SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(26) PREBİYOTİKLER NELERDİR?

  • 09 Ekim 2026
SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(26) PREBİYOTİKLER NELERDİR?
Kısaca “Bağırsaklarımızdaki aktif halde olmayan probiyotik bakterileri aktif hale getiren, gelişmeleri ve çoğalmaları için gerekli ortamı sağlayan, yaşamalarına yardımcı olan, bağırsaklarımızın dost ve arkadaş bildiği gıda bileşenleridir” diye tanımlayabiliriz.
Yapıları gereği ağızdan alındıktan sonra çabucak ölmezler. Çünkü çok hassas yapılara sahip değillerdir. Bağırsaklara sağlam bir şekilde gelerek probiyotikler üzerindeki etkilerinin yanında, bağırsak fonksiyonlarını düzenlemede, hazmı kolaylaştırmada ve mikro gıdalardan azami derecede fayda temin etmede çok önemli etkiye sahiptirler.
Probiyotik mikro organizmaların yaşamaları, çoğalmaları ve faydalı olabilmeleri için şart olan prebiyotik yiyeceklerin bir kısmını da şu şekilde sıralayabiliriz.
-Sebzeler; (özellikle çiğ olmaları tavsiye edilir) yer elması, bamya, enginar, ıspanak, pırasa, kereviz, soğan, sarımsak, siyah ve kırmızı turp, kara lahana, kırmızı pancar, havuç, domates.
-Bitkiler; hardal, kuşkonmaz, kekik, papatya, nane, maydanoz, hindiba, zencefil, zerdeçal, sumak, kırmızıbiber, karabiber, kebabiye, kakule.
-Kuru baklagiller; Fasulye çeşitleri, mercimek çeşitleri, bezelye, barbunya, nohut.
-Tam tahıllar; tam buğday, karabuğday, işlenmemiş kepekli pirinç, arpa, yulaf.-Yağlı tohumlar; zeytin, keten tohumu, susam tohumu, ceviz, çiğ badem, fındık, yer fıstığı.
-Meyveler; muz, elma, çilek, üzüm.
Özet olarak; “Probiyotiklerle, prebiyotikleri birbirinden ayrı düşünmek doğru değildir.” İkisinin de eksikliği sindirim sisteminin düzenini olumsuz yönde ciddi şekilde etkiler. Özellikle prebiyotik eksikliği, zaten hassas yapıda olan probiyotiklerin aktif hale gelmesini, yaşamasını, çoğalmasını zorlaştırır. Ancak ikisinin bir arada oluşu sindirim sistemimiz üzerinde muhteşem sonuçları beraberinde getirir.
Probiyotikler ve prebiyotiklerin birlikteliği öncelikle bağırsaklardaki zararlı bakterilerin azalmasını hatta yok olmasını sağlar. Zararlı bakterilerin azalmasıyla birlikte, karbonhidratların fermantasyonu önlenir, bağırsaklarımızda mikro gıdaların emilimi için gerekli olan ortam sağlanır, hücrelerimize daha uygun şartlarda ve kalitede mikro gıda girişi mümkün hale gelir.
Kabızlık ve ishal gibi sorunların ortadan kalkmasını ya da en aza inmesini sağlayarak insülin direncini ortadan kaldırır. Bağırsaklarımızın düzenli çalışmaya başlamasıyla birlikte kilo kontrolü ya da kilo vermemiz daha kolay hale gelir. En önemlisi de bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli bir vücut yapısına sahip olmamızın önü açılır.
Eskilerin sofrada; kuru fasulye, yeşil mercimekli bulgur pilavı, soğan, turşu ve ayranı veya sarımsaklı cacığı birlikte kombine ederek yemelerinin boş yere olmadığını bu çalışmalardan sonra daha iyi anlıyorum ve sizlere de tavsiye ediyorum.
(Devam edecek)
Cuma gününün yeni umutlara, iyilik ve güzelliklere vesile olması dileğiyle…
Ümit YURTKURAN
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo Yüz Ağdası