Adıyaman Serebral Palsililer Derneği’nden Urla’daki Acı Olay Sonrası Çarpıcı Çağrı: “Hiçbir Aile Yalnız Bırakılmamalı”

  • 12 Ağustos 2026
Adıyaman Serebral Palsililer Derneği’nden Urla’daki Acı Olay Sonrası Çarpıcı Çağrı: “Hiçbir Aile Yalnız Bırakılmamalı”

19 yaşındaki Ahmet Barış Kandemir ile annesi Nurten Kandemir’in yaşamını yitirdiği olayın ardından engelli bireylerin yaşam hakkı, ailelerin bakım yükü ve sosyal destek mekanizmaları yeniden gündeme geldi

İzmir’in Urla ilçesinde zihinsel engelli 19 yaşındaki Ahmet Barış Kandemir ile annesi Nurten Kandemir’in yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan acı olay, engelli bireylerin yaşam hakkı, ailelerin üstlendiği ağır bakım sorumluluğu ve sosyal destek mekanizmalarının yeterliliği konusunu yeniden gündeme taşıdı.

Yaşanan olayın ardından açıklama yapan Adıyaman Serebral Palsililer Derneği, Ahmet Barış Kandemir ve annesi Nurten Kandemir’in hayatını kaybetmesinden duyduğu derin üzüntüyü dile getirirken, olayın yalnızca bireysel bir trajedi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Dernek Başkanı Bülent Buğday imzasıyla yapılan açıklamada, engelli bireylerin yaşam hakkının tartışılmaz olduğu belirtilirken, yüksek destek ihtiyacı bulunan bireylerin ailelerinin yıllar boyunca karşı karşıya kaldığı bakım yüküne dikkat çekildi.

Açıklamada, “Engelli bireylerin yaşam hakkını korumak ve onların ailelerini yaşam boyu süren bakım sorumluluğuyla yalnız bırakmamak, yalnızca ailelerin değil; toplumun ve kamunun ortak sorumluluğudur” mesajı verildi.


“ENGELLİ BİREYLER YARDIMIN VE MERHAMETİN NESNESİ DEĞİLDİR”

Adıyaman Serebral Palsililer Derneği, açıklamasında engelli bireylere yönelik toplumsal bakış açısının değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Engelli bireylerin yalnızca yardıma ihtiyaç duyan kişiler olarak görülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, onların herkes gibi eşit haklara sahip bireyler olduğu vurgulandı.

Dernek, engelliliğin hiçbir koşulda bir insanın yaşam hakkının değersizleştirilmesi için gerekçe oluşturamayacağının altını çizdi.

Açıklamada ayrıca ailelerin yaşadığı sorunların da görmezden gelinmemesi gerektiği ifade edildi.

Özellikle yüksek destek ihtiyacı bulunan engelli bireylerin ailelerinin ekonomik sıkıntılar, sağlık sorunları, psikolojik yıpranma ve geleceğe ilişkin belirsizliklerle uzun yıllar mücadele etmek zorunda kaldığına dikkat çekildi.


“ÇARESİZLİK ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRMAZ”

Derneğin açıklamasında önemli bir ayrım da yapıldı.

Ailelerin yaşadığı çaresizlik ve ağır bakım yükünün hiçbir şekilde şiddeti meşrulaştıramayacağı belirtilirken, aynı zamanda bu çaresizliği doğuran koşulların önlenmesinin toplumun ve sosyal devletin sorumluluğu olduğu vurgulandı.

Açıklamada, ailelere yalnızca “dayanmalısınız” anlayışıyla yaklaşmanın yeterli olmadığı ifade edildi.

Dernek, ailelerin yalnızca sabır göstermeye çağrılmasının yerine, gerektiğinde onların bakım yükünü paylaşabilecek ve devralabilecek güçlü, ulaşılabilir ve sürdürülebilir sosyal destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini savundu.


“ANNE VE BABALAR YAŞLANDIKÇA SORU BÜYÜYOR: BEN ÖLDÜKTEN SONRA ÇOCUĞUMA NE OLACAK?”

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, engelli bireylerin anne ve babalarının geleceğe ilişkin yaşadığı kaygıya ilişkin oldu.

Özellikle yüksek destek ihtiyacı bulunan bireylerin bakımının çoğu zaman günün 24 saatini kapsayabildiğine dikkat çeken dernek, bu sorumluluğun onlarca yıl devam edebildiğini belirtti.

Anne ve babaların yaşlanmasıyla birlikte geleceğe ilişkin temel bir sorunun giderek daha büyük bir kaygıya dönüştüğü ifade edildi:

“Ben öldükten sonra çocuğuma ne olacak?”

Adıyaman Serebral Palsililer Derneği, bu sorunun yalnızca anne ve babaların omuzlarına bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Dernek, devlet ve toplum tarafından oluşturulacak sistemlerin yalnızca mevcut ihtiyaçlara değil, engelli bireyin anne ve babasının olmadığı döneme de hazırlanması gerektiğini vurguladı.


TÜRKİYE’DE AİLE TEMELLİ ENGELLİ DESTEK SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ ÇAĞRISI

Dernek açıklamasında Türkiye’de engelli bireyler ve ailelerine yönelik destek sistemlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.

Özellikle bakım sorumluluğunu büyük ölçüde ailelerin üstlendiği durumlarda, ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiği ifade edildi.

Bu kapsamda bir dizi sosyal destek mekanizmasının hayata geçirilmesi önerildi.

Dernek tarafından sıralanan öneriler arasında şunlar yer aldı:

  • Düzenli ve ulaşılabilir psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
  • Ailelere nefes alabilecekleri zaman sağlayacak kısa süreli ve geçici bakım hizmetlerinin oluşturulması,
  • Gündüzlü bakım ve destek merkezlerinin yaygınlaştırılması,
  • Yüksek destek ihtiyacı bulunan bireyler için nitelikli toplum temelli yaşam modellerinin geliştirilmesi,
  • Sağlık ve sosyal hizmetlerin koordineli biçimde yürütülmesini sağlayacak vaka yönetimi sistemlerinin oluşturulması,
  • Bakım veren anne, baba ve diğer yakınların tükenmişlik düzeylerinin düzenli olarak izlenmesi,
  • Bakım veren ailelerin ekonomik açıdan daha güçlü şekilde desteklenmesi,
  • Bakım verenlerin sosyal güvenlik ve sigorta primlerine ilişkin destek mekanizmalarının geliştirilmesi,
  • Kriz riski taşıyan ailelerin önceden belirlenerek erken müdahale hizmetlerine yönlendirilmesi,
  • Engelli bireyin anne ve babasının vefatından sonraki yaşamını güvence altına alacak sürdürülebilir destekli yaşam modellerinin yaygınlaştırılması.

“HER ENGELLİ BİREY İÇİN GELECEK VE YAŞAM PLANI OLUŞTURULMALI”

Adıyaman Serebral Palsililer Derneği, yalnızca mevcut sorunlara müdahale eden bir sosyal hizmet anlayışının yeterli olmayacağını belirterek, her engelli bireyin geleceğini kapsayan bir yaşam planı oluşturulmasını önerdi.

Derneğin açıklamasına göre böyle bir plan içerisinde engelli bireyin yaşamının farklı dönemlerinde ihtiyaç duyacağı desteklerin önceden değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu kapsamda;

Engelli bireyin nerede yaşayacağı, kim tarafından destekleneceği, sağlık hizmetlerine nasıl ulaşacağı, sosyal yaşama nasıl katılacağı ve ailesi artık yanında olmadığında hangi mekanizmaların onu koruyacağı

gibi soruların önceden yanıtlanması gerektiği ifade edildi.

Dernek, geleceğe ilişkin belirsizliğin yalnızca engelli birey açısından değil, bakım veren aile açısından da önemli bir psikolojik yük oluşturduğuna dikkat çekti.

Açıklamada, ailelerin geleceğe yönelik kaygıları azaltılmadığı sürece bakım verenlerin tükenmişliğini azaltmanın da mümkün olmayacağı vurgulandı.


BAKANLIKLAR, YEREL YÖNETİMLER VE ENGELLİ ÖRGÜTLERİNE ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI

Dernek Başkanı Bülent Buğday, çözüm için farklı kurumların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler, üniversiteler, engelli örgütleri ve aile örgütlerinin ortak bir çalışma yürütmesi çağrısında bulunuldu.

Dernek, engelli bireylerin ve ailelerinin karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca tek bir kurumun çözebileceği nitelikte olmadığını savunarak, sağlık, sosyal hizmet, ekonomik destek, psikolojik destek ve yaşam planlamasının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti.


ULUSAL ÖLÇEKTE “BAKIM VEREN DESTEK VE KRİZ ÖNLEME PROGRAMI” ÖNERİSİ

Adıyaman Serebral Palsililer Derneği, açıklamasında ulusal ölçekte yeni bir program oluşturulmasını da önerdi.

Dernek tarafından önerilen “Engelli Bireyler ve Aileleri İçin Bakım Veren Destek ve Kriz Önleme Programı” ile yüksek destek ihtiyacı bulunan engelli bireylerin ailelerinin karşı karşıya olduğu risklerin önceden belirlenmesi amaçlanıyor.

Önerilen sistem kapsamında ailelerin sosyal, ekonomik, sağlık ve psikolojik açıdan düzenli olarak değerlendirilmesi ve kriz ortaya çıkmadan önce gerekli desteğin sağlanması gerektiği ifade edildi.

Dernek ayrıca ailelerin yalnızca kriz yaşandıktan sonra fark edilmesi yerine, risklerin önceden tespit edilmesini sağlayacak bir erken uyarı ve yönlendirme sistemi oluşturulmasını gerekli gördüğünü açıkladı.


“HİÇBİR AİLE YALNIZ BIRAKILMAMALI”

Dernek açıklamasının temel mesajlarından biri, bakım sorumluluğunun yalnızca anne ve babalara yüklenmemesi gerektiği oldu.

Açıklamada, “Hiçbir aile yalnız bırakılmamalı” çağrısı yapılırken, engelli bireylerin yaşamlarının bakım yükü üzerinden tartışma konusu haline getirilmemesi gerektiği belirtildi.

Engelli bireylerin yaşam hakkını koruyan, ailelerin yaşam kalitesini destekleyen ve bakım sorumluluğunu yalnızca anne ve babaların üzerine bırakmayan bir sistemin oluşturulmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi.


AHMET BARIŞ KANDEMİR VE ANNESİ İÇİN TAZİYE MESAJI

Adıyaman Serebral Palsililer Derneği, açıklamasının sonunda Ahmet Barış Kandemir ve annesi Nurten Kandemir’in hayatını kaybetmesinden duyduğu derin üzüntüyü kamuoyuyla paylaştı.

Dernek, olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasını dilerken, yaşanan acının engelli bireyler ve ailelerine yönelik mevcut destek sistemlerinin yeniden değerlendirilmesi için güçlü bir toplumsal çağrıya dönüşmesi temennisinde bulundu.

Dernek Başkanı Bülent Buğday imzasıyla yayımlanan açıklamada, yaşanan olayın yalnızca bir aileyi ilgilendiren trajik bir hadise olarak görülmemesi gerektiği; engelli bireylerin yaşam hakkı, ailelerin bakım yükü ve sosyal devlet mekanizmalarının işleyişi açısından daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.


ENGELLİ BİREYLER İÇİN “BUGÜNÜ” DEĞİL, “YARINI” DA PLANLAMA ÇAĞRISI

Adıyaman Serebral Palsililer Derneği’nin açıklaması, Türkiye’de engelli bireylerin ve ailelerinin karşı karşıya bulunduğu sorunların yalnızca ekonomik yardımlarla çözülemeyeceğine yönelik bir çağrı niteliği taşıdı.

Dernek, ailelerin günlük bakım yükünün hafifletilmesinden psikolojik desteğe, geçici bakım hizmetlerinden toplum temelli yaşam modellerine, sosyal güvenlikten kriz önleme mekanizmalarına kadar geniş kapsamlı bir sistem kurulmasını talep etti.

Açıklamanın en önemli vurgularından biri ise engelli bireylerin geleceğinin anne ve babalarının yaşam süresiyle sınırlı olmaması gerektiği yönünde oldu.

Bir engelli bireyin ailesi hayattayken olduğu kadar, ailesini kaybettikten sonraki yaşamının da güvence altında olması gerektiğini belirten dernek, bunun yalnızca ailelerin kişisel imkânlarıyla çözülebilecek bir mesele olmadığını ifade etti.

Bu yaklaşım doğrultusunda her engelli birey için kişisel ihtiyaçları, yaşam koşulları, sağlık durumu, sosyal çevresi ve gelecekte ihtiyaç duyacağı destekler dikkate alınarak uzun vadeli bir “Gelecek ve Yaşam Planı” hazırlanması önerildi.


“YAŞAM HAKKI TARTIŞILMAZ, BAKIM SORUMLULUĞU PAYLAŞILMALIDIR”

Urla’da yaşanan ve iki kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan acı olayın ardından açıklama yapan Adıyaman Serebral Palsililer Derneği, bir yandan hayatını kaybeden Ahmet Barış Kandemir ile annesi Nurten Kandemir için üzüntüsünü dile getirirken, diğer yandan Türkiye’de engelli bireyler ve ailelerine yönelik destek politikalarının daha kapsamlı hale getirilmesi gerektiğini gündeme taşıdı.

Dernek Başkanı Bülent Buğday’ın açıklamasında öne çıkan temel anlayış ise şu oldu:

Engelli bireyin yaşam hakkı tartışılmaz. Ailelerin bakım yükü tek başına taşınamaz. Hiçbir aile kriz noktasına gelene kadar yalnız bırakılmamalıdır.

Dernek, bu anlayışın hayata geçirilmesi için kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üniversiteleri, engelli örgütlerini ve aileleri ortak çalışma yürütmeye davet ederken, yaşanan acının bundan sonraki süreçte daha güçlü ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının kurulmasına vesile olmasını temenni etti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ