<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YAZARLAR arşivleri | Zirvede Haber</title>
	<atom:link href="https://www.zirvedehaber.com/category/yazarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.zirvedehaber.com/category/yazarlar/</link>
	<description>Son dakika haberler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 13:35:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>
	<item>
		<title>ORMAN YANARSA, GELECEĞİMİZ KARARIR</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/03/orman-yanarsa-gelecegimiz-kararir/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/03/orman-yanarsa-gelecegimiz-kararir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yücel AKYÜREKLİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:35:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=225397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Yücel Akyürekli makalesinde; Orman, yalnızca yan yana duran ağaçlardan ibaret değildir. Orman; nefesimiz, suyumuz, toprağımız, iklimimiz ve geleceğimizdir. Bir ağacın gölgesinde serinler, meyvesinden faydalanır, dallarında yaşayan kuşların sesini dinleriz. Ancak çoğu zaman ormanların hayatımızdaki gerçek değerini, onları kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımızda daha iyi anlarız. Ağaçlar havadaki karbondioksiti emerek [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/03/orman-yanarsa-gelecegimiz-kararir/">ORMAN YANARSA, GELECEĞİMİZ KARARIR</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Yücel Akyürekli makalesinde;</p>
<p>Orman, yalnızca yan yana duran ağaçlardan ibaret değildir. Orman; nefesimiz, suyumuz, toprağımız, iklimimiz ve geleceğimizdir. Bir ağacın gölgesinde serinler, meyvesinden faydalanır, dallarında yaşayan kuşların sesini dinleriz. Ancak çoğu zaman ormanların hayatımızdaki gerçek değerini, onları kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımızda daha iyi anlarız.</p>
<p>Ağaçlar havadaki karbondioksiti emerek oksijen üretir, havayı temizler ve iklimin dengelenmesine katkı sağlar. Kökleriyle toprağı tutarak erozyonu önler, yağmur sularının toprağa karışmasına yardımcı olur. Ormanlar; sayısız kuşa, böceğe ve hayvana yuva olur. Aynı zamanda insanlara temiz hava, serinlik, doğal güzellik ve huzur sunar.</p>
<p>Bir ormanın yok olması yalnızca ağaçların kaybedilmesi anlamına gelmez. Bir yangınla birlikte canlıların yaşam alanları yok olur, toprak zarar görür, hava kirlenir ve doğanın kurduğu hassas denge bozulur. Yıllar içinde büyüyen ağaçlar, birkaç saat içinde küle dönüşebilir. Ancak kaybedilen bir ormanın yeniden eski hâline gelmesi onlarca yıl sürebilir.</p>
<p>Özellikle sıcak ve kurak günlerde orman yangını riski daha da artmaktadır. Bu nedenle herkesin daha dikkatli ve sorumlu davranması gerekir. Ormanlık alanlarda ateş yakmamalı, mangal ve kamp ateşi gibi faaliyetlerden kaçınmalıyız. Söndürülmemiş sigara izmaritlerini yere atmamalı, cam şişe ve cam parçalarını doğaya bırakmamalıyız. Çünkü küçük görünen bir ihmal, büyük bir felakete dönüşebilir.</p>
<p>Yangınlara karşı alınacak tedbirler yalnızca devlet kurumlarının ya da itfaiye ekiplerinin görevi değildir. Ormanı korumak, toplum olarak hepimizin sorumluluğudur. Şüpheli bir duman ya da yangın belirtisi görüldüğünde vakit kaybetmeden yetkililere haber vermek, yangının büyümesini önleyebilir. Erken yapılan bir ihbar; binlerce ağacı, sayısız canlıyı ve geniş doğal alanları kurtarabilir.</p>
<p>Unutmamalıyız ki doğa bize ait bir mal değil, gelecek nesillere bırakacağımız bir emanettir. Bugün koruduğumuz her ağaç, yarının temiz havası; önlediğimiz her yangın, geleceğe bırakılmış değerli bir mirastır.</p>
<p>Ormanları korumak, yalnızca ağaçları korumak değildir. Suyumuzu, havamızı, toprağımızı, canlılarımızı ve geleceğimizi korumaktır.</p>
<p>Bir kıvılcım ormanı yok edebilir; bir bilinç ise geleceği kurtarabilir.</p>
<p>Orman yanmasın, geleceğimiz kararmasın.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/03/orman-yanarsa-gelecegimiz-kararir/">ORMAN YANARSA, GELECEĞİMİZ KARARIR</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/03/orman-yanarsa-gelecegimiz-kararir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sataney Guaşa: Nart Destanlarından Günümüze Uzanan Bir Bilgelik</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/02/sataney-guasa-nart-destanlarindan-gunumuze-uzanan-bir-bilgelik/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/02/sataney-guasa-nart-destanlarindan-gunumuze-uzanan-bir-bilgelik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[KUTARBA Pınar KORKMAZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:31:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=225294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nart Destanlarının Bilge Kadını Sataney Guaşa, Çerkes Kültürünün Yaşayan Mirası Olarak Gelecek Kuşaklara Işık Tutuyor Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Kurteba Pınar Ersoy Çerkes toplumunun ortak hafızasında yüzyıllardır yaşayan Nart Destanları&#8217;nın en önemli karakterlerinden biri olan Sataney Guaşa, yalnızca mitolojik bir kahraman değil; kadın bilgeliğinin, toplumsal adaletin, üretkenliğin ve kültürel sürekliliğin sembolü olarak görülüyor. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/02/sataney-guasa-nart-destanlarindan-gunumuze-uzanan-bir-bilgelik/">Sataney Guaşa: Nart Destanlarından Günümüze Uzanan Bir Bilgelik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Nart Destanlarının Bilge Kadını Sataney Guaşa, Çerkes Kültürünün Yaşayan Mirası Olarak Gelecek Kuşaklara Işık Tutuyor</strong></h1>
<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Kurteba Pınar Ersoy</p>
<h2><strong>Çerkes toplumunun ortak hafızasında yüzyıllardır yaşayan Nart Destanları&#8217;nın en önemli karakterlerinden biri olan Sataney Guaşa, yalnızca mitolojik bir kahraman değil; kadın bilgeliğinin, toplumsal adaletin, üretkenliğin ve kültürel sürekliliğin sembolü olarak görülüyor. Uzmanlar, destanlarda anlatılan değerlerin günümüz toplumsal yaşamına da önemli mesajlar verdiğine dikkat çekiyor.</strong></h2>
<p class="isSelectedEnd">Dünya üzerindeki en köklü sözlü kültür geleneklerinden birine sahip olan Kuzey Kafkas halklarının ortak kültürel mirası kabul edilen <strong>Nart Destanları</strong>, yalnızca kahramanlık öykülerini değil; toplumun hukuk anlayışını, aile yapısını, kadın-erkek ilişkilerini, ahlaki değerlerini ve yaşam felsefesini de gelecek kuşaklara aktaran önemli bir kültür hazinesi olarak değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu büyük destan geleneğinin merkezinde ise yalnızca savaşçılar değil, onlara yol gösteren güçlü bir kadın figürü bulunuyor: <strong>Sataney Guaşa.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Çerkes kültüründe Seteney, Satana veya Sataney Guaşa adlarıyla anılan bu karakter, yüzlerce yıldır yalnızca bir destan kahramanı olarak değil; aklın, bilgeliğin, üretkenliğin ve toplumsal liderliğin simgesi olarak kabul ediliyor.</p>
<h2>Mitolojik Bir Karakterden Çok Daha Fazlası</h2>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmacılar, Sataney Guaşa&#8217;nın klasik mitolojik kadın karakterlerinden farklı bir konumda yer aldığına dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Pek çok kültürde kadın figürleri güzellik veya annelik üzerinden anlatılırken, Nart Destanları&#8217;nda Sataney Guaşa; devlet aklına yön veren, toplumsal uzlaşının sağlanmasında rol oynayan, genç nesilleri yetiştiren ve gerektiğinde savaşçıları doğru kararlar almaya yönlendiren bir lider olarak tasvir ediliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Destanlarda Nart kahramanlarının en zor anlarında başvurdukları kişi yine Sataney Guaşa oluyor. Onun sözü, yalnızca aile içinde değil, bütün Nart toplumu için belirleyici kabul ediliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu yönüyle Sataney Guaşa, yalnızca &#8220;Nartların annesi&#8221; değil; aynı zamanda bir öğretmen, danışman, stratejist ve toplumsal rehber olarak öne çıkıyor.</p>
<h2>Bilgeliğin ve Üretkenliğin Sembolü</h2>
<p class="isSelectedEnd">Nart anlatılarında Sataney Guaşa&#8217;nın en belirgin özelliklerinden biri bilgeliği olarak öne çıkıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Destanlarda onun olayları önceden değerlendirebilen, toplumun çıkarlarını gözeten, adaletli kararlar alınmasına katkı sağlayan bir kişiliğe sahip olduğu anlatılıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak Sataney Guaşa yalnızca fikirleriyle değil, emeğiyle de örnek gösteriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Anlatılarda;</p>
<ul data-spread="false">
<li>yün eğiren,</li>
<li>kumaş dokuyan,</li>
<li>giysiler hazırlayan,</li>
<li>üretimi teşvik eden,</li>
<li>aile yaşamını güçlendiren</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">bir kadın olarak tasvir ediliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu anlatımlar, Çerkes toplumunda emeğin kutsallığını ve üretimin kadın kimliğiyle özdeşleştirilen önemli değerlerden biri olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<h2>Güneş Gibi Isıtan, Ay Gibi Aydınlatan Kadın</h2>
<p class="isSelectedEnd">Destanlarda Sataney Guaşa&#8217;nın doğayla kurduğu bağ da dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Anlatımlarda onun;</p>
<p class="isSelectedEnd"><em>&#8220;gündüz güneş gibi ısıtan, gece ay gibi yol gösteren&#8221;</em></p>
<p class="isSelectedEnd">bir kişilik olduğu ifade ediliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu sembolik anlatım, onun yalnızca bireysel bir kahraman değil, toplumun yaşam kaynağını temsil eden kültürel bir figür olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<h2>Çerkes Kültüründe Kadının Yeri</h2>
<p class="isSelectedEnd">Sataney Guaşa&#8217;nın anlatıldığı destanlar, aynı zamanda Çerkes toplumunda kadına verilen değerin de tarihsel belgeleri niteliğinde görülüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kafkasya&#8217;nın geleneksel toplumsal yapısında kadın, yalnızca aile içinde değil, sosyal yaşamın hemen her alanında saygın bir konuma sahip bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toplumsal uzlaşının sağlanmasında kadınların önemli rol üstlendiği belirtilirken, tarih boyunca aktarılan birçok anlatıda bunun örneklerine rastlanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">En dikkat çekici geleneklerden biri ise kavga eden iki grubun arasına bir kadının başörtüsünü ya da eşarbını bırakmasının çatışmayı sona erdirmesi olarak anlatılıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu gelenek, kadının toplum içindeki saygınlığını ve barışın temsilcisi olarak görüldüğünü simgeliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmacılar, bu kültürel anlayışın yalnızca kadınların korunmasına değil, aynı zamanda karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenmelerine de olanak sağladığını ifade ediyor.</p>
<h2>Oryantalist Bakışın Gölgesinde Çerkes Kadını</h2>
<ol start="19" data-spread="false">
<li>yüzyıldan itibaren Avrupa&#8217;da yayımlanan seyahatnameler, gravürler ve romanlar, Çerkes kadınını çoğunlukla yalnızca fiziksel güzelliği üzerinden tanımladı.</li>
</ol>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Çerkes Güzeli&#8221; kavramı, zamanla Batı&#8217;da egzotik bir imgeye dönüştü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sanat eserlerinde, reklamlarda, moda dünyasında ve kozmetik sektöründe sıkça kullanılan bu imaj, Çerkes kadınının kültürel kimliğini büyük ölçüde görünmez hâle getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Oysa tarihçiler ve kültür araştırmacıları, Çerkes kadınının toplumdaki gerçek rolünün çok daha kapsamlı olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çerkes kadını;</p>
<ul data-spread="false">
<li>aileyi ayakta tutan,</li>
<li>kültürel değerleri aktaran,</li>
<li>çocukların eğitiminde belirleyici rol oynayan,</li>
<li>toplumsal uzlaşının sağlanmasına katkı sunan,</li>
<li>üretkenliğiyle ekonomik yaşamın parçası olan</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">bir kimlik taşıyor.</p>
<h2>Nart Destanlarının Günümüze Verdiği Mesaj</h2>
<p class="isSelectedEnd">Kültür araştırmacıları, Nart Destanları&#8217;nın yalnızca geçmişe ait efsaneler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Destanlarda anlatılan dayanışma, adalet, bilgelik, üretkenlik, kadın-erkek arasındaki karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk gibi değerlerin günümüz toplumları için de önemli mesajlar içerdiği ifade ediliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sataney Guaşa&#8217;nın kişiliğinde somutlaşan bu değerler, özellikle kadınların eğitim, kültür, bilim ve sosyal yaşamın her alanındaki katkılarının önemini hatırlatıyor.</p>
<h2>Kültürel Mirasın Korunması Çağrısı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Çerkes sivil toplum kuruluşları ve kültür araştırmacıları, Nart Destanları&#8217;nın daha fazla araştırılması, akademik çalışmalara konu edilmesi ve genç kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlara göre, sözlü kültürün yazılı kaynaklarla desteklenmesi; destanların farklı dillere çevrilmesi, eğitim programlarında değerlendirilmesi ve dijital ortamlarda erişilebilir hâle getirilmesi, kültürel mirasın korunmasına önemli katkılar sağlayacak.</p>
<h2>Geçmişten Geleceğe Taşınan Bir Bilgelik</h2>
<p class="isSelectedEnd">Sataney Guaşa, bugün yalnızca Çerkes halkının ortak hafızasında yaşayan mitolojik bir karakter değil; bilgeliğin, üretkenliğin, adaletin ve toplumsal dayanışmanın evrensel sembollerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa aktarılan Nart Destanları, toplumların yalnızca kahramanlarıyla değil; onları doğru yola yönlendiren bilge kadınlarıyla da ayakta kaldığını gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Destanlarda yer alan şu söz ise bu anlayışın en güçlü özeti olarak kabul ediliyor:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd"><strong>&#8220;Sataney Guaşa, gündüz güneşimiz, gece ayımız; savaşta yol gösterenimiz, barışta danışmanımızdır.&#8221;</strong></p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Ve yine Nart geleneğinin günümüze ulaşan öğüdü:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd"><strong>&#8220;Büyüğe saygı, küçüğe sevgi. İyiyle iyi, kötüyle kötü. Söz konusu kadın ise daima sevgi ve saygı.&#8221;</strong></p>
</blockquote>
<p>Bu kadim sözler, yalnızca Çerkes kültürünün değil; insanlığın ortak değerleri arasında yer alan saygı, adalet, bilgelik ve toplumsal dayanışma anlayışının da güçlü bir ifadesi olarak yaşamaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/02/sataney-guasa-nart-destanlarindan-gunumuze-uzanan-bir-bilgelik/">Sataney Guaşa: Nart Destanlarından Günümüze Uzanan Bir Bilgelik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/02/sataney-guasa-nart-destanlarindan-gunumuze-uzanan-bir-bilgelik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yine Akşam..</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/31/yine-aksam/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/31/yine-aksam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mine EBÇEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 06:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=225054</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Mine Ebcem şiirinde; Dokunmayın dostlarım bana bu akşam. Yalnız bırakmayın beni anılarım. Dil yasta,gönül hasta,tutukluyum ben Bu Aşka. İçmeden sarhoşum bu akşam. Sana muhtaç bu gönül, ekmek gibi toprak gibi. İsyanım sana değil kendime,ya düşünsün,ya hülyam. İçmeden sarhoşum bu akşam.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/31/yine-aksam/">Yine Akşam..</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Mine Ebcem şiirinde; Dokunmayın dostlarım bana bu akşam.<br />
Yalnız bırakmayın beni anılarım.<br />
Dil yasta,gönül hasta,tutukluyum ben Bu Aşka.<br />
İçmeden sarhoşum bu akşam.<br />
Sana muhtaç bu gönül, ekmek gibi toprak gibi.<br />
İsyanım sana değil kendime,ya düşünsün,ya hülyam.<br />
İçmeden sarhoşum bu akşam.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/31/yine-aksam/">Yine Akşam..</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/31/yine-aksam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GİTME ÜŞÜYORUM</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/30/gitme-usuyorum/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/30/gitme-usuyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülcan TEPE]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:07:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=225031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Gülcan Tepe şiirinde; Gitme hayatımdan ben üşüyorumBu bedeni ben sende istiyorumYanımda olmasan ben korkuyorumGitme uzaklara yolunu bekliyorum. Ben üşüdüğünde sarıl sen banaSende olan nedir dokunur banaGitme diyorum sen özelsin banaBil sevdiğin yalan söylemez sana. Biliyorum bir gün bana geleceğiniBen sensiz yapamıyorum diyeceğiniSöyle beni ölene kadar seveceğiniBenim helalim Gülcan diyeceğini.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/30/gitme-usuyorum/">GİTME ÜŞÜYORUM</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Gülcan Tepe şiirinde;</p>
<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-start="102" data-end="240"><em data-start="102" data-end="133">Gitme hayatımdan ben üşüyorum</em><br data-start="133" data-end="136" /><em data-start="136" data-end="167">Bu bedeni ben sende istiyorum</em><br data-start="167" data-end="170" /><em data-start="170" data-end="202">Yanımda olmasan ben korkuyorum</em><br data-start="202" data-end="205" /><em data-start="205" data-end="240">Gitme uzaklara yolunu bekliyorum.</em></p>
<p data-start="242" data-end="380"><em data-start="242" data-end="273">Ben üşüdüğünde sarıl sen bana</em><br data-start="273" data-end="276" /><em data-start="276" data-end="307">Sende olan nedir dokunur bana</em><br data-start="307" data-end="310" /><em data-start="310" data-end="342">Gitme diyorum sen özelsin bana</em><br data-start="342" data-end="345" /><em data-start="345" data-end="380">Bil sevdiğin yalan söylemez sana.</em></p>
<p data-start="382" data-end="530"><em data-start="382" data-end="417">Biliyorum bir gün bana geleceğini</em><br data-start="417" data-end="420" /><em data-start="420" data-end="455">Ben sensiz yapamıyorum diyeceğini</em><br data-start="455" data-end="458" /><em data-start="458" data-end="493">Söyle beni ölene kadar seveceğini</em><br data-start="493" data-end="496" /><em data-start="496" data-end="530">Benim helalim Gülcan diyeceğini.</em></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/30/gitme-usuyorum/">GİTME ÜŞÜYORUM</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/30/gitme-usuyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞAÇLARIN GÖRÜLMEYEN ŞİFASI</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/27/agaclarin-gorulmeyen-sifasi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/27/agaclarin-gorulmeyen-sifasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma ELALMIŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 08:10:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=224639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış makalesinde; Modern yaşamın yoğun temposu, gürültüsü ve stresi içinde insanlar huzuru yeniden doğada aramaya başladı. Belki de bu yüzden ormanda yürüdüğümüzde içimizi tarif edilmesi güç bir dinginlik kaplar. Bu yalnızca bir his değildir; bilim insanları, ağaçların çevreye yaydığı doğal bileşiklerin insan sağlığı üzerinde ölçülebilir etkiler oluşturabileceğini ortaya [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/27/agaclarin-gorulmeyen-sifasi/">AĞAÇLARIN GÖRÜLMEYEN ŞİFASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış makalesinde; Modern yaşamın yoğun temposu, gürültüsü ve stresi içinde insanlar huzuru yeniden doğada aramaya başladı. Belki de bu yüzden ormanda yürüdüğümüzde içimizi tarif edilmesi güç bir dinginlik kaplar. Bu yalnızca bir his değildir; bilim insanları, ağaçların çevreye yaydığı doğal bileşiklerin insan sağlığı üzerinde ölçülebilir etkiler oluşturabileceğini ortaya koymaktadır.</p>
<p>Ağaçlar sessiz canlılardır; ancak sessizlikleri yanıltıcıdır. Yaşamlarını sürdürebilmek için sürekli olarak çevreleriyle iletişim kurarlar. Böceklere, mantarlara ve hastalıklara karşı kendilerini korumak amacıyla havaya fitonsit adı verilen doğal uçucu bileşikler salarlar. İnsan burnunun çoğu zaman yalnızca &#8220;orman kokusu&#8221; olarak algıladığı bu maddeler, aslında doğanın görünmeyen savunma sistemidir.Araştırmalar, orman ortamında geçirilen zamanın insan vücudunda önemli değişiklikler oluşturabileceğini göstermektedir. Özellikle stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyelerinde düşüş gözlenirken, bağışıklık sisteminin önemli savunma hücrelerinden olan doğal öldürücü (NK) hücrelerinin aktivitesinde artış saptanmıştır. Bu hücreler, virüslerle enfekte olmuş hücreleri ve bazı kanser hücrelerini tanıyıp yok etmede görev alır.</p>
<p>Bilim insanları, Japonya&#8217;da geliştirilen ve &#8220;orman banyosu&#8221; anlamına gelen Shinrin-yoku uygulaması üzerine yaptıkları çalışmalarda, sadece birkaç saatlik orman yürüyüşünün bile bağışıklık sistemini günler, hatta bazı araştırmalarda haftalar boyunca olumlu etkileyebildiğini bildirmiştir. Bunun yanında kan basıncında azalma, kalp atış hızında yavaşlama, kaygıda azalma ve ruh halinde iyileşme de sıkça gözlenen sonuçlar arasındadır.Ancak bu etkilerin tek nedeni yalnızca fitonsitler değildir. Kuş sesleri, yaprakların hışırtısı, temiz hava, güneş ışığı, yeşilin rahatlatıcı etkisi ve yürüyüş sırasında yapılan hafif fiziksel aktivite de bu iyileştirici deneyimin önemli parçalarıdır.</p>
<p>Doğa, insan bedenini ve zihnini birçok farklı yoldan aynı anda destekleyen bütüncül bir ortam sunar.Özellikle çam, sedir, köknar, ladin ve ardıç ormanları fitonsit açısından zengin kabul edilir. Yağmurdan sonra yükselen reçinemsi koku, aslında bu doğal bileşiklerin havada daha yoğun hissedilmesinden kaynaklanır. Belki de bu yüzden yağmur sonrası orman havası insana her zamankinden daha ferah gelir.Günümüzde şehir yaşamı nedeniyle insanların doğayla bağı giderek zayıflasa da uzmanlar, haftada birkaç kez 30 ila 90 dakika arasında yeşil alanlarda vakit geçirmenin hem ruh sağlığı hem de genel yaşam kalitesi açısından faydalı olabileceğini belirtmektedir.</p>
<p>Elbette bu, hastalıkların yerine geçecek bir tedavi değildir; fakat sağlıklı yaşamın güçlü destekçilerinden biri olabilir.Sonuç olarak, ağaçlar yalnızca oksijen üreten canlılar değildir. Onlar aynı zamanda görünmeyen kimyasal mesajlar taşıyan, bulunduğu ekosistemi ve dolaylı olarak insan sağlığını etkileyen yaşam ortaklarımızdır. Belki de ormanda hissettiğimiz huzur, sadece sessizliğin değil; doğanın milyonlarca yıldır sürdürdüğü bu görünmez iletişimin bize dokunan yansımasıdır.Çünkü bazen en güçlü ilaç, bir reçetede değil; yaprakların arasında esen hafif bir rüzgârın içinde saklıdır.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/27/agaclarin-gorulmeyen-sifasi/">AĞAÇLARIN GÖRÜLMEYEN ŞİFASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/27/agaclarin-gorulmeyen-sifasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuruluş Ruhundan Geleceğe: Tarihin Gölgesinde Yeni Bir Yürüyüş</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/24/kurulus-ruhundan-gelecege-tarihin-golgesinde-yeni-bir-yuruyus/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/24/kurulus-ruhundan-gelecege-tarihin-golgesinde-yeni-bir-yuruyus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayrettin BULUT]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:41:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=224443</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde; Bazı tarihler vardır ki yalnızca takvim yapraklarında yer almaz; bir milletin kaderine, hafızasına ve geleceğine kazınır. O tarihler, yalnızca geçmişi anlatmaz; geleceğe bırakılmış birer pusuladır. Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde böylesine derin anlamlar taşıyan iki tarih vardır ki, aradan geçen bir asra rağmen hâlâ aynı heyecanı, aynı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/24/kurulus-ruhundan-gelecege-tarihin-golgesinde-yeni-bir-yuruyus/">Kuruluş Ruhundan Geleceğe: Tarihin Gölgesinde Yeni Bir Yürüyüş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bazı tarihler vardır ki yalnızca takvim yapraklarında yer almaz; bir milletin kaderine, hafızasına ve geleceğine kazınır.</strong> O tarihler, yalnızca geçmişi anlatmaz; geleceğe bırakılmış birer pusuladır. Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde böylesine derin anlamlar taşıyan iki tarih vardır ki, aradan geçen bir asra rağmen hâlâ aynı heyecanı, aynı inancı ve aynı sorumluluğu hatırlatmaktadır.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>23 Temmuz 1919&#8230; Erzurum Kongresi.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">İşgal altındaki bir vatanda, umudun tükenmeye yüz tuttuğu günlerde Anadolu&#8217;nun bağrından yükselen en güçlü iradenin adıdır Erzurum Kongresi. Mustafa Kemal Paşa ve dava arkadaşlarının öncülüğünde toplanan kongrede yalnızca bir direniş planı hazırlanmadı; aynı zamanda bağımsız bir devletin fikrî temelleri atıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">O gün dile getirilen <strong>&#8220;Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.&#8221;</strong> sözü, yalnızca dönemin şartlarına verilmiş bir cevap değildi. Bu cümle, Türk milletinin kendi kaderini kendisinin belirleyeceğini ilan eden tarihî bir manifestoydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ardından gelen <strong>Sivas Kongresi</strong>, <strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin açılışı</strong>, <strong>Sakarya Meydan Muharebesi</strong>, <strong>Büyük Taarruz</strong> ve nihayet <strong>Cumhuriyet&#8217;in ilanı</strong>, işte bu iradenin adım adım ete kemiğe bürünmüş hâlidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aradan dört yıl geçti.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>24 Temmuz 1923&#8230; Lozan Barış Antlaşması.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Silahla kazanılan zafer, diplomasi masasında tescillendi. Lozan, yalnızca bir barış antlaşması değildir; bağımsız Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin uluslararası alanda tanındığı, egemenliğinin kabul edildiği ve milletimizin vatan üzerindeki hakkının hukuk önünde kayıt altına alındığı tarihî bir dönüm noktasıdır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle 23 Temmuz ile 24 Temmuz arasındaki yalnızca bir günlük zaman farkı değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Birinde millet iradesi ayağa kalkmış, diğerinde ise dünya o iradeyi kabul etmek zorunda kalmıştır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün yaşanan bazı siyasi gelişmelerin, tam da bu tarihlerin yıl dönümünde gerçekleşmesi, birçok vatandaş tarafından sıradan bir tesadüf olarak değil; Cumhuriyet&#8217;in kuruluş felsefesine gönderme yapan sembolik bir tercih olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Cuma günü Ankara&#8217;da Hacı Bayram-ı Veli Camii&#8217;nde edilen dualarla başlayan yeni siyasi yürüyüş de bu çerçevede yorumlanmaktadır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu değerlendirmeye göre verilen mesaj nettir:</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye&#8217;nin ikinci yüzyılında yeniden birlik, beraberlik, hukuk ve millet iradesi etrafında buluşma arzusu&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü toplumun geniş kesimlerinde uzun zamandır hissedilen ortak beklentiler vardır.</p>
<p class="isSelectedEnd">İnsanlar kavga değil kardeşlik istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kutuplaşma değil ortak akıl arıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Baskı değil özgürlük talep ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kayırmacılık yerine liyakatı görmek istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Güçlülerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü özlüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Belki de bu nedenle meydanlarda toplanan kalabalıklar yalnızca bir siyasi organizasyona katılmıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Onlar aynı zamanda umut arıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Adalet arıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eşitlik arıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Cumhuriyet&#8217;in kuruluş ilkelerinin yeniden güçlü biçimde yaşatılmasını istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Siyasi hareketlerin başarısı yalnızca milletvekili sayısıyla ölçülmez.</p>
<p class="isSelectedEnd">91 milletvekiliyle çıkılan bir yol elbette önemli bir başlangıçtır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak asıl güç, milletin gönlünde karşılık bulabilmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü tarih göstermiştir ki hiçbir siyasi hareket, toplumun vicdanında yer edinmeden kalıcı bir başarı elde edemez.</p>
<p class="isSelectedEnd">Milletin desteği sandıktan önce yürekte başlar.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün Türkiye&#8217;nin önünde duran temel meseleler yalnızca ekonomik değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Hukukun üstünlüğü&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Adalet&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Şeffaf yönetim&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Liyakat&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğitim&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Üretim&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesi&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Kadınların, emeklilerin, çiftçilerin, işçilerin ve esnafın hak ettiği yaşam standartlarına kavuşabilmesi&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">İşte toplumun gündemindeki esas başlıklar bunlardır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Cumhuriyet&#8217;in ikinci yüzyılına girerken en büyük ihtiyaç; Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün emanet ettiği Cumhuriyet&#8217;i demokrasiyle güçlendirmek, laikliği toplumsal barışın temel güvencesi olarak korumak, hukukun herkes için eşit uygulanmasını sağlamak ve millet egemenliğini devlet yönetiminin vazgeçilmez ilkesi hâline getirmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu noktada sıkça dile getirilen <strong>Kuvâ-yi Milliye ruhu</strong> da yalnızca tarih kitaplarında kalan askerî bir mücadele değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kuvâ-yi Milliye;</p>
<p class="isSelectedEnd">Haksızlık karşısında susmamaktır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Millet iradesine sahip çıkmaktır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yoksulluğa teslim olmamaktır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kul hakkını korumaktır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Adalet terazisini yeniden dengeye getirmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Üreteni desteklemek, emeğe değer vermek ve ortak geleceği birlikte inşa etmektir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türk milleti tarih boyunca en zor zamanlarda dahi umudunu kaybetmemiştir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çanakkale&#8217;de imkânsız denilen başarılmıştır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sakarya&#8217;da geri çekiliş durmuş, yeniden ayağa kalkılmıştır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dumlupınar&#8217;da bağımsızlık kesin zafere ulaşmıştır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Cumhuriyet ise bu büyük mücadelenin en değerli eseridir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı millet gerektiğinde bugün de geleceğini kendi iradesiyle belirleme gücüne sahiptir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün tartışılan konu yalnızca bir siyasi parti meselesi değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mesele, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ikinci yüzyılında hukuk devletinin ne kadar güçleneceğidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mesele, gençlerin ülkelerinde umut görüp göremeyeceğidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mesele, çiftçinin toprağına, işçinin emeğine, emeklinin alın terine hak ettiği değerin verilip verilmeyeceğidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve belki de en önemlisi;</p>
<p class="isSelectedEnd">Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün <strong>&#8220;Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.&#8221;</strong> sözünün yalnızca resmî binaların duvarlarında yazılı bir ifade olarak mı kalacağı, yoksa devlet yönetiminin yaşayan temel ilkesi olarak mı varlığını sürdüreceğidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tarih yeniden yazılmaz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak tarihten ders alan milletler, yeniden ayağa kalkabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Belki de bugün başlayan yürüyüş, Cumhuriyet&#8217;in kuruluş ruhunu yeniden hatırlamanın; demokrasiyi, hukuku, adaleti ve millet iradesini geleceğe taşıma arzusunun yeni bir ifadesidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü bu topraklar, umudunu kaybetmeyenlerin; birlikten güç alanların ve geleceğine sahip çıkanların vatanıdır.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Ne Mutlu Türküm Diyene!</strong></p>
<p><strong>Vatana ve millete hayırlı olsun.</strong></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/24/kurulus-ruhundan-gelecege-tarihin-golgesinde-yeni-bir-yuruyus/">Kuruluş Ruhundan Geleceğe: Tarihin Gölgesinde Yeni Bir Yürüyüş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/24/kurulus-ruhundan-gelecege-tarihin-golgesinde-yeni-bir-yuruyus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geliyor Gelmekte Olan</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/geliyor-gelmekte-olan/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/geliyor-gelmekte-olan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayrettin BULUT]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:26:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=224177</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde; Özgür Özel’in son açıklamaları, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor. Bizim siyasi partiler tarihinde siyaset ve ülke gündemi sikistiginda ve siyasi kavos olunca yeni parti hep şanslı olmuştur, Özgür özel&#8217;in siyasi harakati yuzde 40 üzeri oy alabilecegini düşünüyorum. Parlementer sisteme dönüş olsada Özgür özel&#8217;in [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/geliyor-gelmekte-olan/">Geliyor Gelmekte Olan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde;</p>
<p>Özgür Özel’in son açıklamaları, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor.</p>
<p>Bizim siyasi partiler tarihinde siyaset ve ülke gündemi sikistiginda ve siyasi kavos olunca yeni parti hep şanslı olmuştur, Özgür özel&#8217;in siyasi harakati yuzde 40 üzeri oy alabilecegini düşünüyorum.</p>
<p>Parlementer sisteme dönüş olsada Özgür özel&#8217;in partisi birinci olur</p>
<p>Yurt genelinde üyelik başvurularının çığ gibi büyümesi, milletin yalnızca bir parti değil; adalet, liyakat ve umut aradığını gösteriyor.<br />
Bu toprakların pusulası bellidir: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsız Türkiye hedefi. Vatan sevgisini, bayrağı ve Cumhuriyet değerlerini siyaset üstü gören her hareket, Anadolu’da karşılık bulur.</p>
<p>Çünkü millet; kutuplaşma değil birlik, hamaset değil üretim, kişisel çıkar değil devlet aklı görmek istiyor.<br />
Bugün yükselen dalga, ekonomik sıkıntılardan bunalan halkın değişim talebidir. Ancak gerçek değişim, sadece isim değişikliğiyle değil; hukukun üstünlüğü, millet iradesine saygı ve Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” anlayışını hayata geçirmekle mümkündür.</p>
<p>Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir kavga değil, Cumhuriyet’in kurucu aklıdır. Ay-yıldızlı bayrağın altında birleşen, bilimi, demokrasiyi ve vatan sevgisini rehber edinen bir siyaset; bu milletin yeniden ayağa kalkmasının en güçlü yoludur.</p>
<p>&#8220;Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir&#8221;</p>
<p>Tarih tekerrür ediyor</p>
<p>Son sözü millet söyler .</p>
<p>Sandık yakın ,zafer kaçınılmaz.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/geliyor-gelmekte-olan/">Geliyor Gelmekte Olan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/geliyor-gelmekte-olan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜNAYDIN! YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR!</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/gunaydin-yuruyelim-arkadaslar/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/gunaydin-yuruyelim-arkadaslar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Müjgan ÇELİKKOL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:18:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=224174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol makalesinde; Bu sabah büyük bir rahatlama hissi ile uyandım. Aylardır kabuslar sarmıştı gecelerimizi. Endişe, kaygılar içinde boğuşurken; butlan, yargı çıkmazı, haberleşme kısıtlamaları, fezlekeler, gözaltılar, tutuklamalar, her yönden özgürlüklerin yok olması, görevden almalar, seçimin ötelenmesi, hatta seçim yapılmaması gibi söylentiler uykularımızı kaçırdı. Farklı Rejim dayatılıyor! Demokrasi elden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/gunaydin-yuruyelim-arkadaslar/">GÜNAYDIN! YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol makalesinde;</p>
<p>Bu sabah büyük bir rahatlama hissi ile uyandım. Aylardır kabuslar sarmıştı gecelerimizi. Endişe, kaygılar içinde boğuşurken; butlan, yargı çıkmazı, haberleşme kısıtlamaları, fezlekeler, gözaltılar, tutuklamalar, her yönden özgürlüklerin yok olması, görevden almalar, seçimin ötelenmesi, hatta seçim yapılmaması gibi söylentiler uykularımızı kaçırdı.<br />
Farklı Rejim dayatılıyor! Demokrasi elden gidiyor!<br />
En fakir ülkelerle sayılır hale geldik. Saat 2.00 lere kadar televizyonlarda yorum programlarını izleyip umut ışığı aramakla geçti günlerimiz.<br />
Yönetim; halkı refah içinde yaşatmakla görevlidir. Hergün bir sorunla mücadele eden halk, yönetim zaafiyeti içindedir.<br />
Öyle bir fakirleştirildi ki halk, sokakta yatar, askıda ekmekle beslenir hale geldi. Bu durumda halk bu yönetimi nasıl istesin? Şu işe bakın bu yönetim de gitmem de gitmem diyor.</p>
<p>İşte tam bu zamanda öyle bir lider çıktı ki &#8220;ÖZGÜR ÖZEL&#8221; halkın kaybolan umudunu canlandırdı. Halkı yüreklendirdi. Tıpkı Atatürk gibi vazgeçmedi, şartların kötülüğüne aldırmadı. Her yandan ahtapot gibi sarılmışken yol aradı, turp gibi sıkılmışken , &#8220;ölümü göze aldım, bu millet bu kötülüğe layık değil, kurtulmalı&#8221; dedi, kendisini meydanlara attı. Atom Karınca gibi çalıştı. Gece gündüz demedi, il il, meydan meydan dolaştı, köylü kentli herkesin derdini dinledi. Meydanlar da onu çok sevdi. Herkese ümit verdi, cesaretlendirdi. &#8220;YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR&#8221; DURMAK YOK! dedi Binler, onbinler, yüzbinler arkasına takıldı.<br />
&#8220;PEŞİNDEYIZ, ARKANDAYIZ, SENİNLEYİZ&#8221; dediler. O da &#8220;YOLUMUZ AÇIK OLSUN&#8221; deyip şahlandı, kurtuluş için YENİ BİR YOL buldu. Çünkü menfaat düşkünleri, memleketi satanlarla birlik olanlar, atanmışlar mevcut yönetimin huzuru uğruna birlik olup bütün yolları kapattılar. Çareleri tüketelim bize mahkum olsun dediler. Ama hayal kırıklığına uğradılar.<br />
Bir ışık doğdu ve zafere kadar o ışık sönmeyecek. Çünkü halk kendisini inim inim inleten yönetimi artık istemiyor. Atatürkün en büyük eserimden biri dediği CHP den ayrılamaz zannettiler. O kadar kutsal bir görev üslendi ki Özgür Özel, Atatürk&#8217;ün kurduğu en önemli eseri, hukukun üstünlüğünü savunan, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti tehlikedeyken CHP den ayrılması gerekiyordu. Atatürk de olsaydı kesin böyle davranırdı. Hayat kurtarmak bile by-pass ile mümkün oluyor. Özgür Özel tam zamanında en doğru kararı verdi. Umutları yüceltti, bizleri rahatlattı.</p>
<p>Özgür Özel “İşgal edilmiş İstanbul’da, saray kuklası bir paşa olmak yerine, ölümü göze alıp, Anadolu’ya geçip, kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol bizim yolumuzdur.”</p>
<p>HEPİMİZ ONUNLAYIZ!<br />
YOLUMUZ AÇIK OLSUN!<br />
HALKIMIZ GERÇEKLERİ ANLADI, ASLA TUZAKLARA DÜŞMEZ, YENİ YOL KURTULUŞ YOLU, YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR!</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/gunaydin-yuruyelim-arkadaslar/">GÜNAYDIN! YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/22/gunaydin-yuruyelim-arkadaslar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs: Bir Milletin “Ayşe Tatile Çıksın”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/20/kibris-bir-milletin-ayse-tatile-ciksin/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/20/kibris-bir-milletin-ayse-tatile-ciksin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayrettin BULUT]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=223995</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde; Kıbrıs Barış. Harekâtı, Türkiye’nin yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. 1960’ta kurulan ortak Kıbrıs Cumhuriyeti, Rum tarafının ENOSİS hedefi ve Türk toplumuna yönelik saldırılar nedeniyle kısa sürede çatışma ortamına sürüklendi. Kıbrıs Türklerinin ilk organize direniş gücü Türk Mukavemet [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/20/kibris-bir-milletin-ayse-tatile-ciksin/">Kıbrıs: Bir Milletin “Ayşe Tatile Çıksın”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde;</p>
<p>Kıbrıs Barış. Harekâtı, Türkiye’nin yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. 1960’ta kurulan ortak Kıbrıs Cumhuriyeti, Rum tarafının ENOSİS hedefi ve Türk toplumuna yönelik saldırılar nedeniyle kısa sürede çatışma ortamına sürüklendi. Kıbrıs Türklerinin ilk organize direniş gücü Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) oldu.<br />
15 Temmuz 1974’te Yunan cuntasının Kıbrıs’ta darbe yaparak adayı Yunanistan’a bağlama girişimi, Türkiye için kırmızı çizginin aşılması anlamına geliyordu. O dönemde Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan liderliğindeki koalisyon hükümeti, diplomatik girişimlerden sonuç alınamayınca Türkiye’nin garantörlük hakkını kullanma kararı aldı.<br />
20 Temmuz 1974 sabahı başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Girne’ye çıkarma yapması ve paraşüt birliklerinin adaya inmesiyle tarihe geçti. Cenevre görüşmeleri sonuçsuz kalınca ikinci harekâtın şifresi olan</p>
<p>“Ayşe tatile çıksın”</p>
<p>mesajı verildi ve operasyon genişletildi.<br />
Kıbrıs’ın önemi yalnızca adadaki Türk toplumunun güvenliği değildir. Ada, Türkiye’nin Akdeniz’e açılan stratejik kapısıdır. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları ve Mavi Vatan anlayışı açısından Kıbrıs, Türkiye’nin güvenlik ve jeopolitik derinliğinin merkezinde yer alır.<br />
Ecevit’in “barış için müdahale” yaklaşımı ile Erbakan’ın “milli bağımsızlık” vurgusu, farklı siyasi çizgilerin devlet çıkarında birleşebildiğini gösterdi. Kıbrıs Barış Harekâtı bu nedenle sadece bir askeri operasyon değil; Türkiye’nin Akdeniz’deki varlığını, egemenlik haklarını ve stratejik iradesini dünyaya ilan ettiği tarihî bir adımdır.</p>
<p>Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığına, enerji haklarına, deniz yetki alanlarına ve Mavi Vatan iddiasına da mühür vurdu.<br />
Kıbrıs, Anadolu’nun denize açılan kapısıdır.<br />
Kıbrıs, Akdeniz’deki stratejik derinliğimizdir.<br />
Kıbrıs, geçmişin hatırası değil, geleceğin güvenliğidir.</p>
<p>Bu yüzden tarih, Ecevit ile Erbakan’ın adını sadece bir harekâtın liderleri olarak değil; Türkiye’nin Akdeniz’deki kader anında sorumluluk alan devlet adamları olarak yazmıştır.<br />
Ve o gün verilen mesaj hâlâ yankılanmaktadır:</p>
<p>“Kıbrıs Türk’tür, Akdeniz Türkiye’nin stratejik ufkudur; vatanın güvenliği denizlerde başlar.”</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/20/kibris-bir-milletin-ayse-tatile-ciksin/">Kıbrıs: Bir Milletin “Ayşe Tatile Çıksın”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/20/kibris-bir-milletin-ayse-tatile-ciksin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖLGEDEKİ GÖLGESİZLER</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/16/golgedeki-golgesizler/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/16/golgedeki-golgesizler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma ELALMIŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 08:05:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=223605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış makalesinde Tarih boyunca bazı insanlar vardır ki, kendilerine ait bir duruşları, bir omurgaları, bir ilkeleri yokmuş gibi yaşarlar. Rüzgâr hangi yönden eserse o tarafa döner, güç kimdeyse ona yaklaşır, menfaat neredeyse orada saf tutarlar. Bu tip insanlar için &#8220;gölgedeki gölgesizler&#8221; denebilir; çünkü varlıkları hissedilir ama karakterleri seçilemez. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/16/golgedeki-golgesizler/">GÖLGEDEKİ GÖLGESİZLER</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış makalesinde</p>
<p>Tarih boyunca bazı insanlar vardır ki, kendilerine ait bir duruşları, bir omurgaları, bir ilkeleri yokmuş gibi yaşarlar. Rüzgâr hangi yönden eserse o tarafa döner, güç kimdeyse ona yaklaşır, menfaat neredeyse orada saf tutarlar. Bu tip insanlar için &#8220;gölgedeki gölgesizler&#8221; denebilir; çünkü varlıkları hissedilir ama karakterleri seçilemez. Bir gölge gibi görünürler fakat kendilerine ait bir şekilleri yoktur.<br />
Bu insanların en belirgin özelliği, hakikate değil güce bağlı olmalarıdır. Dün övdüklerini bugün yerer, bugün savunduklarını yarın inkâr ederler. Onlar için doğru ve yanlışın ölçüsü vicdan değil, çıkar hesabıdır. Bu yüzden güvenilirliklerini kaybederler; çünkü insanın sözü ancak karakteri kadar değerlidir.<br />
Dünya tarihi bu tür davranışların sayısız örneğiyle doludur. Antik Roma&#8217;da iktidar değiştikçe taraf değiştiren senatörler, imparatorların gözüne girmek için dün dost bildiklerini ihbar etmekten çekinmemişlerdir. Roma Cumhuriyeti&#8217;nin son dönemlerinde birçok siyasetçi, devletin menfaatinden çok kendi makamını korumayı tercih etmiş ve bu çıkarcılık, cumhuriyetin çöküşünü hızlandırmıştır.<br />
Fransız Devrimi sırasında da benzer manzaralar görülmüştür. Devrimin ilk günlerinde özgürlük ve eşitlik nutukları atan bazı kişiler, iktidar dengeleri değişince eski sözlerini unutmuş, yeni güç odaklarının hizmetine girmiştir. Devrim adına konuşanların bir kısmı, devrimin ilkelerini değil kendi konumlarını korumaya çalışmıştır.<br />
Dünya tarihi boyunca gölgesizler hep var olmuştur. Adaletsizlikleri görmelerine rağmen ses çıkarmamış, hatta bazıları güçlü olanın yanında görünmek için haksızlıkları desteklemiştir. Tarih onları cesur insanlar arasında değil, sessiz kalmayı tercih edenler arasında kaydetmiştir.<br />
Oysa insanı değerli kılan şey, rahat zamanlardaki sözleri değil, zor zamanlardaki duruşudur. Gücün karşısında eğilmeyen, menfaat uğruna ilkelerini satmayan insanlar tarihte her zaman saygıyla anılmıştır. Buna karşılık çıkar için her renge girenler kısa vadede kazanç sağlamış görünseler de uzun vadede itibarlarını kaybetmişlerdir.<br />
Gölgedeki gölgesizlerin trajedisi de budur: Herkese benzemeye çalışırken kendileri olmaktan çıkarlar. Her kapıya selam verirken hiçbir kapıda saygı göremezler. Her gücün yanında yer almaya çalışırken tarihin gözünde değersizleşirler.<br />
Tarih, cesaret sahiplerini hatırlar; korkularını çıkar maskesiyle gizleyenleri değil. Çünkü insanın gerçek büyüklüğü, kalabalığın peşinden gitmesinde değil, gerektiğinde yalnız kalabilmesinde saklıdır.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/16/golgedeki-golgesizler/">GÖLGEDEKİ GÖLGESİZLER</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/16/golgedeki-golgesizler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
