Fatma Öğretmen İçin Alanlardaydık, Artık Yeter!
“Başımız sağolsun. Bugün değilse ne zaman bir araya geleceğiz?” diyerek yandaş ve yancısı olan sözde sendikalar katılmasa da, diğer eğitim sendikalarıyla bir araya geldik ve haykırdık: “Başka Fatma Öğretmenler ölmesin!” Hürriyetçi Eğitim Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Abit Şenel ile 2 No’lu Şube Başkanı Selahattin Gürses öncülüğünde, sendikacılığın er meydanları alanlarda kuruldu.
Yapılan ortak açıklamada; “Fatma Öğretmen için bugün Türkiye genelinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdik. Okullarımızda değil, meydanlarda bir araya gelerek Fatma Nur Çelik öğretmenimizin sesi olduk. Çekmeköy Taşdelen Borsa İMKB Meslek Lisesi’nde menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız, sadece bir eğitim emekçisini değil, eğitim camiasının vicdanını da derinden yaralamıştır.
Bu kabul edilemez güvenlik çöküşü, eğitim kurumlarımızın ne denli savunmasız bırakıldığını gözler önüne sermektedir. Olay münferit değil; ihmal zincirinin, güvenlik zafiyetinin ve yıllardır alınmayan önlemlerin ağır bir sonucudur. Eğitim çalışanlarının can güvenliği ile ilgili defalarca yapılan uyarılar dikkate alınmamış, gerekli yapısal düzenlemeler hayata geçirilmemiştir. Sonuç ise hepimizi derinden sarsan bu acı kayıptır.
Sorun sadece fiziki güvenlik eksikliğiyle sınırlı değildir. Yıllardır öğretmenlik mesleği sistematik biçimde itibarsızlaştırılmıştır. Öğretmenler “yatarak maaş alan” denilerek hedef gösterilmiş, değersizleştirilmiş, toplumsal otoriteleri zayıflatılmıştır. Bu durum, şiddetin artmasına zemin hazırlamış ve bugün yaşadığımız acı tablonun oluşmasına neden olmuştur.
Eğitim kurumları artık alarm vermektedir. Öğretmenler, sınıfa girerken can güvenliği endişesi taşımakta; okullar, olması gereken güvenli eğitim ortamından uzaklaşmaktadır. Defalarca uyardık: “Öğretmenler okula çelik yelekle mi gelecek?” diye sorduk. Eğitimde şiddetin arttığını, caydırıcı yaptırımların yetersiz olduğunu ve güvenlik önlemlerinin eksik olduğunu dile getirdik. Ancak çağrılarımız ya görmezden gelindi ya da geçiştirildi.
Bugün bir öğretmenimizi daha kaybettik. Bu kayıp, sadece bir ailenin değil, tüm eğitim camiasının acısıdır ve kabul edilemez bir durumdur.
Okullarda yeterli güvenlik personeli yoktur, giriş-çıkış kontrolleri yetersizdir, risk analizleri etkin yapılmamaktadır. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti önleyecek caydırıcı ve ağır yaptırımlar hâlâ hayata geçirilmemiştir. Öğretmenler adeta kaderlerine terk edilmiştir.
Eğitimde şiddet kader değildir, sıradanlaştırılamaz ve karşısında sessiz kalınamaz. Her yeni saldırı, alınmayan önlemlerin sonucudur. Her gecikme yeni bir risk demektir.
Artık somut adımlar atılmalıdır:
-
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet eylemleri katalog suçlar kapsamına alınmalıdır.
-
Caydırıcı ve ağır yaptırımlar içeren özel yasal düzenleme ivedilikle hayata geçirilmelidir.
-
Ortaöğretim kurumlarında disiplin mekanizması işlevsel ve etkin hale getirilmelidir.
-
Tüm okullarda sürekli ve yeterli sayıda güvenlik personeli bulundurulması zorunlu hale getirilmelidir.
-
Okullarda giriş-çıkış kontrol sistemleri ve güvenlik altyapısı standartlaştırılmalıdır.
Geciken her gün, yeni bir tehlike; ertelenen her karar, yeni bir risktir. Eğitim çalışanlarının hayatı ihmale, gecikmeye ve bürokratik oyalamalara kurban edilemez. Bir meslektaşımızı daha toprağa vermek istemiyoruz. Bir aileye daha ateş düşmesini kabul edemeyiz. Çocuklarımızın geleceğini inşa eden öğretmenler korku içinde görev yapamaz.
Bu nedenle bugün Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz 1 günlük iş bırakma eylemi, artık sessiz kalmayacağımızın ilanıdır. Yetkililere açık bir çağrıdır: Eğitimde şiddeti önlemek için derhal, kararlı ve etkili adımlar atılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki; öğretmen güvende değilse eğitim güvende değildir. Eğitim güvende değilse toplumun geleceği güvende değildir. Güvenli okul ortamı bir tercih değil, zorunluluktur.
Hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailesine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz. Hürriyetçi Eğitim Sen olarak eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kadar konunun takipçisi olmaya, sürecin sonuna kadar kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.
Artık yeter!
Eğitim çalışanları korunmalıdır!
Okullar güvenli alanlar olmak zorundadır!” ifadeleri kullanıldı
