“Staj ve Çıraklık Süreleri Emeklilikten Sayılmalı”

  • 21 Şubat 2026
“Staj ve Çıraklık Süreleri Emeklilikten Sayılmalı”

CHP’li Kayışoğlu’ndan Meclis’te Sert Çıkış

Staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik hesabına dahil edilmemesi nedeniyle yıllardır devam eden mağduriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir kez daha gündeme taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı, Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Parti Sözcüsü ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, TBMM Dilekçe Komisyonu’nda yaptığı açıklamada, mevcut uygulamanın “açık bir hak kaybı” yarattığını belirterek hükümete çağrıda bulundu:

“Fiilen çalıştırılan gençlerin emeği yok sayılamaz. Staj ve çıraklık süreleri emeklilikten sayılmalıdır.”


On Binlerce Başvuru, Tek Bir Talep: “Sigorta Başlangıcımız Sayılsın”

TBMM Dilekçe Komisyonu’na staj ve çıraklık mağduriyetiyle ilgili çok sayıda başvuru yapıldığını hatırlatan Kayışoğlu, genç yaşta çalışma hayatına atılan vatandaşların yıllar sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti.

Komisyona iletilen başvurularda ortak talep net:
Staj ve çıraklık döneminde verilen sigorta girişlerinin emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmesi.

Kayışoğlu, konuşmasında vatandaşların yaşadığı durumu şu sözlerle aktardı:

“Bu arkadaşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında örgütlendiler ve haklarını arıyorlar. Ellerinde devlet tarafından verilmiş sigorta kartları var. ‘Biz bu kartı devlet verdiği için sigortalı olduğumuzu sandık’ diyorlar.”


“Fiilen Çalıştılar, Emek Verdiler, Ama Emeklilikten Sayılmadı”

Kayışoğlu’nun vurguladığı en kritik nokta, stajyer ve çırak olarak görünen gençlerin gerçekte iş gücünün aktif bir parçası olduğu gerçeği.

  • Üretimde yer aldılar

  • İş yerlerinde tam zamanlı çalıştılar

  • İş kazası riski altında emek verdiler

  • Sosyal güvenlik numarası aldılar

  • Hastanelerde o sigorta kartıyla işlem yaptılar

Ancak aradan yıllar geçtikten sonra, söz konusu sigorta girişlerinin yalnızca kısa vadeli sigorta kolları (sağlık ve iş kazası) kapsamında olduğu, emeklilik başlangıcı sayılmadığı ortaya çıktı.

Kayışoğlu bu durumu sert ifadelerle eleştirdi:

“Adı stajyer ya da çırak olabilir ama bu gençler fiilen çalıştılar. Devletin verdiği sigorta kartıyla hastaneye gittiler, yıllarca sigortalı olduklarını düşündüler. Yıllar sonra ‘Bu emeklilik başlangıcı değil’ denmesi büyük bir hak kaybıdır.”


“Bir Gün İçin 17 Yıl Kaybeden Var”

Emeklilik sisteminde başlangıç tarihinin belirleyici olması, mağduriyetin boyutunu daha da büyütüyor. Özellikle 8 Eylül 1999 tarihinin emeklilik açısından milat kabul edilmesi, staj sigortası o tarihten önce olan ancak emeklilik başlangıcı sayılmayan kişileri ağır şekilde etkiliyor.

Kayışoğlu’nun verdiği örnek çarpıcı:

“Bir gün nedeniyle 17 yıl kaybeden vatandaşlarımız var. O dönemde fiilen çalıştıkları hâlde emeklilik başlangıcı sayılmadığı için yıllarca geç emekli olmak zorunda kalıyorlar.”

Bu durum, yalnızca teknik bir hesap farkı değil;

  • Emeklilik yaşının yükselmesi

  • Prim gün sayısının artması

  • Maaş bağlanma süresinin gecikmesi

  • Gelir planlamasının altüst olması

gibi sonuçlar doğuruyor.


Hukuki ve Sosyal Boyut: “Bu Bir Güven Sorunudur”

Kayışoğlu, meselenin yalnızca mali değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal bir güven sorunu olduğuna dikkat çekti.

Devlet tarafından verilen sigorta kartının, gençler ve aileleri tarafından doğal olarak “sigortalı olma” hali olarak algılandığını belirten Kayışoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

  • Devlet bir kayıt yapıyor,

  • Sigorta numarası veriyor,

  • Prim yatırıyor,

  • Sağlık hizmeti sağlıyor,

Ancak yıllar sonra bunun emeklilik başlangıcı sayılmadığını bildiriyor.

Bu durum, sosyal güvenlik sistemine duyulan güveni zedeleyen bir tablo olarak değerlendiriliyor.


Genç Yaşta Çalışmaya Başlayanların Cezalandırılması mı?

Staj ve çıraklık sistemi, mesleki eğitimin bir parçası olarak gençlerin üretime katılmasını amaçlıyor. Ancak mevcut uygulama, erken yaşta çalışmaya başlayanları adeta cezalandırıyor.

Uzmanlara göre:

  • 14–15 yaşında sanayide çalışan bir çırak,

  • 16 yaşında işletmede staj yapan bir öğrenci,

fiilen çalışma hayatına dahil olmasına rağmen emeklilik sisteminde yok hükmünde sayılıyor.

Bu çelişki, “fiili çalışma” ile “hukuki tanım” arasındaki kopukluğu gözler önüne seriyor.


Siyasi ve Toplumsal Baskı Artıyor

Staj ve çıraklık mağdurları son yıllarda sosyal medya üzerinden örgütlenerek seslerini daha güçlü duyurmaya başladı. Ülke genelinde çeşitli platformlarda hak talebi dile getirilirken, konu giderek daha geniş bir seçmen kitlesini ilgilendiren bir sosyal politika başlığına dönüşüyor.

Kayışoğlu, bu taleplerin görmezden gelinemeyeceğini belirterek açık çağrıda bulundu:

“Bu mağduriyetin giderilmesi için yasal düzenleme şarttır. Fiilen çalışılmış süreler emeklilik hesabına dahil edilmelidir.”


Beklenen Düzenleme Ne?

Talep edilen düzenleme temel olarak şu noktayı içeriyor:

  • Staj ve çıraklık döneminde yapılan sigorta girişlerinin emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmesi,
    veya

  • Bu sürelerin borçlanma ya da prim tamamlama yoluyla emeklilik hesabına dahil edilmesi.

Aksi halde, on binlerce kişinin emeklilik planlamasının belirsizliğini koruyacağı ifade ediliyor.


Gözler Meclis’te

TBMM Dilekçe Komisyonu’ndaki görüşmeler, konunun yasama gündemine taşınabileceğine işaret ediyor. Ancak şu aşamada somut bir yasal düzenleme bulunmuyor.

Staj ve çıraklık mağduriyeti, emeklilik sisteminin teknik bir ayrıntısı olmaktan çıkmış durumda.
Mesele artık:

  • Emeğin tanınması,

  • Devlete duyulan güvenin korunması,

  • Sosyal adaletin sağlanması

başlıkları altında tartışılıyor.

Meclis’in bu çağrıya nasıl yanıt vereceği ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ