<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SAĞLIK arşivleri | Zirvede Haber</title>
	<atom:link href="https://www.zirvedehaber.com/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.zirvedehaber.com/category/saglik/</link>
	<description>Son dakika haberler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2026 06:30:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>
	<item>
		<title>Türk Doktor Yadigar Genç, Kanserle Mücadelesinde Yeni Hedef Kanser Kök Hücreleri</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/13/turk-doktor-yadigar-genc-kanserle-mucadelesinde-yeni-hedef-kanser-kok-hucreleri/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/13/turk-doktor-yadigar-genc-kanserle-mucadelesinde-yeni-hedef-kanser-kok-hucreleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 06:30:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=223325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya&#8217;da çalışmalarını sürdüren uluslararası ödüllü Türk kökenli hekim Dr. Yadigar Genç, kişiye özel ve hedefe yönelik kanser tedavileri üzerine yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor&#8230; Kanser kök hücrelerini hedef alan yaklaşımlar, fotodinamik lazer tedavisi ve bağışıklık sistemini destekleyen yöntemlerin birlikte değerlendirildiği tedavi modeli, modern onkolojide öne çıkan yeni nesil uygulamalar arasında gösteriliyor. Kanser tedavisinde son yıllarda bilim [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/13/turk-doktor-yadigar-genc-kanserle-mucadelesinde-yeni-hedef-kanser-kok-hucreleri/">Türk Doktor Yadigar Genç, Kanserle Mücadelesinde Yeni Hedef Kanser Kök Hücreleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya&#8217;da çalışmalarını sürdüren uluslararası ödüllü Türk kökenli hekim Dr. Yadigar Genç, kişiye özel ve hedefe yönelik kanser tedavileri üzerine yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor&#8230; </strong></p>
<p>Kanser kök hücrelerini hedef alan yaklaşımlar, fotodinamik lazer tedavisi ve bağışıklık sistemini destekleyen yöntemlerin birlikte değerlendirildiği tedavi modeli, modern onkolojide öne çıkan yeni nesil uygulamalar arasında gösteriliyor.</p>
<p>Kanser tedavisinde son yıllarda bilim dünyasının odak noktalarından biri, yalnızca tümör dokusunu küçültmek değil, tedaviye direnç gösterebilen ve hastalığın yeniden ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilen kanser kök hücrelerini de hedef almak oldu.</p>
<p>Bilim insanlarına göre kanser kök hücreleri; klasik tedavilerden kaçabilen, uzun süre sessiz kalabilen, yeniden çoğalabilen ve metastaz gelişiminde rol oynayabilen hücreler arasında yer alıyor. Bu nedenle modern onkolojide geliştirilen yeni yaklaşımlar, tümörün yanı sıra bu hücrelerin de kontrol altına alınmasını amaçlıyor.</p>
<p>Bu alanda çalışmalarını Almanya&#8217;da sürdüren uluslararası ödüllü Türk kökenli hekim Dr. Yadigar Genç, kişiye özel ve hedefe yönelik tedavi yaklaşımları üzerinde çalışıyor. Dr. Genç&#8217;in merkezinde uygulanan yöntemlerden biri de intravenöz fotodinamik lazer tedavisi.</p>
<p>Tedavi sürecinde öncelikle ışığa duyarlı özel moleküller (fotosensitizer ajanlar) hastaya uygulanıyor. Bu moleküllerin tümör dokusunda daha fazla birikmesi hedefleniyor. Ardından belirli dalga boyundaki lazer ışığıyla aktive edilen bu moleküller, kanser hücreleri içerisinde yüksek enerjili reaktif oksijen türlerinin oluşmasını sağlayarak hedeflenen hücrelerde kontrollü hücresel yıkım mekanizmasını tetiklemeyi amaçlıyor. Böylece sağlıklı dokuların mümkün olduğunca korunması hedeflenirken, işaretlenmiş tümör hücreleri üzerinde seçici etki oluşturulması amaçlanıyor.</p>
<p>Dr. Genç&#8217;in uyguladığı yaklaşım yalnızca fotodinamik lazer tedavisiyle sınırlı kalmıyor. Günümüzde bağışıklık sisteminin kanserle mücadelede kritik rol oynadığı görüşünden hareketle, tedavi planları kişiye özel immünolojik analizler doğrultusunda hazırlanıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-163349" src="https://www.bursaant.com/wp-content/uploads/2026/07/0a05508a-04d5-48ef-9f4d-02ee3c6b9946-300x297.jpg" alt="" width="300" height="297" /></p>
<p>Fotodinamik lazer tedavisi; immünomodülasyon, hipertermi, intravenöz lazer uygulamaları ve gerektiğinde kişiye özel hücresel tedavi yaklaşımlarıyla destekleniyor. Böylece yalnızca mevcut tümör dokusunun hedeflenmesi değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin tümörü daha etkin tanıyabilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>
<p>Uzmanlara göre her kanser hastasının tümör biyolojisi, genetik yapısı, daha önce aldığı tedaviler, genel sağlık durumu ve bağışıklık sistemi birbirinden farklılık gösteriyor. Bu nedenle uygulanacak tedavi protokollerinin de standart değil, kişiye özel planlanması önem taşıyor.</p>
<p>Merkezde uygulanan tedaviler hastaneye yatış gerektirmeden ayaktan gerçekleştiriliyor. Hastalar yaklaşık 10 günlük program kapsamında günlük ortalama iki saat süren seanslara katıldıktan sonra aynı gün normal yaşamlarına dönebiliyor.</p>
<p>Bilim dünyasında giderek daha fazla kabul gören yaklaşım, tek tip tedaviler yerine kişiye özel, hedefe yönelik ve bağışıklık sistemini de sürece dahil eden yeni nesil onkolojik stratejilerin geliştirilmesi yönünde ilerliyor.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/13/turk-doktor-yadigar-genc-kanserle-mucadelesinde-yeni-hedef-kanser-kok-hucreleri/">Türk Doktor Yadigar Genç, Kanserle Mücadelesinde Yeni Hedef Kanser Kök Hücreleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/13/turk-doktor-yadigar-genc-kanserle-mucadelesinde-yeni-hedef-kanser-kok-hucreleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hakkınız Ödenmez&#8221;</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/08/hakkiniz-odenmez/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/08/hakkiniz-odenmez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 13:32:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=222972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçmiş Dönem Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Necla Özkaplan Yörüklü&#8217;den Sağlık Çalışanlarına Duygusal Teşekkür: &#8220;Hakkınız Ödenmez&#8221; BURSA – Geçmiş dönem Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Necla Özkaplan Yörüklü, hem kendi sağlık sürecinde hem de kızı Ela&#8217;nın geçirdiği başarılı kalça artroskopisi ameliyatında yaşadığı deneyimleri kamuoyuyla paylaşarak, sağlık çalışanlarına duyduğu minneti duygu dolu sözlerle dile getirdi. Yörüklü&#8217;nün paylaşımı, yalnızca [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/08/hakkiniz-odenmez/">&#8220;Hakkınız Ödenmez&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Geçmiş Dönem Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Necla Özkaplan Yörüklü&#8217;den Sağlık Çalışanlarına Duygusal Teşekkür: &#8220;Hakkınız Ödenmez&#8221;</h1>
<p class="isSelectedEnd"><strong>BURSA</strong> – Geçmiş dönem Peyzaj Mimarları Odası Başkanı <strong>Necla Özkaplan Yörüklü</strong>, hem kendi sağlık sürecinde hem de kızı Ela&#8217;nın geçirdiği başarılı kalça artroskopisi ameliyatında yaşadığı deneyimleri kamuoyuyla paylaşarak, sağlık çalışanlarına duyduğu minneti duygu dolu sözlerle dile getirdi. Yörüklü&#8217;nün paylaşımı, yalnızca bir teşekkür mesajı olmanın ötesinde, sağlık hizmetlerinde güven, özveri ve insan odaklı yaklaşımın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<h2>Aynı Hastane Koridorlarında Bir Yıl Arayla İki Büyük Sınav</h2>
<p class="isSelectedEnd">Yörüklü&#8217;nün aktardığına göre, hayat onu aynı hastane kapısından iki kez geçirdi. İlkinde, 18 Şubat 2025 tarihinde kendi sağlık sorunları nedeniyle ameliyat masasına yatan Yörüklü, bu kez 18 Haziran 2026 tarihinde kızı Ela&#8217;nın kalça artroskopisi ameliyatı için aynı koridorlarda benzer duyguları yaşadı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir yıl önce kendi sağlığını büyük bir güvenle emanet ettiği Prof. Dr. Alpaslan Öztürk ve ekibi sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirten Yörüklü, bu kez aynı güveni anne olarak kızının ameliyatı sırasında hissettiğini ifade etti.</p>
<h2>&#8220;Evladınızı Ameliyathaneye Uğurlamak Tarif Edilemez Bir Duygu&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Anne olmanın, sağlık süreçlerinde yaşanan kaygıyı çok daha derin hissettirdiğini belirten Yörüklü, evladını ameliyathaneye uğurlarken yaşadığı endişeyi kelimelerle anlatmanın mümkün olmadığını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak Prof. Dr. Alpaslan Öztürk&#8217;ün yalnızca mesleki başarısıyla değil, hastalarına gösterdiği samimiyet, şefkat ve güven veren yaklaşımıyla ailelerin üzerindeki yükü hafiflettiğini vurgulayan Yörüklü, hekim-hasta ilişkisinde insani yaklaşımın tedavi sürecinin en önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti.</p>
<h2>Başarı Sadece Ameliyatla Sınırlı Değil</h2>
<p class="isSelectedEnd">Yörüklü, başarılı geçen operasyonun ardından Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Servisi&#8217;nde görev yapan hemşireler, sağlık personeli ve tüm çalışanların özverili çalışmalarına da özel olarak teşekkür etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tedavi sürecinde yalnızca tıbbi müdahalenin değil, hastalara gösterilen ilginin, güler yüzün ve moral desteğinin de iyileşme sürecine büyük katkı sunduğunu belirten Yörüklü, sağlık çalışanlarının gece gündüz demeden büyük bir fedakârlıkla görev yaptığını ifade etti.</p>
<h2>&#8220;Sağlıkta Güven Her Şeyden Değerli&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Sağlık hizmeti alacak vatandaşların en çok ihtiyaç duyduğu unsurun güven olduğunu belirten Yörüklü, yaşadığı deneyimi kamuoyuyla paylaşmasının en önemli nedeninin de bu olduğunu söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir gün benzer bir sağlık süreci yaşayacak vatandaşların, güvenle başvurabilecekleri hekimlerin ve sağlık ekiplerinin varlığını bilmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Yörüklü, Prof. Dr. Alpaslan Öztürk ve ekibinin yalnızca başarılı operasyonlarıyla değil, insana dokunan yaklaşımlarıyla da örnek bir sağlık hizmeti sunduklarını dile getirdi.</p>
<h2>Sağlık Çalışanlarına Kalpten Teşekkür</h2>
<p class="isSelectedEnd">Hem kendi ameliyatında hem de kızı Ela&#8217;nın sağlığına kavuşmasında emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür eden Necla Özkaplan Yörüklü, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Önce kendi şifama vesile olan, ardından canım kızım Ela&#8217;nın sağlığına kavuşmasını sağlayan başta Prof. Dr. Alpaslan Öztürk olmak üzere tüm ekibe bir anne olarak sonsuz teşekkür ediyorum. Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Servisi&#8217;nde görev yapan doktorlarımızın, hemşirelerimizin ve tüm sağlık çalışanlarının emekleri, özverileri ve insan sevgileri tarif edilemez. İyi ki varsınız. Hakkınız gerçekten ödenmez.&#8221;</p>
</blockquote>
<p>Yörüklü&#8217;nün paylaşımı, sağlık çalışanlarının yalnızca hastaları tedavi etmekle kalmayıp, ailelerin umutlarına da dokunduğunu gösteren anlamlı bir teşekkür olarak değerlendirilirken, toplumun her kesiminden takdir topladı.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/08/hakkiniz-odenmez/">&#8220;Hakkınız Ödenmez&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/08/hakkiniz-odenmez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Kavurucu Sıcaklık Uyarısı</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/uzmanlardan-kavurucu-sicaklik-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/uzmanlardan-kavurucu-sicaklik-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:38:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=222897</guid>

					<description><![CDATA[<p>40 Derecenin Üzerindeki Hava Kalbi Zorluyor, Sıvı Kaybı Hayati Risk Oluşturabiliyor Prof. Dr. Fahriye Ağca, yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların özellikle kronik hastalığı bulunan bireyler için ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirterek, sıcak havalarda vücudun dengeyi koruyabilmek için yoğun bir mücadele verdiğini söyledi. Ağca, aşırı sıcakların kalbin iş yükünü artırdığını, tansiyon dengesini bozduğunu ve ileri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/uzmanlardan-kavurucu-sicaklik-uyarisi/">Uzmanlardan Kavurucu Sıcaklık Uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>40 Derecenin Üzerindeki Hava Kalbi Zorluyor, Sıvı Kaybı Hayati Risk Oluşturabiliyor</h1>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Prof. Dr. Fahriye Ağca, yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların özellikle kronik hastalığı bulunan bireyler için ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirterek, sıcak havalarda vücudun dengeyi koruyabilmek için yoğun bir mücadele verdiğini söyledi. Ağca, aşırı sıcakların kalbin iş yükünü artırdığını, tansiyon dengesini bozduğunu ve ileri vakalarda kalp krizi ile ani ölümlere kadar uzanabilen hayati sonuçlara neden olabileceğini ifade etti.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Yaz mevsiminin etkisini giderek artırdığı, hava sıcaklıklarının birçok bölgede 40 derecenin üzerine çıktığı günlerde uzmanlar, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan vatandaşlar için kritik uyarılarda bulunuyor. Aşırı sıcakların yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmadığını, aynı zamanda insan vücudunda önemli fizyolojik değişimlere neden olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahriye Ağca, sıcak hava dalgalarının kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Ağca, insan vücudunun normal şartlarda yaklaşık 36 ila 37 derece arasında sabit tutulması gereken bir iç sıcaklığa sahip olduğunu belirterek, çevre sıcaklığının bu seviyelerin çok üzerine çıkması halinde organizmanın kendisini koruyabilmek amacıyla çeşitli mekanizmaları devreye soktuğunu ifade etti.</p>
<h2>Vücut Isısını Düşürmek İçin İki Temel Mekanizma Devreye Giriyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Ağca, sıcak havalarda vücudun temel hedefinin iç sıcaklığı fizyolojik sınırlar içerisinde tutabilmek olduğunu belirterek bu süreçte iki önemli savunma mekanizmasının aktif hale geldiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Temel olarak iki yolla aslında vücut ısımızı dengede tutmaya çalışıyoruz&#8221; diyen Ağca, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Birincisi terleme mekanizmasıdır. Cilt yüzeyinden salgılanan terin buharlaşması sayesinde vücut sıcaklığı düşürülmeye çalışılır. İkinci mekanizma ise solunum hızının artmasıdır. Solunum sıklığı arttığında akciğerlerden sıvı buharlaşması gerçekleşir ve bu da vücudun serinlemesine katkı sağlar.&#8221;</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak bu doğal savunma mekanizmalarının önemli bir bedeli olduğuna dikkat çeken Ağca, sıcak havalarda kalp ve dolaşım sisteminin daha fazla çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Bu süreçte kalbimizin iş yükü belirgin şekilde artıyor. Kalp daha hızlı çalışıyor, nabız yükseliyor ve buna bağlı olarak tansiyon değerlerinde artışlar görülebiliyor. Özellikle kalp hastalarında bu yük ciddi sorunlara yol açabiliyor.&#8221;</p>
<h2>Aşırı Sıvı Kaybı Kanı Koyulaştırıyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uzun süre sıcak ortamda kalınmasının en önemli sonuçlarından birinin dehidrasyon, yani aşırı sıvı kaybı olduğunu belirten Prof. Dr. Ağca, bu durumun yalnızca susuzluk hissiyle sınırlı olmadığını vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Vücudun terleme yoluyla önemli miktarda su ve mineral kaybettiğini ifade eden Ağca, yeterli sıvı alınmaması halinde tansiyonun düşebileceğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Bazı durumlarda aşırı sıvı kaybına bağlı olarak tansiyon düşmesi görülebiliyor. Dehidratasyon dediğimiz bu tablo ilerlediğinde kan hacmi azalıyor ve dolaşım sistemi olumsuz etkileniyor.&#8221;</p>
<p class="isSelectedEnd">Ağca, sıvı kaybının ilerleyen aşamalarında çok daha ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğine dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu:</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Dehidratasyonun aşırı seviyelere ulaşması halinde kan koyulaşabiliyor. Kanın yoğunluğunun artması pıhtı oluşma riskini yükseltiyor. Bunun yanında kalbin daha yoğun çalışması gerekiyor. Tüm bu süreçler kalp krizi, inme ve ani ölüm gibi hayati sonuçlara kadar ilerleyebiliyor.&#8221;</p>
<h2>Risk Altındaki Gruplar Daha Dikkatli Olmalı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Fahriye Ağca, sıcak hava dalgalarının herkesi etkilediğini ancak bazı bireylerde riskin çok daha yüksek olduğunu belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerin sıcak havalara karşı daha hassas olduğunu söyleyen Ağca, şu hasta gruplarının da dikkatli olması gerektiğini ifade etti:</p>
<ul data-spread="false">
<li>Hipertansiyon hastaları</li>
<li>Diyabet hastaları</li>
<li>Kalp ve damar hastaları</li>
<li>Beyin damar hastalığı bulunanlar</li>
<li>Kalp yetmezliği hastaları</li>
<li>Kronik akciğer hastaları</li>
<li>Böbrek yetmezliği bulunan bireyler</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">Bu gruplarda sıcak havanın neden olduğu sıvı kaybının daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirten Ağca, gerekli önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini söyledi.</p>
<h2>Öğle Saatlerinde Güneş Altında Uzun Süre Kalmayın</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, özellikle güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarıda bulunmanın ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Ağca, öğle saatlerinde doğrudan güneş altında uzun süre kalınmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde yarım saatten daha uzun süre güneş altında kalınmaması gerekiyor. Mecbur kalınmadıkça bu saatlerde dışarı çıkılmaması en doğru yaklaşım olacaktır.&#8221;</p>
<h2>Yaz Aylarında Günlük Sıvı Tüketimi Artırılmalı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Sıcak havalarda en önemli koruyucu önlemlerden birinin yeterli miktarda sıvı tüketmek olduğunu belirten Ağca, yaz aylarında günlük su ihtiyacının arttığını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Yaz aylarında günlük olarak yaklaşık 2,5 ila 3 litre sıvı tüketmemiz gerekiyor. Böylece vücudumuz sıcaklığın olumsuz etkilerine karşı daha dirençli hale geliyor.&#8221;</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, yalnızca susandığında değil, gün boyunca düzenli aralıklarla su içmenin de büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>
<h2>Açık Renkli ve Pamuklu Kıyafetler Tercih Edilmeli</h2>
<p class="isSelectedEnd">Koruyucu önlemler arasında doğru kıyafet seçiminin de yer aldığını belirten Prof. Dr. Ağca, sıcak havalarda koyu renkli ve kalın kumaşlardan uzak durulması gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ağca, şu önerilerde bulundu:</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Şapka kullanılması, gerektiğinde şemsiye ile güneşten korunulması, açık renkli, ince ve pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesi vücudun daha rahat serinlemesine yardımcı oluyor.&#8221;</p>
<h2>İdrar Söktürücü İlaç Kullanan Hastalara Önemli Uyarı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Kalp yetmezliği ve hipertansiyon tedavisinde kullanılan idrar söktürücü ilaçların yaz aylarında sıvı kaybını artırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ağca, bu hastaların mutlaka doktor kontrolünde hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;İdrar söktürücü kullanan hastalar dehidratasyona daha yatkın oluyor. Yaz aylarında hekimleriyle görüşerek ilaç dozlarının yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Bunun yanında sıvı tüketimlerini artırmaları da büyük önem taşıyor.&#8221;</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, vatandaşların kendi başlarına ilaç dozlarını değiştirmemeleri gerektiğini, mutlaka doktor tavsiyesi doğrultusunda hareket etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>
<h2>Sıcak Çarpmasının İlk Belirtileri Dikkate Alınmalı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Ağca, sıcak çarpmasının ilk belirtilerinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek şu semptomlara dikkat çekti:</p>
<ul data-spread="false">
<li>Baş ağrısı</li>
<li>Bulantı</li>
<li>Halsizlik</li>
<li>Vücutta aşırı ısı artışı</li>
<li>Ciltte kızarıklık</li>
<li>Tansiyon düşüklüğü</li>
<li>Yoğun susuzluk hissi</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">Bu belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden serin bir ortama geçilmesi gerektiğini ifade eden Ağca, ilk müdahale konusunda şu önerilerde bulundu:</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Klimalı veya serin bir ortama geçilmeli, gölge tercih edilmeli, bol sıvı tüketilmeli, mümkünse uzanarak ayaklar yukarı kaldırılmalı ve üzerimizdeki kalın kıyafetler çıkarılarak vücut serinletilmeye çalışılmalıdır.&#8221;</p>
<h2>Bu Belirtiler Görülürse Zaman Kaybetmeden 112 Aranmalı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, bazı belirtilerin ise acil müdahale gerektirdiğini vurguluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Ağca, aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi:</p>
<ul data-spread="false">
<li>Konuşma bozukluğu</li>
<li>Bilinç bulanıklığı veya bilinç kaybı</li>
<li>Göğüs ağrısı</li>
<li>Şiddetli nefes darlığı</li>
<li>Kol veya bacaklarda güçsüzlük</li>
<li>Vücudun herhangi bir bölümünde felç benzeri belirtiler</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">Ağca, &#8220;Bu belirtiler ortaya çıktığında mutlaka 112 Acil Çağrı Merkezi aracılığıyla en yakın acil servise başvurulmalıdır. Erken müdahale hayat kurtarıcıdır.&#8221; dedi.</p>
<h2>Resmî Uyarılar Takip Edilmeli</h2>
<p class="isSelectedEnd">Prof. Dr. Fahriye Ağca, aşırı sıcakların etkili olduğu dönemlerde vatandaşların yalnızca bireysel önlemlerle yetinmemesi gerektiğini belirterek Sağlık Bakanlığı ile İl Sağlık Müdürlüklerinin yaptığı sıcak hava uyarılarının yakından takip edilmesini önerdi.</p>
<p>Uzmanlar, özellikle önümüzdeki günlerde etkisini artırması beklenen sıcak hava dalgalarında risk grubunda bulunan vatandaşların zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını, yeterli sıvı tüketmelerini, serin ortamlarda bulunmalarını ve herhangi bir sağlık belirtisi gelişmesi halinde gecikmeden sağlık kuruluşlarına başvurmalarını tavsiye ediyor.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/uzmanlardan-kavurucu-sicaklik-uyarisi/">Uzmanlardan Kavurucu Sıcaklık Uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/uzmanlardan-kavurucu-sicaklik-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bursa Sokaklarında Umuda Yolculuk</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/bursa-sokaklarinda-umuda-yolculuk/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/bursa-sokaklarinda-umuda-yolculuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:21:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=222826</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geri Dönüşüm Emekçileri DMD Hastası Yağız Efe İçin Destek Çağrısı Yapıyor BURSA – Bursa&#8217;nın cadde ve sokaklarında her gün çekçek arabalarıyla geri dönüşüm malzemeleri toplayarak yaşam mücadelesi veren emekçiler, bu kez yalnızca ekmek parası için değil, ölümcül kas hastalığıyla mücadele eden küçük Yağız Efe&#8217;nin hayata tutunabilmesi için de sokak sokak umut taşıyor. Şehrin dört bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/bursa-sokaklarinda-umuda-yolculuk/">Bursa Sokaklarında Umuda Yolculuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Geri Dönüşüm Emekçileri DMD Hastası Yağız Efe İçin Destek Çağrısı Yapıyor</h1>
<p class="isSelectedEnd"><strong>BURSA</strong> – Bursa&#8217;nın cadde ve sokaklarında her gün çekçek arabalarıyla geri dönüşüm malzemeleri toplayarak yaşam mücadelesi veren emekçiler, bu kez yalnızca ekmek parası için değil, ölümcül kas hastalığıyla mücadele eden küçük Yağız Efe&#8217;nin hayata tutunabilmesi için de sokak sokak umut taşıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şehrin dört bir yanında sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar çalışan geri dönüşüm emekçileri, topladıkları kâğıt, karton, plastik ve metal atıklarla hem ailelerinin geçimini sağlamaya çalışıyor hem de karşılaştıkları vatandaşlara DMD (Duchenne Musküler Distrofi) hastası Yağız Efe&#8217;nin tedavi kampanyasını anlatarak destek çağrısında bulunuyor.</p>
<h2>&#8220;Bursa&#8217;nın Evladını Yaşatalım&#8221; Çağrısı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Her mahallede, her sokakta ve her caddede aynı çağrı yankılanıyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>&#8220;Bursa&#8217;nın evladını yaşatalım.&#8221;</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Kendi geçim sıkıntılarıyla mücadele eden emekçiler, ekonomik zorluklara rağmen Yağız Efe&#8217;nin yaşam mücadelesine kayıtsız kalmıyor. Maddi imkânları sınırlı olsa da vicdanları ve dayanışma duyguları güçlü olan bu insanlar, vatandaşlardan kampanyaya destek olmalarını istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çekçek arabalarını iterek kilometrelerce yol kat eden emekçiler, Bursa&#8217;nın yalnızca sokaklarını değil, aynı zamanda şehrin vicdanını da dolaştırıyor. Onların taşıdığı yük yalnızca geri dönüşüm malzemeleri değil; küçük bir çocuğun yaşama umudu, ailesinin beklentisi ve Bursa&#8217;nın ortak sorumluluğu olarak görülüyor.</p>
<h2>Kampanyada Kritik Süreç</h2>
<p class="isSelectedEnd">Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığı nedeniyle yaşam mücadelesi veren Yağız Efe&#8217;nin tedavisi için yürütülen Valilik izinli bağış kampanyasında şu ana kadar yaklaşık <strong>%35</strong> seviyesine ulaşıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak kampanyanın tamamlanabilmesi için zaman giderek daralıyor. Valilik tarafından verilen resmi bağış izninin sona ermesine yalnızca <strong>98 gün</strong> kaldı. Kampanyanın hedefe ulaşabilmesi için toplumun her kesiminden daha fazla destek ve dayanışma bekleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ailenin ve gönüllülerin çağrısına göre, geçen her gün tedavi sürecinin zaman açısından daha kritik hâle gelmesine neden oluyor. Bu nedenle yalnızca bağış yapmak değil, kampanyanın sosyal medya üzerinden paylaşılması ve daha fazla kişiye ulaştırılması da büyük önem taşıyor.</p>
<h2>Dayanışma Çağrısı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Yağız Efe için yürütülen kampanya kapsamında gönüllüler, Bursa halkına ve tüm Türkiye&#8217;ye destek çağrısında bulunuyor. Yapılacak her bağışın, paylaşımın ve farkındalık çalışmasının kampanyanın hedefe ulaşmasına katkı sağlayacağı belirtiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yetkililer ve gönüllüler, bir şehrin gerçek büyüklüğünün zor zamanlarda kendi çocuklarına sahip çıkabilmesiyle ölçüldüğünü vurgulayarak, Bursa&#8217;nın dayanışma kültürünün bu mücadelede de en güçlü desteklerden biri olacağına inanıyor.</p>
<h2>Resmî Bağış Bilgileri</h2>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Valilik İzinli Faaliyet No:</strong> 16.2025.3735</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Banka:</strong> DenizBank</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>IBAN:</strong> TR34 0013 4000 003 7602 6500 024</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Alıcı:</strong> Mustafa Erim</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Açıklama:</strong> Yağız Efe</p>
<p class="isSelectedEnd">Kampanyaya destek olmak isteyen vatandaşlar, resmi izin kapsamında belirtilen hesap numarasına bağış yaparak veya kampanyayı çevreleriyle paylaşarak Yağız Efe&#8217;nin yaşam mücadelesine katkıda bulunabiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa sokaklarında çekçek arabalarını iten emekçilerin ortak mesajı ise tek cümlede özetleniyor:</p>
<p><strong>&#8220;Bir çocuğun yaşama tutunması için herkesin küçük bir katkısı büyük bir umuda dönüşebilir. Haydi Bursa, Yağız Efe için el ele verelim.&#8221;</strong></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/bursa-sokaklarinda-umuda-yolculuk/">Bursa Sokaklarında Umuda Yolculuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/07/bursa-sokaklarinda-umuda-yolculuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Devletin Yazısı Neden Uygulanmıyor?&#8221;</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/05/devletin-yazisi-neden-uygulanmiyor/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/05/devletin-yazisi-neden-uygulanmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2026 09:23:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=222706</guid>

					<description><![CDATA[<p>SGK&#8217;nın Resmî Tespitine Rağmen 802 Bin TL İade Edilmedi! Kanser Hastalarından Yetkililere Sert Çağrı: &#8220;Devletin Yazısı Neden Uygulanmıyor?&#8221; BURSA – Kanser tedavisi gören bir hastadan tahsil edilen yüz binlerce liralık ilave ücret, bu kez yalnızca bir hasta yakınının iddiası değil; Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;nun (SGK) resmî yazısıyla da kayıt altına alınmış bir tespit olarak kamuoyunun gündemine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/05/devletin-yazisi-neden-uygulanmiyor/">&#8220;Devletin Yazısı Neden Uygulanmıyor?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-section-id="wx1rpb" data-start="0" data-end="145"><span role="text"><strong data-start="2" data-end="145">SGK&#8217;nın Resmî Tespitine Rağmen 802 Bin TL İade Edilmedi! Kanser Hastalarından Yetkililere Sert Çağrı: &#8220;Devletin Yazısı Neden Uygulanmıyor?&#8221;</strong></span></h1>
<p data-start="147" data-end="417"><strong data-start="147" data-end="156">BURSA</strong> – Kanser tedavisi gören bir hastadan tahsil edilen yüz binlerce liralık ilave ücret, bu kez yalnızca bir hasta yakınının iddiası değil; <strong data-start="293" data-end="380">Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;nun (SGK) resmî yazısıyla da kayıt altına alınmış bir tespit</strong> olarak kamuoyunun gündemine taşındı.</p>
<p data-start="419" data-end="685">Bursa&#8217;da tedavi gören Aynur Şentürk adına yapılan başvuru üzerine <strong data-start="485" data-end="523">Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü</strong> tarafından hazırlanan ve <strong data-start="549" data-end="598">16 Haziran 2026 tarihini taşıyan resmî yazıda</strong>, özel hastanenin aldığı ilave ücretin mevzuatın çok üzerinde olduğu açıkça belirtildi.</p>
<p data-start="687" data-end="719">SGK&#8217;nın resmî incelemesine göre;</p>
<ul data-start="721" data-end="1042">
<li data-section-id="xxpn70" data-start="721" data-end="793">Hastane tarafından toplam <strong data-start="749" data-end="766">833.124,49 TL</strong> ilave ücret tahsil edildi.</li>
<li data-section-id="7moi5y" data-start="794" data-end="902">Sağlık Uygulama Tebliği hükümlerine göre alınabilecek azami tutarın <strong data-start="864" data-end="880">30.917,53 TL</strong> olduğu tespit edildi.</li>
<li data-section-id="yjpv9p" data-start="903" data-end="1042">Buna göre <strong data-start="915" data-end="1013">802.206,96 TL&#8217;nin Kurumca belirlenen sınırın üzerinde fazla ilave ücret olarak tahsil edildiği</strong> resmî belgeyle ifade edildi.</li>
</ul>
<p data-start="1044" data-end="1213">Bu tespit herhangi bir kişi veya avukatın değerlendirmesi değil, <strong data-start="1109" data-end="1190">SGK&#8217;nın kendi incelemesi sonucunda hazırladığı resmî yazıda yer alan bulgular</strong> olarak dikkat çekiyor.</p>
<h2 data-section-id="ofx8un" data-start="1215" data-end="1252">&#8220;Resmî Tespit Var, Ancak İade Yok&#8221;</h2>
<p data-start="1254" data-end="1384">Ailenin iddiasına göre SGK&#8217;nın bu tespitine rağmen, aradan geçen süre içinde fazla tahsil edildiği belirtilen ücret iade edilmedi.</p>
<p data-start="1386" data-end="1519">Konuyu kamuoyuna taşıyan oğlu <strong data-start="1411" data-end="1426">Can Şentürk</strong>, yaşananların yalnızca kendi ailelerini ilgilendirmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote data-start="1521" data-end="1836">
<p data-start="1523" data-end="1836">&#8220;Bu mücadeleyi yalnızca annem Aynur Şentürk için vermiyorum. Türkiye&#8217;de kanser tedavisi gören binlerce hasta adına soruyorum. Devletin kurumu fazla ücret alındığını resmî yazıyla tespit ediyor ama buna rağmen vatandaş parasını geri alamıyor. O zaman insanlar devletin hazırladığı resmî belgelere nasıl güvenecek?&#8221;</p>
</blockquote>
<h2 data-section-id="99b714" data-start="1838" data-end="1885">&#8220;Bu Dosya Artık Kamu Vicdanının Meselesidir&#8221;</h2>
<p data-start="1887" data-end="2021">Şentürk, olayın yalnızca maddi bir uyuşmazlık olmadığını belirterek kanser hastalarının zaten yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekti.</p>
<p data-start="2023" data-end="2227">Tedavi sürecinde ailelerin hem psikolojik hem ekonomik açıdan büyük yük altında bulunduğunu ifade eden Şentürk, böylesine yüksek tutarlardaki ilave ücretlerin sağlık hakkını doğrudan etkilediğini savundu.</p>
<p data-start="2229" data-end="2458">&#8220;Kanser hastaları yaşam savaşı verirken bir de yüz binlerce liralık faturalarla karşı karşıya bırakılmamalıdır.&#8221; diyen Şentürk, SGK&#8217;nın tespit ettiği fazla ücretin hâlâ iade edilmemesinin kamu vicdanını yaraladığını dile getirdi.</p>
<h2 data-section-id="7vj5dz" data-start="2460" data-end="2481">Dikkat Çeken İddia</h2>
<p data-start="2483" data-end="2548">Şentürk açıklamasında dikkat çeken bir iddiayı da gündeme taşıdı.</p>
<p data-start="2550" data-end="2762">İddiasına göre söz konusu özel hastanenin sahibinin aynı zamanda <strong data-start="2615" data-end="2660">AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin</strong> olduğunu belirten Şentürk, bu durum nedeniyle sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini savundu.</p>
<p data-start="2764" data-end="2810">Bu noktada kamuoyu adına şu soruları yöneltti:</p>
<ul data-start="2812" data-end="3301">
<li data-section-id="4bgeqi" data-start="2812" data-end="2914">SGK&#8217;nın resmî olarak fazla ücret tahsil edildiğini tespit ettiği bir dosyada neden sonuç alınamıyor?</li>
<li data-section-id="ivu6yp" data-start="2915" data-end="2977">802 bin lirayı aşan fazla tahsilat neden hâlâ iade edilmedi?</li>
<li data-section-id="17h3q3" data-start="2978" data-end="3101">Aynı durum herhangi bir küçük işletme veya sıradan bir vatandaş hakkında yaşansaydı süreç yine bu kadar uzun sürer miydi?</li>
<li data-section-id="1cmaoj9" data-start="3102" data-end="3230">Kamu gücünü kullanan kurumlar, siyasi veya ekonomik konumu ne olursa olsun herkes hakkında aynı hassasiyetle işlem yapıyor mu?</li>
<li data-section-id="1pd9pq2" data-start="3231" data-end="3301">Devletin hazırladığı resmî yazının gereği neden yerine getirilmiyor?</li>
</ul>
<h2 data-section-id="10wsp1d" data-start="3303" data-end="3348">SGK Yazısında Mahkeme Yolu da Gösteriliyor</h2>
<p data-start="3350" data-end="3635">SGK&#8217;nın yazısında ayrıca, Kurum tarafından fazla tahsil edilen ücretlerin doğrudan geri ödenmediği, vatandaşın ilgili sağlık kuruluşundan ücreti talep etmesi gerektiği, ödeme yapılmaması hâlinde ise <strong data-start="3549" data-end="3598">Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi</strong> yoluna başvurabileceği belirtiliyor.</p>
<p data-start="3637" data-end="3826">Ancak aile, SGK&#8217;nın fazla tahsilatı açıkça tespit etmiş olmasına rağmen vatandaşın yeniden uzun ve masraflı bir hukuk mücadelesine zorlanmasının hakkaniyet duygusunu zedelediğini savunuyor.</p>
<h2 data-section-id="13l94mt" data-start="3828" data-end="3894">&#8220;Kimseye Ayrıcalık Değil, Hukukun Eşit Uygulanmasını İstiyoruz&#8221;</h2>
<p data-start="3896" data-end="4002">Can Şentürk, taleplerinin herhangi bir imtiyaz olmadığını vurgulayarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>
<blockquote data-start="4004" data-end="4335">
<p data-start="4006" data-end="4335">&#8220;Biz kimseye karşı peşin hüküm kurmuyoruz. Kimsenin suçlu ilan edilmesini de istemiyoruz. Talebimiz son derece açık ve nettir. Devletin kendi kurumunun hazırladığı resmî yazıda tespit edilen hususların gereği yerine getirilsin. Hukuk herkes için eşit uygulansın. Kanser hastalarının umutları, bürokratik süreçlerde tüketilmesin.&#8221;</p>
</blockquote>
<h2 data-section-id="11daycu" data-start="4337" data-end="4357">Yetkililere Çağrı</h2>
<p data-start="4359" data-end="4586">Aile, kamuoyunun aydınlatılması ve sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi amacıyla başta <strong data-start="4444" data-end="4464">Sağlık Bakanlığı</strong>, <strong data-start="4466" data-end="4492">Sosyal Güvenlik Kurumu</strong> ve ilgili denetim makamlarını konu hakkında gerekli inceleme ve işlemleri yapmaya davet etti.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/05/devletin-yazisi-neden-uygulanmiyor/">&#8220;Devletin Yazısı Neden Uygulanmıyor?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/05/devletin-yazisi-neden-uygulanmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(14) BAĞIRSAKLAR VE BAĞIRSAK FLORASININ ÖNEMİ</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi14-bagirsaklar-ve-bagirsak-florasinin-onemi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi14-bagirsaklar-ve-bagirsak-florasinin-onemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 06:17:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=222522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ümit Yurtkuran makalesinde; Hepimizin bildiği gibi vücudumuzun, bir sindirim sistemine sahip olmasının tek nedeni, yiyecek ve içeceklerin sindirilip, faydalı ve gerekli olanların emilip gerekli yerlere gönderilmesi, zararlı ya da faydasız olanların ise vücut dışına atılması ya da zararsız hale getirilmesi içindir. Ancak bilimsel çalışmalar ve klinik deneyimler göstermiştir ki [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi14-bagirsaklar-ve-bagirsak-florasinin-onemi/">SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(14) BAĞIRSAKLAR VE BAĞIRSAK FLORASININ ÖNEMİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ümit Yurtkuran makalesinde;</p>
<div><b>Hepimizin bildiği gibi vücudumuzun, bir sindirim sistemine sahip olmasının tek nedeni, yiyecek ve içeceklerin sindirilip, faydalı ve gerekli olanların emilip gerekli yerlere gönderilmesi, zararlı ya da faydasız olanların ise vücut dışına atılması ya da zararsız hale getirilmesi içindir.</b></div>
<div><b>Ancak bilimsel çalışmalar ve klinik deneyimler göstermiştir ki sağlıklı bir bağırsak florası olmadan sindirim sisteminin bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilmesi mümkün değildir.</b></div>
<div><b>Normal şartlarda sindirimin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için gıda maddelerinin mideden 12 parmak bağırsağına geçişini müteakip, &#8220;sekretin&#8221; ve &#8220;kolesistokinin&#8221; hormonları salgılanmalıdır. Bu hormonların salgılanabilmesi için ise mideden 12 parmak bağırsağına geçen &#8220;gıda maddelerinin PH değerinin 2 civarında (1.5 – 3 aralığında) olması gerekir.&#8221;</b></div>
<div><b>Bu iki hormon 12 parmak bağırsağı tarafından üretilir ve kana karışarak görevini yerine getirmek üzere pankreas, karaciğer, mide ve diğer organlara taşınır. Sekretin hormonu mideye &#8220;sıvı üretimini durdurma&#8221; talimatını verir. Karaciğeri &#8220;safra üretmesi&#8221; için &#8220;bağırsak duvarını&#8221; ise yemeğin geldiğini haber vererek, kendisini korumaya yetecek kadar &#8220;mukus üretimi&#8221; için uyarır.</b></div>
<div><b>Ancak &#8220;yaptığı en önemli şey&#8221; mideden gelen yiyeceklerdeki asidi etkisiz hale getirerek, sindirilebilmeleri için &#8220;pankreası uyarmasıdır.&#8221; Çünkü sindirimin tam ve hatasız olabilmesi için ince bağırsağın çok daha alkali bir PH değerine (PH; 7 – 8 ) sahip olması gerekir.</b></div>
<div><b>Bu da ancak pankreasın üreteceği bikarbonat çözeltileri ile mümkün olacaktır. Pankreasın görevi bununla da bitmez. &#8220;Sindirim için şart olan&#8221; Amilaz, Glukagon, Tripsinojen ve İnsülin gibi hormon ve enzimleri de salgılaması gerekir.</b></div>
<div><a name="m_-6697535941670112534_x__Hlk232031991"></a><b>(Devam edecek)</b></div>
<div><b>Cuma gününün yeni umutlara, iyilik ve güzelliklere vesile olması dileğiyle…</b></div>
<div><b>Ümit YURTKURAN</b></div>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi14-bagirsaklar-ve-bagirsak-florasinin-onemi/">SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(14) BAĞIRSAKLAR VE BAĞIRSAK FLORASININ ÖNEMİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi14-bagirsaklar-ve-bagirsak-florasinin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(13) SİNDİRİM SİSTEMİNİN ÇALIŞMA ŞEKLİ</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi13-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi13-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 06:12:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=222519</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ümit Yurtkuran makalesinde; &#8220;Ancak düşük asitli&#8221; (Ph değeri yüksek) bir mide de Heliko bakteri, Campillo bakteri, Pylori, Candida, E-coli, Salmonella ve Streptococci gibi değişik türden pek çok &#8220;patojen ve fırsatçı bakterilerle çeşitli mantar türleri&#8221; mide duvarında yaşama ve çoğalma ortamı bulurlar. Düşük asitli midede yaşayan patojen bakterilerin pek çoğu, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi13-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/">SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(13) SİNDİRİM SİSTEMİNİN ÇALIŞMA ŞEKLİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ümit Yurtkuran makalesinde;</p>
<div><b>&#8220;Ancak düşük asitli&#8221; (Ph değeri yüksek) bir mide de Heliko bakteri, Campillo bakteri, Pylori, Candida, E-coli, Salmonella ve Streptococci gibi değişik türden pek çok &#8220;patojen ve fırsatçı bakterilerle çeşitli mantar türleri&#8221; mide duvarında yaşama ve çoğalma ortamı bulurlar. Düşük asitli midede yaşayan patojen bakterilerin pek çoğu, karbonhidratları &#8220;özellikle de işlenmiş olanlarını tüketmeyi çok sever.&#8221;</b></div>
<div><b>Normalde karbonhidrat sindirimi ağızda tükürük ile başlar, mideye ulaştığında mide asidi tarafından sindirimi durdurulur ve 12 parmak bağırsağına geçinceye kadar bekletilir. Ancak düşük asitli midede patojen bakteriler karbonhidratları, &#8220;özellikle rafine karbonhidratları fermente etmeye başlar.&#8221; Fermantasyon sonucunda genellikle toksinler ve gaz açığa çıkar. Sürekli tekrarlanan bu işlemler sonucunda ise &#8220;mide tembelliği, mide ekşimesi, mide yanması, gastrit ve reflü&#8221; gibi şikayetler ortaya çıkmaya başlar.</b></div>
<div><b>Mide asidinin uzun süreli düşük olmasının, gastrit, ülser ya da mide kanseri oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir. &#8220;Mide kanseri olan kişilerde&#8221; yapılan araştırmalarda, mide asidi seviyesinin düşük olduğu ortaya çıkmıştır.</b></div>
<div><b>&#8220;Düşük asitli mide de konuşlanan mikroplar mide kanseri, ülser ve gastrit oluşumunda önemli rol oynarlar.&#8221;</b></div>
<div><b>                           Dr. Natasha Campbell – Dr. Mc Bride MD</b></div>
<div><b>Gaps Bağırsak ve Psikoloji Sendromu İçin Doğal Tedavi Yöntemi</b></div>
<div><b> </b></div>
<div><b>Mide şikayetlerimiz başladığında, karbonat veya soda gibi yapay içecekler yahut kimyasal ilaçlar kullanarak mideyi geçici olarak rahatlatıp &#8220;fabrika ayarlarını&#8221; bozmak yerine, daha hastalıkların başlangıcında beslenme düzenimize müdahale ederek, şikayet sebeplerinin ortadan kaldırılmasının sağlığımız için daha uygun olacağı dikkate alınmalıdır.</b></div>
<div><b>“Hiçbir mide ya da bağırsak doğrudan kanser olmaz.” Yaptığımız beslenme hataları nedeniyle önce &#8220;hazımsızlık, kabızlık, midede tembellik, gaz, ekşime, yanma, gastrit, ülser ve en sonunda kanser olur.&#8221;</b></div>
<div><b>Yani kanser olmadan önce değişik şekillerde, birçok kez mutlaka ikaz ediliriz. Tabii midede ki ekşime ile ülser ya da kanser teşhisi arasında çok uzun yıllar olduğu için vatandaş olarak &#8220;hastalığın başlangıcı ile sonucu arasında pek bağlantı kuramayız.&#8221;</b></div>
<div><b>Eğer midemizde ekşime özellikle gastrit başladığı sırada beslenme hatalarımızı düzelterek, &#8220;mide asit salgısını artıracak doğal gıdalar ile beslenir, midedeki iltihabı yok edecek bitkisel yağlar ve bitki karışımları kullanırsak,&#8221; midemizin çok kısa sürede normale dönerek şikayetlerimizin ortadan kalkacağını, ülser ya da kanser gibi çok daha ciddi hastalıklardan uzak olacağımızı görürüz. Çünkü uygun şartlar ve gerekli malzemeler sağlandığı taktirde &#8220;mide duvarı yaklaşık üç günde bir kendisini yeniler.&#8221;</b></div>
<div><a name="m_-6646969109044715527_x__Hlk232031643"></a><b>(Devam edecek)</b></div>
<div><b>Cuma gününün yeni umutlara, iyilik ve güzelliklere vesile olması dileğiyle…</b></div>
<div><b>Ümit YURTKURAN</b></div>
<div><b> </b></div>
<div><a name="m_-6646969109044715527_x__Hlk232031549"></a><b>SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(14)</b></div>
<div><b>BAĞIRSAKLAR VE BAĞIRSAK FLORASININ ÖNEMİ</b></div>
<div><b>Hepimizin bildiği gibi vücudumuzun, bir sindirim sistemine sahip olmasının tek nedeni, yiyecek ve içeceklerin sindirilip, faydalı ve gerekli olanların emilip gerekli yerlere gönderilmesi, zararlı ya da faydasız olanların ise vücut dışına atılması ya da zararsız hale getirilmesi içindir.</b></div>
<div><b>Ancak bilimsel çalışmalar ve klinik deneyimler göstermiştir ki sağlıklı bir bağırsak florası olmadan sindirim sisteminin bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilmesi mümkün değildir.</b></div>
<div><b>Normal şartlarda sindirimin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için gıda maddelerinin mideden 12 parmak bağırsağına geçişini müteakip, &#8220;sekretin&#8221; ve &#8220;kolesistokinin&#8221; hormonları salgılanmalıdır. Bu hormonların salgılanabilmesi için ise mideden 12 parmak bağırsağına geçen &#8220;gıda maddelerinin PH değerinin 2 civarında (1.5 – 3 aralığında) olması gerekir.&#8221;</b></div>
<div><b>Bu iki hormon 12 parmak bağırsağı tarafından üretilir ve kana karışarak görevini yerine getirmek üzere pankreas, karaciğer, mide ve diğer organlara taşınır. Sekretin hormonu mideye &#8220;sıvı üretimini durdurma&#8221; talimatını verir. Karaciğeri &#8220;safra üretmesi&#8221; için &#8220;bağırsak duvarını&#8221; ise yemeğin geldiğini haber vererek, kendisini korumaya yetecek kadar &#8220;mukus üretimi&#8221; için uyarır.</b></div>
<div><b>Ancak &#8220;yaptığı en önemli şey&#8221; mideden gelen yiyeceklerdeki asidi etkisiz hale getirerek, sindirilebilmeleri için &#8220;pankreası uyarmasıdır.&#8221; Çünkü sindirimin tam ve hatasız olabilmesi için ince bağırsağın çok daha alkali bir PH değerine (PH; 7 – 8 ) sahip olması gerekir.</b></div>
<div><b>Bu da ancak pankreasın üreteceği bikarbonat çözeltileri ile mümkün olacaktır. Pankreasın görevi bununla da bitmez. &#8220;Sindirim için şart olan&#8221; Amilaz, Glukagon, Tripsinojen ve İnsülin gibi hormon ve enzimleri de salgılaması gerekir.</b></div>
<div><a name="m_-6646969109044715527_x__Hlk232031991"></a><b>(Devam edecek)</b></div>
<div><b>Cuma gününün yeni umutlara, iyilik ve güzelliklere vesile olması dileğiyle…</b></div>
<div><b>Ümit YURTKURAN</b></div>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi13-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/">SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(13) SİNDİRİM SİSTEMİNİN ÇALIŞMA ŞEKLİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/03/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi13-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hiç Kimse Bu Davaların Sonucunu Garanti Edemez&#8221;</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/02/hic-kimse-bu-davalarin-sonucunu-garanti-edemez/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/02/hic-kimse-bu-davalarin-sonucunu-garanti-edemez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 07:49:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=222454</guid>

					<description><![CDATA[<p>Topuk kanı uygulamasına ilişkin açılan davalarda ailelere hukuki destek verdiğini belirten Avukat Cüneyt Bülent Şeker, sosyal medya üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamada hem vatandaşlara hem de meslektaşlarına önemli uyarılarda bulundu. Şeker, özellikle bu alanda &#8220;garantili sonuç&#8221; vaadiyle para talep eden kişi ve gruplara karşı dikkatli olunması gerektiğini savunurken, ücretsiz olarak paylaştığı dilekçelerin ticari amaçlarla satıldığını öne [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/02/hic-kimse-bu-davalarin-sonucunu-garanti-edemez/">&#8220;Hiç Kimse Bu Davaların Sonucunu Garanti Edemez&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Topuk kanı uygulamasına ilişkin açılan davalarda ailelere hukuki destek verdiğini belirten Avukat Cüneyt Bülent Şeker, sosyal medya üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamada hem vatandaşlara hem de meslektaşlarına önemli uyarılarda bulundu. Şeker, özellikle bu alanda &#8220;garantili sonuç&#8221; vaadiyle para talep eden kişi ve gruplara karşı dikkatli olunması gerektiğini savunurken, ücretsiz olarak paylaştığı dilekçelerin ticari amaçlarla satıldığını öne sürdü.</strong></p>
<h2>&#8220;Garanti Sonuç&#8221; Vaadine Tepki</h2>
<p class="isSelectedEnd">Avukat Cüneyt Bülent Şeker, kamuoyunda &#8220;topuk kanı davaları&#8221; olarak bilinen hukuki süreçlerde bazı kişi veya grupların, belirli isimleri veya hareketleri referans göstererek davaları kesin olarak kazanabileceklerini iddia ettiğini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şeker, vatandaşlardan bu tür söylemlere itibar etmemelerini isteyerek, hiçbir hukukçunun dava sonucunu garanti edemeyeceğini ifade etti. Kendisinin de bugüne kadar çok sayıda olumlu karar almasına rağmen hiçbir müvekkiline kesin başarı vaadinde bulunmadığını belirten Şeker, &#8220;Bu davalarda size garanti veren kişi doğru söylemiyordur ve sizi yanıltıyordur.&#8221; görüşünü dile getirdi.</p>
<h2>&#8220;Ücretsiz Dilekçeler Satılıyor&#8221; İddiası</h2>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamasında hazırladığı dilekçe örneklerinin tamamen ücretsiz olduğunu belirten Şeker, bu belgelerin Gıda Hareketi internet sitesinde kamuoyunun erişimine açık şekilde yayımlandığını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bazı kişilerin söz konusu dilekçelerin yalnızca üst kısmındaki kimlik bilgilerini değiştirip özetleyerek ücret karşılığında vatandaşlara sattığını iddia eden Şeker, ailelerin bu tür girişimlere karşı dikkatli olmaları gerektiğini ifade etti.</p>
<h2>&#8220;Bu Davalar Sadece Dilekçe Meselesi Değil&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şeker&#8217;e göre topuk kanı davalarının yalnızca temel hukuki argümanlardan ibaret olmadığına dikkat çekildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamasında, davalarda esas hukuk kadar usul hukukunun da belirleyici olduğunu savunan Şeker, her mahkemenin ve her hakimin farklı usul değerlendirmeleri yapabildiğini, bu nedenle standart bir dilekçeyle tüm davaların yürütülemeyeceğini öne sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şeker, verilen ilk derece mahkemesi kararlarına göre istinaf başvurularının da farklı şekilde hazırlanması gerektiğini belirterek, her dosyanın kendine özgü hukuki değerlendirme gerektirdiğini ifade etti.</p>
<h2>&#8220;Davaların Avukat Aracılığıyla Takip Edilmesi Faydalı Olabilir&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Vatandaşlara mümkün olması halinde davalarını bir avukat aracılığıyla takip etmelerini tavsiye eden Şeker, dosyada resmi olarak görev yapan bir avukatın bulunmasının hem mahkemelerin hem de kolluk kuvvetlerinin sürece daha dikkatli yaklaşmasını sağlayabileceğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şeker ayrıca, telefonla kendisini avukat olarak tanıtan kişilere de hemen güvenilmemesi gerektiğini belirterek, avukatın kayıtlı olduğu barodan kimlik ve iletişim bilgilerinin doğrulanmasını önerdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu konuda sahtecilik girişimlerine ilişkin duyumlar aldığını da iddia eden Şeker, vatandaşların yalnızca barolar tarafından doğrulanmış iletişim bilgileri üzerinden avukatlarla görüşmelerinin daha güvenli olacağını ifade etti.</p>
<h2>&#8220;Zor Kullanılması Durumunda Avukatın Müdahalesi Hayati Önem Taşıyor&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamasında özellikle kolluk kuvvetlerinin devreye girdiği durumlara da değinen Şeker, zor kullanılarak topuk kanı, test veya benzeri sağlık uygulamalarının yaptırılmaya çalışılması halinde avukat desteğinin kritik öneme sahip olduğunu ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu tür süreçlerde yalnızca hazır dilekçelerle sonuca ulaşılamayacağını savunan Şeker, hukuki müdahalenin olayın gelişimine göre yürütülmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<h2>&#8220;Usul Hukuku Sürekli Değişen Bir Alan&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şeker, uygulamada mahkemelerin farklı kararlar verebildiğini, idarenin de zaman içerisinde yeni yöntemler geliştirdiğini öne sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kendi değerlendirmesine göre hukuki süreçlerde geliştirilen yeni usul çözümlerine karşı idarenin de farklı uygulamalar geliştirdiğini ifade eden Şeker, bu nedenle hukuki mücadelenin yalnızca standart dilekçeler üzerinden yürütülemeyeceğini savundu.</p>
<h2>Meslektaşlarına Çağrı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şeker, topuk kanı davalarıyla daha fazla avukatın ilgilenmesi gerektiğini belirterek, bu alandaki hukuki bilgi ve deneyimlerini meslektaşlarıyla paylaşmaya hazır olduğunu açıkladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kendisine telefon veya e-posta yoluyla ulaşan avukatlara elindeki bilgi ve belgeleri aktardığını ifade eden Şeker, bu alanda hukukçuların çoğalmasının vatandaşların hukuki haklarının korunmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>
<h2>&#8220;Davalar Hukuk ve Adalet İlkelerine Göre Yürütülmüyor&#8221; İddiası</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şeker, açıklamasında davaların yürütülme biçimine ilişkin eleştiriler de yöneltti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bazı yargı mensuplarının vicdani kanaatleri doğrultusunda karar vermeye çalıştığını ifade eden Şeker, buna karşın birçok hakimin üst mahkemelerin kararları veya sistem baskısı nedeniyle farklı hareket ettiğini iddia etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ayrıca bazı hakimlerin ailelere karşı suçlu muamelesi yaptığını, kolluk kuvvetlerini ailelerin adreslerine yönlendiren kararlar verdiğini öne süren Şeker, bu uygulamaları sert ifadelerle eleştirdi.</p>
<h2>&#8220;Lehe Kararlar Çoğunlukla Usul Hatalarından Kaynaklanıyor&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şeker&#8217;in değerlendirmesine göre olumlu sonuçlanan kararların önemli bir kısmı davanın esasından değil, usul eksikliklerinden kaynaklanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle ailelerin yeterince dinlenmemesi, idarenin eski genelgelerine dayanılması veya çocuğun doğumundan sonra geçen süre gibi hususların istinaf mahkemelerince dikkate alınabildiğini ifade eden Şeker, bu tür bozma kararlarının zaman kazandırması bakımından önemli olduğunu söyledi.</p>
<h2>Kamuoyu Oluşturulması Çağrısı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamasının sonunda çözüm önerilerine de yer veren Şeker, kalıcı değişimin yalnızca mahkeme salonlarında değil, kamuoyu nezdinde de yürütülecek çalışmalarla mümkün olacağını savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şeker, yaşadıkları süreci kamuoyuyla paylaşan ailelerin, açıklama yapan hukukçuların ve sağlık çalışanlarının katkısıyla toplumsal farkındalığın artabileceğini ifade ederek, basın ve sosyal medyada mağduriyetlerin görünür hale gelmesinin önemli olduğunu dile getirdi.</p>
<h2>Tartışmalar Sürüyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Topuk kanı uygulaması ve bu uygulamaya yönelik açılan davalar son dönemde kamuoyunda farklı görüşlerin dile getirildiği başlıklar arasında yer almayı sürdürüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir tarafta uygulamanın çocuk sağlığının korunması açısından önem taşıdığını savunan görüşler bulunurken, diğer tarafta uygulamaya hukuki gerekçelerle itiraz eden aileler ve hukukçular da çeşitli davalar açmaya devam ediyor.</p>
<p>Avukat Cüneyt Bülent Şeker&#8217;in son açıklamaları da bu tartışmalar kapsamında, özellikle hukuki süreçlerin nasıl yürütülmesi gerektiği ve vatandaşların dolandırıcılık iddialarına karşı dikkatli olması gerektiği yönündeki değerlendirmeleriyle gündeme geldi.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/07/02/hic-kimse-bu-davalarin-sonucunu-garanti-edemez/">&#8220;Hiç Kimse Bu Davaların Sonucunu Garanti Edemez&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/07/02/hic-kimse-bu-davalarin-sonucunu-garanti-edemez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(12) SİNDİRİM SİSTEMİNİN ÇALIŞMA ŞEKLİ</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/06/26/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi12-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/06/26/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi12-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 05:54:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=221792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ümit Yurtkuran makalesinde; Yediğimiz gıdaların bazılarının sindirimi ağızda başlar. Ağzımız normalde hafif alkali (PH= 7 &#8211; 7.4) bir ortama sahiptir. Bunun nedeni; kulak altı, çene altı vedil altı tükürük bezleri vasıtasıyla üretilen ve çok karmaşık bir kimyasal yapıya sahip olan tükürük salgısıdır. Tükürük içerisinde su albümin (lipaz, amilaz, peptidaz, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/06/26/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi12-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/">SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(12) SİNDİRİM SİSTEMİNİN ÇALIŞMA ŞEKLİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ümit Yurtkuran makalesinde;</p>
<div><b>Yediğimiz gıdaların bazılarının sindirimi ağızda başlar. Ağzımız normalde hafif alkali (PH= 7 &#8211; 7.4) bir ortama sahiptir. Bunun nedeni; kulak altı, çene altı vedil altı tükürük bezleri vasıtasıyla üretilen ve çok karmaşık bir kimyasal yapıya sahip olan tükürük salgısıdır.</b></div>
<div><b>Tükürük içerisinde su albümin (lipaz, amilaz, peptidaz, fosfataz, piyalin gibi) çeşitli enzimler, imminoglobin A – G – M gibi antikorlar,  serum proteinleri, siyalik asit, ürik asit,  lipitler, elektrolitler, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, azot ve bicarbonat iyonları gibi sayısız kimyasal maddeler bulunur. </b></div>
<div><b>Sindirim esnasında bu &#8220;kimyasal maddelerin kullanılabilmesi ve yeterince faydalı olabilmesi için&#8221; ağzımıza aldığımız lokmaların &#8220;yavaş yavaş ve en az 25 &#8211; 30 defa çiğnendikten sonra&#8221; yutulması gereklidir.</b></div>
<div><b>MİDE</b></div>
<div><b>Sindirim sistemindeki en önemli istasyonumuz &#8220;midedir.&#8221;  Midemizdeki ortam tamamen asidiktir ve burada sadece protein sindirimi başlar. Birçok konuda olduğu gibi sindirim konusunda da en büyük problemlerden birisi bilgi kirliliğidir. Birçok diyet kitabında, en küçük mide probleminde dahi, hazmı kolaylaştırmak veya vücudun hafif alkali hale getirilmesine destek olmak niyetiyle kimyasal ilaçlar, karbonatlı su veya soda içmek gibi değişik tavsiyelere rastlarız.</b></div>
<div><b>Halbuki midede sadece protein sindirimi başlar ve &#8220;ortamın tamamen asidik (PH= 1,5 &#8211; 3 civarı) olması gereklidir.&#8221; Midede üretilen hidroklorik asit, protein sindirim enzimi olan &#8220;pepsini&#8221; harekete geçirir. Çok karmaşık bir yapıya sahip olan &#8220;proteinler&#8221; pepsinler sayesinde parçalanarak, &#8220;aminoasitler ve peptitler&#8221; haline dönüştürülür. </b></div>
<div><b>Ancak herhangi bir nedenle midede yeteri kadar hidroklorik asit üretilmemesi veya bizim yapacağımız herhangi bir müdahale ile &#8220;PH değerinin yükseltilmesi&#8221; (asit değerinin düşürülmesi) halinde, midede proteinler gerektiği şekilde parçalanamayacak ve sindirim işlemi daha başlangıç aşamasında eksik yapılmaya mahkum olacak demektir.</b></div>
<div><b>&#8220;Mide asidinin azlığı sadece sindirimi mahvetmekle kalmaz.&#8221; Başka ciddi olumsuzluklara da yol açar. Normal şartlarda aşırı asitli ortam nedeniyle, sindirim sisteminin, bakteri ve mantarlar açısından en düşük nüfus yoğunluklu bölgesi midedir.</b></div>
<div><b>(Devam edecek)</b></div>
<div><b>Cuma gününün yeni umutlara, iyilik ve güzelliklere vesile olması dileğiyle…</b></div>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/06/26/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi12-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/">SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ…(12) SİNDİRİM SİSTEMİNİN ÇALIŞMA ŞEKLİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/06/26/sagligimiz-icin-dogru-beslenmenin-onemi12-sindirim-sisteminin-calisma-sekli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>23 Haziran Uluslararası Dravet Sendromu Farkındalık Günü: “Farkındalık, Anlayışın ve Desteğin İlk Adımıdır”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/06/23/23-haziran-uluslararasi-dravet-sendromu-farkindalik-gunu-farkindalik-anlayisin-ve-destegin-ilk-adimidir/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/06/23/23-haziran-uluslararasi-dravet-sendromu-farkindalik-gunu-farkindalik-anlayisin-ve-destegin-ilk-adimidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 14:58:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=221598</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haziran Ayı Dravet Sendromu Farkındalık Ayı Olarak Anılıyor Her yıl 23 Haziran, dünya genelinde Uluslararası Dravet Sendromu Farkındalık Günü olarak kabul edilirken, Haziran ayının tamamı da Dravet Sendromu Farkındalık Ayı kapsamında toplumsal bilinç oluşturma faaliyetlerine ayrılıyor. Bu kapsamda, nadir görülen ve ağır seyreden genetik bir epilepsi türü olan Dravet Sendromu’na dikkat çekilerek hem hastalığın tıbbi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/06/23/23-haziran-uluslararasi-dravet-sendromu-farkindalik-gunu-farkindalik-anlayisin-ve-destegin-ilk-adimidir/">23 Haziran Uluslararası Dravet Sendromu Farkındalık Günü: “Farkındalık, Anlayışın ve Desteğin İlk Adımıdır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Haziran Ayı Dravet Sendromu Farkındalık Ayı Olarak Anılıyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Her yıl 23 Haziran, dünya genelinde <strong>Uluslararası Dravet Sendromu Farkındalık Günü</strong> olarak kabul edilirken, Haziran ayının tamamı da <strong>Dravet Sendromu Farkındalık Ayı</strong> kapsamında toplumsal bilinç oluşturma faaliyetlerine ayrılıyor. Bu kapsamda, nadir görülen ve ağır seyreden genetik bir epilepsi türü olan Dravet Sendromu’na dikkat çekilerek hem hastalığın tıbbi boyutu hem de hastaların ve ailelerinin yaşadığı sosyal ve psikolojik zorluklar gündeme taşınıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye’de de hasta dernekleri ve sivil toplum kuruluşları, bu özel gün vesilesiyle farkındalık çağrılarını artırarak kamuoyuna bilgilendirme yapıyor.</p>
<h2>Epilepsinin Nadir ve Ağır Formu: Dravet Sendromu Nedir?</h2>
<p class="isSelectedEnd">Dravet Sendromu, genellikle yaşamın ilk yılında ortaya çıkan, nadir görülen ve tedavisi oldukça zor olan genetik bir epilepsi sendromu olarak tanımlanıyor. Hastalık çoğu zaman daha önce tamamen sağlıklı gelişim gösteren bebeklerde aniden ortaya çıkıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İlk belirtiler genellikle <strong>ateş, enfeksiyon veya vücut ısısındaki değişimlerle tetiklenen uzun süreli nöbetler</strong> şeklinde kendini gösteriyor. Bu nöbetlerin çoğu zaman <strong>5 dakikayı aşan sürelerde devam edebildiği</strong>, bazı vakalarda ise standart epilepsi ilaçlarına karşı direnç gösterebildiği biliniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlara göre Dravet Sendromu, yalnızca nöbetlerden ibaret bir tablo değildir; zaman içinde çocuğun nörolojik gelişimini de etkileyen çok yönlü bir hastalık olarak ilerler.</p>
<h2>Nadir Görülen Genetik Bir Hastalık</h2>
<p class="isSelectedEnd">Dünya genelinde Dravet Sendromu’nun yaklaşık <strong>15.000 ila 22.000 canlı doğumda 1</strong> görüldüğü tahmin ediliyor. Bu oran, hastalığı <strong>nadir hastalıklar grubuna</strong> dahil ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Hastalığın en yaygın nedeni, beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimde kritik rol oynayan <strong>SCN1A genindeki mutasyonlar</strong> olarak biliniyor. Bu gen, sinir hücrelerinin elektriksel sinyallerini düzenleyen sodyum kanallarının işleyişinde önemli bir görev üstleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tıp literatüründe SCN1A geni, çoğu zaman vücudun işleyişini açıklayan “genetik kullanım kılavuzu” olarak da tanımlanıyor. Bu gendeki bozulmalar, sinir hücreleri arasındaki iletişimde ciddi aksamalara yol açarak epileptik nöbetlerin ortaya çıkmasına neden oluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Önemli bir diğer nokta ise Dravet Sendromu vakalarının büyük bölümünde <strong>ailede benzer bir öykü bulunmaması</strong>. Hastalığa neden olan genetik mutasyon çoğunlukla <strong>kendiliğinden (de novo)</strong> gelişiyor.</p>
<h2>Sadece Nöbetlerle Sınırlı Bir Hastalık Değil</h2>
<p class="isSelectedEnd">Dravet Sendromu, zamanla yalnızca epileptik nöbetlerle sınırlı kalmayan, çocuğun tüm gelişim sürecini etkileyebilen bir tabloya dönüşebiliyor. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde;</p>
<ul data-spread="false">
<li>Gelişimsel gecikmeler</li>
<li>Öğrenme güçlükleri</li>
<li>Konuşma ve dil gelişiminde problemler</li>
<li>Denge ve yürüme bozuklukları</li>
<li>Motor becerilerde gerilik</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">gibi ek nörolojik ve gelişimsel sorunlar görülebiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle Dravet Sendromu, yalnızca bir nörolojik hastalık değil, aynı zamanda <strong>uzun süreli multidisipliner bakım ve takip gerektiren kompleks bir klinik durum</strong> olarak değerlendiriliyor.</p>
<h2>Erken Tanı ve Multidisipliner Takip Hayati Önem Taşıyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, Dravet Sendromu’nda <strong>erken tanının kritik bir rol oynadığını</strong> vurguluyor. Hastalığın erken dönemde tanınması, uygun tedavi planlarının oluşturulması ve nöbetlerin kontrol altına alınması açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tedavi sürecinde nöroloji, genetik, fizik tedavi, özel eğitim ve psikososyal destek birimlerinin birlikte çalıştığı <strong>multidisipliner yaklaşım</strong> hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel unsur olarak öne çıkıyor.</p>
<h2>Ebru Öztürk: “Farkındalık Hayat Değiştirir”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Epilepsi ve Yaşam Derneği Başkanı <strong>Ebru Öztürk</strong>, 23 Haziran Uluslararası Dravet Sendromu Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, farkındalığın hastalıkla mücadelede en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Öztürk, Dravet Sendromu ile yaşayan bireylerin ve ailelerinin günlük yaşamda ciddi zorluklarla karşılaştığını belirterek, toplumun bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yaptığı açıklamada Öztürk, şu mesajlara dikkat çekti:</p>
<p class="isSelectedEnd">“Dravet Sendromu yalnızca tıbbi bir tanı değildir; aynı zamanda ailelerin yaşamını derinden etkileyen uzun soluklu bir mücadeledir. Erken tanı, doğru tedavi ve güçlü bir sosyal destek sistemi olmadan bu süreç çok daha zor hale gelmektedir. Toplum olarak göstereceğimiz anlayış, bu çocukların ve ailelerinin hayat kalitesini doğrudan etkilemektedir.”</p>
<h2>Aileler İçin Sosyal Destek Vurgusu</h2>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, Dravet Sendromu ile yaşayan bireylerin ailelerinin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguluyor. Hastalığın kronik ve ağır seyri nedeniyle ailelerin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yoğun bir yük taşıdığı belirtiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle yalnızca tıbbi tedavinin değil, aynı zamanda sosyal destek mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>
<h2>“Farkındalık, Anlayışın ve Desteğin İlk Adımıdır”</h2>
<p class="isSelectedEnd">23 Haziran vesilesiyle yapılan açıklamalarda, toplumda farkındalık oluşturmanın hastalıkla mücadelede kritik bir rol oynadığına dikkat çekiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Epilepsi ve Yaşam Derneği, Dravet Sendromu ile yaşayan bireyler ve ailelerine destek mesajı vererek, şu çağrıyı yineliyor:</p>
<p>“Farkındalık, anlayışın ve desteğin ilk adımıdır. Dravet Sendromu ile yaşayan bireylerin yanında olmak, onların yaşam mücadelesine ortak olmaktır. Farkında ol; destek ol.”</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/06/23/23-haziran-uluslararasi-dravet-sendromu-farkindalik-gunu-farkindalik-anlayisin-ve-destegin-ilk-adimidir/">23 Haziran Uluslararası Dravet Sendromu Farkındalık Günü: “Farkındalık, Anlayışın ve Desteğin İlk Adımıdır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/06/23/23-haziran-uluslararasi-dravet-sendromu-farkindalik-gunu-farkindalik-anlayisin-ve-destegin-ilk-adimidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
