CHP’DE SESSİZLİK SUÇ ORTAKLIĞINA MI DÖNÜŞTÜ?
Parti Neferi Erdoğan Kaçar’dan İl Başkanına Açık Meydan Okuma: “Bu İhanet Gibi Bir Körlüktür”
Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan sembol tartışması artık bir “detay” meselesi olmaktan çıkmış, partinin ideolojik omurgasının ne kadar ayakta kaldığını sorgulatan bir krize dönüşmüştür. CHP Parti Neferi Erdoğan Kaçar, CHP İl Başkanı’nı doğrudan hedef alan açıklamasında, parti yönetimine ve örgüt içindeki suskun çoğunluğa adeta ateş püskürdü.
Kaçar’ın sözleri bir eleştiri değil, açık bir ideolojik hesap sorma ve meydan okuma niteliği taşıyor.
“BU PARTİ SÜSLEME SEMBOLLERLE YÖNETİLMEZ”
Kaçar, siyasetin şov, görüntü ve konfor alanı olmadığını vurgulayarak sözlerine sert bir benzetmeyle başladı:
“Boynuna haç takıp camiye namaz kılmaya girene kim inanır? İnancı ile görüntüsü çelişeni kim ciddiye alır?”
Bu sözler, doğrudan CHP İl Başkanı’nın taşıdığı ve BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) çağrışımı yaptığı iddia edilen plakaya gönderme niteliği taşıyor. Kaçar’a göre bu sembol, CHP’nin tarihsel duruşuna açık bir hakarettir.
“EMPERYAL PROJELERLE ANILAN BİR SEMBOL CHP’DE TAŞINAMAZ”
Kaçar, Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye açısından ne anlama geldiğinin tartışmaya kapalı olduğunu belirterek şu soruyu yöneltti:
“Emperyalist projelerin, Ortadoğu’yu kana bulayan planların adı olan BOP’u çağrıştıran bir plaka, CHP İl Başkanı’nın üzerinde nasıl durabiliyor?”
Bu durumun basit bir gaf değil, bilinçli bir umursamazlık olduğunu ifade eden Kaçar, bunun ideolojik bir savrulma olduğunu savundu.
“KOSKOCA ÖRGÜT, BU KÖRLÜĞE NASIL ORTAK OLUYOR?”
Kaçar’ın en sert sözleri ise parti örgütüne yönelik oldu. CHP gibi köklü bir partide kimsenin bu sembole ses çıkarmamasını sert bir dille eleştirdi:
“Bu kadar büyük bir örgütte bir kişi mi rahatsız olur? Geri kalan herkes susuyorsa, burada artık hata değil, kolektif bir teslimiyet vardır.”
Bu sessizliği açıkça koltuk korkusu, makam bağımlılığı ve yanlışa göz yumma olarak niteleyen Kaçar, susanları da eleştirinin hedefi haline getirdi.
“ELEŞTİRİ YAPILINCA HAREKETE GEÇEN YÖNETİM ANLAYIŞI İFLAS ETMİŞTİR”
Kaçar, daha önce defalarca dile getirilmesine rağmen yakılmayan tabela ışıklarının, ancak sosyal medyada gündem olunca düzeltilmesini hatırlatarak yönetim anlayışını sert sözlerle teşhir etti:
“50 kez söylendiğinde kulaklarını tıkayanlar, sosyal medyada yazılınca harekete geçiyorsa, orada yönetim değil, reaksiyonla ayakta duran bir acziyet vardır.”
Aynı kararlılıkla bu sembol meselesinin de çözüleceğini ifade eden Kaçar, geri adım atmayacağını açıkça ilan etti.
“GERÇEK SOLCU, KOLTUK UĞRUNA SUSMAZ”
Kaçar, açıklamasının en sert ideolojik hattını şu sözlerle çizdi:
“Gerçek solcu, gerçek Atatürkçü; yanlışın karşısında dilsiz şeytan olmaz. Susanlar tercihini yapmıştır.”
Seçilmiş olmanın dokunulmazlık sağlamadığını vurgulayan Kaçar, makam sahiplerine net bir mesaj gönderdi:
“Seçilmiş olmak hata yapma lüksü değildir. Aksine, daha büyük bir sorumluluktur.”
“BU PARTİYİ SEVENLER SUSMAZ”
Kaçar, eleştirilerinin kişisel hesaplaşma değil, partinin kurumsal kimliğini koruma mücadelesi olduğunu vurgulayarak açıklamasını sert bir finalle tamamladı:
“Biz bu partiyi sevdiğimiz için konuşuyoruz. CHP’nin tabelası kararmasın, sembolleri zehirlenmesin diye konuşuyoruz.
Yolumuz uzun ama duruşumuz nettir.
Yanlış düzelene kadar bu mesele kapanmayacaktır.”
