“Terörün Gölgesindeki Siyaset Maskesini Düşürdü”
AŞAV Genel Başkanı Ziya Sözen’den Halep ve PYD/YPG Operasyonlarına Sert Mesaj…
“Devlet Egemenliğini Hedef Alan Her Yapı Meşru Hedeftir”
Anadolu Şehit Aileleri, Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı (AŞAV) Genel Başkanı Ziya Sözen, Halep ve çevresinde yaşanan son askeri gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye yönetiminin PYD/YPG ve SDG unsurlarına karşı yürüttüğü operasyonların uluslararası hukuk, devlet egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından tartışmasız şekilde meşru olduğunu vurguladı. Sözen, gelinen noktayı “bölge için tarihi bir kırılma ve kritik eşik” olarak tanımladı.
“Paralel Ordu Girişimi, Açık Bir Egemenlik İhlalidir”
Sözen, PYD/YPG’nin kontrolündeki SDG yapılanmasının 30 Mart mutabakatını açıkça ihlal ettiğini belirterek, bu yapının Suriye devleti içinde silahlı, kontrolsüz ve paralel bir ordu oluşturma girişiminde bulunduğunu ifade etti. Bu durumun hiçbir egemen devlet tarafından kabul edilemeyeceğinin altını çizen Sözen, şu sert ifadeleri kullandı:
“Hiçbir hukuk devleti, kendi sınırları içerisinde silahlı ve paralel bir yapı oluşmasına göz yummaz. SDG’nin mutabakatları hiçe sayan, fiili bölünmeye zemin hazırlayan tutumu; Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve devlet egemenliğine yönelmiş açık bir tehdittir.”
“Terörle Mücadele, Halklara Değil Terör Yapılarınadır”
Suriye’nin anayasal sınırları içinde egemenlik hakkını kullanmasının doğal, meşru ve zorunlu bir refleks olduğunu vurgulayan Sözen, yürütülen operasyonların herhangi bir etnik gruba değil, doğrudan terör yapılanmalarına yönelik olduğunu belirtti. Yapılan müdahalelerin bölgede kalıcı huzur, güvenlik ve istikrarın tesisi için kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.
“Bölgenin huzuru, terör yapılarının tasfiye edilmesinden geçmektedir. Terörle mücadeleyi çarpıtarak halklara mal etmeye çalışmak, bilinçli bir algı operasyonudur.”
DEM Parti’ye Sert Tepki: “Terörün Gölgesinde Siyaset Yapılıyor”
Ziya Sözen, özellikle DEM Parti’nin operasyonlara ilişkin söylemlerine sert tepki göstererek, kamuoyunun bilinçli şekilde yanıltılmaya çalışıldığını ifade etti. Terör hedeflerine yönelik meşru müdahalelerin, Kürt vatandaşlara yönelik bir saldırı gibi sunulmasının hem ahlaki hem siyasi bir çarpıtma olduğunu belirtti.
“Meşru operasyonları, masum Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı gibi lanse etmek; halklar arasına nifak sokmaktan başka bir anlam taşımaz. Bu dil, terörün arkasına gizlenen kirli bir siyasetin ve art niyetli bir ajandanın açık göstergesidir.”
“Barış, Terörü Meşrulaştırmakla Değil, Devlet Egemenliğine Saygıyla Sağlanır”
Sözen, Kürt vatandaşların haklarını savunduğunu iddia eden ancak terör örgütleriyle arasına net mesafe koyamayan siyasi yapıların gerçek niyetlerinin artık gizlenemez hale geldiğini söyledi. Gerçek barış ve demokrasinin, terör örgütlerini aklamakla değil; devletlerin egemenliğine ve halkların güvenliğine saygı göstermekle mümkün olduğunu vurguladı.
Açıklamasını,
“Milletimizin huzuru, devletimizin birliği ve bölgesel istikrar için yürütülen bu mücadeleyi itibarsızlaştırmaya yönelik her türlü manipülasyonun karşısında durmaya devam edeceğiz”
sözleriyle tamamlayan Sözen, mesajını “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadesiyle sonlandırdı.
