Evde Bakım Yardımı Yönetmeliği’nde Kapsamlı Değişiklikler Yürürlükte
Engelli Aileleri İçin Daha Adil ve Uygulanabilir Bir Dönem
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Evde Bakım Yardımı Yönetmeliği’nde yapılan kapsamlı değişiklikler, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemelerle birlikte, uzun süredir sahada eleştirilen ve uygulamada ciddi mağduriyetlere yol açan birçok başlık yeniden ele alındı. Yapılan değişikliklerin, engelli bireyler ve bakım yükünü omuzlayan aileler açısından daha anlaşılır, daha adil ve daha uygulanabilir bir sistem oluşturmayı hedeflediği ifade edildi.
Türkiye Gelişim ve Gençlik Vakfı (TGGV) Sosyal Politikalar Daire Başkanlığı’na bağlı Engelsiz Komisyonu, yürürlüğe giren düzenlemeleri ayrıntılı biçimde inceleyerek teknik mevzuat dilini sahadaki gerçeklerle buluşturdu ve kamuoyunu bilgilendirdi. Vakıf tarafından yapılan değerlendirmede, özellikle gelir hesaplamaları, bürokratik işlemler ve denetim süreçlerinde önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğine dikkat çekildi.
GELİR HESAPLAMASINDA ÖNEMLİ İYİLEŞTİRMELER
Türkiye Gelişim ve Gençlik Vakfı. Genel Başkan Yardımcısı Bülent Buğday yapmış olduğu değerlendirmede önemli tespitlerde bulundu. Yeni yönetmelikle birlikte, evde bakım yardımı kapsamında yapılan gelir hesaplamalarında aileleri rahatlatan düzenlemeler öne çıktı. Önceki uygulamada hanede bulunan araçların değeri, ayrım yapılmaksızın doğrudan gelir hesabına dâhil edilirken, yeni düzenleme bu konuda önemli bir esneklik getirdi. Buna göre hanede yalnızca tek araç bulunması halinde; ÖTV muafiyetiyle alınmış araçlar tamamen gelir hesabı dışında bırakıldı. Diğer araçlar için ise 2 milyon 873 bin TL’ye kadar olan kısmın gelir hesabına dâhil edilmeyeceği hükme bağlandı.
Bir diğer dikkat çeken düzenleme, öğrencilerin gelirlerine ilişkin oldu. Hanede yaşayan öğrencilerin aldığı burslar, öğrenim kredileri ile Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) ve staj kapsamında elde ettikleri ücretler artık gelir olarak kabul edilmeyecek. Bu değişikliğin, özellikle üniversite öğrencisi bulunan aileler açısından önemli bir rahatlama sağlayacağı belirtiliyor.

Kira gelirlerinde ise uzun süredir eleştirilen “çifte hesaplama” uygulamasına son verildi. Aynı taşınmaz için hem rayiç bedel hem de kira geliri üzerinden yapılan değerlendirme kaldırıldı. Buna göre, taşınmaz kiradaysa yalnızca kira sözleşmesi esas alınacak, boş olması halinde ise sadece rayiç bedel dikkate alınacak. Ayrıca Bakanlık tarafından sağlanan doğum yardımlarının da gelir hesabından tamamen çıkarılması, aile bütçeleri açısından olumlu bir adım olarak değerlendirildi.
BÜROKRASİYİ AZALTAN VE SÜREÇLERİ HIZLANDIRAN ADIMLAR
Yönetmelikte yapılan değişiklikler yalnızca maddi hesaplamalarla sınırlı kalmadı; bürokrasiyi azaltan ve uygulamada yaşanan sorunları gidermeyi amaçlayan düzenlemeler de dikkat çekti. Taşınma halinde evde bakım maaşının otomatik olarak kesilmesine yol açan uygulama kaldırıldı. Yeni düzenlemeyle birlikte, adres değişikliği yapan ailelere yeni adreslerini bildirmeleri için 90 günlük süre tanındı. Bu sayede, kısa süreli taşınmalar veya bildirim gecikmeleri nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Geçici bakım devri konusunda da önemli bir sadeleştirme yapıldı. Daha önce bakımın geçici olarak bir akrabaya devredilebilmesi için İl Müdürlüğü onayı zorunlu tutulurken, bu şart kaldırıldı. Böylece özellikle hastalık, seyahat veya acil durumlar nedeniyle bakımın kısa süreli devredilmesi süreçleri kolaylaştırıldı.
Ayrıca vasilerden talep edilen tevzi formları, yoruma açık çevre araştırmaları ve benzeri birçok belge yükümlülüğü mevzuattan çıkarıldı. Bu adımın hem kamu görevlilerinin iş yükünü azaltacağı hem de ailelerin resmi işlemler sırasında yaşadığı zaman ve emek kaybını önleyeceği vurgulandı.
SAĞLIK RAPORU VE DENETİM SÜREÇLERİNDE NETLİK
Yeni düzenlemeler, sağlık raporları ve denetim süreçlerinde de teknik ve hukuki açıdan önemli netlikler getirdi. Yönetmelikte yer alan “son tarihli sağlık raporu” ifadesi açık biçimde tanımlanarak, uygulamada yaşanan yorum farklılıklarının önüne geçildi. Sağlık raporu ile bakım raporunun birlikte değerlendirilmesi zorunlu hale getirildi.
Bakım ihtiyacının tespitinde ise tek bir personelin değerlendirmesine dayalı uygulamadan vazgeçildi. Artık bakım ihtiyacı, heyet tarafından düzenlenen bakım raporu doğrultusunda belirlenecek. Denetimlerin kapsamı da genişletilerek yalnızca “bakım yapılıyor mu?” sorusuyla sınırlı kalmayacak şekilde; gelir durumu ve sağlık şartlarını da kapsayan yasal bir çerçeveye oturtuldu.
“OLUMLU BİR ADIM, ANCAK MÜCADELE SÜRÜYOR”
Türkiye Gelişim ve Gençlik Vakfı Sosyal Politikalar Daire Başkanlığı Engelsiz Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmede, yönetmelikte gerçekleştirilen 13 maddelik değişikliğin sahadaki birçok sorunu azaltması açısından olumlu ve önemli bir adım olduğu ifade edildi. Ancak açıklamada, engelli bireylerin ve onlara hayatlarını adayan ailelerin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürebilmesi için mücadelenin kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.
Bu kapsamda vakfın temel talepleri de kamuoyuyla paylaşıldı. İlk ve en temel talep olarak, evde bakım hizmetinin bir sosyal yardım değil, engelli bireyin anayasal hakkı olduğuna dikkat çekilerek gelir kriterinin tamamen kaldırılması istendi. Hane geliri ne olursa olsun, bakım hizmetinin kesintisiz sağlanması gerektiği vurgulandı.
İkinci talep, engelli bireyler için hayati öneme sahip araç uygulamalarına ilişkin oldu. Daha önce 5 yıl olan ÖTV muafiyeti sürelerinin 10 yıla çıkarılmasının aileleri zorladığı belirtilerek, bu sürenin yeniden 5 yıla düşürülmesi çağrısı yapıldı.
Üçüncü ve en dikkat çeken talep ise bakıcıların çalışma koşullarına yönelik oldu. Ağır engelli bireylerin bakımını üstlenen ve büyük çoğunluğu annelerden oluşan bakıcılar için asgari ücret düzeyinde maaş, SGK kapsamı ve emeklilik hakkının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, “Engelleri birlikte kaldırmak, hak temelli sosyal politikalar üretmek ve hiçbir bireyi geride bırakmamak için mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir” denildi.
