BU NE PERHİZ, BU NE BAL KAYMAKLI İFTAR?
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde; Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve yoksulun durumunu anlamanın ayıdır. Oruç, yalnızca aç kalmak değil; açın halini anlamak, tokun vicdanını sorgulamak demektir. Bu nedenle Ramazan sofraları, gösterişin değil, sadeliğin ve paylaşmanın simgesi olmalıdır.
Ancak bazen öyle görüntüler ortaya çıkar ki insan ister istemez şu soruyu sorar: Ramazan’ın ruhu gerçekten anlaşılmış mıdır?
Bir yanda geçim derdiyle boğuşan milyonlarca emekli var. Ay sonunu getiremeyen, pazarda fileyi doldurmakta zorlanan, torununa harçlık verirken iki kez düşünen insanlar… Bayram ikramiyesine zam yapılması bekleniyor, fakat yetkililer “kaynak yok” diyerek bunun olanaksız olduğunu söylüyor. Ekonomik sıkıntılar, bütçe dengeleri, küresel gelişmeler… Gerekçeler uzun uzun anlatılıyor.
Öte yanda ise Meclis’te verilen iftar sofraları konuşuluyor. Balı, kaymağı, pastırması, hurmasıyla çeşit çeşit yemeklerden (on altı çeşit) oluşan zengin menüler… Ramazan’ın mütevazı sofralarından çok uzak bir görüntü.
İşte tam bu noktada toplumun vicdanında bir çelişki doğuyor.
Bir tarafta “tasarruf” çağrıları yapılırken, diğer tarafta gösterişli sofraların kurulması insanlara ister istemez şu soruyu sorduruyor: Tasarruf sadece vatandaştan mı bekleniyor?
Siyasetin en büyük sınavlarından biri de budur aslında. Söylenen söz ile yapılan iş arasındaki çelişki … Eğer bu çelişki büyürse güven de zedelenir. Çünkü toplum, yönetenlerden yalnızca karar değil, aynı zamanda örnek olmasını bekler.
Hani “Komşusu açken tok yatan bizden değildi?”
Hani israf haramdı?
Bu sözler , sadece bireyler için değil, toplumun yönetiminde söz sahibi olanlar için de bir ahlaki ölçüdür. Eğer milyonlarca insan geçim sıkıntısı çekiyorsa, kamusal makamların sofraları da o toplumun gerçekliğini yansıtmalıdır. Çünkü adalet salt yasalarda yazan bir kavram değildir; bazen bir sofranın sadeliğinde, bazen de bir lokmanın paylaşılmasında kendini gösterir.
Sonuçta sorun yalnızca bir iftar menüsü değildir. Sorun , toplumda adalet duygusunun nasıl korunacağıdır. İnsanlar, yönetenlerin sözleri ile davranışlarının birbirine yaklaştığını görmek ister. Çünkü güven de, saygı da, dayanışma da ancak böyle büyür.
Ramazan, bize bunu anımsatır:
Gerçek bereket, sofranın zenginliğinde değil; vicdanın temizliğinde saklıdır.
Zeki BAŞTÜRK
