Türkiye’den Vietnam’a uzanan kahve öyküsü
Türkiye’den Vietnam’a uzanan yolculuğunu kahve üretiminde bir girişimcilik hikâyesine dönüştüren Vietfog Coffee Kurucusu Engin Işık, Da Lat ve Lam Dong bölgelerinin kahve potansiyelini dünyaya tanıtmak için çalışmalarını sürdürüyor. Üretimden fermantasyona, kavurmadan yeni işleme tekniklerine kadar sürecin her aşamasına odaklanan Işık, “Vietfog’un hikâyesi benim için aslında yeni başlıyor” diyor.
Türkiye’den Vietnam’a taşınarak hayatında yeni bir sayfa açan Türk girişimci Engin Işık, bugün Vietfog Coffee ile iki ülke arasında kahve üzerinden farklı bir köprü kuruyor.
Vietnam’a ilk geldiğinde kendisini nasıl bir yolculuğun beklediğini bilmediğini belirten Işık, farklı bir ülkeye yerleşmenin ve yeni bir kültüre uyum sağlamanın kolay olmadığını ifade ediyor. Ancak özellikle Da Lat ve Lam Dong bölgelerini yakından tanıması, onun için yalnızca yeni bir yaşamın değil, yeni bir girişimin de başlangıcı oldu.
Bölgenin kahve üretimindeki potansiyelini keşfeden Işık, zaman içerisinde kahveye bakışının tamamen değiştiğini söylüyor. Kahveyi yalnızca fincanda tüketilen bir ürün olarak değil; toprağından çeşidine, üreticisinden hasadına, fermantasyonundan kurutma ve kavurma aşamalarına kadar bütüncül bir üretim süreci olarak ele almaya başladı.
Bu alandaki pek çok şeyi sıfırdan öğrendiğini belirten Işık, yaptığı hataların ve tekrar tekrar denemenin zaman içerisinde kendi üretim anlayışını oluşturmasını sağladığını ifade ediyor. Vietfog Coffee de bu arayış ve öğrenme sürecinin sonucunda ortaya çıktı.
ÜRETİMDEN FİNCANA UZANAN BİR MARKA
Vietfog Coffee bugün yalnızca kahve üretimine değil, kahvenin üretimden fincana kadar uzanan bütün sürecinin geliştirilmesine odaklanıyor. Catimor, Yellow Catuai, Moka ve Robusta gibi farklı kahve çeşitleri üzerinde çalışan marka; Natural, Honey, Washed ve anaerobik proseslerden yararlanıyor. Fermantasyon alanında ise farklı süreler ve maya kültürleriyle deneysel çalışmalar yürütülüyor.
Engin Işık’a göre Vietnam kahvesinin dünya genelindeki algısı da değişmeye açık. Vietnam denildiğinde akla ilk olarak Robusta gelse de Işık, ülkenin Arabica, kaliteli Robusta ve farklı mikroklimalar açısından çok daha geniş bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyor. Özellikle Da Lat ve Lam Dong’un coğrafi özelliklerinin nitelikli kahve dünyasında daha fazla tanınması gerektiğini vurguluyor.
Vietfog Coffee’nin hedefinin Vietnam kahvesini başka ülkelerin kahvelerine benzetmek olmadığının altını çizen Işık, Vietnam’ın kendi kahve karakterini, kökenini ve üretim potansiyelini ortaya çıkarmayı amaçladıklarını belirtiyor.
TÜRKİYE İLE VİETNAM ARASINDA KAHVE KÖPRÜSÜ
Engin Işık’ın hikâyesinde Türkiye ise ayrı bir yere sahip. Türkiye’den Vietnam’a uzanan girişimcilik yolculuğunun ardından Vietnam’da üretilen kahveleri yeniden Türkiye’deki kahve profesyonelleri ve kahve severlerle buluşturan Işık, iki ülkenin kahve kültürleri farklı olsa da kahvenin insanlar arasında güçlü bir ortak bağ oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Işık, Vietfog Coffee’yi yalnızca ticari bir kahve markası olarak değerlendirmiyor. Markanın temel hedefleri arasında Vietnam’daki üretimi geliştirmek, daha nitelikli kahveler ortaya çıkarmak ve Vietnam kahvesinin hikâyesini dünyanın farklı noktalarına ulaştırmak bulunuyor.
Önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini ve kalite standartlarını geliştirmeyi hedefleyen Vietfog Coffee; yeni fermantasyon ve işleme teknikleri üzerinde çalışırken farklı Vietnam kahvelerini daha geniş pazarlara ulaştırmayı planlıyor. Markanın bir diğer hedefi ise Türkiye ile Vietnam arasındaki kahve bağını daha da güçlendirmek.
“VİETFOG’UN HİKÂYESİ ASLINDA YENİ BAŞLIYOR”
Ortaya çıkan tablo bir başarı öyküsünü işaret etse de Engin Işık, kendi yolculuğuna “tamamlanmış bir başarı hikâyesi” gözüyle bakmıyor. Öğrenmeye, denemeye ve üretimi geliştirmeye devam ettiklerini vurgulayan Işık için asıl önemli olan, Türkiye’den Vietnam’a gitmiş olmak değil; orada edindiği deneyimi gerçek bir üretime dönüştürmek ve Vietnam kahvesinin sahip olduğu potansiyeli dünyaya anlatabilmek.
Işık, yolculuğunun bundan sonraki bölümünü ise şu sözlerle özetliyor:
“Vietfog’un hikâyesi benim için aslında yeni başlıyor.”
