ADALET PARTİSİ’NDEN DİKKAT ÇEKEN ÇAĞRI: “TÜRKİYE’DE ACİLEN DENİZ VE SU KAYNAKLARI BAKANLIĞI KURULMALIDIR”

  • 21 Temmuz 2026
ADALET PARTİSİ’NDEN DİKKAT ÇEKEN ÇAĞRI: “TÜRKİYE’DE ACİLEN DENİZ VE SU KAYNAKLARI BAKANLIĞI KURULMALIDIR”

Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kemal Abdullahoğlu, Türkiye’nin sahip olduğu deniz ve su kaynaklarının yeterince değerlendirilmediğini belirterek dikkat çeken bir basın açıklamasında bulundu. Abdullahoğlu, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’de halen bağımsız bir “Deniz ve Su Kaynakları Bakanlığı” bulunmamasını eleştirerek, bu durumun ülkenin ekonomik ve stratejik geleceği açısından önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin sahip olduğu doğal zenginliklerin doğru planlama ve etkin yönetimle ülke ekonomisine çok daha büyük katkılar sağlayabileceğini vurgulayan Abdullahoğlu, denizler, nehirler, göller ve su kaynaklarının sadece bugünün değil, geleceğin de en önemli stratejik değerleri arasında yer aldığını söyledi.

“ÜÇ TARAFI DENİZLERLE ÇEVRİLİ BİR ÜLKEDE BÖYLE BİR BAKANLIK NEDEN YOK?”

Açıklamasında çarpıcı sorular yönelten Abdullahoğlu, Türkiye’nin yaklaşık 8 bin 833 kilometrelik kıyı şeridine ve 177 bin kilometreyi aşan nehir ve akarsu ağına sahip olduğunu hatırlatarak, böylesine büyük bir potansiyelin tek merkezden yönetilememesinin önemli bir eksiklik olduğunu dile getirdi.

“Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede nasıl Deniz ve Su Kaynakları Bakanlığı olmaz?” diye soran Abdullahoğlu, dünyanın birçok gelişmiş ülkesinin onlarca yıl önce denizcilik ve su kaynakları alanında özel bakanlıklar kurarak ekonomik kalkınmalarını hızlandırdıklarını belirtti.

Türkiye’nin ise sahip olduğu bu büyük avantajları yeterince değerlendiremediğini savunan Abdullahoğlu, mevcut tabloyu “kaçırılmış fırsatlar zinciri” olarak değerlendirdi.

“DENİZLERİMİZ VAR AMA SOFRALARDA BALIK YOK”

Adalet Partisi Sözcüsü, açıklamasında özellikle balıkçılık ve su ürünleri sektöründeki sorunlara da dikkat çekti.

Türkiye’nin denizlerle çevrili olmasına rağmen vatandaşların balık ve su ürünlerine erişimde ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Abdullahoğlu, yüksek fiyatlar nedeniyle balığın birçok aile için ulaşılması zor bir gıda haline geldiğini söyledi.

Yanlış tarım, balıkçılık ve üretim politikalarının sonuçlarının bugün açık şekilde görüldüğünü ifade eden Abdullahoğlu, deniz ürünlerinde zaman zaman ithalata bağımlı hale gelinmesinin de üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olduğunu belirtti.

“Vatandaş kırmızı ete ulaşamıyor, şimdi balık da birçok aile için lüks hale geliyor. Oysa Türkiye gibi deniz ülkelerinde su ürünlerinin halkın temel besin kaynaklarından biri olması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

“DENİZ TAŞIMACILIĞINDA GERİYE GİDİŞ VAR”

Kemal Abdullahoğlu, deniz taşımacılığı konusunda da Türkiye’nin potansiyelinin altında kaldığını savundu.

Yük ve yolcu taşımacılığında denizlerin daha etkin kullanılmasının hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük avantaj sağlayacağını ifade eden Abdullahoğlu, geçmiş dönemlerde daha aktif olan bazı deniz ulaşım ağlarının zamanla yeterince geliştirilemediğini ileri sürdü.

Deniz ulaşımının güçlendirilmesinin kara yollarındaki yoğunluğu azaltacağını, lojistik maliyetleri düşüreceğini ve dış ticaret kapasitesini artıracağını belirten Abdullahoğlu, bu alanda kapsamlı bir devlet politikası oluşturulması gerektiğini söyledi.

“SU KAYNAKLARI GELECEĞİN STRATEJİK GÜCÜ OLACAK”

Açıklamasının önemli bölümünü su kaynaklarının gelecekteki rolüne ayıran Abdullahoğlu, bilimsel araştırmaların önümüzdeki yarım yüzyılda suyun enerji kadar stratejik hale geleceğini ortaya koyduğunu belirtti.

İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı ve küresel su krizlerinin giderek büyüdüğüne dikkat çeken Abdullahoğlu, Türkiye’nin mevcut su kaynaklarını koruması ve verimli kullanması gerektiğini ifade etti.

“Önümüzdeki yıllarda ülkelerin gücü yalnızca sanayi ve teknolojiyle değil, sahip oldukları su kaynaklarını nasıl yönettikleriyle de ölçülecek” diyen Abdullahoğlu, Türkiye’nin bu alanda uzun vadeli ve kurumsal bir planlamaya ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

“MAVİ VATAN HEDEFİYLE UYUMLU BİR YAPI KURULMALI”

Adalet Partisi’nin önerisinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve milli bir yaklaşım içerdiğini belirten Abdullahoğlu, son yıllarda önem kazanan Mavi Vatan vizyonunun da bu konuyu daha kritik hale getirdiğini ifade etti.

Deniz yetki alanlarının korunması, deniz ekonomisinin geliştirilmesi, balıkçılık politikalarının güçlendirilmesi, su ürünleri üretiminin artırılması ve su kaynaklarının etkin yönetimi gibi başlıkların tek çatı altında toplanması gerektiğini söyleyen Abdullahoğlu, bunun için yeni bir bakanlık modelinin oluşturulmasını önerdi.

ADALET PARTİSİ’NİN ÖNERİSİ: DENİZ VE SU KAYNAKLARI BAKANLIĞI

Kemal Abdullahoğlu, açıklamasının sonunda Adalet Partisi’nin çözüm önerisini kamuoyuyla paylaşarak şu çağrıda bulundu:

“Türkiye en kısa sürede Deniz ve Su Kaynakları Bakanlığını kurmalıdır. Denizlerimizden, nehirlerimizden, göllerimizden ve tüm su kaynaklarımızdan en üst düzeyde yararlanılmasını sağlayacak güçlü ve uzmanlaşmış bir kurumsal yapı oluşturulmalıdır. Bu yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir zorunluluktur.”

Adalet Partisi’nin bu önerisi, Türkiye’nin denizcilik politikaları, su yönetimi, balıkçılık sektörü ve Mavi Vatan vizyonu çerçevesinde yeni bir tartışmayı da beraberinde getirirken, açıklamanın kamuoyunda nasıl karşılık bulacağı merak konusu oldu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ