X SPACES’TA VAHŞET İDDİASI
“SİZİ CARİYE YAPARIZ” TEHDİTLERİNE KİM DUR DİYECEK?
Araştırmacı Yazar: Murat Çakmak
X (eski adıyla Twitter) platformunda son günlerde ortaya atılan son derece ağır iddialar, yalnızca dijital mecralarda yaşanan bir tartışmanın ötesine geçmiş; açık tehdit, cinsel içerikli hakaret ve organize sindirme iddialarıyla kamu güvenliğini ilgilendiren bir boyut kazanmıştır.
İddialara göre, X platformunda açılan bazı Spaces odalarında bir grup şahıs, vatandaşların eşlerine ve kızlarına yönelik olarak “sizi cariye yaparız” ifadeleri kullanmış, açık cinsel tehditlerde bulunmuş, küfür ve hakaret yoluyla insanları sindirmeye çalışmıştır. Bu odalarda konuştuğu öne sürülen isimler arasında Altay Cem Meriç, Harun Ceylan ve beraberlerinde hareket ettiği iddia edilen bazı şahıslar yer almaktadır.
“SİLAHLI” UYARILARI, AÇIK TEHDİTLER, ADRES GÖSTERME İDDİASI
Söz konusu iddialar bununla da sınırlı değildir. Bu kişiler hakkında, geçmişte radikal yapılarla ilişkileri olduğu yönünde kamuoyuna yansıyan iddialar bulunduğu, kendilerine karşı çıkanlara yönelik “adres vererek çağrı yaptıkları”, “gelmezsen karını yolla” gibi ifadeler kullandıkları ileri sürülmektedir.
Daha da vahimi; bu kişilerle geçmişten tanışıklığı olduğunu söyleyen bazı kullanıcıların, mağdurlara “aman dikkat edin, bunlar silahlıdır” şeklinde özel mesajlar gönderdiği iddiasıdır. Bu noktada sorulması gereken soru açıktır:
Bir ülkede, insanlar sosyal medya paylaşımları nedeniyle ‘silahlı olabilirler’ uyarısı almak zorunda mı bırakılmaktadır?
SPACES KAYITLARI VE VİDEO KESİTLERİ İDDİASI
İddialara konu olan bir Spaces odasında, bir kadına yönelik olarak şu ifadelerin kullanıldığı öne sürülmektedir:
“Prenses cariye gel, seni cariye yapacağız. Nedim burada tetikte bekliyor. Bu işlerde çok profesyoneldir.”
Bu ifadelerin yer aldığı ses kayıtları, video kesitleri, ekran görüntüleri ve tanık beyanlarının mevcut olduğu; gerekli görülmesi hâlinde tamamının ilgili adli ve idari mercilere sunulabileceği ifade edilmektedir.
“İFTİRA” İDDİASI VARSA, NEDEN SUÇ DUYURUSU YOK?
Adı geçen şahıslar, söz konusu kadın tarafından kendilerine iftira atıldığını ileri sürmektedir. Ancak kamuoyunun cevabını beklediği temel soru şudur:
Eğer ortada bir iftira varsa, neden derhal suç duyurusunda bulunulmamıştır?
Daha da çarpıcı olan, bu olayların ardından tarafların birbirleri hakkında “suç duyurusunda bulunacağız” yönünde paylaşımlar yapmalarına rağmen, somut bir hukuki sürecin başlatılmamış olmasıdır. Bu durum, iddiaların ciddiyetini daha da artırmaktadır.
BU CESARET NEREDEN ALINIYOR?
Kamuoyunun sormak zorunda olduğu sorular nettir:
-
İnsanların eşine, kızına yönelik cinsel tehditler hangi cesaretle savrulmaktadır?
-
Sosyal medya üzerinden adres vererek meydan okumak, tehdit etmek hangi hukukta meşrudur?
-
Kendini “Türkçü” olarak tanımlayan bir grubun, İslam düşmanlığıyla suçladıkları kesimlere karşı bu denli hoyrat, saldırgan ve ahlak dışı bir dil kullanması nasıl açıklanmaktadır?
-
Efendimize hakaret edenleri savunduğu iddia edilen bu yapılar, hangi ideolojik ve ahlaki zeminde durmaktadır?
BU BİR LİNÇ DEĞİL, KAMU ADINA SORULMUŞ SORULARDIR
Altı özellikle çizilmelidir:
Burada dile getirilenler bir linç girişimi değildir. Kimse peşinen suçlu ilan edilmemektedir. Ancak bu denli ağır, çok sayıda tanık ve kayıtla desteklendiği belirtilen iddialar karşısında sessizlik de masumiyet anlamına gelmez.
X platformunda aleni biçimde tehdit, hakaret ve cinsel içerikli söylemlerle insanların sindirilmeye çalışılması kabul edilemez. Bu durum ifade özgürlüğü değil; açıkça suç iddiasıdır.
YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRI
Bu kapsamda, ilgili paylaşımlarda İçişleri Bakanlığı’nın etiketlenmiş olması, meselenin bireysel bir tartışma değil, kamusal bir güvenlik sorunu olarak görüldüğünü ortaya koymaktadır.
Yetkili kurumların ve yargı mercilerinin;
-
Spaces kayıtlarını,
-
sosyal medya paylaşımlarını,
-
tanık beyanlarını,
-
olası örgütsel bağlantı iddialarını
ciddiyetle incelemesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
SON SÖZ
Bu ülke sahipsiz değildir.
Vatandaşlar korkmak zorunda değildir.
Hukuk susarsa, cesaret zorbalara geçer.
Kamuoyu bu soruların yanıtını beklemektedir.
Murat Çakmak
Araştırmacı Yazar
