NATO ZİRVESİ..

  • 16 Temmuz 2026
NATO ZİRVESİ..

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Bahri Palas makalesinde;

Türkiye 18 Şubat 1952 Tarihinde NATO’ya katılmıştır. Nato’nun açılımı; Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü olup bizim etrafımızda bir çok İslam ülkesi din kardeşimiz varken neden kimden ötürü aynı dinden olmadığımız bir örgütün içerisinde yer alıyoruz kısmen bunu irdeleyeceğim. Türkiye NATO içerisinde Arnavutluk’tan sonra ki Müslüman devlettir. Arnavutluk ta Laik bir devlettir ülkemiz gibi. Bu örgütün bütün diğer üyeleri Hıristiyan olup bizim refah ve barış içerisinde yaşamamızı isteyeceklerini hiç zannetmiyorum. Ama o dönemin Sovyetler Birliğinin Tehditleri ve ülkemizden toprak talepleri yüzünden mecbur kalınmış bir sığınma politikasıdır diye düşünüyorum.

Şöyle bir göz ucuyla bir bakalım; Türkiye’nin bu ittifaka katılmasındaki temel sebepler nelerdir.

  • Sovyetler Birliği Tehdidi: Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği’nin Türkiye’den toprak taleplerinde bulunması (Boğazlar ve Doğu Anadolu) ve bölgedeki yayılmacı politikaları, Türkiye’yi ulusal güvenliğini sağlamak için güçlü bir Batı ittifakı aramaya itmiştir.
  • Güvenlik ve Yalnızlık Hissi: Olası bir Sovyet saldırısına karşı Türkiye’nin tek başına kalmaması ve askeri, siyasi ve ekonomik açıdan Batı dünyasının bir parçası olma isteği ağır basmıştır.
  • Kore Savaşı’nın Etkisi: Türkiye’nin, Batı blokuna olan bağlılığını kanıtlamak ve ittifaka kabul edilme sürecini hızlandırmak amacıyla Kore Savaşı’na (1950-1953) asker göndermesi bu süreçteki en önemli dönüm noktası olmuştur.
  • Çağdaş Medeniyetler Seviyesi: Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesi olan Batı medeniyetleri seviyesine ulaşma ve modern dünyada güçlü bir müttefik olarak yer alma vizyonu etkili olmuştur.

Hiçbir şekilde yüzyıllar boyu dinimizden ve coğrafi yer almamızdan dolayı ülkemizi ve insanımızı gerçek manada az etmeyen bir düşünceye sahip bu topluluğun unsurları ülkemizin lehine ve çıkarları doğrultusunda her hangi bir icraat yapabileceklerini zannetmiyorum. Sadece yapıyorlarmış gibi görünüp kin ve nefretlerini gizleyerek sinsi hareket ettiklerini zannediyorum.

Uzun süreden beridir yazmak isteyip te bir türlü fırsat bulamadığım; ARAF suresi 123 ve 124. Ayetler ile alakalıydı. Her NATO kelimesi söz konusu olup ismi geçtiğinde nedense hep bu ayetler hatırıma gelir şüphesiz. Şimdi bu ayetlere şöylece bir göz atalım ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Firavun dedi ki: “Ben size izin vermeden ona iman ettiniz öyle mi? Şüphe yok ki bu, halkını şehirden çıkarmak için orada kurduğunuz bir tuzaktır. Ama yakında göreceksiniz!”

‘’ Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamaya keseceğim, sonrada hepinizi asacağım! ‘’

Firavun malum güç ve kuvvet sahibi olan. Benim anladığım apaçık şu ki;

İslam oldunuz ha! İslam’sınız öylemi. Bana sormadan bana danışmadan bu dini tercih ettiniz yani. Yakında göreceksiniz ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamaya keseceğim.

Niye direkt olarak öldüreceğim diyerek tehdit etmiyor hiç düşündünüz mü?

Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamaya keseceğim diyor.

Çünkü bir elin ve çaprazındaki bir ayağın kesildiğinde yaşamaya devam edersin ama her zaman yanında bir güce ihtiyaç duyarak yaşama mecburiyetindesindir.

Senin sağlam ve dinç olman istenmediği gibi ölmüş olmanda çok önemli değil.

Sen bir tüketim grubu olarak yaşa ama hayatta kalabilmen için NATO gibi bir güce her zaman dayanman gerekir. Onun sana destekçi olmaması demek kurda kuşa yem olman ve çok zor bir hayat demek.

Hey Türk artık uyan; kimse seni Türk olduğun için sevmiyor, Müslüman birkaç devlet hariç Müslüman olduğun için sevmiyor. Rahmetli Turgut ÖZAL büyüğümüzün de dediği gibi Türkün Türkten başka dostu maalesef yok. Bunu çok iyi idrak etmek lazım.

Yüce kitabımız da bu ayette vermiş olduğu bu örnek kıssayla durumu çok net bir şekilde özetliyor.

Bu tarz örgütler bizim sağ, sağlıklı, diri, gürbüz, çalışkan, üretken, kendi silahımızı üreten bir devlet olmamızı istemiyor.

Tabiri caiz ise bizi çaprazlamaya keserek kendilerine ve güçlerine mahkum etme derdindeler.

Ne demek çaprazlamaya kesilmek? Ekonomimize, yaşantımıza bir bak. Ayetleri de yüz yıllar önce yaşanmış olan birer hikaye olarak düşünme. Kuran canlıdır. Ve bu ayetler özellikle bugün için geçerlidir. Bu gün için söylenmiştir. Cenabı Allah bizi bu gün için uyarmaktadır.

Hadi biraz daha açalım bu ayeti.

Araba vardır ama arabana benzin koyacak parayı hesap yapacak kadar kısıtlıdır.

Lüks bir eve sahipsindir ama evin içerisinde bereket yoktur, huzur yoktur.

Çok lüks elbiselerin vardır dolabında ama onları giyerek gideceğin işin yoktur.

Her şeyin vardır ama şükrün yoktur. Bence bu en önemlisi.

Dev bir tüketime sahipsindir de ama velakin üretimin nakıstır.

Paran vardır cebinde ama dolar karşısında adeta bir hiçtir.

Değerli okuyucularım bilmem ki anlatabildim mi. Ben bu ayeti bir mali müşavir olarak ekonomi alanında tefsir etmeye çalıştım.

Haydi bakalım diğer meslek grupları da kendi meslekleri doğrultusunda anlamlandırsınlarda bilgi sahibi olalım.

NATO DEĞİL, İSLAM BİRLİĞİ bizim hayata bakışımız.

Sakın uçak üretmeyelim. Amerika bizim yerimize üretip bize satar. Nasıl olsa NATO bizi dış güçlerden korur. Gördünüz mü nasıl çaprazlamaya kesiliyoruz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ