“İznik’in kaderi ihmale ve günübirlik siyasete terk edilemez”

  • 29 Eylül 2026
“İznik’in kaderi ihmale ve günübirlik siyasete terk edilemez”

Bursa’nın tarihi, kültürü, tarımı ve doğal güzellikleriyle Türkiye’nin en önemli ilçelerinden biri olan İznik’te çevre, tarım, turizm, altyapı ve tarihi miras tartışmaları yeniden gündeme geldi. İYİ Parti İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, ilçenin yıllardır biriken sorunlarının günübirlik çözümlerle geçiştirilemeyeceğini belirterek, “İznik’in geleceği birkaç tabela, birkaç festival ve birkaç göstermelik düzenlemeyle kurtarılamaz. İznik’in toprağına, gölüne, tarihine ve insanına sahip çıkılması gerekiyor” mesajı verdi.

İznik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan tarihi kimliği, İznik Gölü, verimli tarım arazileri, zeytin ve meyve üretimi, çini geleneği ve inanç turizmi potansiyeliyle Bursa’nın en önemli ilçeleri arasında yer alıyor.

Ancak ilçenin sahip olduğu bu büyük potansiyelin, yıllardır çözülemeyen çevresel, ekonomik, altyapısal ve kültürel sorunlar nedeniyle yeterince değerlendirilemediği yönündeki eleştiriler devam ediyor.

İYİ Parti İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız da ilçenin mevcut durumuna ilişkin sert değerlendirmelerde bulunarak, İznik’in sorunlarının artık “görmezden gelinemeyecek” bir noktaya ulaştığını savundu.

“İZNİK GÖLÜ GÖZ GÖRE GÖRE GERİLİYOR”

İznik’in en önemli doğal varlığı olan İznik Gölü’ndeki su seviyesinin gerilemesi, ilçenin geleceğine ilişkin en önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Kuraklık ve iklim değişikliğinin yanı sıra gölü besleyen su kaynakları, tarımsal sulama, su kullanımı ve çevresel baskılar konusunda da çeşitli tartışmalar yaşanıyor.

Yıldız, göldeki çekilmenin yalnızca bir çevre sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bunun İznik’in tarımını, turizmini, ekosistemini ve ekonomik geleceğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir mesele olduğunu ifade ediyor.

Göl kıyısındaki gerilemenin gözle görülür hale geldiğine dikkat çeken Yıldız’ın gündeme getirdiği temel sorulardan biri ise şu:

“İznik Gölü’nün geleceği için bugüne kadar hangi somut ve kalıcı tedbirler alındı?”

Yıldız’a göre kamuoyunun yalnızca göldeki çekilmeyi izlemek yerine, gölün su bütçesinin, su kullanımının ve kirlilik kaynaklarının bilimsel verilerle ortaya konulmasını istemesi gerekiyor.

“GÖLÜN KİRLENMESİNE SEYİRCİ KALINAMAZ”

İznik Gölü açısından bir diğer kritik başlık ise su kalitesi.

Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirlilik, kanalizasyon ve atık su altyapısı ile sanayi kaynaklı olabilecek çevresel etkiler uzun süredir tartışma konusu.

Yıldız, gölün yalnızca İznik’in değil, bölgenin ekolojik ve ekonomik geleceğinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, su kalitesinin düzenli, şeffaf ve kamuoyunun anlayabileceği şekilde açıklanması gerektiğini savunuyor.

“Göl neden kirleniyor?” sorusunun siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini ifade eden Yıldız, sorumluluğun somut veriler üzerinden belirlenmesi çağrısında bulunuyor.

“İZNİK’İN TARIM TOPRAKLARI BETONA TESLİM EDİLMEMELİ”

İznik ekonomisinin önemli unsurlarından biri de tarım.

Zeytin, meyve ve diğer tarımsal ürünlerin yetiştirildiği ilçede üreticiler ise artan girdi maliyetleri, gübre, ilaç, mazot, işçilik ve pazarlama maliyetleri nedeniyle ciddi ekonomik baskıyla karşı karşıya olduklarını ifade ediyor.

Yıldız, üreticinin yalnızca hasat döneminde hatırlanmasının yeterli olmadığını belirterek, tarımın sürdürülebilirliği için üreticinin maliyetlerini azaltacak ve ürününü değerinde satmasını sağlayacak politikaların geliştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Yıldız’ın dikkat çektiği bir başka konu ise tarım arazileri üzerindeki yapılaşma ve sanayi baskısı.

“Bir taraftan tarım arazilerimizi koruyacağız diyoruz, diğer taraftan verimli topraklarımızın geleceğini tartışmalı hale getiriyoruz” değerlendirmesinde bulunan Yıldız, İznik’in tarımsal kimliğinin korunmasının ilçenin ekonomik bağımsızlığı açısından da kritik olduğunu belirtiyor.

“ÇİFTÇİ AĞACINI KESMEK ZORUNDA KALMAMALI”

İznik’te tarımsal üretimin sürdürülebilirliği yalnızca çiftçinin bugünkü gelirini değil, ilçenin geleceğini de ilgilendiriyor.

Üretim maliyetleri ile ürünün satış fiyatı arasındaki makasın açılması durumunda üreticinin üretimden çekilmesi, bahçelerin bakımsız kalması veya tarım arazilerinin farklı amaçlarla değerlendirilmesi riski ortaya çıkıyor.

Yıldız, bu nedenle İznik tarımının günübirlik desteklerden ziyade uzun vadeli bir üretim politikasıyla ele alınması gerektiğini savunuyor.

TARİHİ İZNİK’TE TARİHİ MİRAS ALARM VERİYOR

İznik’in sorunları yalnızca göl ve tarımla sınırlı değil.

Binlerce yıllık geçmişe sahip ilçenin surları, tarihi yapıları, arkeolojik alanları ve geleneksel mimarisi de korunması gereken önemli değerler arasında bulunuyor.

İznik’in tarihi surları ve diğer kültürel varlıklarının çeşitli dönemlerde yeterince korunmadığı, bazı tarihi alanların çevresel ve fiziksel tahribatla karşı karşıya kaldığı yönündeki eleştiriler de gündemde.

Yıldız, tarihi mirasın yalnızca turistik fotoğraf noktalarından ibaret olmadığını vurgulayarak, “İznik’in tarihi eserleri bizim çocuklarımıza bırakacağımız emanettir” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini belirtiyor.

“TARİHİ SURLAR SPREY BOYA İLE KİRLETİLEMEZ”

İznik surları başta olmak üzere tarihi alanlarda yaşanan fiziksel tahribat ve çevre kirliliği de tepki çeken konular arasında.

Tarihi bir ilçenin en önemli simgelerinden biri olan surların korunması için güvenlik, bakım, restorasyon ve çevre düzenlemesinin birlikte yürütülmesi gerektiği belirtiliyor.

Yıldız’a göre, tarihi mirası koruyamayan bir ilçenin turizmde marka olma iddiası da ciddi biçimde sorgulanmalı.

KÖYLERDEKİ GELENEKSEL MİMARİ DE KAYBOLUYOR

İznik’in kültürel mirası yalnızca anıtsal yapılardan oluşmuyor.

Kırsal mahallelerde bulunan geleneksel ahşap ve kerpiç yapılar, eski evler, sokak dokuları ve yerel mimari unsurlar da ilçenin kültürel hafızasının parçaları.

Ekonomik nedenlerle bakımsız kalan veya zaman içerisinde terk edilen bu yapıların önemli bölümünün korunamadığı yönündeki değerlendirmeler, İznik’in kırsal kültürünün geleceği açısından da soru işaretleri oluşturuyor.

Yıldız, İznik’in merkezindeki tarihi yapılar kadar kırsal mahallelerdeki kültürel mirasın da koruma politikalarının parçası haline getirilmesi gerektiğini savunuyor.

“İZNİK TURİZMDE HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL”

İznik’in inanç, tarih, kültür, doğa ve gastronomi turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğu konusunda farklı kesimler hemfikir.

Ancak ilçeye gelen ziyaretçilerin daha uzun süre konaklamasını sağlayacak turizm altyapısının geliştirilmesi, tarihi alanların tanıtılması, yürüyüş rotalarının oluşturulması, göl turizminin sürdürülebilir hale getirilmesi ve yerel ürünlerin ekonomiye kazandırılması konularında daha kapsamlı adımlar atılması gerektiği belirtiliyor.

Yıldız, İznik’in günübirlik ziyaretçi ağırlayan bir ilçe olmaktan çıkarılarak konaklamalı turizm destinasyonuna dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor.

Bunun için de yalnızca tanıtım kampanyalarının yeterli olmayacağını, ulaşım, otopark, konaklama, restoran, rehberlik, tarihi alanların korunması ve şehir estetiğinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade ediyor.

ESNAF “TURİST GELİYOR AMA KAZANÇ KALMIYOR” DİYOR

İznik’in turizm potansiyelinin yeterince ekonomik değere dönüştürülememesi, doğrudan yerel esnafı da etkiliyor.

Çarşı esnafının artan işletme giderleri, vergiler, kira ve personel maliyetleri ile azalan alım gücü nedeniyle zorlandığı ifade ediliyor.

Yıldız, turizm ile esnaf ekonomisinin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğine dikkat çekerek, “İznik’e gelen ziyaretçinin ilçede daha fazla zaman geçirmesi ve yerel ekonomiye katkı sağlaması gerekiyor” görüşünü dile getiriyor.

YAZ AYLARINDA TRAFİK VE OTOPARK SORUNU

İznik’in yaz aylarında artan ziyaretçi yoğunluğu şehir içi ulaşım ve otopark sorunlarını da daha görünür hale getiriyor.

Özellikle göl çevresi ve merkezde yaşanan yoğunluk, mevcut ulaşım altyapısının ilçenin artan ziyaretçi potansiyeline göre yeniden ele alınması gerektiği tartışmasını beraberinde getiriyor.

Yıldız, İznik’in turizm hedefleri ile ulaşım altyapısının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, uzun vadeli ulaşım ve otopark planlaması yapılması gerektiğini savunuyor.

“SAKİN ŞEHİR KİMLİĞİ SADECE TABELA DEĞİLDİR”

İznik’in sahip olduğu sakin şehir kimliğinin korunması da tartışmanın bir başka başlığı.

Yıldız’a göre “sakin şehir” anlayışı yalnızca bir unvan veya tanıtım sloganı olarak görülmemeli; temiz çevre, düzenli kentleşme, sürdürülebilir ulaşım, korunmuş tarihi doku, yerel üretim ve yaşam kalitesiyle desteklenmeli.

Çevre kirliliği, trafik, plansız yapılaşma ve tarihi alanların korunmasına ilişkin sorunların çözülmemesi halinde ilçenin sahip olduğu bu kimliğin zedelenebileceği ifade ediliyor.

YILDIZ’DAN YEREL YÖNETİME ÇAĞRI: “ARTIK GÜNÜ KURTARMA DEĞİL, GELECEĞİ KURTARMA ZAMANI”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, ilçenin sorunlarının tek tek ve birbirinden bağımsız ele alınmasının artık yeterli olmadığını savunuyor.

Yıldız’a göre İznik Gölü’nün korunması, tarım arazilerinin geleceği, üreticinin desteklenmesi, tarihi mirasın korunması, turizmin geliştirilmesi, esnafın güçlendirilmesi ve altyapının iyileştirilmesi tek bir bütüncül plan içerisinde ele alınmalı.

Yıldız, İznik’in geleceğinin siyasi polemiklere kurban edilmemesi gerektiğini belirterek, ilgili kurumların ortak bir “İznik Gelecek Vizyonu” ortaya koyması çağrısında bulunuyor.

“SORUNLARI SÖYLEMEK YETMEZ, HESABINI DA VERMEK GEREKİR”

İznik’te tartışmanın yalnızca sorunların sıralanmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yıldız, kamuoyunun artık somut hedefler, takvimler ve sonuçlar görmek istediğini ifade ediyor.

Bu kapsamda;

  • İznik Gölü’nün su seviyesinin korunması için hangi çalışmaların yapıldığı,
  • Gölün su kalitesinin hangi ölçümlerle takip edildiği,
  • Tarımsal sulama ve su kullanımında hangi politikaların uygulandığı,
  • Tarım arazilerinin yapılaşma baskısından nasıl korunacağı,
  • Üreticinin artan maliyetlerine karşı hangi desteklerin sağlandığı,
  • Tarihi eserlerin korunması için hangi projelerin yürütüldüğü,
  • Turizmin dört mevsime yayılması için hangi yatırımların planlandığı,
  • Esnafın ekonomik sorunlarına yönelik hangi çalışmaların bulunduğu,
  • Trafik ve otopark sorununun nasıl çözüleceği

gibi soruların kamuoyu önünde yanıtlanması gerektiği savunuluyor.

“İZNİK’İN GELECEĞİNE BUGÜNDEN KARAR VERİYORUZ”

Ekrem Yıldız’ın değerlendirmeleri, İznik’in yalnızca bugünkü sorunlarının değil, önümüzdeki yıllardaki ekonomik ve çevresel geleceğinin de tartışılması gerektiğine işaret ediyor.

İznik Gölü’nün su seviyesinden tarım arazilerine, tarihi surlardan kırsal mimariye, üreticiden esnafa, turizmden şehir içi ulaşıma kadar çok sayıda başlığın aynı anda gündemde olduğu ilçede, bundan sonraki dönemde atılacak adımların İznik’in kimliğini doğrudan etkilemesi bekleniyor.

Yıldız ise tartışmanın merkezine şu soruyu koyuyor:

“İznik’i gelecek nesillere nasıl teslim edeceğiz?”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız’a göre bunun cevabı; gölü kuruyan, toprağı azalan, tarihi yapıları yıpranan ve esnafı zorlanan bir İznik değil; doğal kaynaklarını koruyan, üreticisini yaşatan, tarihini geleceğe taşıyan ve turizm potansiyelini yerel refaha dönüştüren bir İznik olmalı.

İznik’in geleceği için artık günü kurtaran açıklamalardan çok, ölçülebilir hedeflere, şeffaf verilere ve uygulanabilir uzun vadeli politikalara ihtiyaç olduğu ifade ediliyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo