Emekliye Reva Görülen: Şükür ve Sessizlik

  • 18 Ocak 2026
Emekliye Reva Görülen: Şükür ve Sessizlik

Zeki Baştürk
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı

Emekliler geçinemediklerini söyledikçe,
hak aramak için meydanlara indikçe,
iktidar çevrelerinden art arda açıklamalar geliyor.
Sözde “çözüm” önerileri…

Ama anlaşılıyor ki mesele bambaşkaymış.

Meğer emeklinin sorunu yoksulluk değilmiş.
Ne kira derdi, ne mutfak masrafı, ne ilaç parası…
Asıl problem şükürsüzlüklermiş.

Yetmemiş gibi bir de “çok uzun yaşıyorlarmış.”
Bu da artık kusur hanesine yazılıyor.

Aylıklarını zamanında alıyorlarmış ya,
daha ne istiyorlarmış?

İnsanın gerçekten aklı duruyor.

Bir ömür çalışmış, üretmiş, vergi vermiş,
ülkenin taşını toprağını emeğiyle yoğurmuş bir insanın,
yaşamının son döneminde insanca yaşamak istemesi
nasıl oluyor da bir “yük” gibi gösteriliyor?

Eskiden şükür bir erdemdi.
Bugün ise yoksulluğu normalleştirmenin,
adaletsizliği meşrulaştırmanın dili haline getirildi.

Bir itiraz yükseldiğinde,
bir emekli “geçinemiyoruz” dediğinde,
karşısına hemen sihirli bir kelime dikiliyor:

“Şükret.”

Ama şükür, adaletsizliğin üzerini örtmez.
Örttüğünü sanır.
Ta ki mutfakta tencere kaynamayana kadar…
Ta ki eczane kapısında çaresizce bekleyene kadar…
Ta ki doğalgaz faturasını açmaya korkana kadar…

Emekliye “uzun yaşıyorsun” demek,
aslında şunu söylemektir:
“Bu yaşam sana fazla.”

Oysa emekli, bu yaşamı en çok hak edenlerden biridir.
Çünkü bu düzenin tuğlaları,
onun gençliğinden, sağlığından, umutlarından kesilerek örülmüştür.

Bugün emekliye düşen pay;
yalnızca sabır, yalnızca sessizlik, yalnızca kabulleniş olmamalıdır.

Şükür,
boyun eğmenin değil,
adaletin olduğu yerde anlamlıdır.

Emekli daha fazlasını istemiyor.
Ne lüks talebi var ne ayrıcalık beklentisi.

İstediği tek şey:
İnsanca bir yaşam.

Bu ne nankörlüktür,
ne de fazlalık.

Bu, yalnızca ve yalnızca
bir haktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ