“Bu Bir Sağlık Politikası Değil, Vatandaşı Yoksullaştırma Düzenidir”

  • 27 Ocak 2026
“Bu Bir Sağlık Politikası Değil, Vatandaşı Yoksullaştırma Düzenidir”

Saadet Partisi İl İstişare Kurulu Başkanı Taner Keleş, sağlık sisteminde gelinen noktaya ilişkin yaptığı açıklamada, iktidarın yıllardır uyguladığı politikaların vatandaşları tedavi olmaktan korkar hale getirdiğini belirterek son derece sert ifadeler kullandı. Keleş, özellikle ilaç fiyatları üzerinden yürütülen uygulamaların, sosyal devlet ilkesini fiilen ortadan kaldırdığını vurguladı.

Keleş, bugün kronik hastalığı olan, düzenli ilaç kullanmak zorunda kalan vatandaşların yüz binlerce lirayı bulan ilaç masraflarıyla baş başa bırakıldığını ifade ederek, devletin bu yük karşısındaki sorumluluğunu yerine getirmediğini söyledi.

“Devlet İlacın Sadece Yüzde 22,8’ini Karşılıyor, Gerisini Vatandaş Ödüyor”

Saadet Partisi İl İstişare Kurulu Başkanı Taner Keleş, mevcut tabloda ilaç bedellerinin yalnızca yüzde 22,8’lik kısmının devlet tarafından karşılandığını, geri kalan büyük bölümün ise doğrudan vatandaşın cebinden çıktığını hatırlattı. Bu durumun açık bir adaletsizlik olduğunu belirten Keleş, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün bir hasta, tedavi olabilmek için önce cebine bakmak zorunda bırakılıyorsa, burada sağlık hizmetinden değil, ticari bir sistemden söz edilir. Devlet, vatandaşını ilaç kuyruğuna değil, ilaç borcuna mahkûm etmiştir.”

“23 Yıllık Kesintisiz İktidarın Sağlık Karnesi Ortadadır”

Keleş, iktidarın sağlık politikalarını savunurken geçmişi yok sayamayacağını belirterek çarpıcı bir karşılaştırma yaptı. 2002 yılında, devletin ilaç bedellerinin yüzde 96,1’ini karşıladığını hatırlatan Keleş, bugün gelinen noktayı “bilinçli bir geriye gidiş” olarak nitelendirdi.

“23 yılını geride bırakmış, kesintisiz bir iktidardan söz ediyoruz. O gün devlet ilacın neredeyse tamamını karşılıyordu. Bugün ise vatandaş ilacının dörtte üçünü cebinden ödüyor. Bunun adı reform değil, tasfiyedir.”

“Bu Tablo Sosyal Devletle Bağdaşmaz”

Taner Keleş, mevcut uygulamaların Anayasa’da yer alan sosyal devlet anlayışıyla açıkça çeliştiğini ifade ederek, sağlık hizmetlerinin piyasa koşullarına teslim edildiğini söyledi. Sağlığın bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Keleş, “Bugün sağlıklı olmak zenginlerin ayrıcalığı haline getirilmiştir” dedi.

Şehir Hastaneleri Eleştirisi: “Geleceği Öngöremeyen Bir Anlayış”

Keleş, “mega proje” olarak sunulan şehir hastaneleri modelini de sert sözlerle eleştirdi. Bursa merkezinde 6 devlet hastanesinin kapatılarak, tüm yükün şehir hastanesine yönlendirildiğini hatırlatan Keleş, bu sistemin sağlıkta erişimi zorlaştırdığını belirtti.

Özellikle yatak garantili müşteri sistemi üzerinden işleyen şehir hastanelerini “kamu hizmetinden çok ticari işletme mantığıyla yönetilen yapılar” olarak tanımlayan Keleş, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Hastaneler şifa dağıtmak için değil, yatak doluluk garantisi tutturmak için çalışır hale getirilmiştir. Bu, sağlıkta geleceği öngörememenin değil; bilerek ve isteyerek piyasalaştırmanın sonucudur.”

“Sağlıkta Dönüşüm Değil, Sağlıkta Çöküş Yaşıyoruz”

Taner Keleş, sağlıkta dönüşüm söyleminin gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, yaşanan süreci ‘sağlıkta çöküş’ olarak tanımladı. Randevu krizleri, artan katkı payları, ulaşımı zor şehir hastaneleri ve karşılanamayan ilaç bedellerinin vatandaşları sistem dışına ittiğini belirtti.

“Bugün vatandaş tedavi olmayı erteliyor, ilacını bölerek kullanıyor, hatta almaktan vazgeçiyor. Bunun adı başarı değil; açık bir sistem iflasıdır.”

“Bu Düzen Değişmek Zorundadır”

Açıklamasının sonunda Taner Keleş, Saadet Partisi olarak insanı merkeze alan, kamucu ve adil bir sağlık sistemini savunduklarını vurgulayarak, mevcut düzenin sürdürülemez olduğunu ifade etti.

“Sağlık, kâr hesabıyla yönetilemez. Devlet, vatandaşına müşteri gözüyle bakamaz. Bu düzen değişmek zorundadır ve değişecektir.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ