Şanlı Türk Bayrağı’na Nusaybin’de Alçak Saldırı

  • 22 Ocak 2026
Şanlı Türk Bayrağı’na Nusaybin’de Alçak Saldırı

Ortak Değerler Test Ediliyor

Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı Zeki BAŞTÜRK imzasıyla

Nusaybin’de bir grubun Türk Bayrağı’nı gönderden indirmesi, basit bir vandalizm ya da münferit bir olay olarak değerlendirilemez. Bu eylem, yalnızca bir kumaş parçasına değil; bir milletin ortak hafızasına, ortak diline ve birlikte yaşama iradesine yönelmiş açık bir meydan okumadır. Bayrak, bu topraklarda yan yana durabilmenin, aynı gelecek fikrinde buluşabilmenin somut ve görünür simgesidir.

Bayrak, İstiklal Marşı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ortak dilimiz ve vatan toprağı; herhangi bir ideolojinin değil, toplumsal sözleşmenin temel taşlarıdır. İnançları, kimlikleri ve siyasal görüşleri farklı milyonlarca insanın üzerinde uzlaştığı müşterek zemindir. O zemin ortadan kaldırıldığında geriye yalnızca çatışma hatları kalır.

Bir toplumu ayakta tutan unsurlar yalnızca yasalar ya da coğrafi sınırlar değildir. Asıl birleştirici olan, ortak değerlerdir. Bayrak bu nedenle gönderde dalgalanır, İstiklal Marşı bu yüzden ayakta dinlenir. Atatürk bu yüzden sadece tarihsel bir kişilik değil, kurucu bir akıl ve ortak bir referanstır. Bunlar geçmişten bugüne uzanan, toplumu bir arada tutan birlik dilidir.

Ancak son yıllarda bu ortak dilin sistemli biçimde aşındırıldığına dair ciddi işaretler görülmektedir. “Gelişim raporu” adı altında karnelerden kaldırılan Atatürk fotoğrafları, içi boşaltılan bayramlar, törensizleştirilen ulusal günler ve değersizleştirilen milli semboller… Tek tek bakıldığında önemsiz gibi sunulan bu adımlar, birlikte değerlendirildiğinde hayati bir soruyu gündeme getirmektedir:
Toplumu bir arada tutan çimento bilinçli biçimde mi sökülüyor, yoksa ihmaller zinciriyle mi dökülüyor?

Bayrağın Nusaybin’de gönderden indirilmesi tam da bu iklimde gerçekleştiği için sıradan değildir. Bu olay, yalnızca bir provokasyon değil; ortak değerlerin gerçekten savunulup savunulmadığını ölçen bir turnusol kâğıdıdır. Verilen tepkiler, gösterilen refleksler bu açıdan belirleyicidir.

Gerekli tepki ortaya konuldu mu? Bayrağa, dolayısıyla ortak yaşama iradesine sahip çıkıldı mı? Yoksa “büyütmeyelim” anlayışıyla geçiştirilerek sessizliğe mi gömüldü?

Oysa bazı meseleler özellikle büyütülmelidir. Çünkü sessizlik her zaman olgunluk ya da sağduyu değildir; çoğu zaman çözülmenin başlangıcıdır. Ortak değerler savunulmadığında oluşan boşluğu, en sert ve en ayrıştırıcı söylemler doldurur.

Bu topraklarda birlikte yaşamanın bedeli, ortak değerlere saygıdır. Bayrağa saygı bir kimliğe değil, ortak geleceğe saygıdır. İstiklal Marşı’nı sahiplenmek geçmişe değil, yarına tutunmaktır. Atatürk’ü savunmak bir kişiyi değil; aklı, bilimi ve cumhuriyet fikrini savunmaktır.

Çimento çatladığında bina ayakta kalmaz. Ortak değerler aşındığında toplum dağılır. Bu nedenle yaşananlar bir “bayrak olayı” değil; doğrudan bir ulusal birlik sorunudur. Ortak değerlerin korunması ve savunulması konusunda tarafsızlık diye bir alan yoktur.

Ya çimentonun yanındasınızdır,
ya da dökülen enkazın.

Zeki BAŞTÜRK
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ