Haksız Rekabet Mesleğin Ruhunu Zedeliyor
Bağımsız Denetçi Mali Müşavir Selma Çalışır’dan Çarpıcı Değerlendirme: Haksız Rekabet Mesleğin Ruhunu Zedeliyor
Türkiye’de mali müşavirlik mesleğinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar, sadece meslek mensuplarını değil, ekonomik sistemin bütününü ilgilendiren kritik bir tartışma alanı haline gelmiş durumda. Bağımsız Denetçi ve Mali Müşavir Selma Çalışır tarafından yapılan kapsamlı değerlendirme, özellikle haksız rekabet uygulamalarının meslek etiği, psikolojik dayanıklılık ve toplumsal güven üzerindeki etkilerini bütün boyutlarıyla ortaya koyuyor.
Selma Çalışır, mali müşavirliğin yalnızca defter tutma ve beyanname düzenleme faaliyetinden ibaret görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirterek, bu mesleğin devlet ile mükellef arasında güven köprüsü kuran stratejik bir kamu hizmeti niteliği taşıdığını vurguladı. Türkiye’de mesleğin yasal çerçevesinin ve meslek standartlarının başta TÜRMOB olmak üzere meslek örgütleri ve odalar tarafından belirlendiğini hatırlatan Çalışır, sahadaki uygulamaların ise mesleğin itibarını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Meslek Ahlakında Aşınma Uyarısı
Çalışır’a göre haksız rekabet, mali müşavirlik mesleğinin temelini oluşturan güven, doğruluk ve bağımsızlık ilkelerini ciddi biçimde zedeliyor. Gerçekçi olmayan düşük ücret politikalarıyla müşteri kazanma çabası, kapasitenin çok üzerinde defter alınması ve mesleki kontrollerin yüzeysel yapılması gibi uygulamalar, meslek standartlarını aşağı çekiyor.
Bu durumun dürüstlük, mesleki özen, tarafsızlık ve kamu yararı bilinci gibi temel değerleri aşındırdığını belirten Çalışır, “Meslek bir uzmanlık alanı olmaktan çıkıp sıradan bir ticari faaliyet gibi algılanmaya başlıyor. Bu da tüm meslek mensuplarını etkileyen bir itibarsızlaşma sürecini tetikliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Dürüst Çalışanlar İçin Psikolojik Yük Artıyor
Haksız rekabetin en ağır etkisinin etik değerlere bağlı çalışan mali müşavirler üzerinde görüldüğünü belirten Çalışır, meslek içinde giderek artan bir değer erozyonu yaşandığını ifade etti. Etik ilkelere bağlı kalan meslek mensuplarının çoğu zaman ekonomik dezavantaj ile karşı karşıya kaldığını söyleyen Çalışır, bunun adaletsizlik hissi, mesleki yalnızlık ve içsel yorgunluk gibi duygulara yol açtığını dile getirdi.
Uzun vadede bu sürecin tükenmişlik sendromuna neden olabileceğini vurgulayan Çalışır, motivasyon kaybı ve meslekten uzaklaşma eğiliminin mesleğin geleceği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu kaydetti.
Toplumsal Güven ve Ekonomik Sistem Etkileniyor
Mali müşavirlerin devlet ile vatandaş arasındaki güven mekanizmasının önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Çalışır, haksız rekabetin yaygınlaşmasının toplumda “defterler yüzeysel tutuluyor” ve “beyanlar gerçeği yansıtmayabilir” algısını güçlendirdiğini söyledi.
Bu algının sadece mesleğe değil, genel olarak ekonomik sisteme duyulan güveni zayıflattığını belirten Çalışır, güvenin azalmasının sistemin verimliliğini de düşürdüğünü ifade etti.
Vergi Sistemine Doğrudan Etki
Selma Çalışır, mali müşavirlerin vergi sisteminin sahadaki uygulayıcıları olduğunu belirterek, haksız rekabet ortamında hatalı beyan riskinin arttığını, riskli işlemlerin gözden kaçabildiğini ve vergi uyumunun zayıflayabildiğini vurguladı.
Bu durumun kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi zorlaştırdığını ifade eden Çalışır, kamu maliyesinin sağlıklı işlemesinin sahadaki meslek mensuplarının titizliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
Mesleğin Geleceği İçin Yapısal Risk
Haksız rekabetin yaygınlaşmasıyla kalite yerine fiyat rekabetinin öne çıktığını belirten Çalışır, bunun uzmanlığın değersizleşmesine ve mesleğin gençler için cazibesini kaybetmesine yol açtığını ifade etti. Ortalama hizmet kalitesinin düşmesinin uzun vadede mesleğin kurumsal gücünü zayıflatacağını kaydetti.
Azınlığın Sistemi Etkilemesi
Bursa ölçeğinde varsayımsal bir değerlendirme yapan Çalışır, yaklaşık 7 bin mali müşavir içinde 500 kişinin haksız rekabet içinde olmasının oran olarak düşük görünse de etkisinin sistemik olduğunu belirtti. Bu grubun fiyat referanslarını ve müşteri beklentilerini belirleyerek meslek algısını şekillendirdiğini ifade etti.
“Mali Müşavirlik Güven Kurumudur”
Selma Çalışır değerlendirmesinin sonunda mali müşavirliğin ekonomik düzenin etik altyapısını taşıyan bir güven kurumu olduğunu vurgulayarak şu mesajı verdi:
“Haksız rekabet meslek ahlakını aşındırır, dürüst çalışanları yıpratır, toplumsal güveni zedeler ve vergi sisteminin etkinliğini azaltır. Ancak mesleklerin gerçek gücü her zaman etik duruşunu koruyan çoğunluktan gelir. Etik çalışan mali müşavirler yalnızca defter tutmaz; güveni korur, sistemi ayakta tutar ve ekonominin görünmeyen omurgasını oluşturur.”
