BAŞKANLIK KOLTUĞUNDA NASIL BİR KERAMET VAR Kİ, VERİLEN SÖZLER UNUTULUYOR?

  • 09 Ağustos 2026
BAŞKANLIK KOLTUĞUNDA NASIL BİR KERAMET VAR Kİ, VERİLEN SÖZLER UNUTULUYOR?

Gazeteci-Yazar Hasan Mesut Ekmen’den Batman iş dünyasına, yöneticilere ve hayırseverlere eğitim çağrısı: “Bir çocuğun hayaline dokunmak, geleceğe yapılan en büyük yatırımdır”

BATMAN – Gazeteci-Yazar Hasan Mesut Ekmen, kaleme aldığı açık mektupla seçim dönemlerinde çocuklar, eğitim ve gençler üzerinden verilen sözlerin seçim sonrasında da aynı duyarlılıkla hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ekmen, özellikle çocukların eğitimine yönelik küçük desteklerin dahi büyük anlam taşıdığını belirterek Batman’daki iş insanlarını, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını, kamu yöneticilerini ve hayırseverleri daha fazla sorumluluk almaya davet etti.

Ekmen’in yazısının merkezinde ise üç yıl önce Gercüş’te ilkokul öğrencileri arasında düzenlenen gazetecilik yarışması için yaşadığı deneyim bulunuyor.

Gazeteci Ekmen, Gazeteciler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen yarışmada çocukları teşvik etmek amacıyla birinciye dizüstü bilgisayar, ikinci ve üçüncüye ise tablet verilmesini planladıklarını belirterek, bu ödüllerin temini için Batman’da çok sayıda kurum ve iş insanının kapısını çaldığını aktardı.

Ekmen’e göre talep edilen destek, dönemin koşullarında yaklaşık 15 bin liralık bir maliyete karşılık geliyordu. Ancak yaptığı başvuruların önemli bölümünden olumlu sonuç alamadığını belirten Ekmen, yaşadığı deneyimin kendisinde ekonomik bir kırgınlıktan çok, çocukların eğitimine yönelik toplumsal duyarlılığın yeterli olup olmadığı konusunda soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.


“Seçim döneminde verilen sözler neden seçim sonrasında unutuluyor?”

Ekmen, yazısına oldukça çarpıcı bir soruyla başlıyor:

“Başkanlık koltuğunda nasıl bir keramet var ki, o koltuğa oturulduktan sonra verilen sözlerin büyük bölümü unutuluyor?”

Bu sorunun yalnızca siyasi makamlara değil, kamu hizmetinin ve toplumsal sorumluluğun niteliğine ilişkin daha geniş bir tartışmaya işaret ettiğini belirten Ekmen, seçim dönemlerinde meydanlarda çocukların, gençlerin ve eğitimin geleceğin temeli olarak anlatıldığını hatırlatıyor.

Seçim kampanyalarında;

“Her şey çocuklarımız için”,
“Gençler bizim geleceğimizdir”,
“Eğitime her türlü desteği vereceğiz”

gibi ifadelerin sıkça kullanıldığını belirten Ekmen, asıl sınavın seçim sonrasında başladığını savunuyor.

Ekmen’in yaklaşımına göre, yöneticilerin ve toplumun eğitim konusundaki samimiyeti yalnızca büyük projeler ve açıklamalarla değil, çocukların somut ihtiyaçları karşısında gösterilen tutumla da ölçülmeli.


Üç yıl önce Gercüş’te başlayan hikâye

Gazetecilik mesleği nedeniyle uzun yıllardır Batman ve çevresinde çeşitli olaylara tanıklık ettiğini belirten Hasan Mesut Ekmen, üç yıl önce Gercüş’te gerçekleştirdikleri gazetecilik yarışmasının kendisinde özel bir iz bıraktığını ifade ediyor.

Gazeteciler Günü kapsamında ilkokul öğrencileri arasında düzenlenen yarışmanın temel amacı, çocukların okumaya, araştırmaya, yazmaya ve gazetecilik mesleğine ilgi duymasını teşvik etmekti.

Yarışmanın ödül planı ise oldukça mütevazıydı:

  • Birinci öğrenciye bir dizüstü bilgisayar
  • İkinci öğrenciye bir tablet
  • Üçüncü öğrenciye bir tablet

Ekmen, bugünün ekonomik koşullarıyla farklı değerlendirilebilecek bu ödüllerin o dönemde toplam yaklaşık 15 bin liralık bir maliyet oluşturduğunu aktarıyor.

Ancak onun için önemli olan ödüllerin maddi değerinden çok, çocukların eğitim yolculuğunda kullanabilecekleri araçlara sahip olmasıydı.


“Mesele para değildi, çocukların gözlerindeki umuttu”

Ekmen, yarışma için destek ararken Batman’da çok sayıda kapıyı çaldığını anlatıyor.

Başvurduğu kurum ve çevreler arasında;

Sanayi Odası, iş insanları, iş insanları dernekleri, üç ve beş yıldızlı oteller ve kentte faaliyet gösteren bazı tanınmış kuyumcular

bulunduğunu belirtiyor.

Ancak beklediği desteği bulamadığını ifade eden Ekmen, özellikle kentin ekonomik gücünü temsil eden bazı kurumların ve iş dünyası temsilcilerinin çocuklar için düzenlenen yarışmaya katkı sunmamasından duyduğu üzüntüyü dile getiriyor.

Ekmen, yaşadığı deneyimi yalnızca maddi destek üzerinden değerlendirmiyor.

Onun açısından temel mesele, çocuklara verilen değerin ve toplumsal dayanışma duygusunun görünür hale gelmesi.

“Çünkü mesele para değildi. Mesele, çocuklarımızın gözlerindeki umuttu.”

Ekmen’in yazısındaki en güçlü vurgulardan biri bu cümle oluyor.


“Ben emekli bir insanım ama yine de vazgeçmedim”

Gazeteci-Yazar Hasan Mesut Ekmen, kendisinin de ekonomik açıdan sınırsız imkanlara sahip olmadığını özellikle vurguluyor.

Emekli olduğunu ve emekli maaşından başka herhangi bir gelirinin bulunmadığını belirten Ekmen, destek arayışı sırasında cebinde yalnızca Gercüş’e dönüş yolculuğu için gerekli paranın kaldığını ifade ediyor.

Buna rağmen yarışmanın çocuklar açısından taşıdığı anlam nedeniyle çabasını sürdürdüğünü anlatıyor.

Ekmen’in bu bölümde vermek istediği mesaj, eğitim için yapılan toplumsal katkının yalnızca maddi imkanlarla ölçülmemesi gerektiği yönünde.

Çocukların heyecanı, öğrenme isteği ve başarılarının desteklenmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Ekmen, küçük bir katkının bile bir çocuğun yaşamında önemli bir karşılık bulabileceğini savunuyor.


Gercüş’te iki yöneticiye özel teşekkür

Ekmen, yazısında yaşadığı hayal kırıklıklarının yanında destek gördüğü kamu yöneticilerini de özellikle anıyor.

Dönemin Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş ile Gercüş Belediye Başkanı Gündüz Günaydın’ın yarışmaya kayıtsız kalmadığını belirten Ekmen, iki yöneticinin yarışmada dereceye giren çocuklar için üç bisiklet temin ettiğini aktarıyor.

Ekmen, çocukların bisikletlerine kavuştuğu gün yaşanan mutluluğun kendisi açısından bütün yorgunluğa değdiğini ifade ediyor.

Bu nedenle Öztaş ve Günaydın’a teşekkür eden Ekmen, çocuklara ve eğitime destek veren yöneticilerin toplumsal açıdan önemli bir sorumluluğu yerine getirdiğini belirtiyor.


“Makamlar gelip geçicidir, gönüllerde bırakılan iz kalıcıdır”

Ekmen’in yazısında kamu görevi ve makam kavramı da önemli bir yer tutuyor.

Belediye başkanları, kaymakamlar, valiler ve diğer kamu yöneticilerinin görevlerinin geçici olduğunu hatırlatan Ekmen, yöneticilerin asıl kalıcı mirasının yaptıkları hizmetlerin yanı sıra insanların hayatında bıraktıkları olumlu izler olduğunu savunuyor.

Bu noktada yazısının eleştirisinin bütün kamu yöneticilerine yönelik olmadığını özellikle belirtiyor.

Aksine görevini hakkıyla yapan, liyakat sahibi, vicdanlı ve halkına hizmet etmeyi makamdan üstün tutan yöneticilere saygısını ifade ediyor.

Ekmen’in eleştirisi, makamı toplumsal sorumluluğun önüne koyan anlayışa yöneliyor.


Büyük projeler mi, çocukların geleceği mi?

Ekmen’in dikkat çektiği bir başka konu ise kamuoyunda büyük yatırımlara verilen önem ile çocukların eğitimine yönelik küçük destekler arasındaki fark.

Bugün milyonlarca liralık yatırımlardan, büyük altyapı projelerinden ve dev yapılardan söz edildiğini belirten Ekmen, bütün bunların yanında bazen bir çocuğun eğitim ihtiyacına yönelik küçük bir desteğin dahi karşılanamadığını ifade ediyor.

Ekmen’e göre burada yalnızca ekonomik bir karşılaştırma yapmak doğru değil.

Çünkü bir bilgisayar veya tablet, bir çocuk için yalnızca teknolojik bir cihaz anlamına gelmeyebilir.

Bu cihaz;

araştırma yapmak, bilgiye erişmek, yazmak, üretmek, yeni beceriler kazanmak ve geleceğe ilişkin hayaller kurmak için bir araç haline gelebilir.

Bu nedenle eğitim için yapılan küçük katkıların uzun vadeli etkisinin maddi değerinden çok daha büyük olabileceğini savunuyor.


“Bugün destek verdiğimiz çocuk, yarın ülkenin gururu olabilir”

Ekmen, çocuklara yapılan yatırımın sonucunun her zaman hemen görülemeyeceğine dikkat çekiyor.

Bugün bir yarışmaya katılan, kitap okuyan, yazı yazan veya bir bilgisayarın başında araştırma yapan bir çocuğun yarın;

gazeteci, öğretmen, doktor, mühendis, bilim insanı, akademisyen veya farklı bir meslek alanında başarılı bir uzman

olabileceğini ifade ediyor.

Hatta bu çocuklardan birinin ilerleyen yıllarda Batman’ı veya Türkiye’yi ulusal ya da uluslararası alanda temsil edebileceğini belirtiyor.

Bu nedenle eğitim desteğinin yalnızca bugünün ihtiyacını karşılamak değil, geleceğin insan kaynağına yatırım yapmak anlamına geldiğini vurguluyor.


Batman iş dünyasına açık mektup

Ekmen’in ikinci metninin doğrudan muhatabı ise Batman’ın iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları.

“Değerli iş insanlarımız, sanayicilerimiz, oda başkanlarımız, dernek yöneticilerimiz ve hayırseverlerimiz…”

sözleriyle başlayan açık mektupta Ekmen, amacının kimseyi suçlamak olmadığını, vicdanlara seslenmek olduğunu belirtiyor.

Üç yıl önce yaşadığı deneyimi yeniden gündeme getiren Ekmen, Batman’ın ekonomik ve sosyal hayatında etkili olan kişi ve kurumların çocukların eğitimine yönelik projelere daha fazla destek vermesi çağrısında bulunuyor.


“Bir şehir sadece yollarla ve binalarla büyümez”

Ekmen’in açık mektubunda kentlerin gelişmişliğinin yalnızca fiziksel yatırımlarla ölçülmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Bir şehrin yollarının, binalarının, fabrikalarının ve altyapısının önemli olduğunu kabul eden Ekmen, ancak gerçek kalkınmanın insan kaynağıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Bu düşüncesini şu sözlerle ifade ediyor:

“Bir şehir sadece yollarıyla, binalarıyla ve fabrikalarıyla büyümez. Bir şehir; yetiştirdiği çocuklarla, eğitime verdiği değerle ve geleceğine sahip çıkmasıyla büyür.”

Bu yaklaşım, Ekmen’in çağrısının merkezini oluşturuyor.


Meslek odaları ve STK’lara çağrı

Gazeteci-Yazar Ekmen, yalnızca bireysel hayırseverlere değil, meslek odalarına, ticaret ve sanayi kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine ve iş dünyasının temsilcilerine de çağrıda bulunuyor.

Eğitim projelerinin daha sistematik biçimde desteklenmesini isteyen Ekmen, başarılı öğrencilerin ödüllendirilmesi, ilçe ve köy okullarının unutulmaması ve eğitim imkanları kısıtlı çocuklara ulaşılması gerektiğini belirtiyor.

Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan öğrencilerin eğitim olanaklarının geliştirilmesinin toplumsal eşitlik açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.


“Eğitime destek masraf değil, geleceğe yatırımdır”

Ekmen’in çağrısının temel mesajlarından biri de eğitim harcamalarının bir maliyet olarak değil, geleceğe yapılan yatırım olarak görülmesi.

Bir bilgisayarın, tabletin, kitabın, bursun veya eğitim materyalinin bir çocuğun öğrenme imkanlarını genişletebileceğini belirten Ekmen, bu nedenle hayırseverlik anlayışının yalnızca ihtiyaç sahiplerine kısa vadeli yardım ulaştırmakla sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor.

Eğitime yönelik desteğin, çocukların kendi ayakları üzerinde durmasına yardımcı olacak fırsatlar yaratması gerektiğini ifade ediyor.


“Çocuklarımız hepimizin evladıdır”

Ekmen, çocukların yalnızca kendi ailelerinin sorumluluğunda olmadığını, toplumun tamamının geleceğini temsil ettiğini belirtiyor.

Bu nedenle çocukların eğitimine yapılan desteğin toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.

“Çünkü bu çocuklar sadece kendi ailelerinin değil, hepimizin evladıdır. Ve geleceğimiz, onların omuzlarında yükselecektir.”

Ekmen’in bu sözleri, açık mektubun en önemli toplumsal dayanışma çağrılarından biri olarak öne çıkıyor.


Batman’ın vicdanına çağrı

Gazeteci-Yazar Hasan Mesut Ekmen, yaşadığı olumsuz deneyime rağmen Batman’daki insanların dayanışma duygusuna olan inancını koruduğunu belirtiyor.

Kentte paylaşmayı bilen, çocukların geleceğini önemseyen ve eğitime katkı sunmaya hazır insanların bulunduğuna inandığını ifade eden Ekmen, daha güçlü bir dayanışma kültürüne ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Çağrısının temelinde herhangi bir kişi veya kurumu hedef göstermekten çok, geleceğin çocuklar üzerinden şekillendiği gerçeğine dikkat çekmek bulunuyor.


“Makamlar geçici, iyilik kalıcı”

Ekmen’in yazısının sonunda yeniden makam, servet ve insan hayatında bırakılan izler arasındaki ilişkiye dikkat çekiliyor.

Kamu görevlerinin sona ereceğini, ekonomik imkanların zaman içerisinde değişebileceğini belirten Ekmen, insanların yaşamına yapılan olumlu katkıların ise uzun yıllar hatırlanabileceğini ifade ediyor.

Bu düşüncesini şu sözlerle tamamlıyor:

“Makamlar geçicidir, servetler geçicidir. Ancak bir çocuğun hayatına dokunmanın sevabı, duası ve bıraktığı iz kalıcıdır.”


Sonuç: Bir bilgisayar, bir tablet ve çok daha büyük bir mesele

Hasan Mesut Ekmen’in üç yıl önce Gercüş’te yaşadığı gazetecilik yarışması deneyimi, maddi olarak yaklaşık 15 bin liralık bir ödül desteğinin bulunup bulunamamasının ötesinde, toplumun çocuklara ve eğitime bakışına ilişkin daha geniş bir tartışmayı gündeme getiriyor.

Bir tarafta büyük projeler, milyonlarca liralık yatırımlar ve seçim dönemlerinde verilen geniş kapsamlı vaatler bulunurken; diğer tarafta bir çocuğun eğitim yolculuğunu kolaylaştırabilecek bir bilgisayar veya tablet gibi görece küçük bir destek yer alıyor.

Ekmen’in çağrısı tam da bu noktada şekilleniyor:

Çocukların geleceğine yapılan yatırımın miktarı kadar, o yatırımın taşıdığı anlam da önemlidir.

Gercüş’te yarışmaya destek veren dönemin Kaymakamı Muhammed Öztaş ve Belediye Başkanı Gündüz Günaydın’a teşekkür eden Ekmen, aynı zamanda görevini sorumluluk bilinciyle yapan bütün kamu yöneticilerini ayrı bir yere koyuyor.

Ancak yazısının esas çağrısı Batman iş dünyasına, sivil toplum kuruluşlarına, meslek odalarına ve hayırseverlere:

Başarılı öğrencileri destekleyin.
Köy okullarını unutmayın.
Çocukların eğitim imkanlarını artırın.
Bir çocuğun hayaline ortak olun.

Çünkü Ekmen’in anlatımıyla mesele yalnızca bir dizüstü bilgisayar veya iki tablet değil.

Mesele, bir çocuğa “Senin geleceğin bizim için önemli” diyebilmek.

Ve belki de yıllar sonra o çocuk, kendisine uzatılan o küçük elin etkisiyle başka çocukların hayatına dokunacak.

Haber kaynağı

Sadakat Haber – Börük Türk Haber – Vatan Medya – Gazeteci-Yazar Hasan Mesut Ekmen

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ