ZAFER PARTİSİ GENEL MERKEZİ’NDE MİLLİ GÜVENLİK ZİRVESİ
Emekli Hv. Plt. Tümg. Beyazıt Karataş Sonuç Bildirgesini Açıkladı
Zafer Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından, Kurul Başkanı Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş kapsamlı bir sonuç bildirgesini kamuoyu ile paylaştı. Toplantı, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu güvenlik riskleri, sınır güvenliği, düzensiz göç, terörle mücadele, savunma politikaları ve bölgesel jeopolitik gelişmeler başlıklarında geniş bir değerlendirme zemini oluşturdu.
Zafer Partisi bünyesinde oluşturulan Milli Güvenlik Kurulu’nun, devlet aklı perspektifiyle politika üretmeyi hedeflediği belirtilirken; açıklanan bildirge, partinin güvenlik doktrinini sistematik bir çerçevede ortaya koydu.
SINIR GÜVENLİĞİ VE DÜZENSİZ GÖÇ VURGUSU
Bildirgenin en dikkat çeken başlıklarından biri sınır güvenliği ve düzensiz göç konusu oldu. Türkiye’nin uzun süredir kontrolsüz göç baskısı altında olduğu belirtilirken, bunun yalnızca insani değil; demografik, ekonomik ve ulusal güvenlik boyutları olan çok katmanlı bir mesele olduğu ifade edildi.
Karataş, sınır güvenliğinin askeri, teknolojik ve hukuki tedbirlerle yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayarak, düzensiz göçün yönetilebilir değil, önlenebilir bir güvenlik sorunu olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi.
TERÖRLE MÜCADELE VE SINIR ÖTESİ TEHDİTLER
Toplantıda, Türkiye’nin güney sınır hattındaki gelişmeler ve terör örgütlerinin bölgesel konumlanmaları ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Terörle mücadelenin yalnızca askeri operasyonlarla değil; istihbarat koordinasyonu, diplomatik baskı ve uluslararası hukuk zemininde yürütülmesi gerektiği kaydedildi.
Karataş, Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit eden yapılanmalara karşı “önleyici güvenlik doktrini” çerçevesinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.
SAVUNMA SANAYİİ VE STRATEJİK ÖZERKLİK
Bildirgede savunma sanayiine özel bir bölüm ayrıldı. Türkiye’nin savunma alanında dışa bağımlılığını minimize etmesi gerektiği, yerli ve milli üretimin yalnızca ekonomik değil stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
Özellikle hava savunma sistemleri, elektronik harp kapasitesi ve siber güvenlik altyapısının güçlendirilmesinin öncelikli alanlar olduğu belirtildi. Emekli Tümgeneral Karataş, modern savaş konseptinin hibrit tehditler üzerinden şekillendiğini ve Türkiye’nin bu yeni güvenlik mimarisine uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.
DOĞU AKDENİZ, EGE VE BÖLGESEL JEOPOLİTİK
Toplantıda Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz hattındaki gelişmeler de ele alındı. Türkiye’nin deniz yetki alanları, enerji güvenliği ve mavi vatan perspektifi çerçevesinde hak ve menfaatlerini kararlılıkla koruması gerektiği kaydedildi.
Bildirge, ulusal egemenlik haklarının diplomatik müzakere zemininde savunulmasının esas olduğunu; ancak caydırıcılığın güçlü tutulmasının vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı.
İÇ GÜVENLİK VE TOPLUMSAL DAYANIKLILIK
Milli Güvenlik Kurulu toplantısında iç güvenlik başlığı da geniş yer buldu. Ekonomik kırılganlıkların, sosyal düzensizliklerin ve demografik değişimlerin ulusal güvenlik perspektifinden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Toplumsal dayanıklılık kavramı çerçevesinde; kamu düzeni, ekonomik istikrar ve milli kimlik bilincinin korunmasının güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçaları olduğu belirtildi.
“MİLLİ GÜVENLİK SİYASET ÜSTÜ BİR MESELEDİR”
Emekli Hv. Plt. Tümg. Beyazıt Karataş, sonuç bildirgesini açıklarken milli güvenliğin parti politikalarının ötesinde, devletin bekasıyla doğrudan bağlantılı bir konu olduğunu ifade etti. Zafer Partisi’nin bu alanda kurumsal bir akıl ve uzman kadro ile politika üretme iradesinde olduğunu belirtti.
Toplantı sonucunda açıklanan bildirge, partinin güvenlik vizyonunu çerçeveleyen stratejik bir metin olarak değerlendiriliyor.
Zafer Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen bu toplantı, önümüzdeki dönemde güvenlik politikalarına ilişkin tartışmaların daha teknik ve doktriner bir zemine taşınacağının işareti olarak yorumlanıyor.
