“Barajlarda Su Yok, Yer Altı Rezervleri 300 Metrede Kuruyor”
Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Kuraklık Uyarısı…
Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, önümüzdeki yıl Bursa ve çevresini bekleyen ciddi kuraklık tehlikesine dikkat çekerek, hem mevcut su kaynaklarının durumuna hem de tarımda giderek artan alternatif ve tartışmalı üretim yöntemlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Kadıoğlu, Bursa’daki baraj doluluk oranlarının endişe verici seviyelere gerilediğini, yer altı su rezervlerinin ise 300 metre derinliklere kadar çekildiğini belirterek, bu tablonun yalnızca bugünü değil, önümüzdeki yılların tarımsal üretimini ve gıda güvenliğini de tehdit ettiğini ifade etti.
“Kuraklık Artık Gelecek Senaryosu Değil, Kapımızda”
İklim değişikliği, bilinçsiz su kullanımı ve plansız tarımsal sulama politikalarının etkilerinin artık net şekilde hissedildiğini vurgulayan Kadıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Barajlarımızda yeterli su yok. Yer altı suları her yıl daha derinlerden çekiliyor ve bazı bölgelerde 300 metre derinlikteki rezervler dahi kurumaya başladı. Bu tablo, önümüzdeki yıl tarım açısından çok daha zorlu bir sürece gireceğimizi açıkça gösteriyor.”
Kadıoğlu, bu şartlar altında çiftçilerin çaresizlikle daha az maliyetli, daha az suya ihtiyaç duyan ve alternatif yöntemlere yöneldiğine dikkat çekti.
Enerji Tarımı ve Elektrokültür Yöntemleri Gündemde
Son dönemde sosyal medyada ve bazı tarım çevrelerinde sıkça konuşulan “enerji tarımı”, elektrokültür ve bakır anten uygulamalarının da çiftçilerin gündemine girdiğini belirten Kadıoğlu, bu yöntemlerin bilim dünyasında tartışmalı olduğunu, ancak yaşanan kuraklık nedeniyle üreticilerin her seçeneği denemek zorunda kaldığını söyledi.
Kamuoyunda paylaşılan iddialara göre, bu yöntemde:
-
Sadece saf bakır tel kullanılıyor,
-
Tel spiral (yay) şeklinde sarılarak anten haline getiriliyor,
-
Anten, bitkinin kuzey tarafına toprağa saplanıyor,
-
Atmosferdeki doğal elektrik enerjisinin kök bölgesine yönlendirildiği öne sürülüyor.
Uygulamayı savunanlar, gübre kullanılmadan bitkilerin “şoklanarak” büyütülebildiğini, yaprakların daha koyu yeşil hale geldiğini ve meyve veriminin arttığını iddia ediyor.
“Bilimsel Olarak Tartışmalı Ama Çiftçi Çaresiz”
Mahmut Fuat Kadıoğlu, bu tür yöntemlerin kesin bilimsel doğrular olarak sunulmasına karşı olduklarını vurgularken, çiftçilerin içine düştüğü koşullara da dikkat çekti:
“Bu uygulamalar bilimsel çevrelerde tartışmalı. Kesin çözüm olarak sunulması doğru değil. Ancak su yok, gübre pahalı, enerji maliyetleri yüksek. Çiftçi çaresiz. Denemesi ücretsiz olan her yönteme doğal olarak ilgi duyuyor.”
Kadıoğlu, tarım politikalarının üreticiyi bilimsel bilgiyle desteklemesi, denetimsiz ve kontrolsüz uygulamaların ise yanlış beklentiler yaratmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Ağaçlarda ‘Gövde Enjeksiyonu’ Yöntemi de Yayılıyor
Kuraklıkla birlikte meyve ağaçlarında görülen kurumalar nedeniyle, son dönemde “gövde enjeksiyonu” (ağaç serumu / endoterapi) yönteminin de yaygınlaştığını belirten Kadıoğlu, bu yöntemin de dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi.
Bu uygulamada iddialara göre:
-
Ağacın sararma ve kuruma nedeni tespit ediliyor (toprak kilitlenmesi vb.),
-
Gövdeye matkapla damar yolu açılıyor,
-
Besin ve mineral karışımı doğrudan ağacın damar sistemine veriliyor,
-
Kısa sürede toparlanma gözlemlendiği öne sürülüyor.
Kadıoğlu, bu yöntemin bazı durumlarda fayda sağladığı yönünde gözlemler olsa da, uzman denetimi olmadan uygulanmasının ağaca kalıcı zarar verebileceği uyarısında bulundu.
“Asıl Çözüm Bilimsel ve Planlı Tarım Politikalarıdır”
Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, açıklamasının sonunda asıl çözümün sosyal medyada yayılan yöntemler değil, uzun vadeli ve bilim temelli tarım politikaları olduğunun altını çizdi:
“Kuraklıkla mücadele; su yönetimi, doğru ürün deseni, modern sulama sistemleri ve çiftçinin desteklenmesiyle mümkündür. Aksi halde üretici ya toprağı terk eder ya da çaresizlikten bilimsel karşılığı tartışmalı yöntemlere yönelir.”
Kadıoğlu, Bursa özelinde acil su yönetim planı, yer altı sularının korunması, çiftçiye yönelik teknik danışmanlık hizmetlerinin artırılması ve tarımsal Ar-Ge yatırımlarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
