STK 

GEÇİNEMİYORUZ – İSYANDAYIZ!

Sosyal Medyada Paylaş

“Siyasi iktidarın içine düştüğü yönetememe krizi ekonomik, toplumsal, siyasal olarak ve ülkemizin son bir yılını belirleyen salgınla mücadele edememe olarak hayatımızın her alanını etkilemiş durumdadır.” sözler Tüm Emekliler Sendikası Bursa Şube Yönetimi adına Şube Başkanı Günay Onayman’a ait.

Onayman; “Siyasi alandaki yönetememe krizini “Başkanlık Sistemi/Tek Adam” ile çözmeye çalışsa da, sistemin antidemokratik karakteri sonucu, baskıcı ve otoriter uygulamalar artmakta, hukuk düzeninden hızla uzaklaşılmakta, sistem değişikliği ile iyice işlevsizleşen parlamento ise adeta yok sayılmakta, her şey Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına yerleştirilmiştir.

Kadın hakları açısından önemli bir kazanım olan İstanbul Sözleşmesinden bütün tepkilere rağmen bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılması, sendikalara açılan kapatma davaları, HDP’ ye açılan kapatma davası, Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi, son zamanlarda gördüğümüz antidemokratik uygulamalara örnektir. Bütün bir ülke artık kararnamelerle yönetilir hale gelmiştir.

Dünya ve ülke gündeminde bir yılı da geçen Coronavirüs salgını sağlık sisteminin de tartışılmasına ve eksikliklerinin daha iyi görülmesine de yol açmıştır. Uzun yıllardan beri sağlık sisteminin piyasaya terk edilmesinin sonuçlarını bu salgın sürecinde hep beraber yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Sağlık sisteminin kamusal bir hizmet olması bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir.

Değerli basın, değerli yurttaşlarımız;

Çok uzun yıllardan beri emekli aylıkları açlık ve yoksulluk sınırının altında sürdürülmektedir. Ülkenin bütün değerlerini yaratan, emekleriyle bugünleri yaratan emekliler açlığa yoksulluğa mahkum edilmiş durumdadırlar.

Temel ihtiyaç maddelerine yılbaşından bu yana yapılan zam oranları nerdeyse %50 civarındadır. Asgari ücretin 2825 tl olduğu ülkemizde emekli aylığı alan 8 milyon hak sahibinin aylığı 2.000 liranın altındadır. Bu da göstermektedir ki, emeklileri böylesi yoksulluk içinde bırakmak yetmezmiş gibi, açlığa mahkûm etmişlerdir. Emekli aylıklarına yapılan zamların yeterli olduğunu savunanlar,  hayatlarında bir gün bile pazara çıkmamış, elinde file ile alışveriş yapmamışlardır. Ama hayatlarımız üstünde söz sahibi olmaya çalışmaktadırlar. Kaşıkla verdikleri kırıntı sayılacak zamları kepçeyle geri almaktadırlar.

İkramiye adı altında iki dini bayram öncesi verilenler ise bayram harçlığına dönüşmüş, emekliler için bir aşağılama aracı haline gelmiştir.

 Sözün kısası GEÇİNEMİYORUZ…

Emeklilere insanca yaşam sağlayacak bir maaş verilmesi zor değil, siyasi bir tercihtir.

Siyasi iktidar tercihini emekçilerden, emeklilerden, yoksullardan yana değil sermayeden yana kullanmaktadır.

Emeklilerin daha fazla açlığa, yoksulluğa ve aşağılanmaya gücü kalmamıştır.

Bıçak kemiğe çoktan dayanmıştır. Yeter artık, Geçinemiyoruz, İsyandayız..

Emekliler kendilerini açlığa mahkûm edenlere, yok sayanlara, görmezden gelenlere karşı seslerini duyurmaya, demokratik tepkilerini göstermeye kararlıdırlar.

Sağlıklı, barış ve kardeşlik içinde, insanca bir yaşam hepimizin hakkıdır ve bir kez daha buradan sesleniyoruz ki;

1)- Bizler emekliyiz, insanız ve insanca yaşanacak bir gelirimiz, insanca yaşanacak bir hayatımız olsun istiyoruz. Artık markete gidemez, çarşı, pazara çıkamaz olduk..

2)- Bir yılı aşkın zamandan bu güne yaşanmakta olan salgın sürecinin yaratığı maddi ve sağlık sorunları koşullarında yaşamsal olarak en mağdur durumuna düşen kitleyiz. Zaten yetersiz olan maaşlarımızla daha da yaşam şartlarımız yok olup, tükendi. Acilen Tüm Emeklilerimize Salgının devam ettiği sürece ve her ay olmak üzere maaşlarımız harici en az 2.000 bin lira Salgın yardımı başlığı altında ek bir ödeme yapılmasını bir zorunluluk olarak talep etmekteyiz..

3)- En düşük Emekli aylıkları acilen Asgari ücret seviyesine yükseltilmeli ve Emekli Maaş bağlama statüsünde sürdürülen ve %30 oranlara kadar düşürülen uygulamalara derhal son verilmelidir..

4)- Bayram İkramiyesi başlılığı altında başlangıçtan bu yana yıllardır sürdürülen 1.000 er liralar, adeta kendi aile yakınlarımız ve çevremiz gözünde bizleri aşağılama ve rencide etme, hatta sözde bir avutma ve aldatma uygulamasına dönüşmüştür. İkramiyelerimiz kazanılmış bir haktır ve bundan böyle birer Maaş olarak uygulanmalıdır.

5)- Her 6 ayda bir sözde Enflasyon orantılı yüzdelik emekli maaş zam uygulamasına son verilmeli ve Emekli Sendikasıyla masaya oturularak yapılacak müzakere sonucu belirlenecek Seyyanen maaş zammı ve ülke kalkınmasından da pay oranı tespit edilmiş maaş uygulamasına geçilmelidir.

6)- İleri yaş gurubu içinde bulunmaları nedeniyle sık, sık hastalanan emekli ve yaşlılarımızdan, poliklinik ve hastanelerde, “Muayene, İlaç ve tedaviler de uygulanan destek katkı payları alınmamalıdır. Sağlık hizmetleri ve Belediyelere bağlı Kent içi toplu taşıma araçları kesinlikle sınırsız ve ücretsiz olmalıdır.

Emekliler olarak bu yaşam koşullarımızı elde etmek için bütün örgütlülüğümüzle ve inancımızla mücadele etmeye kararlıyız, bu böyle bilene…” dedi.

 









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares