Epstein Dosyasının Türkiye Bağlantısı: Yeni Belgeler, Eski İlişkiler ve Tartışmalı İddialar

  • 04 Şubat 2026
Epstein Dosyasının Türkiye Bağlantısı: Yeni Belgeler, Eski İlişkiler ve Tartışmalı İddialar

ABD Adalet Bakanlığı’nın, uluslararası çocuk istismarı, fuhuş ve insan kaçakçılığı ağı kurmakla suçlanan ve 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’a ilişkin yaklaşık üç milyon belgeyi kamuoyuna açması, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Her geçen gün yeni isimlerin, yazışmaların ve temas ağlarının ortaya çıktığı dosyaların Türkiye bağlantıları ise dikkat çekici boyutlara ulaştı.

HABER SEVGİ YILDIZ

Belgeler; siyaset, iş dünyası ve eğitim kurumlarını kapsayan çok katmanlı ilişkiler ağını gözler önüne sererken, Türkiye’den bazı tanınmış isimlerin adlarının doğrudan ya da dolaylı biçimde Epstein’la bağlantılı yazışmalarda yer alması kamuoyunda tartışma yarattı.


Davutoğlu İsmi E-Postalarda Geçiyor

Dosyalarda yer alan ve 2010 yılına tarihlenen bir e-postada, dönemin önemli Türk siyasetçilerinden Ahmet Davutoğlu’nun isminin Jeffrey Epstein’a gönderilen bir mesajda geçtiği görülüyor.

Epstein’in yakın çevresinde yer alan ABD’li iş insanı Thomas Pritzker, Epstein’e gönderdiği e-postada şu ifadeyi kullanıyor:

“Davutoğlu’nu (Türkiye) tanıtan bir not yolladım sana.”

Bu mesajdan yalnızca bir gün sonra, Pritzker’in Epstein’e gönderdiği ikinci e-posta ise dikkat çekici bir ayrıntı içeriyor:

“Az önce Davutoğlu’ndan bir e-posta aldım. Senin temasa geçmeni istiyor. Sadece öğlene kadar kalacak.”

Bu yazışmalar, Epstein’in Türkiye ile kurduğu temasların yalnızca iş veya sosyal çevreyle sınırlı kalmadığı, siyasetle de kesişmiş olabileceği yönünde yorumlara neden oldu.


Gelecek Partisi’nden Sert Tepki: “Provokasyon ve Algı Operasyonu”

Söz konusu iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından Gelecek Partisi Sözcüsü Ufuk Karcı, sosyal medya üzerinden bir açıklama yayımladı. Karcı, Davutoğlu’nun adının Epstein belgelerinde geçmesini bilinçli bir çarpıtma ve provokasyon olarak nitelendirdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“ABD’li Tom Pritzker’in, Jeffrey Epstein’a gönderdiği iddia edilen bir e-postada, Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun isminin kendisinden habersiz şekilde geçirilmesi, bugün bilinçli ve organize bir şekilde provokasyon amaçlı kullanılmaktadır.”

Karcı, aynı belge setinde yalnızca Davutoğlu’nun değil; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Ecevit dahil olmak üzere çok sayıda yerli ve yabancı devlet insanının isminin de geçtiğini vurgulayarak, bunun doğrudan bir ilişki anlamına gelmediğini savundu.

“Manipülasyon ve algı operasyonuna, hukuki ve siyasi zeminde kararlılıkla karşılık verilecektir.”


Robert Kolej Belgelerde: Bağış Arayışı mı, Epstein Teması mı?

Yeni yayımlanan belgelerde adı geçen bir diğer kurum ise, Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Robert Kolej oldu.

Belgelere göre, okulun Yönetim Kurulu Üyelerinden Landon C. Thomas Jr., 7 Kasım 2014 tarihinde Jeffrey Epstein’a bir e-posta gönderdi. Thomas Jr., mesajında hem Robert Kolej’in tarihine hem de Türkiye’deki siyasi ve toplumsal dönüşüme değindi.

E-postada şu ifadeler yer aldı:

“Muhafazakâr İslam’ın sosyal hayata ve eğitim sistemine gitgide daha çok sızdığı bugünün Türkiye’sinde, bu sene 150. yılını kutlayan Robert Kolej’in misyonu hiç olmadığı kadar önemlidir.”

Thomas Jr., mesajında, konunun Gates Vakfı gibi büyük fon sağlayıcı kuruluşlara sunulup sunulmaması konusunda Epstein’in görüşünü sordu. Türkiye’nin giderek daha muhafazakâr bir yapıya evrildiğini öne süren Thomas Jr., okulun misyonunun mevcut siyasi atmosferde yeterince destek görmediğini savundu.

“IŞİD’den sonra Türkiye çok muhafazakâr bir yere doğru gidiyor. Biz de bu atmosferde Robert Kolej’in önemini anlatmaya çalışıyoruz.”

Yazışmalarda, Robert Kolej müdürünün New York’ta olacağı ve istenirse Epstein ile görüşebileceği bilgisi de yer aldı. Epstein’in yanıtı ise kısa oldu:

“Görüştüğümüzde bana daha fazlasını anlat.”


Robert Kolej’den Resmî Açıklama

Gelişmelerin ardından Robert Kolej yönetimi yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu e-postanın okul yönetiminin bilgisi ve onayı dışında gönderildiği vurgulandı.

Okul açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

  • E-postayı gönderen Landon C. Thomas Jr.’ın, 2014 yılında New York Times yazarı ve Amerikalı Mütevelli Heyeti üyesi olduğu

  • Epstein skandalının patlak vermesinin ardından 2019 yılında görevine son verildiği

  • Bu gelişmenin öğrenilmesiyle birlikte Mütevelli Heyeti’nden de ayrıldığı

  • Thomas Jr.’ın hiçbir zaman okul yöneticisi ya da çalışanı olmadığı

özellikle belirtildi.


Fettah Tamince ve Rixos İddiaları

Epstein dosyasının Türkiye ayağında en dikkat çekici bölümlerden biri ise, iş insanı Fettah Tamince ve sahibi olduğu Antalya Rixos Premium Belek Oteli ile ilgili iddialar oldu.

Belgelerde yer alan e-posta yazışmalarına göre, Epstein mağdurlarının bir kısmının bu otele getirildiği öne sürülüyor. Epstein’in yardımcısı olduğu belirtilen Lesley Groff, 2017 yılında Tamince ile birlikte Sebla Soydan ve Elif Ceylan isimli kişilerle e-posta trafiği yürüttü.

7 Haziran 2017 tarihli bir e-postada Groff’un, bir masöz için CV ve iletişim bilgileri talep ettiği, planlamanın bu bilgiler doğrultusunda yapılacağı ifade ediliyor.

19 Haziran tarihli başka bir e-postada ise, Rixos konaklamasına ilişkin ödeme sorunlarından bahsediliyor. Sebla Soydan’ın yanıtı dikkat çekiyor:

“Sorun yok Lesley. Daha sonra da ödeyebilirsin, hiç problem değil. Kızlara ev sahipliği yapmayı dört gözle bekliyoruz.”


“Bu Hayatlarını Değiştirdi” Mesajı

Dosyada yer alan en çarpıcı yazışmalardan biri ise 17 Temmuz 2017 tarihli e-posta. Sebla Soydan, Epstein’e gönderdiği mesajda şu ifadeleri kullanıyor:

“Kızların bizimle alıştırma yapmasının başarılı olmasına sevindik. Sevecen karakterleri var ve verimli çalıştılar. Tarafımızca yardımcı olabileceğimiz bir şeyler olursa memnuniyetle yaparız. Fettah da başarılar diliyor.”

Epstein’in bu mesaja verdiği yanıt ise dosyada özellikle vurgulanıyor:

“Sebla, sana ve Fettah’a teşekkür ederim. Bu, benim ve onların hayatını değiştirdi. Sana borçluyum.”


Türkiye Ayağı Tartışılmaya Devam Ediyor

Jeffrey Epstein dosyalarının tamamı henüz kamuoyuna açıklanmış değil. Ancak mevcut belgeler, Türkiye’nin uluslararası Epstein ağıyla temas noktalarının yalnızca söylentilerden ibaret olmadığını, yazılı belgelerle tartışılabilir hale geldiğini gösteriyor.

Yetkililerden ve adı geçen kişilerden yeni açıklamaların gelmesi beklenirken, dosyanın Türkiye ayağının önümüzdeki günlerde siyasi, hukuki ve diplomatik boyutlarıyla daha da derinleşmesi öngörülüyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ