Yapı Kayıt Faciası! Devlet Verdiği Belgeyi Tanımıyor!

  • 18 Ocak 2026
Yapı Kayıt Faciası! Devlet Verdiği Belgeyi Tanımıyor!

YAPI KAYIT BELGESİ FACİASI: DEVLET BELGE VERDİ, ŞİMDİ YIKIM DAYATIYOR

Demokrat Parti Yöneticisi Sıtkı Öcal’dan Sert Tepki

Geçmiş dönem MKK üyesi, il ve ilçe teşkilatlarında aktif görevlerde bulunmuş Demokrat Parti yöneticisi Sıtkı Öcal, kamuoyunda “imar barışı” olarak bilinen düzenleme kapsamında verilen Yapı Kayıt Belgeleri nedeniyle bugün on binlerce vatandaşın yıkım, ağır para cezaları ve evsiz kalma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasına çok sert sözlerle tepki gösterdi.

Öcal, yaşanan süreci “devlet eliyle yaratılmış büyük bir mağduriyet zinciri” olarak nitelendirerek, siyasi iktidarı ve muhalefeti topyekûn sorumluluk almaya çağırdı.

“BU BİR İMAR BARIŞI DEĞİL, İMAR TUZAĞIDIR”

Sıtkı Öcal açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Siyasi kaygılarla, yeterince müzakere edilmeden ve teknik altyapısı oluşturulmadan hayata geçirilen sözde imar barışı, milyonlarca insan için bir güvence değil, bir tuzak olmuştur. Devlet belge verdi, ‘sorun yok’ dedi; vatandaş parasını ödedi, evine yerleşti. Şimdi aynı devlet çıkıp ‘yanlış yaptın’ diyerek yıkım gönderiyor. Bunun adı hukuk devleti değildir.”

BELEDİYELER PLAN YAPMADI, FATURA VATANDAŞA KESİLDİ

Öcal, özellikle imar planı hazırlamayan belediyeler nedeniyle mağduriyetin katlanarak büyüdüğüne dikkat çekti:

“On binlerce konut, belediyelerin yıllardır imar planı yapmamasının bedelini ödüyor. Devlet görevini yapmadı, plan üretmedi, altyapı hazırlamadı. Şimdi vatandaş suçlu ilan ediliyor. Bugün hangi emekçi, hangi emekli, hangi dar gelirli aile 10 milyon lira verip yeni bir konut alabilecek durumda? Bu insanlar kaderine terk edilemez.”

BEYANA DAYALI SİSTEM VATANDAŞI TUZAĞA DÜŞÜRDÜ

3194 sayılı İmar Kanunu’na göre, 31 Aralık 2017’den önce yapılmış yapılar için verilen Yapı Kayıt Belgelerinin, afet risklerine hazırlık amacıyla çıkarıldığını hatırlatan Öcal, uygulamanın tamamen beyana dayalı olması nedeniyle büyük bir adaletsizlik doğurduğunu vurguladı.

“Başvurular e-Devlet üzerinden alındı. Devlet ‘beyan yeterli’ dedi. Vatandaş belgeyi aldı, elektrik bağlattı, su bağlattı, doğalgaz bağlattı. Yıllar sonra uydu görüntüsüyle belge iptal ediliyor. Bu kabul edilemez. Devletin verdiği belgeyi devlet geçersiz kılamaz.”

YANLIŞ ALGI OLUŞTURULDU, VATANDAŞ SUÇLU İLAN EDİLDİ

Düzenlemenin süresinin sürekli uzatılmasıyla kamuoyunda 2017 sonrası yapılar için de geçerli olduğu yönünde yanlış bir algı oluştuğunu ifade eden Öcal, bu algının sorumlusunun yine kamu otoritesi olduğunu söyledi:

“Vatandaş, devletin verdiği belgeye güvendi. Bugün gelinen noktada insanlar suçlu muamelesi görüyor. Oysa burada kasıt yok, art niyet yok; yalnızca barınma ihtiyacı var.”

Öte yandan, Yapı Kayıt Belgesi bulunan konutları müteahhitten veya ikinci el olarak satın alan binlerce kişinin de ağır mağduriyet yaşadığını vurguladı.

KIRSALDAKİ EVLER BİLE KAÇAK SAYILDI

2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile köylerin mahalleye dönüştürülmesinin, kırsaldaki basit ve küçük yapıları dahi ruhsatsız hale getirdiğini hatırlatan Öcal, pandemi döneminde kendi arazisine 1–2 katlı ev yapan vatandaşların dahi cezalandırıldığını belirtti.

“İnsanlar lüks konut yapmadı. Barınmak için, ailesiyle yaşayabilmek için ev yaptı. Bugün o evler yıkım listesinde. Bu vicdansızlıktır.”

“YIKIM DEĞİL, GÜÇLENDİRME KONUŞULMALI”

Sıtkı Öcal, yapıların güvenlik ve dirençlilik testlerine tabi tutulması gerektiğini, ancak bu yönde hiçbir ciddi çalışma yapılmadığını da sert sözlerle eleştirdi:

“Neden yıkım ilk seçenek? Neden güçlendirme konuşulmuyor? Afet riski varsa çözüm yıkmak değil, güvenli hale getirmektir. İnsanları sokağa atmak afet yönetimi değildir.”

SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI: BU DOSYA SİYASET ÜSTÜDÜR

Muhalefette bulunan tüm partilere, Demokrat Parti dâhil olmak üzere açık çağrıda bulunan Öcal, şu ifadeleri kullandı:

“Bu mesele oy hesabı yapılacak bir mesele değildir. Milyonlarca insanın yüreği yanıyor. Tüm siyasi partilerin genel başkanları bu konuda ısrarcı olmalı, kalıcı ve kanuni bir düzenleme için birlikte hareket etmelidir.”

DERNEKLERİN VE MAĞDURLARIN TALEPLERİ

Mağduriyetlerin giderilmesi için dile getirilen talepler şöyle sıralandı:

  • Yapı Kayıt Belgesi iptalleri nedeniyle süren yıkımlar derhal durdurulmalı

  • Kırsal alanları mağdur eden Büyükşehir Yasası yeniden düzenlenmeli

  • Afet riskini esas alan yeni ve kalıcı bir Yapı Kayıt sistemi oluşturulmalı

  • Önceki yıkım ve para cezaları iptal edilmeli

  • Plansız alanlarda, barınma amaçlı 1–2 katlı, 200 m²’yi geçmeyen konutlara izin verilmeli

SONUÇ: YENİ BİR İMAR YASASI ARTIK ZORUNLULUK

1985 tarihli İmar Kanunu’nun günümüz Türkiye’sinin sosyal, ekonomik ve afet gerçeklerine cevap veremediğini belirten Sıtkı Öcal, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Devletin verdiği sözler, vatandaşın devlete olan güveni ve toplumsal barış için bu mesele ertelenemez. Yıkımlarla değil, adaletle çözüm üretilmelidir. Aksi halde bu mağduriyetin siyasi ve toplumsal bedeli çok ağır olur.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ