“BİR FİNCAN KAHVENİN 40 YIL HATIRI VAR” DİYORLARDI…

  • 04 Şubat 2026
“BİR FİNCAN KAHVENİN 40 YIL HATIRI VAR” DİYORLARDI…

Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde;

Ben her zaman söylerim atasözlerimiz, deyimlerimiz ve büyüklerimizin yüzyıllar süren yaşam öykülerinden süzülerek günümüze gelen özlü sözlerini çok önemserim.
Her biri gerçekten bir yaşam dersi gibidir.
Ve hepimiz bu tür sözlerle yaşamımızda imtihan edilmiş veya dost sandıklarımızı imtihan etmişizdir.
Özellikle, ticarette, sosyal yaşamda illaki de siyasette yaşananları ve ilişkilerin temiz ve kalıcı olmasıyla ilgili sözler önemlidir.
Çünkü bu üç alanda da çoğunluk insan için “BEN yani EGO” önde gelir.
Ben artık 78 yaşımın içinde; egosunu yenmiş, beklentisi kişisel olmayan, özverili, bir ömrü toplumun ve ülkemin barış, eşitlik, kardeşlik ve insanca yaşamına katkı için mücadele eden bir insan olarak yaşamaya çalıştım.
Hatta tüm yaşamımı mücadele ederek ve sevdiğim bir şarkıdaki şu sözlerle yaşadım:
“Ben suyumu kazandım da içtim. Ekmeğimi böldüm de yedim…”
Bu süreçte dost dediklerime ve siyasette yoldaşlarıma asla ihanet etmedim ama bazılarının işleri bitince çok ihanetine ve vefasızlığına uğradım ve sonunda hamdım piştim!!!!!
Unutulmasın ki:
“Her ihanet, aslında insanın kendisine yaptığı bir soykırımdır.”
İşte bu kıymetli sözlerden anlıyoruz ki yapılan iyilikleri unutan, vefasız, hatta vicdansız olanlar kazandıklarını sansalar bile sonunda asla iflah olmazlar.
Bunun için atalarımızın dediği gibi:
“Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır” sözüne sadık kalınmalı ve sakın ola ki;
“Ben oldum… Ben artık çok önemliyim. Ben artık kimseye ihtiyaç duymuyorum… Ben artık öyle önemsendim ki kimse bana ders veremez ve şöhretime, konumuma gölge düşüremez” yanılgısıyla hata yapmasın ve gönül kırmasınlar.
Yine bir güzel sözü daha anımsatalım:
“Ne oldum değil ne olacağım demeli…”
Kişiler, bugün içinde bulunduğu parlak durumun ömür boyu sürüp gideceğini sanmamalı.
Çevresine tepeden bakmamalı, yarın kötü bir duruma, zora düşebileceğini aklından çıkarmamalıdır.
VE SON SÖZ:
“Anlayana davul zurna az, anlamayana sivrisinek saz”
Sevgili dostlar ve okurlar, ben yine elim erdiğince ve sağlığım izin verdiğince kimseye kötülük yapmadan elimi taşın altına koyarak gerçekleri yazarak karanlığa ışık olmak için bir mum yakmaya çalışıyorum.
En büyük isteğim; sağlığıma kavuşup “Dost Evimin” balkonunda sevdiklerimle ekmeğimi paylaşıp birer fincan kahvemi içmek istiyorum.
Sevgiyle, saygıyla, vicdanla, vefalı ve insanca kalın…
Kötülere, kötülüğe, despotizme ve kumpaslara hiçbir koşulda tutsak olunmasın.
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.
GÜLER BUĞDAY.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ