<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YAZARLAR arşivleri | Zirvede Haber</title>
	<atom:link href="https://www.zirvedehaber.com/category/yazarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.zirvedehaber.com/category/yazarlar/</link>
	<description>Son dakika haberler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Nov 2026 09:18:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>
	<item>
		<title>HAYATI ÖZGÜRCE KUTLA!</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/11/03/hayati-ozgurce-kutla/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/11/03/hayati-ozgurce-kutla/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neval KÜTÜK]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2026 09:18:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=233643</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatta hem çiçekler hem de dikenler vardır. Çiçeklere ulaşmak için dikenlerden kaçmamak gerekir. İnsan, hayatı çiçekleri ve dikenleriyle kutlamalıdır. O zaman doğal zenginliğe ulaşılır. Dikenlerden korkan çiçeklerden de korkar ve çiçeklerden korkan hayatın kendisinden de korkar. Bu korku duygusu insanı çok üzer. O yüzden insan, hayatı hem tatlısı hem de acısıyla kabul etmelidir. O zaman [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/11/03/hayati-ozgurce-kutla/">HAYATI ÖZGÜRCE KUTLA!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatta hem çiçekler hem de dikenler vardır. Çiçeklere ulaşmak için dikenlerden kaçmamak gerekir. İnsan, hayatı çiçekleri ve dikenleriyle kutlamalıdır. O zaman doğal zenginliğe ulaşılır.</p>
<p>Dikenlerden korkan çiçeklerden de korkar ve çiçeklerden korkan hayatın kendisinden de korkar. Bu korku duygusu insanı çok üzer. O yüzden insan, hayatı hem tatlısı hem de acısıyla kabul etmelidir.</p>
<p>O zaman birey, büyümeye ve olgunlaşmaya başlar. Kendini ve duygularını tanır, duygularıyla yüzleşir ve onları baskılamaz. Birey doğal ve kendisi olunca hem pozitif hem negatif duyguları gerçekçi olacak.</p>
<p>Şefkatli olan bazen öfkeli olur. Kuvvetli bir şekilde şefkatli olan kuvvetli bir şekilde öfkeli de olabilir. Eğer birey, öfkesini bastırırsa şefkatini de gösteremez çünkü şefkat korkutucu olur.</p>
<p>Nefret bastırıldığında sevgi ve aşk bütüncül bir şekilde yaşanamaz; hep eksik kalır. Oysa aşk bütün olduğunda birey yenilenir, varoluşla birlikte akar, yaratıcı olur. O zaman ego saydamlaşır, bencillik buharlaşır, yapay kişilik erir, zihnin ötesine geçilir ve bütün sınırlar aşılır. Nefret duygusu bastırılırsa birey derin bir şekilde sevemez ve varoluşsal aşkı yaşayamaz.</p>
<p>Dünya Değişim Akademisinde &#8220;Duyguları Aşma Sanatı&#8221; Değişim programı sayesinde birey iç dünyasında başarılı olur. Bilinçaltına bastırılmış tüm duygular açığa çıkar ve içsel güç artar. Bireyin özgüveni artar ve birey, duygularına güvenir. Sevgi duygusu sınırsızca yaşanır ve birey, ebedi öz varlığıyla temasa geçer. Bedenle özdeşleşme biter ve birey, mutlak özgürlüğe kavuşur.</p>
<p>Duygular bastırıldığında özgürce ifade edilemez. O zaman birey, öz doğasını reddetmiş olur. Bu da, bitmek bilmeyen acılara neden olur. Bu acıyı zevke dönüştürmek için bireyin öz doğasıyla temasa geçmesi gerekir. Bunun için birey, göğüs bölgesine odaklanarak derin bir şekilde tam nefes alıp vermelidir.</p>
<p>Yalnızca gerçekten özgür olan insan mutlu olabilir. Ebedi doğasını reddetmeyen ve duygularını bastırmayan kişi kalbini dinler ve duygularını özgürce ifade eder. Özgürlük dışarda değil, içeride aranmalıdır. O yüzden birey, dışarıyla uğraşmayı bırakıp içeriyle ilgilenmelidir. Değişim yolu, herkesin iç dünyasına girmesini sağlayacak araçlar ve teknikler içerir.</p>
<p>Sezgilerin ortaya çıkması için birey, iç dünyasıyla iletişimde olmalıdır. Sezgiler iç dünyadan tezahür etmeye başladığında insan onlara dayanarak gerçekten özgür ve mutlu olur. Mutlak özgürlük nedensiz mutluluk getirir.</p>
<p>Duygusal ihtiyaçların karşılanması için duygular ifade edilmelidir ama bu, her zaman kolay olmayabilir. Bazen duygular zor ifade edilebilir; bazen ise hiç ifade edilemez. İfade edilmesi için kalp dinlenmelidir ve mantık devre dışı kalmalıdır. O zaman duygular ve ifadeler gerçekçi olur. Duygusal ihtiyaçlar da karşılanmış olur.</p>
<p>İnsan hem duygularının hem de düşüncelerinin farkında olduğunda morali bozulmaz, üzülmez. O zaman kalp açılır ve birey kendini ifade etme yolunu bulur. Sevgi güçlenir hatta birey, sevgi ile dolup taşar.</p>
<p>Bir olmak, bütünleşmek, aşkı özgürce yaşamak için duygularınızı tanımlayın, önce kendinize ifade edin, daha sonra ise karşınızdaki ile paylaşın&#8230;.</p>
<p>Neval Kütük<br />
Değişim Uzmanı<br />
Dünya Değişim Akademisi<br />
www.dunyadegisimakademisi.com.tr<br />
nevalkutuk77@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/11/03/hayati-ozgurce-kutla/">HAYATI ÖZGÜRCE KUTLA!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/11/03/hayati-ozgurce-kutla/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİR KADIN SENİ SEVİYORSA</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/30/bir-kadin-seni-seviyorsa/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/30/bir-kadin-seni-seviyorsa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülcan TEPE]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 07:59:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=233221</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Gülcan Tepe şiirinde; Bir kadın seni seviyorsa, onu sakın bırakma. Bir kadın seni seviyorsa, kalbini kırma. Bir kadın seni seviyorsa, onu asla unutma. Bir kadın seni bekliyorsa, onu bekletme. Bir kadın seni özlüyorsa, bil ki yüreğinde hasret vardır. Bir kadın seni anlıyorsa, sevgisi sözlerinden çok daha derindir. Bir kadın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/30/bir-kadin-seni-seviyorsa/">BİR KADIN SENİ SEVİYORSA</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Gülcan Tepe şiirinde;</p>
<p data-pm-slice="1 1 []">Bir kadın seni seviyorsa, onu sakın bırakma.<br />
Bir kadın seni seviyorsa, kalbini kırma.<br />
Bir kadın seni seviyorsa, onu asla unutma.<br />
Bir kadın seni bekliyorsa, onu bekletme.</p>
<p>Bir kadın seni özlüyorsa, bil ki yüreğinde hasret vardır.<br />
Bir kadın seni anlıyorsa, sevgisi sözlerinden çok daha derindir.<br />
Bir kadın sesini duymak istiyorsa, yüreği sana hasrettir.<br />
Bir kadın sırtını sana yaslıyorsa, sana güveniyor demektir.</p>
<p>Bakmayı bil, o kadının sevgisini gözlerinden anlarsın.<br />
Gözlerinin içine bak, sakladığı duyguları orada bulursun.<br />
Çünkü seven bir kadının gözleri yalan söylemez.<br />
Kalbi ne hissediyorsa, gözleri onu anlatır.</p>
<p>Ve sen, iyi bak o gözlere…<br />
Bir kadının sevgisi bazen bir ömre bedeldir.<br />
Sevildiğini bilmek kadar, o sevgiyi korumak da kıymetlidir.</p>
<p><strong>Bak da gör, Gülcan’ın sana nasıl baktığını…<br />
Belki de bir ömürlük sevgi, tam da gözlerinin içindedir.</strong></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/30/bir-kadin-seni-seviyorsa/">BİR KADIN SENİ SEVİYORSA</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/30/bir-kadin-seni-seviyorsa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;CUMHURİYET AKIL VE ŞUURLA KURULMUŞTUR&#8221;</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/29/cumhuriyet-akil-ve-suurla-kurulmustur/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/29/cumhuriyet-akil-ve-suurla-kurulmustur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Müjgan ÇELİKKOL]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 08:33:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=233108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol makalesinde; Cumhuriyet, demokrasi, adalet ve özgürlükle geliştirilmesi gereken bir yönetim anlayışıdır. Yaşasın Cumhuriyet! Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün iktidarı kötü yöneten, halkı hiçe sayan küçük bir zümrenin elinden alıp halka devretmesinin 103. yıl dönümü&#8230; Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet&#8217;in kuruluşunda, Atatürk&#8217;ün rehber aldığı başarıya götüren hedefler ; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/29/cumhuriyet-akil-ve-suurla-kurulmustur/">&#8220;CUMHURİYET AKIL VE ŞUURLA KURULMUŞTUR&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol makalesinde; Cumhuriyet, demokrasi, adalet ve özgürlükle geliştirilmesi gereken bir yönetim anlayışıdır.<br />
Yaşasın Cumhuriyet!<br />
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün iktidarı kötü yöneten, halkı hiçe sayan küçük bir zümrenin elinden alıp halka devretmesinin 103. yıl dönümü&#8230;</p>
<p>Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet&#8217;in kuruluşunda, Atatürk&#8217;ün rehber aldığı başarıya götüren hedefler ;<br />
Kötü yönetime direnme hakkı ve Halkın egemenliğini savunma temel ilkeleridir.</p>
<p>Atatürk:<br />
&#8220;CUMHURİYET akıl ve şuurla kurulmuştur. Zayıf değildir. Yüzyıllardan beri çekilen milli musibetlerin uyanıklığı ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Türk milletinin tabiat ve ününe en uygun idaredir.” demiş, milletine hep &#8221; Yüce Türk Milleti&#8221; diye hitabetmiş, 103 yıl önce kurduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİ&#8217;ni koruma kollama görevini de Yüce Türk Milletine ve Gençliğe emanet etmiştir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Güvencesi: halkın bağımsızlık aşkı, özgür iradesini kullanma hakkına sahip çıkma başarısı, özgürlük, eşitlik arzusu ile hukuk kurallarına göre yönetilme isteğidir.</p>
<p>Halkın iradesine dayalı devlet düzeninin adıdır Cumhuriyet!</p>
<p>Yaşadığımız günlerde olmasa da:<br />
Cumhuriyet özgürlüktür, düşünceni özgürce söyleyebilmek, doğru haber yapabilmek ve alabilmek, duyurulan haberlere inana bilmek- güvene bilmek, istediğin eğitimi alabilmek, istediğin yerde yaşayabilmek, seyahat edebilmek, arzuladığın işi yapabilmek, sağlıklı yaşam sürebilmek, refah içinde olabilmektir Cumhuriyet!<br />
Cumhuriyet inançlara saygılı olmak, kimsenin inancına karışmamak ve ayrımcılık yapmamaktır.<br />
Kadını toplumun ezileni yapmadan, kadınlı erkekli eşit toplum yaratmak, elele vererek, mutlu çocuklarla, pırıl pırıl gençlerimizle, deneyimlerine saygı duyduğumuz yaş alanlarımızla çağdaş yarınlara umutla koşmaktır Cumhuriyet!</p>
<p>Cumhuriyet, yükselmek ileri gitmektir!<br />
En önemlisi hak ve hukuka saygılı, adaletli yönetim şeklidir Cumhuriyet!</p>
<p>Cumhuriyet hukuğu ayaklar altına alıp, halkın yararına olmayan yandaş yasalarla halkı ezmez, fakirleştirmez, torba torba fakirlik dağıtmaz. Zengini teşvik edip, fakire vergi kesmez.<br />
Cumhuriyet sosyal devlet özelliği ile yaraları sarandır. Sadaka dağıtmaz! Doğal afetlerde kenetlenen, fakirin düşkünün elinden tutan, gözyaşını silen, refah toplumu yaratandır Cumhuriyet!</p>
<p>Kısacası Cumhuriyet, olmazsa olmazımız, demokrasiye giden yolumuz, yaşam gereğimiz, gururumuz, sevincimiz, ayrılmaz parçamız, MUCİZEMİZDİR CUMHURİYET!</p>
<p>ANCAK GÖLGE DÜŞTÜ MUCİZEMİZE!<br />
Bugün sorumluluğumuz yalnızca Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak değildir. Yasama, yürütme ve yargı arasındaki bozulan denge, kaybolan basın hürriyeti, karanlığa gömülen şeffaflık, arayıp bulamadığımız hukukun üstünlüğü ve muhalefetin serbestçe faaliyet gösterememesi sorunumuzdur. Cumhuriyetin niteliğini belirleyen ölçülerin yeniden düzene girmesi en büyük isteğimizdir.<br />
Çünkü biliriz ki, elele tutuşmak, sımsıkı sarılmak, yeniden ayağa kalkmak, dayanışmaktır CUMHURİYET!<br />
CUMHURİYET YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞTIR!<br />
Bizim bizden başka dostumuz olmadığını bilmektir CUMHURİYET!<br />
UYGAR DÜNYADA ÇAĞDAŞ YAŞAYABİLMEKTİR CUMHURİYET!<br />
Önemli olan, cumhuriyetin yalnız adını yaşatmak değil, CUMHURİYETLE YAŞAMAKTIR.</p>
<p>TÜRKİYE CUMHURİYET&#8217; ini kuran, Dünyanın hayran olduğu önderimiz, ATATÜRK ve YOL ARKADAŞLARINA SAYGI DUYMAK, Kanını ve canını vererek bu Vatanı ve Cumhuriyeti bizlere armağan edenlere SONSUZ TEŞEKKÜRLERLE vefa borcumuzu ödemektir, CUMHURİYET!</p>
<p>NİCE YÜZYILLARDA YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ!<br />
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENLERE!<br />
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/29/cumhuriyet-akil-ve-suurla-kurulmustur/">&#8220;CUMHURİYET AKIL VE ŞUURLA KURULMUŞTUR&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/29/cumhuriyet-akil-ve-suurla-kurulmustur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CUMHURİYET</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yücel AKYÜREKLİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2026 07:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=232984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Yücel Akyürekli makalesinde; Bir milletin onuru, özgürlüğü ve geleceğidir! Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet; bir milletin kendi kaderine sahip çıkması, bağımsızlığını ilan etmesi ve geleceğini kendi elleriyle kurmasıdır. Bu topraklarda Cumhuriyet, kolay kazanılmadı. Yokluklar içinde verilen Millî Mücadele, cephelerde gösterilen eşsiz kahramanlıklar, vatan uğruna canını ortaya koyan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet/">CUMHURİYET</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Yücel Akyürekli makalesinde;</p>
<p>Bir milletin onuru, özgürlüğü ve geleceğidir!</p>
<p>Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet; bir milletin kendi kaderine sahip çıkması, bağımsızlığını ilan etmesi ve geleceğini kendi elleriyle kurmasıdır.</p>
<p>Bu topraklarda Cumhuriyet, kolay kazanılmadı. Yokluklar içinde verilen Millî Mücadele, cephelerde gösterilen eşsiz kahramanlıklar, vatan uğruna canını ortaya koyan şehitler ve gazilerimizin fedakârlıklarıyla kuruldu. Her karış toprağı mücadeleyle kazanılan bu vatanın üzerinde, özgür ve bağımsız bir devlet yükseldi.</p>
<p>O devletin adı Türkiye Cumhuriyeti&#8217;dir.</p>
<p>Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, yalnızca bir ülkeyi işgalden kurtarmadı; aynı zamanda bir milletin önüne çağdaşlaşmanın, bilimin, eğitimin ve eşit yurttaşlığın kapılarını açtı.</p>
<p>Cumhuriyet, kulluktan yurttaşlığa geçiştir. Cumhuriyet, egemenliğin bir kişinin değil, milletin elinde olmasıdır. Cumhuriyet, hiçbir makamın millet iradesinin üzerinde olmadığını hatırlatan tarihî bir emanettir.</p>
<p>Peki bugün bize düşen nedir?</p>
<p>Cumhuriyeti yalnızca bayramlarda coşkuyla kutlamak yeterli midir? Elbette hayır! Cumhuriyet&#8217;i yaşatmak; onun değerlerine sahip çıkmakla, hukukun üstünlüğünü savunmakla, adaleti korumakla, çocuklarımıza nitelikli eğitim sağlamakla ve her yurttaşın insanca yaşayabileceği bir ülke için mücadele etmekle mümkündür.</p>
<p>Bir ülkede gençler geleceğe umutla bakabiliyorsa, emekli geçim derdiyle ezilmiyorsa, çiftçi ürettiğinin karşılığını alabiliyorsa, işçi emeğinin hakkını kazanabiliyorsa, kadınlar ve çocuklar güven içinde yaşayabiliyorsa Cumhuriyet&#8217;in vaatleri hayat buluyor demektir.</p>
<p>Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişimizin büyük bir zaferi değil, geleceğimizin de en güçlü güvencesidir.</p>
<p>Cumhuriyet&#8217;i korumak, farklı düşünceleri susturmak değil; farklılıklarımızla bir arada yaşayabilmektir. Cumhuriyet&#8217;i savunmak, ülkenin kaynaklarını birkaç kişinin çıkarına değil, milletin refahına sunmaktır. Cumhuriyet&#8217;e bağlılık, yalnızca sözle değil, dürüstlükle, liyakatle, adaletle ve sorumlulukla gösterilir.</p>
<p>Unutmayalım ki bir ülkenin gerçek gücü, yalnızca sınırlarının büyüklüğüyle veya ekonomik zenginliğiyle ölçülmez. O ülkenin insanına verdiği değerle, adalet anlayışıyla ve gelecek kuşaklara bıraktığı mirasla ölçülür.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet, geçmişten geleceğe uzanan büyük bir sorumluluktur. Bu emaneti korumak, onu demokrasiyle, bilimle, akılla ve hukukla güçlendirmek hepimizin görevidir.</p>
<p>Kimsenin unutmaması gereken bir gerçek var: Cumhuriyet, bir kişinin değil, seksen milyonun değil, bugün yaşayanların olduğu kadar yarın doğacak kuşakların da ortak değeridir. Onu yaşatmak, milletin ortak vicdanını ve bağımsızlık iradesini yaşatmaktır.</p>
<p>Bugün de yarın da söyleyeceğimiz söz açıktır:</p>
<p>Yaşasın Cumhuriyet!</p>
<p>Yaşasın bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!</p>
<p>Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele&#8217;nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.</p>
<p>Cumhuriyet, bizim geçmişimiz, onurumuz ve geleceğimizdir. Ona sahip çıkmak ise yalnızca bir görev değil, bu vatana karşı vicdani sorumluluğumuzdur.</p>
<p>Çünkü Cumhuriyet varsa umut vardır, özgürlük vardır, yarınlara güven vardır.</p>
<p>Cumhuriyetimizin ışığı hiç sönmesin!</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet/">CUMHURİYET</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CUMHURİYET, ATATÜRK VE KADIN</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet-ataturk-ve-kadin/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet-ataturk-ve-kadin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayrettin BULUT]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2026 07:45:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=232978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde; Bilimin, eğitimin ve eşit yurttaşlığın ışığında bir ulus Cumhuriyet, bir milletin yeniden doğuşu; özgürlüğün, eşitliğin ve çağdaşlaşmanın tarihidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, yalnızca bir yönetim biçimini değil, toplumsal yaşamda köklü bir dönüşümü de beraberinde getirmiştir. Atatürk ilke ve inkılaplarıyla kadın, eğitimden siyasete, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet-ataturk-ve-kadin/">CUMHURİYET, ATATÜRK VE KADIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde; Bilimin, eğitimin ve eşit yurttaşlığın ışığında bir ulus</p>
<p>Cumhuriyet, bir milletin yeniden doğuşu; özgürlüğün, eşitliğin ve çağdaşlaşmanın tarihidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, yalnızca bir yönetim biçimini değil, toplumsal yaşamda köklü bir dönüşümü de beraberinde getirmiştir.</p>
<p>Atatürk ilke ve inkılaplarıyla kadın, eğitimden siyasete, çalışma hayatından toplumsal yaşama kadar birçok alanda yeni haklar kazanmıştır. Kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşması, eşit yurttaşlık yolunda tarihî bir adım olmuştur.</p>
<p>Cumhuriyet&#8217;in aydınlanma yolculuğunda eğitimin ve bilimin yeri ayrıdır. Akla, bilime ve özgür düşünceye dayanan bir toplumun temelleri atılmış; cehalete karşı eğitimin, dogmalara karşı bilimsel düşüncenin önemi vurgulanmıştır.</p>
<p>Cumhuriyet, farklı kökenleri ve kültürleriyle insanlarımızı ortak vatandaşlık bilinci etrafında buluşturarak ulus olma anlayışını güçlendirmiştir. Birlikte yaşama iradesi, ortak sorumluluk ve vatan sevgisi bu anlayışın temel taşları olmuştur.</p>
<p>Unutmayalım ki Cumhuriyet&#8217;i yaşatmak, yalnızca geçmişi anmak değil; kadınların eşitliğini savunmak, çocuklara nitelikli eğitim sağlamak, bilimin ışığından ayrılmamak ve hukukun üstünlüğünü korumaktır.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün bizlere bıraktığı Cumhuriyet, geçmişimizin mirası, geleceğimizin sorumluluğudur.</p>
<p>Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyet&#8217;i kuranları saygı ve minnetle anıyorum.</p>
<p>Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın aklın, bilimin ve eşitliğin aydınlığı!</p>
<p>Ey bugünümuzu sağlayan büyük komutan Atatürk!</p>
<p>Açtığım yolda,kurduğun ulkude ,gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğimize and içeriz</p>
<p>Ne mutlu Türküm diyene</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet-ataturk-ve-kadin/">CUMHURİYET, ATATÜRK VE KADIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/28/cumhuriyet-ataturk-ve-kadin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DUYGU FARKINDALIĞI</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/25/duygu-farkindaligi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/25/duygu-farkindaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neval KÜTÜK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2026 07:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=232673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duyguları yönetmek duygu akışını kontrol ederek davranışları yönlendirmek demektir. Duygu akışını kontrol etmek için duygu farkındalığının mutlaka olması gerekmektedir. Duygularının farkında olan insan, öz benliğinin de farkında olur. Duyguları yönetmek için insan &#8220;Ben kimim?&#8221; ve &#8220;Hayatımın anlamı nedir?&#8221; sorularına yanıt bulmalıdır. Yalnızca değişim gerçekleşirse bu sorulara doyurucu cevaplar bulunur. Birey eğer tarafsız gözlemci modunda olursa [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/25/duygu-farkindaligi/">DUYGU FARKINDALIĞI</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duyguları yönetmek duygu akışını kontrol ederek davranışları yönlendirmek demektir. Duygu akışını kontrol etmek için duygu farkındalığının mutlaka olması gerekmektedir. Duygularının farkında olan insan, öz benliğinin de farkında olur.</p>
<p>Duyguları yönetmek için insan &#8220;Ben kimim?&#8221; ve &#8220;Hayatımın anlamı nedir?&#8221; sorularına yanıt bulmalıdır. Yalnızca değişim gerçekleşirse bu sorulara doyurucu cevaplar bulunur. Birey eğer tarafsız gözlemci modunda olursa duygularının farkında olabilir. Merkezinden duygularını çeker ve hayata daha gerçekçi bakış açısından bakar.</p>
<p>Birey duygularını tutarlı bir şekilde ifade ederse duyguların ortaya çıkma nedenleri ortaya çıkar. Bir insan kendine ne kadar güveniyorsa, yani öz güvene sahipse o kadar öz saygısı da yüksektir. O zaman hoşnutluk artar ve birey iyi şeylere layık olduğuna inanır.</p>
<p>Öz saygı duygusu yüksekse kişi sevdiği insana saygı duyar ve kendine hayranlık duyar. Negatif düşünceler pozitif düşüncelere dönüşür ve birey kendinden memnun kalır. Kendine değer veren insan başkalarına da değer verir ve ona saygı gösterir.</p>
<p>Kendini bilen her şeyi bilendir. Ama her şeyi bildiğine inanan ama kendini bilmeyen insan hiçbir şeyi bilmeyendir. O yüzden bir bilen olmak için, önce bireyin kendini bilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Dünya Değişim Akademisinde &#8220;Duyguları Aşma Sanatı&#8221; Değişim programı sayesinde birey duygularını yönetebilir ve iletişimde duygudaşlığın zenginliğini yaşar. Böylece birey, çevresindekilerin duygularını anlar çünkü onların duygularına dikkat eder. Aynı zamanda kendine de saygı gösterir. Bir hata yaptığında hatasını anlayarak kendisiyle yüzleşir ve aynı hatayı bir daha yapmaz.</p>
<p>Eğer duygudaşlık varsa birey doğal ve kendisi olur. Birey hem kendisinin hem de başkalarının duygularının farkındadır. Birey duygularını olumlu olan yerlere yönlendirmek için hem kafasını hem de kalbini kullanmalıdır. Kafa ve kalp denge içinde olmalıdır.</p>
<p>Şiddetli duygulara dengeyi kaybetmeden karşı koyma yetisine sahip olan birey, stresle kolay bir şekilde başa çıkar ve stresin altında ezilmez. Strese neden olan duyguları tanınmalı, onların farkına varılmalı ve sağlığa zarar vermeyecek biçimde yönlendirilmelidir.</p>
<p>Stresle başa çıkma becerisini geliştirmek için birey strese yol açan duyguların kaynaklarını keşfetmelidir. Birey strese neden olan duyguların kaynaklarını ortadan kaldırmak için duygu yönetme stratejileri geliştirmelidir.</p>
<p>Duygular bastırılırsa büyük bir patlama yapar ve baş edilmez derecede strese neden olur. Bu nedenle stresle baş edebilmek için birey ilk önce duygularını bastırmaktan vazgeçmelidir. Çözüm; bastırmak değil, dönüştürmektir.</p>
<p>Duygular dönüşüme uğrayınca olumsuz duygular olumlu duygulara dönüşür. Unutulmamalıdır ki, olumsuz duygular insanların performansını düşürür, olumlu duygular ise yükseltir.</p>
<p>Duygular olumlu olduklarında insan hayatına olumlu özellikler, olumsuz olduklarında ise olumsuz özellikler katar. Bu yüzden herkes duygularını değerlendirmeli ve olumlu duygularını güçlendirerek hayatına olumlu bir yön vermelidir.</p>
<p>Neval Kütük<br />
Değişim Uzmanı<br />
Dünya Değişim Akademisi<br />
www.dunyadegisimakademisi.com.tr<br />
nevalkutuk77@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/25/duygu-farkindaligi/">DUYGU FARKINDALIĞI</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/25/duygu-farkindaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEMİRİ DEMİR İLE DÖVDÜLER, İNSANI İNSAN İLE KIRDILAR.</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/21/demiri-demir-ile-dovduler-insani-insan-ile-kirdilar/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/21/demiri-demir-ile-dovduler-insani-insan-ile-kirdilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma ELALMIŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2026 08:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=232311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış makalesinde; &#8220;Demiri demirle dövdüler; biri soğuktu, biri sıcaktı. İnsanı insanla kırdılar; biri açtı, biri toktu.&#8221; Pir Sultan Abdal&#8217;a ait olan bu söz, yalnızca bir hayat gerçeğini değil, aynı zamanda yüzyıllardır uygulanan büyük bir siyasal stratejiyi de anlatır. Çünkü tarihte egemenlik kurmak isteyen güçler, çoğu zaman karşılarındaki toplumları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/21/demiri-demir-ile-dovduler-insani-insan-ile-kirdilar/">DEMİRİ DEMİR İLE DÖVDÜLER, İNSANI İNSAN İLE KIRDILAR.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış makalesinde;</p>
<p>&#8220;Demiri demirle dövdüler; biri soğuktu, biri sıcaktı. İnsanı insanla kırdılar; biri açtı, biri toktu.&#8221;</p>
<p>Pir Sultan Abdal&#8217;a ait olan bu söz, yalnızca bir hayat gerçeğini değil, aynı zamanda yüzyıllardır uygulanan büyük bir siyasal stratejiyi de anlatır. Çünkü tarihte egemenlik kurmak isteyen güçler, çoğu zaman karşılarındaki toplumları doğrudan yenmek yerine onları birbirine düşürmeyi tercih etmiştir. İnsanlar birbirleriyle mücadele ederken, asıl kazanan çoğu zaman uzaktan süreci yönetenler olmuştur. Bu yıllarca dünyanın her yerinde böyle olmuştur ancak geri kalmış toplumlarda daha fazla&#8230;<br />
Emperyalizmin en etkili silahlarından biri, toplumsal fay hatlarını derinleştirmektir. Etnik farklılıklar, mezhepler, ideolojiler, sınıfsal ayrımlar ya da ekonomik eşitsizlikler&#8230; Bunların hiçbiri tek başına çatışma sebebi değildir. Ancak dış müdahaleler ve çıkar hesapları bu farklılıkları birer çatışma aracına dönüştürdüğünde toplumlar kendi enerjilerini birbirlerini tüketmeye harcar.Bir tarafta yoksulluk, diğer tarafta refah; bir tarafta umutsuzluk, diğer tarafta ayrıcalık&#8230; Aç ile tok, işçi ile işveren, sağcı ile solcu, aynı inancın farklı yorumlarına sahip insanlar ya da farklı kimlikler karşı karşıya getirilir. Böylece gerçek güç mücadelesi görünmez hâle gelir. İnsanlar birbirini suçlarken, kaynaklar paylaşılır, pazarlar yeniden şekillenir ve yeni bağımlılık ilişkileri kurulmaya devam eder.Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. Sömürgecilik döneminde birçok bölgede yerel halklar birbirine karşı silahlandırıldı. Yapay sınırlar çizildi, eski anlaşmazlıklar körüklendi ve yeni düşmanlıklar üretildi. Bağımsızlık sonrasında bile birçok ülke, içeride sürekli çatışma yaşayan kırılgan devletlere dönüştürüldü. Çünkü kendi içinde kavga eden toplumlar, dış müdahalelere karşı ortak bir irade geliştiremez.Modern çağda yöntemler değişmiş görünse de anlayış büyük ölçüde aynı kalmıştır. Artık yalnızca silahlarla değil; medya, ekonomik yaptırımlar, bilgi savaşları, sosyal medya manipülasyonları ve psikolojik operasyonlarla toplumların kutuplaşması hızlandırılmaktadır. İnsanlar aynı mahallede yaşarken birbirini tehdit olarak görmeye başlamakta; ortak sorunlar yerine birbirlerinin farklılıklarıyla meşgul edilmektedir.Bu durum yalnızca dış güçlerin planlarıyla açıklanamaz. Elbette her toplum kendi siyasal tercihleri, iç dinamikleri ve tarihsel süreçleriyle şekillenir. Ancak dış aktörler, mevcut kırılganlıkları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışır. Tam da bu nedenle toplumsal dayanışma ve eleştirel düşünce, dış müdahalelere karşı önemli bir direnç oluşturur.Oysa bir toplumun gerçek gücü, farklılıklarını çatışma nedeni değil, zenginlik olarak görebilmesidir. Aç ile tokun, genç ile yaşlının, farklı kimliklerin ve farklı görüşlerin ortak bir gelecek fikrinde buluşabilmesi, dışarıdan yürütülen &#8220;böl ve yönet&#8221; siyasetini boşa çıkarır. Ancak bunun için, içerdeki yönetimin de milleti için özveriyle çalışması gerekir.<br />
Demir, demirle dövülerek şekillendirilebilir. Ancak insan, başka bir insanın düşmanı hâline getirildiğinde yalnızca kendisini değil, yaşadığı toplumu da yaralar. Emperyal anlayışın en büyük başarısı, insanların gerçek rakibini unutturup komşusunu rakip göstermesidir.Belki de bu yüzden o söz bugün hâlâ güncelliğini koruyor:&#8221;Demiri demirle dövdüler; biri soğuktu, biri sıcaktı. İnsanı insanla kırdılar; biri açtı, biri toktu.&#8221;Çünkü insanlığı zayıflatan en büyük güç, farklılıklarımız değil; o farklılıkların çıkar uğruna düşmanlığa dönüştürülmesidir.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/21/demiri-demir-ile-dovduler-insani-insan-ile-kirdilar/">DEMİRİ DEMİR İLE DÖVDÜLER, İNSANI İNSAN İLE KIRDILAR.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/21/demiri-demir-ile-dovduler-insani-insan-ile-kirdilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZİGZAG ÇİZENLER, ORADAN ORAYA SAVRULANLAR! BİZİ ŞAŞIRTTILAR MI?</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/20/zigzag-cizenler-oradan-oraya-savrulanlar-bizi-sasirttilar-mi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/20/zigzag-cizenler-oradan-oraya-savrulanlar-bizi-sasirttilar-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Müjgan ÇELİKKOL]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2026 10:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=232246</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol makalesinde; Hayır! Açıkçası, bekliyorduk. Yoldan çıkanlara yenileri ekleniyor. Dün başka türlü konuşanlar, bugün bambaşka bir çizgide karşımıza çıkıyor. Dün savunduklarını bugün unutanlar, kendilerini o makamlara taşıyan insanlara sırtını dönenler var. Peki, makam ve çıkar uğruna ilkelerinden vazgeçen, inandığını söylediği değerleri bir kenara bırakan bu insanlara ne [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/20/zigzag-cizenler-oradan-oraya-savrulanlar-bizi-sasirttilar-mi/">ZİGZAG ÇİZENLER, ORADAN ORAYA SAVRULANLAR! BİZİ ŞAŞIRTTILAR MI?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol makalesinde;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Hayır! Açıkçası, bekliyorduk.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Yoldan çıkanlara yenileri ekleniyor. Dün başka türlü konuşanlar, bugün bambaşka bir çizgide karşımıza çıkıyor. Dün savunduklarını bugün unutanlar, kendilerini o makamlara taşıyan insanlara sırtını dönenler var.</p>
<p class="isSelectedEnd">Peki, makam ve çıkar uğruna ilkelerinden vazgeçen, inandığını söylediği değerleri bir kenara bırakan bu insanlara ne demeli?</p>
<p class="isSelectedEnd">Aslında toplumda bu tür davranışları anlatan pek çok kelime var:</p>
<ul data-spread="false">
<li><strong>Makamperest, menfaatperest:</strong> İnançlarını, ilkelerini ve toplumsal sorumluluklarını değil; makamını, gücünü ve kişisel çıkarlarını önceleyenler.</li>
<li><strong>Siyasi dönek:</strong> Dün bir görüşü savunurken bugün tam tersini söyleyen, kendisini destekleyen kitleye sırtını dönenler.</li>
<li><strong>Fırsatçı (oportünist):</strong> Şartlara göre renk değiştiren, ilkesinden çok işine geleni düşünenler.</li>
<li><strong>Çıkarcı (pragmatist):</strong> Attığı her adımda kendi kazancını hesaplayan, değerleri ve ilkeleri ikinci plana atanlar.</li>
<li><strong>Makyavelist:</strong> Amacına ulaşmak veya elindeki gücü korumak için her yolu mubah gören, gerektiğinde eski yol arkadaşlarını bile gözden çıkaranlar. Bu kavram, adını 16. yüzyıl düşünürü Niccolò Machiavelli&#8217;den alır.</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">Bütün bunların ortak noktası, <strong>kişisel çıkarların ilkelerin önüne geçmesidir.</strong> Siyaset dilinde bu tür davranışlar, niteliğine ve koşullarına göre siyasi yozlaşma, ilkesizlik veya siyasi sadakatsizlik olarak değerlendirilebilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şimdi kendimize soralım:</p>
<p class="isSelectedEnd">Onurlu, omurgalı bir siyasetçi, bütün bu sıfatların kendisiyle birlikte anılmasını nasıl içine sindirebilir? Hele söz konusu olan, halka hizmet etmek ve halkı temsil etmek iddiasıyla o makamlara gelen kişilerse…</p>
<p class="isSelectedEnd">Makam sahibi olmak, güç kazanmak, birkaç fırsat yakalamak, dünyalık biriktirmek insanın gözünü bu kadar mı kör eder?</p>
<p class="isSelectedEnd">Peki ya dün kendilerine inanan, güvenen, destek veren insanlar? Onların emeği, umudu ve beklentisi hiç mi hesaba katılmaz?</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>İnsaf, vicdan, dürüstlük ve insanlık nerede?</strong></p>
<h2>HUKUK VE ETİK: MESELE SADECE YASALARA UYGUNLUK MU?</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bir kamu görevine gelmek, o görevin sağladığı imkânları kişisel çıkarlar için kullanma hakkı vermez. Kamu görevi bir ayrıcalık değil, sorumluluktur. Siyasi makamlar da kişisel kazanç kapısı değil, halka hizmet etmenin aracıdır.</p>
<h3>1. Çıkar çatışması ve kamu yararı</h3>
<p class="isSelectedEnd">Kamu görevlilerinin ve karar vericilerin uyması gereken en temel ilkelerden biri kamu yararını gözetmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Hukuk açısından:</strong> Kamu gücünün kişisel çıkar sağlamak amacıyla kullanılması, olayın niteliğine ve somut delillere bağlı olarak görevi kötüye kullanma, rüşvet veya irtikap gibi suçlar kapsamında değerlendirilebilir. Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 257. maddesi de görevi kötüye kullanma suçunu düzenler.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Etik açıdan:</strong> Bir kişinin makamını kendisi, ailesi veya yakın çevresi lehine kullanması; tarafsızlık, dürüstlük ve kamu yararı ilkeleriyle bağdaşmaz. Kamu görevi, kişisel zenginleşmenin veya yakın çevreye ayrıcalık sağlamanın aracı hâline getirilmemelidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü kamu gücü, onu kullanan kişinin değil, toplumun emanetidir.</p>
<h3>2. Temsil yetkisi ve seçmene karşı sorumluluk</h3>
<p class="isSelectedEnd">Seçimle iş başına gelen kişiler, yalnızca bir makam kazanmaz; aynı zamanda kendilerine güvenen insanların iradesini temsil etme sorumluluğunu da üstlenir.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Hukuki açıdan:</strong> Bir milletvekilinin veya belediye başkanının parti değiştirmesi, tek başına ve her durumda suç sayılmaz. Bunun hukuki sonuçları, ilgili anayasal ve yasal düzenlemelere ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Etik açıdan ise mesele daha derindir.</strong> Bir siyasetçinin kendisini o makama taşıyan insanlara, savunduğunu söylediği değerlere ve verdiği sözlere karşı sorumluluğu vardır. Siyasi tercihlerini yalnızca kişisel çıkarları doğrultusunda değiştirmesi, hukuken suç oluşturmasa bile ciddi bir güven ve temsil sorunu doğurabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Seçmenin verdiği destek, sadece sandıkta kullanılan bir oy değildir. Aynı zamanda bir güvendir. Bu güvenin kişisel hesaplara kurban edilmesi, insanların siyasete ve adalete olan inancını zedeler.</p>
<h3>3. Siyasi etik ve hesap verebilirlik</h3>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye&#8217;de kamu görevlileri için etik ilkelere ilişkin düzenlemeler bulunuyor. Ancak siyasetçilerin etik sorumlulukları, mal varlıklarının şeffaflığı, çıkar çatışmalarının önlenmesi ve siyasi kararların denetlenmesi gibi konularda tartışmalar sürüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Siyasi etik meselesi tam da burada önem kazanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir siyasetçinin yalnızca yaptığı işlerin yasalara uygun olup olmadığı değil, sahip olduğu yetkiyi hangi amaçla kullandığı da sorgulanabilmelidir. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim, kamu güveninin korunması açısından vazgeçilmezdir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Siyasi etik düzenlemelerinin amacı, gücün kişisel çıkarlara dönüştürülmesini önlemek ve kamu görevini üstlenen kişilerin topluma karşı sorumluluklarını güçlendirmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü denetimsiz güç, zamanla kendisini hesap vermek zorunda olmayan bir ayrıcalık gibi görmeye başlayabilir.</p>
<h2>HUKUK BAŞKA, ETİK BAŞKA!</h2>
<p class="isSelectedEnd">İşin en önemli noktalarından biri de budur.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bir davranışın hukuken suç sayılmaması, onun ahlaken doğru olduğu anlamına gelmez.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Hukuk, hangi davranışların suç olduğunu ve hangi yaptırımların uygulanabileceğini belirler. Etik ise insanın niyetini, dürüstlüğünü, sorumluluk anlayışını ve vicdanını sorgular.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bazen bir davranış yasal sınırlar içinde kalabilir ama yine de kamu vicdanını derinden yaralayabilir. İşte bu nedenle siyaset yalnızca kanunlarla değil, ahlak, dürüstlük ve hesap verebilirlik anlayışıyla da yürütülmelidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu konuları anlamak ve çözüm üretmek için gelişmiş demokrasilerdeki denetim mekanizmalarını incelemek, Türkiye&#8217;de siyasi etik alanındaki eksiklikleri tartışmak ve görevi kötüye kullanma suçunun hukuki sınırlarını doğru değerlendirmek gerekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Mesele yalnızca kimin hangi makama geldiği değil, o makamı hangi amaçla kullandığıdır.</strong></p>
<h2>PEKİ, BİZ NE GÖRÜYORUZ?</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bir tarafta savunulan ilkeler, verilen sözler ve kazanılmaya çalışılan güven… Diğer tarafta makam hesapları, kişisel çıkarlar ve bir anda değişiveren siyasi duruşlar.</p>
<p class="isSelectedEnd">İnsan ister istemez soruyor: Dün söylenenler mi samimiyetsizdi, yoksa bugün yapılanlar mı?</p>
<p class="isSelectedEnd">Elbette her siyasi değişikliği peşinen ihanet veya çıkarcılık olarak nitelendirmek doğru olmaz. Ancak ortada kişisel menfaat uğruna ilkelerden vazgeçildiğine dair ciddi işaretler varsa, bunları sorgulamak da toplumun en doğal hakkıdır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Üstelik kamuoyunun bilmediği, henüz açıklığa kavuşmamış daha neler olabilir? Her iddianın delilleriyle ortaya konması, her hukuki sürecin kendi içinde değerlendirilmesi gerekir. Suçlamalarla kesinleşmiş hükümleri birbirine karıştırmadan, gerçeklerin açığa çıkmasını beklemek en doğrusudur.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ama bir şey de unutulmamalı: <strong>Makamlar geçici, insanın geride bıraktığı itibar kalıcıdır.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Yoldan çıkanlara yenileri eklenir mi, zaman gösterecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Biz izleyelim, sorgulayalım ve bekleyelim.</p>
<p><strong>Görelim bakalım, daha neler göreceğiz!</strong></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/20/zigzag-cizenler-oradan-oraya-savrulanlar-bizi-sasirttilar-mi/">ZİGZAG ÇİZENLER, ORADAN ORAYA SAVRULANLAR! BİZİ ŞAŞIRTTILAR MI?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/20/zigzag-cizenler-oradan-oraya-savrulanlar-bizi-sasirttilar-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BURSA’DA YENİ PARTİ RÜZGÂRI: NİHAT YEŞİLTAŞ’LA YENİ BİR DÖNEM Mİ?</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/bursada-yeni-parti-ruzgari-nihat-yesiltasla-yeni-bir-donem-mi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/bursada-yeni-parti-ruzgari-nihat-yesiltasla-yeni-bir-donem-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayrettin BULUT]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2026 19:21:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=232081</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde; “İki bin oy farkı, bir başkanlık yarışının sonucu olabilir; asıl sınav, o güveni sahada karşılayabilmektir!” Bursa siyasetinde yeni bir dönem tartışması başladı. Yeni Parti Bursa Başkanı seçilen Nihat Yeşiltaş, iddialı açıklamalarıyla önümüzdeki sürecin mesajını verdi: “Daha yeni başlıyoruz!” Rakibine yaklaşık iki bin oy fark atarak başkanlık [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/bursada-yeni-parti-ruzgari-nihat-yesiltasla-yeni-bir-donem-mi/">BURSA’DA YENİ PARTİ RÜZGÂRI: NİHAT YEŞİLTAŞ’LA YENİ BİR DÖNEM Mİ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde;</p>
<p>“İki bin oy farkı, bir başkanlık yarışının sonucu olabilir; asıl sınav, o güveni sahada karşılayabilmektir!”</p>
<p>Bursa siyasetinde yeni bir dönem tartışması başladı. Yeni Parti Bursa Başkanı seçilen Nihat Yeşiltaş, iddialı açıklamalarıyla önümüzdeki sürecin mesajını verdi: “Daha yeni başlıyoruz!”</p>
<p>Rakibine yaklaşık iki bin oy fark atarak başkanlık koltuğuna oturduğu belirtilen Yeşiltaş, hedefini açık koyuyor: Bursa’da örgütün gücünü büyütmek, ev ev, kapı kapı siyaset yapmak ve partiyi hem yerel hem genel seçimlerde üst sıralara taşımak.</p>
<p>Peki, bu iddialı çıkış Bursa siyaseti açısından ne ifade ediyor?</p>
<p>SANDIKTAN ÇIKAN GÜVEN, SAHADA SINANACAK!</p>
<p>Siyasette kongre kazanmak önemlidir; ancak asıl başarı, kongrede ortaya çıkan iradeyi toplumun geniş kesimleriyle buluşturabilmektir.</p>
<p>Yeşiltaş’ın önünde şimdi daha zorlu bir sınav var. Örgütün güvenini korumak, farklı görüşleri aynı hedef etrafında buluşturmak ve parti teşkilatlarını yalnızca seçim dönemlerinde değil, her zaman sahada tutmak…</p>
<p>Çünkü siyaset artık sadece kürsüden konuşarak yapılmıyor. Vatandaşın kapısını çalmak, derdini dinlemek, sorununa çözüm üretmek ve verilen sözlerin arkasında durmak gerekiyor.</p>
<p>BURSA’NIN EKONOMİK GERÇEKLERİ SİYASETİN DE GÜNDEMİ OLMALI</p>
<p>Bursa, sanayisiyle, ihracatıyla, tarımıyla ve üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biri. Ancak bu büyük ekonomik potansiyelin toplumun bütün kesimlerine nasıl yansıdığı da önemli bir soru.</p>
<p>Sanayici maliyetlerle, esnaf ayakta kalma mücadelesiyle, çiftçi üretim giderleriyle, emekli geçim sıkıntısıyla, gençler ise eğitim ve istihdam beklentileriyle karşı karşıya.</p>
<p>İşte siyaset tam da burada anlam kazanıyor.</p>
<p>Nihat Yeşiltaş’ın açıkladığı saha siyaseti hedefi, bu sorunları dinleyen ve çözüm önerilerini somutlaştıran bir çalışmaya dönüşürse Bursa’da yeni bir siyasi tartışma zemini oluşturabilir. Aksi hâlde kapı kapı dolaşmak, seçim dönemine özgü bir faaliyetin ötesine geçemez.</p>
<p>“BURSA’YI BİRİNCİ SIRAYA TAŞIYACAĞIZ”</p>
<p>Yeşiltaş’ın yerel ve genel seçimlere ilişkin hedefi iddialı. Ancak bu hedefin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bugünden ilan etmek mümkün değil. Bunun cevabını zaman, saha çalışmaları, politikalar ve seçmenin değerlendirmesi verecek.</p>
<p>Örgüt içindeki güvenin toplumsal güvene dönüşmesi, farklı kesimlerin taleplerine kulak verilmesi ve Bursa’nın sorunlarına gerçekçi çözümler sunulması belirleyici olacak.</p>
<p>31 Mart seçimlerinde elde edilen başarının yeni döneme taşınması da ancak o günün koşullarını doğru okuyup bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermekle mümkün olabilir.</p>
<p>BURSA’DA YENİ RÜZGÂRIN YÖNÜNÜ NE BELİRLEYECEK?</p>
<p>Nihat Yeşiltaş’ın “Daha yeni başlıyoruz” sözü, bir başlangıç mesajı olarak okunabilir. Fakat siyasette başlangıçlar kadar sonuçlar da önemlidir.</p>
<p>Bursa halkı yalnızca iddialı sözler değil; üretime, istihdama, ulaşıma, kentsel yaşama, esnafın sorunlarına ve geçim şartlarına ilişkin uygulanabilir öneriler de görmek isteyecektir.</p>
<p>Şimdi gözler, yeni başkanın sözlerini nasıl bir çalışma programına dönüştüreceğinde.</p>
<p>Çünkü siyasette rüzgârı estirmek başka, o rüzgârı kalıcı bir toplumsal güvene dönüştürmek başkadır.</p>
<p>Bursa’da yeni dönemin gerçek ölçüsü de tam olarak burada ortaya çıkacak: Söylenen sözler, sahada atılan adımlar ve vatandaşta görülen siyasi karşılık.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/bursada-yeni-parti-ruzgari-nihat-yesiltasla-yeni-bir-donem-mi/">BURSA’DA YENİ PARTİ RÜZGÂRI: NİHAT YEŞİLTAŞ’LA YENİ BİR DÖNEM Mİ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/bursada-yeni-parti-ruzgari-nihat-yesiltasla-yeni-bir-donem-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denizle Gökyüzünün Dansı</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/denizle-gokyuzunun-dansi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/denizle-gokyuzunun-dansi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mine EBÇEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2026 18:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=232078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Mine Ebçem makalesinde; Bir yudum su gibiydi; sessiz ve duru… Zamanı dünden çalan akşamlar çağırır beni. Bir sevgiliye kavuşmanın heyecanıyla alır beni avuçlarına, rengârenk boyanmış mor akşamlara bırakır. İbadet gibidir yaz akşamları… Güneş batarken, denizin en kuytu derinliğinde günün elini ayağını çekişi, yavaş yavaş, hiç hissettirmeden gidişi… Doğuşuyla batışının [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/denizle-gokyuzunun-dansi/">Denizle Gökyüzünün Dansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd">Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Mine Ebçem makalesinde;</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir yudum su gibiydi; sessiz ve duru…</p>
<p class="isSelectedEnd">Zamanı dünden çalan akşamlar çağırır beni. Bir sevgiliye kavuşmanın heyecanıyla alır beni avuçlarına, rengârenk boyanmış mor akşamlara bırakır.</p>
<p class="isSelectedEnd">İbadet gibidir yaz akşamları… Güneş batarken, denizin en kuytu derinliğinde günün elini ayağını çekişi, yavaş yavaş, hiç hissettirmeden gidişi… Doğuşuyla batışının farkı olmayan o leylak rengine bırakır kendini.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sevdiği o duygudan ayrılmak istemeyen bir sevgilinin muhabbet edasıyla süzülüşüdür bu. Seyrine doyamadığım denizle gökyüzünün veda dansı…</p>
<p class="isSelectedEnd">Öyle kısa, öyle tatlı, öyle masum…</p>
<p class="isSelectedEnd">Denizin kumsalı öpüşü gibi dalgalar. Hiç bestelenmemiş en güzel şarkısını fısıldıyor kıyıya. Bir sevgilinin dokunuşu gibi tenimi yalayan esinti; hem ürkek hem cüretkâr…</p>
<p class="isSelectedEnd">Zifiri karanlığın koynuna doğru yol alırken, ürperten, deli gibi çarpan bir kalbin pervasız gülüşleri sarıyor akşamı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Akşam rengi akşamlara sığınıyorum şimdi. Morun, leylak renginin ve denizin sessizliğinde avutuyorum kendimi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şimdi beni, o akşamlar avutuyor…</p>
<p>Denizle gökyüzünün birbirine son kez dokunduğu, gecenin usulca gündüzü devraldığı o büyülü anlarda…</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-173262" src="https://www.bursaant.com/wp-content/uploads/2026/10/606ca5a2-872a-486a-810e-917100f16e7a-300x222.jpg" alt="" width="300" height="222" /> <img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-173263" src="https://www.bursaant.com/wp-content/uploads/2026/10/e36e6e98-82e3-4563-8027-8d229b7db779-300x222.jpg" alt="" width="300" height="222" /></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/denizle-gokyuzunun-dansi/">Denizle Gökyüzünün Dansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/18/denizle-gokyuzunun-dansi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
