NUSAYBİN–KAMIŞLI SINIR HATTINDA AL BAYRAĞA ALÇAK SALDIRI
“BU, SADECE BİR PROVOKASYON DEĞİL, TÜRK MİLLETİNE AÇIK HAKARETTİR”
Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı kenti arasındaki sınır hattında, terör örgütü YPG/PKK sempatizanları tarafından Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırı, kamuoyunda büyük infiale yol açtı. Türkiye’nin bağımsızlığının ve egemenliğinin sembolü olan şanlı al bayrağa uzanan bu provokatif eylem, yalnızca bir bez parçasına değil; doğrudan Türk milletinin onuruna, tarihine ve istiklal iradesine yönelmiş açık bir saldırı olarak değerlendirildi.
Söz konusu hadise, güvenlik kaynakları ve sivil toplum kuruluşları tarafından “sınır ötesinden bilinçli şekilde kurgulanmış bir psikolojik savaş hamlesi” olarak nitelendirildi.
“BAYRAK, BİR MİLLETİN NAMUSUDUR”
Anadolu Şehit Aileleri, Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı (AŞAV) Genel Başkanı Ziya Sözen, olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada son derece sert ifadeler kullandı. Sözen, Türk bayrağının sıradan bir sembol değil, bin yıllık bir devlet aklının ve bedeli kanla ödenmiş bir istiklalin nişanesi olduğunu vurguladı.
“Bayrak; bir bez parçası değildir. Bayrak, bir milletin gökyüzüne yazdığı hürriyet fermanıdır. Ay yıldızlı al sancak, rengini aziz şehitlerimizin mübarek kanından, kudretini ise bu topraklarda kurulan sayısız devletin mirasından alır. Şehitlerimizin örtüsü, gazilerimizin gururu, yetimlerimizin sığınağı olan bayrağımıza uzanan her el, Türk milletinin namusuna uzanmıştır.”
“BU SABIR, ZAYIFLIK DEĞİLDİR”
Açıklamada özellikle şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetine dikkat çekilerek, bu tür eylemlerin toplumsal vicdanda derin yaralar açtığı ifade edildi. Sözen, Türk milletinin sabrının yanlış okunmaması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Evladını toprağa verip ‘Vatan sağ olsun’ diyen şehit analarının sabrı; kolunu, bacağını bu bayrak uğruna feda etmiş gazilerimizin metaneti, dağları yerinden oynatacak bir iradedir. Bu sabır bir zayıflık değil; devlet aklının ve millet vakarının tezahürüdür.”
TERÖR VE ARKASINDAKİ ODAKLARA NET MESAJ
AŞAV açıklamasında, sınır hattında yaşanan bu eylemin münferit olmadığı, terör örgütlerinin ve onları besleyen dış odakların Türkiye’ye karşı yürüttüğü sistematik bir provokasyon zincirinin parçası olduğu vurgulandı. Türk Devleti’nin bu tür hadsiz girişimlere karşı gerekli cevabı verme kudretine sahip olduğu özellikle ifade edildi.
“Birliğimizi, dirliğimizi ve kutsal değerlerimizi hedef alarak bizi yıldıracağını sananlar, tarihin çöplüğündeki yerlerini almaya mahkûmdur. Türk Devleti’nin kudreti, bu hadsizliğin hesabını hukuk, güvenlik ve devlet aklı çerçevesinde er ya da geç soracaktır.”
“BAYRAK İNMEZ, EZAN DİNMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ”
AŞAV, açıklamasını Türkiye kamuoyuna net ve sarsılmaz bir duruşla seslenerek tamamladı. Vakıf adına yapılan çağrıda, milli birlik ve devlet bütünlüğü vurgusu ön plana çıktı:
“Biz buradayız. Şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin onuruna, bayrağımızın izzetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Bayrak inmez, ezan dinmez, vatan bölünmez. Bu hakikati değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.”
DEVLET VE MİLLET TEK YÜREK
Yaşanan saldırı, siyasi çevreler ve sivil toplum kuruluşları tarafından da sert şekilde kınanırken, olay bir kez daha Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kararlılığını ve toplumsal refleksini gözler önüne serdi. Al bayrağın hedef alındığı her girişimin, milletin kenetlenmesini daha da güçlendirdiği vurgulandı.
Açıklama, şu dua ile sona erdi:
“Rabbim kahraman ordumuzu muzaffer, şanlı bayrağımızı ebediyen göklerde daim eylesin.”
