EĞİTİM-ÖĞRETİM’İN SORUNLARI ARTARAK DEVAM EDİYOR

  • 02 Mart 2026
EĞİTİM-ÖĞRETİM’İN SORUNLARI ARTARAK DEVAM EDİYOR

Göreve geldiği günden bugüne sahada gezmedik okul bırakmayan, öğretmenler odasının havasını teneffüs etmekten mutlu olan, bire bir ilişkileri ile de yurt genelinde adını duyurmuş olan Hürriyetçi Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube Başkanı Selahattin Gürses ile başta okuyucularımızdan gelen sorular olmak üzere birçok konuyu ele aldığımız ,detaylara indiğimiz kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

*** Selahattin Başkanım ,öncelikle bizleri ekibimizi uzun bir aradan sonra tekrardan Hürriyetçi Eğitim Sen Bursa 2 Nolu şubede konuk edip ağırlamış olmanızdan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Malum konu eğitim-öğretim olduğunda gelen sorulara baktığımızda sorular da tırmanışa geçiyor.Sorulara geçmeden kısa bir şekilde Hürriyetçi Eğitim Sen’i okucularımıza tanıtarak başlayalım isterseniz.

ONLAR BİZİM ÜYELERİMİZ DEĞİL, “YOL ARKADAŞLARIMIZ”..!!

— Bizlere böylesine güzel bir fırsat tanımış olmanızdan dolayı ben de sizlere teşekkür etmek istiyorum.Hürriyetçi Eğitim Sendikası’nın kuruluşunun bu yıl 4. yılı. Sendikamızın tüzüğü gereği şube başkanlıkları ve genel merkez seçimi var.Genel merkezimizin tüzüğümüz gereği şube olan illerimizde üye sayısı binin üzerinde ise 100 delege artı doğal delegelerle 117 delege. Eğer binin altında ise 75 delege doğal delegelerle birlikte 92 delege ile biz seçime gidiyoruz. Hürriyetçi Eğitim Sendikası’nın Bursa 2 nolu şube olarak sayısal anlamda Türkiye’nin en büyük şubesi. 100 delegemizin başvurusu oldu seçim bölgelerimizde Şube sorumluluk sahamızdaki Gürsu, Kestel ,Osmangazi, İnegöl ,Yenişehir, İznik, Gemlik ve Orhangazi ilçelerimizde Ocak ayı kesintilerimize ve üye sayımıza göre delegasyonumuz belli oldu.

TAM BİR DEMOKRASİ ŞÖLENİ OLACAK

İlçelerimizden delege başvuruları geldi. Biz delege başvurularının yapılması için öncelikle tüm sosyal medyalarımızdan üyelerimize delege başvurusunun başladığını duyurduk. Ben bu anlamda arkadaşlarımıza kesinlikle üye demiyorum yol arkadaşı diyorum. Onlara üye diye hitap etmek değil Yol Arkadaşım diye hitap etmeyi çok seviyorum,çünkü öyle görüyorum. Arkadaşlarımın hiçbir tanesinin eksik kalmaması için bu süreçte tüm arkadaşlarımıza, tüm yol arkadaşlarımıza bilgi verdik.Dedik ki; Şu tarihler “3 Şubat ve 8 Şubat arasında delege başvuruları vardır”. İnsanların ulaşması kolay olsun diye ben bütün ilçe başkanlıklarıma delege başvurusu alma hakkı tanıdım.

TÜM YOL ARKADAŞLARIMIZI BİLGİLENDİRDİK.

Yani Gürsu Gürsu’dan aldı, Kestel Kestel’den aldı, İnegöl İnegöl’den aldı. Ben herkes buraya gelsin istemedim. Demokrasiyi ayaklarına götürmek istedim. Dediğim gibi sonuçta biz yol arkadaşıyız, hasbelkader bugün şube başkanı olabilirim, yarın bir başka arkadaşım olabilir, sonuç itibariyle. Tek Tek hepsine bilgi verdik şu tarihler arasında müracaat edebilirsiniz dedik. Osmangazi İlçesi büyük olduğu için malum Osmangazi ilçemizde de büromuzu biz 5 gün boyunca açık olarak tuttuk.Saat 10 ile 6 arasında delegelik için müracaat etmek isteyen arkadaşlarımız geldiler. Ya da daha sonra telefonla ulaşıp biz oraya gelemeyiz sizin buraya ulaşma şansınız var mı? diye soranlara da ben yönetimden arkadaşlarımı yollayarak böylelikle başvurularını aldık.Sonuç itibarıyla 100 delege başvurumuz oldu. 8 Şubat’a kadar yapılan tüm başvuruları delege olarak kabul ettik.

SEÇİM KOMİSYONUNDA YER ALMAK İSTEMEDİM..!!

Bir seçim komisyonu kurduk. Öncelikle ben orada özellikle yer almadım. Şu anda mevcut konumunu kullanmasın diye yol arkadaşlarım böyle bir kaygıya kapılmasınlar diye. şube sekreterimizi ve iki tane yönetim kurulu üyemizi bu noktada yetkili kıldık. Bütün başvuruları kendileri aldılar. 15 Şubat itibarıyla delegasyonumuz belli oldu. Şu anda 100 tane başvurmuş delegemiz ve artı 17 tane doğal delegemiz, il yönetim kurulu üyelerimiz, il Denetleme Kurulu üyelerimiz ve il Disiplin Kurulu üyelerimiz doğal delegedir. Geçmiş dönemlerden beri onları da direkt olarak seçim noktasında bilgileri verdik. İnşallah 7 Mart Cumartesi günü Saat 12:00 ile 16:00 arasında Elmasbahçeler Salih Şeremet Ortaokulu’nda bir demokrasi şöleni yaşayacağız. O gün de yine herkesin istediği şekilde aday olabileceği,çalışabileceği, ben bütün deligasyonumla delege bilgilerimi , delegelerin telefonlarını paylaşmaktan çekinmem.

HÜRRİYETÇİ EĞİTİM SENDİKASINA YAKIŞAN BUDUR

Zaten bir WhatsApp grubu oluşturdum hemen, bütün arkadaşlarımı orada grup yöneticisi haline getirdim.Delegelerin bütün isim bilgilerini oraya attım.Telefon numaralarını isteyen tüm arkadaşlarımızla paylaşacağız, paylaşmaya devam edeceğiz.Gerçekten biz sözde değil gerçekten bir demokrasi şöleni olsun istiyoruz.Sivil toplum kuruluşlarındaki en büyük sıkıntıyı biz biliyoruz. İnsanlar ait oldukları yere başkan ya da yönetici ya da yönetim kuruluna aday olmaktan imtina ediyorlar, çekiniyorlar, cesaret edemiyorlar.Oralarda genelde işte sena adaysın, sen değilsin deniliyor o şekilde devam ediyorlar. Hürriyet Eğitim Sendikası’nda öyle bir şey yok. Bursa 2 nolu şubenin 117 deliyesinden herhangi biri şube başkanı olmak dahil olmak üzere yönetim kurullarına aday olabilirler.Böyle bir süreci geçiriyoruz biz bu şekilde yapmış olduğumuz demokrasi hareketiyle demokrasiye de katkı sunmak isteriz. Hürriyetçi Eğitim Sendikası’na da yakışan da budur.

BÖYLE OLDUĞUNDA BEN SEVİNİRİM

Bizim derdimiz yol arkadaşımızın herhangi birisinin iddiasının şu noktada olmasın dan memnun olurum.ben eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarını daha iyi anlatabilirim onların kazanacakları özlük haklıların da daha faydalı olabilirim, demelerine ben sevinirim. Böyle fikirlere biz açığız, sözde değil samimiyetle, özde demokrasinin gereği olan bir seçim ,demokrasi şöleni olsun istiyoruz.

*** Başkanım yavaş yavaş da isterseniz sorularımıza geçelim daha önceki röportajlarımızda daha çok özlük hakları vesaire gibi sorularla ilgili birçok soru gelirken şimdiki sorulara baktığımızda birçok sorunun maddi anlamda olduğunu da görebiliyoruz.Yine yetkinin öneminden bahsedilmiş çok fazla soruda, kazanımların çok fazla olduğunu söylüyorlar ama kazanım falan olmadığı ile ilgili yine soru ve yorumlar gelmiş.

ÜLKENİN KANAYAN YARASI “ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER”

—- Öncelikle özlükten başlayalım. Malum hepimiz , bir maddi gerekçeyle okullarımızda eğitim öğretime devam ediyoruz.Bu noktada da sizlerin de bildiği üzere devletin resmi bir organı var TÜİK, yaklaşık 95 bin lira civarında bir yoksulluk sınırı var Tuik’in rakamlarına göre. Malum öğretmenleri bir unvan verildi öğretmen, sözleşmeli öğretmen vs biye.Ben çok kullanıyorum düz öğretmen ,sözde öğretmen, uzman öğretmen ki bu sıfatı ben reddediyorum maaşı fazla öğretmen diyorum. Başöğretmen sıfatı da bu arada sadece Mustafa Kemal Atatürk’ündür.Biz onun sıfatını kullanamayız, ben kendi adıma kullanmıyorum bunu ,maaşı fazla alan öğretmen diyorum o şekilde ifade ediyorum. O bile o öğretmen grubu bile maalesef yoksulluk sınırı altında maaş alıyor. 90 küsür bin lira Tüik rakamlarıyla açlık sınırından bahsediyorsunuz, 28.bin lira asgari ücretten bahsediyorsunuz ama 15-20.bin arasında ücretli öğretmen çalıştırıyorsunuz bu ülkenin kanayan yarası budur.Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Lütfen kimse yanlış anlamasın okullarımızdaki temizlik görevlisi arkadaşlarım benim yaklaşık olarak bir asgari ücret maaş alıyorlar İŞKUR’dan vesaire giren arkadaşlarımız.

BUNUN İZAHI OLAMAZ,SADECE MİZAHI OLABİLİR

Fakat eğitim öğretim sınıfındaki arkadaşlarımıza daha az çok daha az maaş veriyorsunuz ve bir şey daha yapıyorsunuz bu insanlarımızın sigortasını tam ödemiyorsunuz .Bunun izahı olamaz sadece bunun mizahı olabilir.Bir yere girdiğinizde Türkiye Cumhuriyeti’nde herhangi bir iş yerine duvarda görürsünüz tabelayı bu iş yerinde şu kadar işte asgari ücret ödenmektedir diye yazar. Ama Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir okula gidiyorsunuz Asgari ücretin altında ücret alan öğretmenler var. Şimdi 1. sınıf okutturuyorsunuz bunları uzman öğretmen e 75 ila 80 bin lirasına ücret ödüyorsunuz. Sözde Başöğretmen diye ifade ettiğiniz gruba 85 bin lira civarı Ücret ödüyorsunuz ,unvanı olmayan arkadaşa 65-70.bin lira Ücret ödüyorsunuz ama orada ücretli öğretmene yaklaşık 20.bin lira gibi para veriyorsun.Hepsi tamamen aynı iş yapıyor. Hepsi 1. sınıf okutuyor hepsi okuma yazma öğretiyor, işlemleri öğretiyor.Ama bu kadar büyük bir adaletsizlik olamaz sonra da tüm öğretmenlerimizden aynı başarıyı bekliyorsunuz. Bu kadar ciddi bir gelir adaletsizliği eşitsizliği olamaz. Ben şunu söylemek isterim özellikle ücretli arkadaşlarımızda gördüğüm şey şu; hepsi layıkıyla bu işi yapmaya çalışıyor. Devamında geldiğimiz yerde bunun içinden çıkma şansımız maalesef kalmamıştır.

ÖĞRETMENLER KAVİMLER GÖÇÜNE BAŞLADI

İkincisi sayın bakanın öğretmenlerle anladığım kadarıyla bir problemi var. 2014’te yaklaşık 50.bine yakın idarecinin ilişiğini kesmişti bir gece operasyonuyla.Ben öğretmenler için Kavimler göçü diyorum ve bu ifadeyi söylüyorum ve bunun bu şekilde geçmesini istiyorum. Öğretmenlerde kavimler göçü var. Bu arkadaşlarımızın bulundukları okullarda norm fazlası var denilerek. Nilüfer’den kaldırıyorsunuz öğretmeni İnegöl’ün Tahtaköprü köyüne gönderiyorsunuz, İnegöl’ün Tahtaköprü Köyü.Bir yine diğer bir örnek İnegöl’ün Kurşunlu Köyü’ne Nilüfer’den giden öğretmen var. Bir diğer örnek Orhangazi ilçesinden karı koca iki kişi arkadaşlarımızdan bir tanesini İnegöl’e göndermişler diğerini Orhangazi’de bırakmışlar. İlçe grupları diye bir şey oluşturdunuz Nilüfer, Orhangazi, İnegöl’ün aynı ilçe grubunda olabileceği bir mantık olabilir mi?. Size soruyorum. Bunu düşünün Nilüfer’de oturacaksınız sabah kalkacaksınız tren istasyonuna gidecekseniz,Kestel’e gideceksiniz, Kestel’den İnegöl’e gideceksiniz, İnegöl terminalinde o saatte o köye gidecek araç bulursanız köye gideceksiniz devamında ders anlatacaksınız.Bunun olma ihtimali yok.

İLÇE GRUPLARINI MAHKEMEYE GÖTÜRDÜK

İlçe gruplarını zaten biz Hürriyetçi Eğitim Sendikası olarak mahkemeye verdik. Dönem dönem konuşuyoruz bu ilçe grupları meselesini neden böyle oldu diye deniliyor ki bize mevcut öğretmen fazlalığı böyle eritilebilir. Kardeşim bu idari bir sorundur, yani siz idari sorunları öğretmeni cezalandırarak çözemezsiniz.Siz öğretmeni cezalandırıyorsunuz. Geçen sene bir yazı yazdınız dediniz ki sınıflar 30 kişi olacak, bunu bazı okul müdürü arkadaşlarımız emir telakki etti ve o şekilde yaptılar ama bazı sınıflarıda kapattılar. Siz bir dönem önce bu okulda bir Türkçe öğretmenine ihtiyaç var demişsiniz, normu açmışsınız, Sonra sınıfları birleştirmişsiniz ve siz fazlalıksınız demişsiniz.Burada öğretmenin ne suçu var öğretmen gelmiş oraya yerleşmiş, ailesini getirmiş, çoluğunu çocuğunu getirmiş, vesaire sonra demişsiniz ki bu böyle olmaz ve böylelikle öğretmen Kavimler Göçünü başlatmışsınız.

BU VİCDANA DA SIĞMAZ

Sadece bu dönemdeki atamalarda resen atamalar olarak İnegöl’e 83 öğretmenimiz öğretmen kardeşimiz atandı. Ve bu insanların İl içi tayinden başka tekrar buraya gelme şansları yok. Eskiden eş durumu vardı ya eskiden eş durumundan insanlar eşlerinin bulundukları yere giderlerdi o da yok. Şunu yine anlayışla karşılayabilirdik Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer üçünü bir grup yapsaydınız bu bile belki doğru değil ama en azından tolere edilebilir ,ulaşım vesaire anlamında. Ama öbür türlü değerli arkadaşım ,Özkan Bey bu gerçekten bir zulümdür. Öncelikle eğitim çalışanı mutlu olmalıdır mutlu olmadığı bir yerde çalışabilir mi öğretmen, kesinlikle çalışamaz.Hiçbir meslek erbabı da yine mutlu olmadığı bir yerde çalışamaz kimse çalışamaz. Birçoğu saat 06.30’da evinden karanlıkta yola çıkıyor., Bunların 3 yaşında,5 yaşında, çocukları var okula giden çocukları var. Baba işe gidiyor çocuklar nasıl okula gidecek. Bana bunu biri izah etsin, bunun bir izahı yok. Ama sorduğumuzda o kadar kolay ki ben atadım kararnamesi geldi hocam bunlar devletin memuru değil mi diyorlar.

***Proje okullarıyla da ilgili epeyce bir soru ve yorum gelmiş başkanım?

PROJE OKULLARINA ÖĞRETMENLERDE SINAVLA ALINMALI

— Proje Okulu hep söylediğim gibi yandaşa yer ayarlama Çiftliği, proje okuluna bakışı bu.İdaresini herhangi bir sınava tabi tutmuyorsunuz, öğretmenleri herhangi bir sınava tabi tutmuyorsunuz, insanlara yer bulamadığınız zora düşmüş kendi yandaşlarınıza yer bulmak için oluşturduğunuz bir yapı.Bazı sendikalar öğretmenleri “sizi oraya yerleştireceğiz” diye insanları üye yapmaya çalışıyorlar. Böyle bir şey olur mu?. Şu anda Mayıs ayında proje okullarında Bursa’da 500 civarında öğretmen başka okullara gönderildi. Sorduk bizde dedik ki ;gelenler daha mı iyi takla atıyorlardı, daha mı uzun atlıyorlar. Ya da bu gelenleri ekstra yapan durum neydi. Bu okullara bunları gönderirken niye gönderdiniz, alırken neye göre aldınız. Bursa’nın büyük okullarına, Sınavla öğrenciyi aldınız kabul ettik peki bu kadar acilse öğretmeni de sınavla alın, biz buna da razıyız. Uzun atlama sınavı da olabilir, biz buna da razıyız ama bir şey yapın bunu yapmıyorsunuz. Bunu yapın yani sadece iki dudağın arasında sen kal ,sen git ,sen git, sen kal. Ondan sonra orada huzurdan bahsediyorsunuz. Yaklaşık o okuldaki 50-60 tane öğretmen varsa hep işte kalacak mı gidecek mi diye öyle konuşulduğunda huzur kalır mı .İşte a lisesinde b lisesinde çalışsın bu öğretmenler eyvallah ama eşit şartları verin öğretmen oraya gitsin o zaman. Öğretmen a’yı da seçebilir b’yi de seçebilir. Bir sendika maalesef buraları çiftliğe döndürmüş durumda. İdarecisini onlar atıyor kendince öğretmenleri atıyorlar tamamen ideolojik yaklaşımlarla oralara öğretmen almaya çalışıyorlar. Böyle olmamalı,kesinlikle bu iş böyle olmamalı ,bu şekilde devam etmemeli. Dediğim gibi 1 milyon 200 bin aydın insandan bahsediyoruz.Ama bunu öğretmenler odasında sınıflarda kendi siyasal bagajlarının ürünlerini bu öğrencilerimize evlatlarımıza yansıtmamalıyız.

*** Birleştirilen ve boşaltılan okullarla ilgili de birkaç soru gelmiş başkanım, kısaca neden söylersiniz?

YENİ İL MÜDÜRÜMÜZLE HIZLANACAKTIR

— Geçen yıl malumunuz Bursa’da Türkiye genelinde ekonomik maddi sıkıntılardan dolayı yıkılan,birleştirilen okullar vardı. Bu sene Bursa için para geldi şu an en son yapılan Muradiye Hanife Murat Ortaokulu vardı geçenlerde oradan geçerken dikkat ettim binayı yıkmışlar oraya başlayacaklar. Sayın il müdürümüz yeni il müdürümüz Gürhan Bey’in de Ankara bağlantılarının kuvvetli olmasına güvenerek ben şahsen bu sene biraz daha hızlı olacağını düşünüyorum. Öğrencilerin uzun bir süre ikili idarecisi farklı bir şekilde bazı okullarda devletin okulu değilmiş gibi bir başka okul geldiği zaman o okulun rahatsızlıklarını da duyduk. Gelen okulun da sonuçta kendi tercihi değil ,mevcut okulunda kendi tercihi değil. O yüzden birleştirilmiş okullar Ciddi bir sıkıntı. Giriş çıkış saatleri ciddi bir sıkıntı.Bundan sonraki süreçte bu yapılamayan okulların yeni müdürümüz Gürhan Bey’in Ankara bağlantılarının çokluğu sayesinde daha hızlanacağını tahmin ediyorum.

ÖĞRETMENLER İTİBARSIZLAŞTIRILIYOR

Son zamanlarda öğretmenlik mesleği ile ilgili ciddi itibar suikastleri düzenleniyor. Öğretmeni itibarsızlaştırma süreçleri yaşanıyor. Ben x platformunda görüyorum buna benzer yakınmalara karşı alttaki yorumlarda inanın çok zencide edici asgari ücretin şu kadar olduğu gibi gibi yorumlar var. Bu da tabii bizim moral motivasyonumuzu düşürüyor. Resen atamanın bu ülkenin en büyük, eğitim camiasının en büyük problemi olduğunu düşünüyorum ve öğretmenlere Kavimler Göçü olduğunu düşünüyorum. Kavimler Göçü meşhurdur biliyorsunuz. Kavimler Göçünden dolayı Avrupa Kıtası’nda bile sosyal yapı değişmişti,bu şekilde de öğretmenler arasında yapı değişiyor. (Yarın kaldığımız yerden devam etmek üzere)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ