak 2007, 2009, 2010, 2017 ve 2025 yıllarını siyasi dönüşüm süreçleri bağlamında değerlendirdi ve bu değişikliklerin Türkiye’nin kurucu ilkeleri üzerindeki etkisine ilişkin eleştirilerde bulundu.


KÜRT VATANDAŞLARA ÖZEL MESAJ

Dervişoğlu’nun konuşmasında dikkat çeken unsurlardan biri de Kürt vatandaşlara yönelik mesajı oldu.

İYİ Parti lideri, Kürt vatandaşların tamamının terör örgütüyle özdeşleştirilmesine karşı olduğunu ifade eden bir yaklaşım ortaya koydu. Kürt vatandaşların Cumhuriyet’ten hesap sormaya yönlendirilmek istendiğini savunan Dervişoğlu, sosyal ve ekonomik sorunların çözümü üzerinden ortak bir siyasal mücadele çağrısı yaptı.

GAP, ulaşım yatırımları, fabrikalar, kadın cinayetleri ve çocuk gelinler gibi başlıkları gündeme taşıyan Dervişoğlu, bu sorunların çözümü için ortak hareket edilmesi gerektiğini savundu.

Bu bölüm, Dervişoğlu’nun konuşmasında terör örgütü ile Kürt vatandaşları birbirinden ayırmaya yönelik siyasi söylemin öne çıktığı kısımlardan biri oldu.


“100 MADEN İŞÇİSİNİN SORUNUNU ÇÖZEMİYORLAR” ELEŞTİRİSİ

Konuşmanın dikkat çeken bölümlerinden bir diğerinde Dervişoğlu, işçi sorunlarına değindi.

İktidarın farklı alanlarda sorunları çözme kapasitesini eleştiren Dervişoğlu, bakanların arabulucu olarak devreye girmesine rağmen 100 maden işçisinin sorunlarının çözülemediğini savundu.

Ayrıca terör gazilerinin Meclis’e alınmadığını iddia ederek gazilerin hakları konusunda da hükümete sert eleştiriler yöneltti.

Bu ifadeler, Dervişoğlu’nun “milli irade”, “şehitlik”, “gazilik” ve “işçi hakları” başlıklarını aynı siyasi eleştiri çerçevesinde bir araya getirdiğini gösterdi.


“ROZET DEĞİL, İSTERSE TASMА TAKSIN”

Dervişoğlu’nun konuşmasının en sert ve tartışma yaratması muhtemel bölümlerinden biri siyasi kadrolara ilişkin kullandığı ifadeler oldu.

İYİ Parti Genel Başkanı, siyasi makam ve milletvekilliği üzerinden kişisel çıkar arayışında olduğunu düşündüğü kişilere yönelik ağır eleştirilerde bulundu.

“Rozet değil, isterse boynuna tasma taksın” ifadesini kullanan Dervişoğlu, siyasi mücadelede makam ve mevki beklentisinin belirleyici olmaması gerektiğini savundu.


“41 BAYRAK ADAM’IN YOLUNDAN YÜRÜYORUZ”

Dervişoğlu konuşmasının final bölümünde milli birlik, Cumhuriyet ve vatan vurgusunu daha da güçlendirdi.

İYİ Parti’nin siyasi mücadeleden geri adım atmayacağını belirten Dervişoğlu, “Türklük mevziisini terk etmeyeceğiz, Cumhuriyet menzilinden sapmayacağız” mesajı verdi.

Türkiye’nin yeni bir bölünme veya parçalanma sürecine sürüklenmesine izin vermeyeceklerini savunan Dervişoğlu, konuşmasını güçlü bir mücadele çağrısıyla tamamladı.


“ÇARESİZ DE UMUTSUZ DA DEĞİLİZ”

Mitingin son bölümünde Dervişoğlu, muhalefetin ve İYİ Parti teşkilatlarının mücadele kararlılığını vurguladı.

“Adaletsizliğe” ve “riyakârlığa” karşı bayrak açtıklarını belirten Dervişoğlu, şehitlerin ve gazilerin fedakârlıklarının siyasi mücadele açısından temel bir referans olduğunu ifade etti.

Konuşmasının finalinde ise vatandaşlara doğrudan seslenerek “Çaresiz ve umutsuz değiliz” mesajını verdi.


MİTİNG SONRASI ALAÇA MESCİT’E YÜRÜDÜLER

Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı’ndaki mitingin tamamlanmasının ardından Müsavat Dervişoğlu ve İYİ Parti teşkilatı, miting alanından Alaca Mescit’e yürüdü.


BALIKESİR’DEN VERİLEN SİYASİ MESAJ

Müsavat Dervişoğlu’nun Balıkesir mitingi, İYİ Parti açısından yalnızca bir miting değil, partinin “Çerçeve Yasa” ve “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik itirazlarının meydanlarda yüksek sesle dile getirildiği siyasi bir gövde gösterisi olarak şekillendi.

Konuşmanın tamamında üç temel eksen öne çıktı:

Birincisi, TBMM’den geçen yasa ve bunun terörle mücadele, güvenlik ve hukuk açısından doğurabileceği sonuçlara ilişkin itirazlar.

İkincisi, anayasa değişikliği ihtimali üzerinden Cumhuriyet’in temel nitelikleri ve Türkiye’nin yönetim sistemi konusunda yapılan uyarılar.

Üçüncüsü ise AK Parti iktidarının 25 yıllık siyasi geçmişine yönelik ekonomi, hukuk, dış politika, sosyal refah ve demokratik kurumlar üzerinden yürütülen kapsamlı eleştiri.

Dervişoğlu, konuşması boyunca İYİ Parti’nin bu tartışmalarda geri adım atmayacağını ve mücadelenin yalnızca TBMM ile sınırlı kalmayacağını özellikle vurguladı.

Balıkesir’deki mitingin en güçlü siyasi mesajı ise Dervişoğlu’nun konuşmasının sonunda verdiği kararlılık vurgusunda toplandı:

“Ellerinde ve yüreğinde Türk milletinin sancağını asırlardır taşıyan bir tekimiz de kalsak, bizi yenemezler.”

Dervişoğlu’nun açıklamaları, İYİ Parti’nin önümüzdeki süreçte “Çerçeve Yasa”, anayasa tartışmaları, terörle mücadele ve Cumhuriyet’in temel nitelikleri başlıklarını siyasi mücadelesinin merkezinde tutacağının işareti olarak değerlendirildi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ