Bebek Firarda: Adana Şehir Hastanesi’nde Film Gibi Olay
Adana Şehir Hastanesi’nde, bir ailenin yaşadığı olay, tıbbî ve hukuki açıdan büyük bir tartışmaya yol açtı. Olayın detayları ise adeta bir sinema senaryosunu aratmayacak kadar karmaşık. Birkaç basit işlem ve bir dizi onaylama süreci, bir anda hastanenin kapılarında sıkışıp kalan bir aileyi ve onları rehine olarak tutan yetkililerin uygulamalarını gündeme taşıdı. İddialara göre, hastane yönetimi tarafından ailenin rızası dışında yapılan işlemler ve bunun sonucunda yaşanan sıkıntılar, kamuoyunda büyük tepki uyandıracak nitelikte.
Ailenin Anlatımına Göre Olay Nasıl Başladı?
Ailenin ifadesine göre, sürecin en başında, bebeklerine yapılması gereken topuk kanı ve aşılar ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı iddia ediliyor. Ancak, baba hastanede yokken, anneye “Bebeğinizde sarılık var, kan almamız gerekiyor” denilerek, topuktan kan alınması için onay istenmiş. Anne de kabul etmiş ve işlemi yaptırmış. Baba, hastaneye geldiğinde ise durumu öğrenmiş ve bu işlemden haberi olmamış. Ancak sorunlar, taburcu olma sürecinde daha da karmaşıklaşmış.
Taburcu Olmak İsteyen Baba, Çıkışa Engel Konuyor
Baba, ailesini hastaneden çıkarmak için gerekli çıkış belgesini imzalamak istediğinde ise, hastane doktorları tarafından çıkış izni verilmemiş. Gerekçe olarak topuk kanı ve aşıların yapılmamış olması öne sürülmüş. Bu noktada doktorlar, ailenin çıkışının sadece ertesi gün, sosyal hizmetlerden yazı gelirse yapılabileceğini belirtmiş. Aile, bu durum karşısında büyük bir şaşkınlık yaşarken, olaylar giderek içinden çıkılamaz bir hâl almış.
Hukuka Aykırı Rehin Tutulma İddiası: Zorla Tutulamazlar!
Baba, çıkış için gerekli dilekçeyi vermesine rağmen, yetkililer tarafından “Eğer çıkış yaparsanız, firari işlem başlatılır” uyarısıyla karşılaşmış. Aile, bu tehdit karşısında ikinci bir dilekçe vererek, anne ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu ve hukuka aykırı şekilde rehin tutulamayacaklarını yazılı olarak bildirmiş. Ancak yine de çıkış izni verilmemiş.
Baba, bunun üzerine yaşananları kayda almaya başlamış ve bu sırada hastanede beyaz kod verilmesi üzerine hastane polisi devreye girmiş. Baba, defalarca “Bizi zorla tutamazsınız” diyerek, bu uygulamanın hukuka aykırı olduğunu dile getirmiş ve söz konusu uygulamaya dair yazılı bir belge talep etmiş. Ancak, ailesine herhangi bir yazılı belge sunulmamış.
Aile Sonunda Zorla Çıkış Yaptı
Baba, yaşananların ardından ailesini hastaneden alıp çıkış yapmaya karar vermiş. Çıkış dilekçesinde, kendilerine yazılı olarak herhangi bir belge sunulmadığını ve ayrıca sarılık gerekçesiyle zaten topuktan bir tüp kan alındığını özellikle belirttiği belirtiliyor. Bu noktada, akıllara şu soru geliyor: Eğer zaten bir tüp kan alındıysa, neden bu kan topuk kanı taraması için kullanılmadı?
Bir Damla Kan Gerçeği Yansıtmıyor
Yaşanan bu olay, “bir damla kan” söyleminin gerçeği yansıtmadığı izlenimini doğuruyor. Görülen o ki, tek bir tüp kan verilmiş olsa bile sonuç değişmiyor. Ancak hastane yönetimi, kanın toplanması ve kullanılmasına dair daha farklı bir tutum sergiliyor. Bu, hastaların haklarını ihlal eden bir durum olarak karşımıza çıkıyor ve sağlık sistemindeki uygulamaların şeffaflık konusunda büyük eksiklikler gösterdiğini ortaya koyuyor.
Sağlıkta Zorunluluk, Hasta Hakları ve Aile Rızası Tartışması
Adana Şehir Hastanesi’ndeki bu olay, sağlık sisteminde zorunlu uygulamalar, hasta hakları ve aile rızası meselelerini yeniden gündeme taşıdı. Ailenin rızası olmadan yapılan işlemler, hastaların özgür iradesinin hiçe sayılması ve hukuki sürecin doğru işletilmemesi gibi ciddi sorunlar doğuruyor. Ailenin yaşadığı mağduriyetin ardından, yetkililerin bu tür olaylara karşı daha dikkatli ve şeffaf bir yaklaşım sergilemesi gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor.
Bu olayla ilgili hastane yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmamış olması, kamuoyundaki tepkileri büyütüyor. Aileye ait ifadeler, özellikle hukuki açıdan büyük bir tartışma başlatırken, sağlık sisteminin daha güvenli, şeffaf ve insan haklarına saygılı bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
