Metal İşçilerinde Grev Alarmı: Birleşik Metal-İş’ten MESS’e Sert Uyarı
Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, devam eden metal işkolu grup toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine grev sürecine girildiğini açıkladı. Atar, 31 işletmeye bağlı 43 fabrikada çalışan yaklaşık 11 bin metal işçisinin hakları için mücadeleye hazır olduklarını vurgulayarak, “İşçilerin kazanılmış hakları pazarlık konusu olamaz. Metal işçileri greve hazır” dedi.
MESS ile yürütülen toplu sözleşme görüşmelerinin aylardır sürdüğünü belirten Atar, metal işkolu TİS sürecinde kritik bir aşamaya gelindiğini ifade etti. Uzun süren toplu pazarlık sürecinde işçilerin temel taleplerinin karşılanmadığını söyleyen Atar, özellikle ücret artışları ve sosyal haklar konusunda işveren tarafının gerçekçi ve kabul edilebilir bir teklif sunmadığını dile getirdi.
“Haklı Taleplerimize Karşılık Bulamadık”
Atar, MESS ile yapılan görüşmelerde işçilerin içinde bulunduğu ağır ekonomik koşulların ayrıntılı şekilde aktarıldığını belirterek, metal işçilerinin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini vurguladı. Ancak buna rağmen, ücret artışı başta olmak üzere hiçbir temel talebin karşılanmadığını, aksine kazanılmış hakları geriye götüren önerilerle karşılaşıldığını söyledi.
İşveren tarafının sözleşmenin 3 yıl süreli olmasında ısrar ettiğini belirten Atar, bu teklifi kesin bir dille reddettiklerini ifade etti. “Üç yıllık sözleşme işçiler için daha fazla kayıp demektir. Böyle bir teklifi tartışma konusu dahi yapamayız” dedi.
Hak Gaspı Niteliğindeki Teklifler
Atar, işverenler tarafından sunulan bazı karşı tekliflerin açıkça hak gasbı niteliği taşıdığını belirtti. Bu teklifler arasında ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlanması, rapor alan işçilerin ikramiye kaybı yaşaması, denkleştirme ve telafi çalışmaları, hafif iş raporu olan işçilere yönelik tazminat kısıtlamaları, rapor alan işçilere ödenmeyen gün sayısının artırılması ve tamamlayıcı sağlık sigortasının kaldırılması gibi maddelerin yer aldığını aktardı.
“Bu teklifleri ne kabul ederiz ne de tartışırız” diyen Atar, işçilerin kazanılmış haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı.
“Yoksulluk Sınırının Altında Yaşam Dayatılıyor”
Konuşmasında ekonomik tabloya da değinen Atar, art arda gelen zamlar nedeniyle işçilerin alım gücünün ciddi biçimde düştüğünü ve ücretlerin eridiğini ifade etti. Metal işçilerinin yoksulluk sınırının altında ücretlerle yaşamaya zorlandığını belirten Atar, “İnsanca yaşanacak bir ücret, metal işçilerinin en temel hakkıdır” dedi.
TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına güvenin kalmadığını söyleyen Atar, buna rağmen işverenlerin resmi enflasyonu baz alan tekliflerle masaya gelmesini eleştirdi. “Ne resmi enflasyonu ne de onun birkaç puan üzerini kabul ederiz. MESS gerçeklikten kopuk rakamlarla gelmekten vazgeçmelidir” ifadelerini kullandı.
Grev Süreci Resmen Başlıyor
Görüşmelerin seyrine ilişkin bilgi veren Atar, ilk toplantının 13 Ekim’de yapıldığını, 8 Aralık’taki son görüşmede anlaşma sağlanamaması üzerine uyuşmazlık tutanağı tutulduğunu ve arabuluculuk sürecine geçildiğini hatırlattı. Arabulucu raporunun sendikaya ulaşmasıyla birlikte grev sürecinin resmen başladığını duyurdu.
MESS’in son teklifinin ilk 6 ay için yüzde 18 zam, diğer dönemler için enflasyon oranında artış ve sosyal haklar için yıllık yüzde 32,95 artış olduğunu aktaran Atar, bu teklifin metal işçilerini sefalet ücretine mahkûm ettiğini söyledi.
“Grev Yasaklarına Rağmen Mücadele Sürecek”
Talepler karşılanmadığı takdirde grev hakkını kullanmaktan çekinmeyeceklerini vurgulayan Atar, olası grev yasaklarına karşı da net konuştu. “Grevimiz yasaklanırsa anayasal hakkımızı kullanırız, yasağı tanımayız” diyen Atar, geçmişte yasaklara rağmen fiili grevlerle haklarını savunduklarını hatırlattı.
30 Ocak’ta İlk Grevler Başlıyor
Birleşik Metal-İş Genel Yönetim Kurulu’nun aldığı karar doğrultusunda grevlerin kademeli olarak başlatılacağını açıklayan Atar, ilk etapta 9 işyerinde 30 Ocak Cuma günü greve çıkılacağını duyurdu. Diğer fabrikalar için grev tarihlerinin gelişmelere göre açıklanacağı belirtildi.
“Bu Mücadele Hepimizin”
Atar, bu mücadelenin yalnızca Birleşik Metal-İş üyelerinin değil, sendika ayrımı gözetmeksizin tüm metal işçilerinin ortak mücadelesi olduğunu vurguladı. “Bu süreç sadece bir toplu sözleşme değil, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma mücadelesidir” diyen Atar, tüm metal işçilerini birlikte mücadele etmeye çağırdı.
Konuşmasını kararlılık mesajıyla tamamlayan Atar, “Metal işçisi kazanacak. Biz kazanacağız; çünkü haklıyız ve güçlüyüz” ifadelerini kullandı.
