Yurt Dışı Alışverişte Beyanname Muafiyeti Tartışması
“Küçük Alışveriş Fiilen İmkânsız Hale Geldi”
Son yıllarda yurt dışından yapılan bireysel ve ticari nitelik taşımayan küçük ölçekli alışverişlerde uygulanan beyanname muafiyet sınırlarının kademeli olarak düşürülmesi, vatandaşlar ve küçük işletmeler açısından ciddi sorunlara yol açıyor. Uzmanlar ve sektör temsilcileri, özellikle düşük tutarlı ürünlerde uygulanan bu kısıtlamaların, hem ekonomik verimliliği hem de rekabet ortamını zayıflattığına dikkat çekiyor.
Beyanname süreci; bireysel kullanıcılar ve küçük ölçekli işletmeler için pahalı, zaman alan ve bürokratik açıdan zorlayıcı bir uygulama olarak biliniyor. Bu nedenle pek çok ülkede, düşük tutarlı alışverişler bu yükten muaf tutuluyor. Ancak Türkiye’de son iki yıl içinde bu alanda atılan adımlar, muafiyet uygulamasını fiilen ortadan kaldırmış durumda.
Muafiyet Sınırı 150 Euro’dan Sıfıra Geriledi
Geçmişte 150 euro olan beyanname muafiyeti, kısa süre içinde önce 30 euroya, ardından kargo bedeli dâhil 30 euroya, son olarak ise 0 euro seviyesine çekildi. Böylece yurt dışından yapılan en küçük alışveriş dahi beyannameye tabi hale geldi.
Bu durum, düşük bedelli elektronik parçalar, teknik ekipmanlar, numuneler ve bireysel ihtiyaç ürünleri gibi pek çok kalemde yurt dışına erişimi neredeyse imkânsız hale getirirken, vatandaş ve küçük işletmeler açısından ciddi maliyet artışlarına neden oldu.
Küçük AR-GE ve Teknoloji Firmaları Olumsuz Etkileniyor
Uygulamanın en çok etkilediği kesimlerin başında küçük AR-GE yapan üretici ve teknoloji firmaları geliyor. Bu firmalar, genellikle yurt içinde bulunmayan ya da çok daha pahalıya satılan düşük bedelli elektronik bileşenler, sensörler, devre elemanları ve prototip parçalarına ihtiyaç duyuyor.
Yeni düzenleme ile birlikte bu tür ürünlerin temini hem daha maliyetli hale geliyor hem de uzun süren gümrük işlemleri nedeniyle üretim süreçleri aksıyor. Bu durum, yenilikçi girişimlerin ve küçük ölçekli teknoloji firmalarının rekabet gücünü doğrudan zayıflatıyor.
İade ve Garanti Süreçleri de Zora Girdi
Beyanname muafiyetinin kaldırılması, yalnızca yeni ürün alımlarını değil, ücretsiz iade ve garanti kapsamındaki gönderimleri de sorunlu hale getirdi. Garanti kapsamında yurt dışına gönderilen ürünler dahi beyannameye tabi tutulurken, vatandaşlar ve firmalar gereksiz bürokrasiyle karşı karşıya kalıyor.
Uzmanlar, bu uygulamanın hem tüketici haklarını zedelediğini hem de firmalar açısından zaman ve kaynak kaybına yol açtığını belirtiyor.
Rekabet Azalıyor, Fiyatlar Artıyor
Ekonomistler, vatandaşın yurt dışındaki daha ucuz ve kaliteli ürün alternatiflerine erişiminin engellenmesinin, iç piyasada rekabeti zayıflattığına dikkat çekiyor. Rekabetin azalması ise doğrudan fiyat artışları ve ürün çeşitliliğinin düşmesi anlamına geliyor.
Bu durum, özellikle elektronik, hobi, teknik ekipman ve niş ürün gruplarında tüketicinin seçeneklerini ciddi biçimde sınırlandırıyor.
Talep Net: “Geleceğe Dönüş”
Uygulamaya yönelik eleştiriler, çözüm önerileriyle birlikte dile getiriliyor. Talep ise net ve açık:
Beyanname muafiyeti, kargo bedeli hariç olmak üzere en az 150 euro seviyesine geri getirilsin.
Bu çağrıyı dile getiren kesimler, söz konusu adımın;
-
Vatandaşın yurt dışına erişimini kolaylaştıracağını,
-
Küçük işletmeler ve girişimler için rekabet ortamını güçlendireceğini,
-
Piyasalarda fiyat ve kalite dengesini yeniden sağlayacağını,
-
Gereksiz bürokrasiyi azaltacağını
belirtiyor.
Ekonomiye ve Yenilikçiliğe Katkı Vurgusu
Uzmanlara göre, düşük tutarlı alışverişlerde beyanname muafiyetinin yeniden yükseltilmesi, yalnızca bireysel tüketiciler için değil, yenilikçi üretim, AR-GE faaliyetleri ve küçük girişimler için de kritik bir adım niteliği taşıyor.
Kamuoyunda giderek daha yüksek sesle dile getirilen bu taleplerin, ekonomik gerçekler ve küresel rekabet koşulları gözetilerek yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
