Doğan Bekin: “D-8 yeniden aktif hale getirilmeli” — Küresel krizler, adalet sorunu ve Türkiye’nin rolü üzerine kapsamlı çağrı
- 15 Haziran 2026
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın 29. kuruluş yıl dönümü kapsamında yaptığı açıklamada, uluslararası sistemde yaşanan yapısal tıkanmalara dikkat çekerek, D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nin yeniden aktif ve işlevsel bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Bekin’in açıklamaları, yalnızca bir siyasi değerlendirme değil; aynı zamanda küresel sistem eleştirisi, ekonomik bloklaşma tartışmaları ve Türkiye’nin dış politika vizyonuna dair kapsamlı bir çağrı niteliği taşıyor.
D-8’in kuruluşu ve tarihsel arka plan
Bekin, D-8’in 15 Haziran 1997’de merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan öncülüğünde kurulduğunu hatırlatarak, teşkilatın temel amacının gelişmekte olan sekiz ülke arasında ekonomik işbirliğini artırmak ve daha adil bir uluslararası ekonomik düzen oluşturmak olduğunu ifade etti.
D-8’in kurucu vizyonu, Batı merkezli ekonomik yapılara alternatif bir işbirliği modeli oluşturmak ve küresel refahın daha dengeli paylaşımını sağlamak üzerine inşa edilmişti.
“Mevcut uluslararası sistem yetersiz”
Bekin, günümüzde uluslararası sistemin adalet üretme kapasitesini kaybettiğini savunarak özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısına yönelik eleştirilerde bulundu.
Açıklamasında, küresel güç merkezlerinin krizleri çözmekten çok krizlerin parçası haline geldiğini ifade eden Bekin, mevcut sistemin özellikle insani krizler karşısında etkisiz kaldığını dile getirdi.
Bu bağlamda Gazze’de yaşanan insani kriz başta olmak üzere, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden çatışmaların uluslararası sistemde yeni kırılmalar oluşturduğunu belirtti.
Gazze vurgusu ve insani krizler
Bekin’in açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri, küresel insani krizlere yönelik vurgu oldu. Özellikle Gazze Şeridi üzerinden yaşanan gelişmelerin uluslararası sistemin sınırlarını ortaya koyduğunu ifade eden Bekin, bu tür krizlerin sadece bölgesel değil, küresel etkiler doğurduğunu belirtti.
Bu çerçevede, mevcut uluslararası kurumların barış ve adalet üretme kapasitesinin ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini savundu.
D-8’in yeniden canlandırılması çağrısı
Bekin’e göre D-8, günümüz küresel sisteminde yeniden etkin hale getirilirse:
- Gelişmekte olan ülkeler arasında ekonomik dayanışma artabilir
- Bölgesel krizlere karşı alternatif diplomatik kanallar oluşabilir
- Türkiye daha aktif bir çözüm üretici aktör haline gelebilir
Bu çerçevede D-8’in yalnızca ekonomik bir yapı değil, aynı zamanda siyasi ve diplomatik bir platform olarak da yeniden konumlandırılması gerektiği vurgulandı.
Türkiye’nin rolü: kriz değil çözüm merkezi
Bekin, Türkiye’nin mevcut uluslararası sistemde çoğu zaman krizlerin içinde konumlanan bir ülke gibi algılandığını, ancak doğru bir stratejik yönelimle bu konumun değişebileceğini ifade etti.
Önerdiği yeni yaklaşımda Türkiye:
- Bölgesel krizlerin pasif izleyicisi değil
- Çözüm üreten diplomatik aktör
- Ekonomik işbirliği merkezlerinden biri
haline gelebilir.
Bu vizyonun merkezinde ise D-8’in yeniden canlandırılması yer alıyor.
Siyasi çağrı ve hükümete mesaj
Açıklamasının sonunda Bekin, doğrudan Cumhurbaşkanı ve hükümete çağrıda bulunarak D-8’e sahip çıkılması ve teşkilatın daha aktif bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Bu çağrı, D-8’in mevcut pasif görünümünden çıkarılarak yeniden uluslararası gündemde etkili bir platform haline getirilmesi talebini içeriyor.
Sonuç: Alternatif küresel işbirliği arayışı
Doğan Bekin’in açıklamaları, küresel sistem eleştirisi ile alternatif bölgesel işbirliği modelleri arasındaki tartışmayı yeniden gündeme taşıyor.
Bu çerçevede D-8, yalnızca ekonomik bir birlik değil, aynı zamanda:
- Adalet arayışı
- Çok kutuplu dünya vizyonu
- Alternatif diplomatik mekanizma
olarak yeniden tanımlanması gereken bir yapı olarak öne çıkıyor.
Bekin’in mesajı net:
Küresel krizler derinleşirken, D-8 yeniden aktif bir rol üstlenmelidir.
