CHP’de Haysiyet ve Disiplin Tartışması: “Makamlar Geçici, Haysiyet Kalıcıdır”
Siyasetin sadece bir koltuk savaşı olmadığını hatırlatan CHP Parti Neferi Erdoğan Kaçar, partide yaşanan disiplin ve biat krizine sert bir tepki gösterdi. Kaçar, yaptığı açıklamada, sadece makam kapmak için eğilip bükülenlere ve “birilerinin adamı” olmayı başarı sayanlara karşı durmanın bedelini ödediğini vurguladı.
“Biz Neden Susmuyoruz?”
Kaçar, konuşmasında solculuğun ve devrimciliğin özünü net bir şekilde ortaya koydu:
“Solcu olmak; gücün önünde diz çökmek değil, halkın önünde saygıyla eğilmektir. Devrimci olmak; ‘düzen böyle gelmiş’ diyenlere inat, o çarpık düzeni değiştirmek için bedel ödemeyi göze almaktır.”
Parti içindeki bazı örgütlerin tüzükten ziyade şahsi insaflarla yönetildiğine dikkat çeken Kaçar, denetimsizliğin yarattığı haksızlıkları gözler önüne serdi:
“Örgütlerin tüzükle değil, şahsi insaflarla yönetilmeye çalışıldığı, denetimin bittiği yerde; bir neferin en büyük görevi yanlışı haykırmaktır!”
Disiplin Kurulları mı, Yargı Infaz Makinesi mi?
Kaçar, partideki disiplin mekanizmalarını sorguladı. Ona göre, bugün bazı disiplin kurulları yalnızca “yargılamak” ve biat etmeyeni cezalandırmak için çalışıyor. Ancak asıl işlev, hataları ortaya çıkarmak ve adaleti tesis etmek olmalı:
“Eğer amaç sorgulamak ve adaleti tesis etmekse; disiplin mekanizması sadece sevk edilen üyeyi değil, o üyeyi bu noktaya getiren hataları ve o hataların sahiplerini de şeffafça sorgulamalıdır! Tabelayı karartanları, partinin değerlerini hiçe sayanları sorgulayamayan bir irade, sadece bir ‘yargı infazı’ yapmış olur.”
Kaçar, adaletin yalnızca güçsüzü cezalandırmak olmadığını, gücü elinde tutanların da hesap vermesi gerektiğini vurguladı:
“Adalet, sadece güçsüzü yargılamak değil, gücü elinde tutanların yanlışlarını da not almaktır!”
Sırat Köprüsü’nde Sınav: Haysiyet mi, Koltuk mu?
Konuşmasının doruk noktasında Kaçar, siyasetin ve yaşamın asıl sınavını metaforik bir dille ortaya koydu:
“Bu dünya bir imtihan, asıl sınav Sırat Köprüsü’ndedir. Oradan eğilip bükülerek koltuk kapanlar mı geçecek; yoksa her türlü dışlanmayı göze alıp, devrimci onuruyla dik yürüyenler mi?”
Kaçar, makamların geçici olduğunu, haysiyetin kalıcı olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı:
“Birilerinin adamı olup kapı kulu olmaktansa, Atatürk’ün ve halkın neferi olup ‘dokuz köyden kovulmayı’ şeref sayarım!”
![]()
Sonuç: CHP’de İç Tartışmalar Kızışıyor
Erdoğan Kaçar’ın açıklamaları, CHP içinde disiplin, hesap verilebilirlik ve değerler ekseninde süren tartışmaların en keskin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Parti içindeki güç dengeleri, makam sevdalıları ve devrimci duruş arasındaki çatışmanın önümüzdeki dönemde daha da görünür hâle gelmesi bekleniyor.
