<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GÜNCEL arşivleri | Zirvede Haber</title>
	<atom:link href="https://www.zirvedehaber.com/category/guncel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.zirvedehaber.com/category/guncel/</link>
	<description>Son dakika haberler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Oct 2026 13:59:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>
	<item>
		<title>Eğitim-İş’ten Bakan Tekin’e tepki: “Daha kaç can kaybedeceğiz?”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/06/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-daha-kac-can-kaybedecegiz/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/06/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-daha-kac-can-kaybedecegiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:59:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230994</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Başakşehir’de bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda bir öğrencinin hayatını kaybetmesinin ardından Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik sert eleştirilerde bulundu. Toy, okullarda artan şiddete dikkat çekerek, “Sorumluluğunuzu hatırlamanız için daha kaç can kaybedeceğiz?” diye sordu. İstanbul Başakşehir’de Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda meydana gelen bıçaklı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/06/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-daha-kac-can-kaybedecegiz/">Eğitim-İş’ten Bakan Tekin’e tepki: “Daha kaç can kaybedeceğiz?”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>İstanbul Başakşehir’de bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda bir öğrencinin hayatını kaybetmesinin ardından Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik sert eleştirilerde bulundu. Toy, okullarda artan şiddete dikkat çekerek, “Sorumluluğunuzu hatırlamanız için daha kaç can kaybedeceğiz?” diye sordu.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">İstanbul Başakşehir’de Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda meydana gelen bıçaklı saldırının ardından eğitim camiasından tepkiler gelmeye devam ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, saldırıda yaralanan öğrencilerden birinin yaşamını yitirmesi üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Toy, açıklamasında yaşamını yitiren öğrencinin ailesine ve yakınlarına başsağlığı, yaralı öğrencilere ise acil şifalar diledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Okullarda yaşanan şiddetin münferit olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Toy, eğitim kurumlarında öğrencilerin ve öğretmenlerin can güvenliğinin ciddi bir sorun haline geldiğini ifade etti.</p>
<h3>“Okullarda şiddet münferit değildir”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Toy, açıklamasında okullarda yaşanan şiddetin yalnızca öğrenciler arasındaki bireysel anlaşmazlıklarla açıklanamayacağını belirterek, eğitim ortamlarının güvenliği konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğuna dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çocukların şiddetin normalleştiği, zorbalığın güç göstergesi olarak görülebildiği ve ekonomik ve toplumsal sorunların aileleri etkilediği bir ortamda büyüdüğünü ifade eden Toy, bu sorunların okul kapısında kendiliğinden sona ermediğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toy, “Çocuklarımız, öğretmenlerimiz saldırıya uğruyor, yaşamdan koparılıyor” ifadeleriyle okullarda güvenliğin sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>
<h3>Bakan Tekin’e sorular yöneltti</h3>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e doğrudan sorular yönelten Toy, Bakanlığın yaşanan olayların ardından yalnızca açıklama yapmakla yetinmemesi gerektiğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toy, eğitim sistemini yöneten makamın temel sorumluluğunun, okullarda şiddetin ortaya çıkmasını önleyecek kamu politikalarını hayata geçirmek olduğunu ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğitim-İş yöneticisi, açıklamasında şu soruları gündeme taşıdı:</p>
<p class="isSelectedEnd">“Daha kaç çocuğumuzun ve öğretmenimizin ölmesi gerekiyor? Daha kaç okulda şiddet yaşanmalı, daha kaç aile evladının okuldan dönmesini korkuyla beklemeli, daha kaç öğretmen can güvenliğinden endişe ederek sınıfa girmeli?”</p>
<h3>Rehberlik hizmetlerine dikkat çekti</h3>
<p class="isSelectedEnd">Toy’un açıklamasında okullardaki rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri de önemli bir başlık olarak yer aldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Öğrencilerin yaşadığı sorunların erken dönemde fark edilmesi ve şiddet olaylarının önlenebilmesi için rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Toy, okullarda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman bulunmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toy ayrıca çocukların ücretsiz psikososyal desteğe erişebilmesi, akran zorbalığıyla bilimsel yöntemlerle mücadele edilmesi ve okul-aile-kamu koordinasyonunun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<h3>“Çocukların ihtiyacı daha fazla bilim”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Eğitim politikalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Toy, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim programları kapsamında yürüttüğü politikaları eleştirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toy, çocukların karşı karşıya kaldığı sosyal ve psikolojik sorunların çözümü için bilimsel eğitim anlayışının, rehberlik hizmetlerinin, sanat, spor ve sosyal faaliyetlerin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamasında “Çocuklarımızın ihtiyacı daha fazla ideolojik dayatma değil; daha fazla bilimdir” ifadelerini kullanan Toy, laik eğitim ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin önemine vurgu yaptı.</p>
<h3>Eğitim-İş’in taleplerini sıraladı</h3>
<p class="isSelectedEnd">Yeliz Toy, açıklamasında okullarda şiddetin önlenmesi amacıyla atılması gerektiğini belirttiği adımları da sıraladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğitim-İş’in talepleri arasında her okulda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirilmesi, öğrencilerin ücretsiz psikososyal desteğe erişebilmesi, riskli davranışların erken fark edilmesini sağlayacak okul-aile-kamu iş birliğinin kurulması ve akran zorbalığıyla mücadele programlarının bilimsel yöntemlerle uygulanması yer aldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toy ayrıca sanat, spor ve sosyal etkinliklerin eğitimin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi ve okulların güvenlik ihtiyaçlarının kamu tarafından karşılanması gerektiğini ifade etti.</p>
<h3>“Güvenlik ailelerin imkanlarına bırakılamaz”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Okullarda güvenliğin yalnızca okul yönetimlerinin veya ailelerin imkanlarına bırakılmaması gerektiğini belirten Toy, çocukların ve öğretmenlerin can güvenliğinin kamusal bir sorumluluk olduğunu savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toy, yaşanan her olayın ardından yalnızca üzüntü açıklaması yapılmasının yeterli olmadığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın önleyici politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<h3>“Sorumluluğunuzu üstlenin”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik eleştirilerini sürdüren Toy, Bakanlığın okullardaki güvenlik sorunları konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toy, Eğitim-İş olarak çocukların yaşam hakkı, eğitim hakkı ve güvenli okul taleplerinden geri adım atmayacaklarını belirterek, ihmallerin üzerinin örtülmesine ve sorumluluğun öğretmen, veli veya öğrencilere yüklenmesine karşı çıkacaklarını ifade etti.</p>
<p>Toy, açıklamasını Bakan Tekin’e yönelik “Sorumluluğu başkalarına yüklemeyin. Görevinizin sorumluluğunu üstlenin ve istifa edin” çağrısıyla tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/06/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-daha-kac-can-kaybedecegiz/">Eğitim-İş’ten Bakan Tekin’e tepki: “Daha kaç can kaybedeceğiz?”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/06/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-daha-kac-can-kaybedecegiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERDOĞAN GİDERSE BİTER MİYİZ?</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/05/erdogan-giderse-biter-miyiz/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/05/erdogan-giderse-biter-miyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2026 07:34:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230850</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erdoğan Giderse Türkiye Biter mi? Köşe yazarı Murat Koç makalesinde; ​ Bir video izledim. Yollar delik deşik, çukur içinde… Köstebek yuvası gibi… Arabalar neredeyse birinci viteste santim santim ilerliyor. O yol hangi belediyenin sorumluluğunda, açıkçası bilmiyorum. Yazının konusu da o değil zaten… ​ Benim dikkatimi yoldaki çukurlardan çok, paylaşımın altındaki o yorum çekti. Diyordu ki: “Reis [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/05/erdogan-giderse-biter-miyiz/">ERDOĞAN GİDERSE BİTER MİYİZ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Erdoğan Giderse Türkiye Biter mi?</b></p>
<p><b>Köşe yazarı Murat Koç makalesinde;</b><br />
​<br />
Bir video izledim.<br />
Yollar delik deşik, çukur içinde…<br />
Köstebek yuvası gibi…<br />
Arabalar neredeyse birinci viteste santim santim ilerliyor. O yol hangi belediyenin sorumluluğunda, açıkçası bilmiyorum. Yazının konusu da o değil zaten…<br />
​<br />
Benim dikkatimi yoldaki çukurlardan çok, paylaşımın altındaki o yorum çekti. Diyordu ki: <i><b>“Reis giderse görürsünüz… Sonra pişman olursunuz.”</b></i><br />
​<br />
İşte tam burada durmak gerekiyor.<br />
Çünkü Türkiye’de yıllardır aynı nakaratı dinliyoruz ve bu çok sakat bir bakış açısı…<br />
​Peki tam olarak nedir o? Şu: <i><b>&#8220;Erdoğan giderse ülke biter, daha kötüsü gelir.”</b></i></p>
<p>​<b>☆</b> Yahu iyi de bunu nereden biliyoruz?<br />
<b>☆</b> Geleceği mi gördük?<br />
<b>☆</b> Bir <b>&#8220;zan, olasılık&#8221; </b>nasıl oluyor da kesin hüküm gibi sunulabiliyor ve insanlar bununla korkutulabiliyor?<br />
<b>☆</b> Ve nasıl oluyor da insanlar bunu yiyor?<br />
​<br />
<b>Gerçek şu ki;</b> henüz yaşanmamış bir geleceği kesinleştirerek bugünün yanlışlarını savunmak ya da gizlemek; siyasî bir muhakeme değil, korkuyu siyasî bir delile çevirmektir!</p>
<p><b>​Ne Yani, Devlet Bir İnsanın Ömrü Kadar mı?</b><br />
​<br />
Tarih bize o birilerinin zannettiğinden başka bir şey söylüyor.</p>
<p>Mesela tarihte Yıldırım Bayezid gitti. Fetret Devri gibi çok ağır bir kriz yaşandı ama Osmanlı bitti mi? Hayır..<br />
​<br />
Peki Fatih öldü diye devletin üzerine kilit mi vuruldu? Elbette hayır…</p>
<p>II. Bayezid, Yavuz, Kanuni geldi…<br />
​<br />
Çünkü büyük devlet demek; <i><b>“Büyük adam gidince kaosa giren ya da biten devlet”</b></i><b> değil,</b> <b>büyük adam gittikten sonra dahi yoluna devam edebilen devlet demektir!</b><br />
​<br />
Eğer yirmi yılı aşkın süredir ülkeyi yöneten bir liderin ardından hâlâ<b> &#8220;Eyvah o giderse bittik&#8221;</b> deniliyorsa, acaba bu bir başarı mıdır? Yoksa koskoca bir devletin tek bir kişiye bağımlı hâle getirilmiş olmasının acı itirafı mıdır?<br />
​<br />
Malumdur ki; liderin büyüklüğü yaptığı yollarla değil, kendinden sonra ayakta kalabilecek kurumlar, devlet mekanizması ve insanlar bırakmasıyla ölçülür.</p>
<p>Çünkü gelecekte insanlar bizi yediğimiz meyvelerle değil, yetiştirdiğimiz ağaçlarla hatırlayacaktır&#8230;<br />
<b>​</b></p>
<p><b>Türkiye Bir Kişiden Büyüktür</b><br />
​<br />
Recep Tayyip Erdoğan’ın çok haklı bir sloganı vardı: <i><b>“Dünya 5’ten büyüktür.”</b></i><br />
​<br />
O hâlde aynı mantığı kendi evimizde de kurmak zorundayız: <b>Türkiye, bir kişiden büyüktür!</b><br />
​<br />
Elbette ki 86 milyon insanın kaderi bir insanın sağlığına, yaşına veya siyasi ömrüne bağlanamaz…</p>
<p>Eğer bağlanmışsa asıl endişe edilmesi gereken şey o liderin bir gün gitmesi değil, devletin o hâle getirilmiş olmasıdır!<br />
​<br />
Yıllardır Kemalist zihniyetin <b>&#8220;O olmasaydı biz olmazdık&#8221; </b>yaklaşımını eleştirip, aynı formayı Erdoğan’a giydirmek hangi mantığa sığar?<br />
<b>​</b></p>
<p><b>Geçmiş Hizmetler Yanlışın Zırhı Olamaz!</b><br />
​<br />
Erdoğan döneminde yapılan büyük altyapı hamlelerini, savunma sanayiindeki büyük gelişmeleri, birçok açıdan eleştirmek mümkün olsa da, <b>bütün bütün yok saymak da </b>doğru değildir.<br />
​<br />
Fakat siyaset; bir futbol maçı da değildir! <i><b>&#8220;Bizimkiler yaptıysa vardır bir bildikleri&#8221;</b></i><b> </b>diyemezsiniz.</p>
<p>Ya da <b>&#8220;2000 yıllık derin devlet aklının kesğn vardır bir bildiği&#8221; </b>deyip işin içinden çıkamazsınız.. Bu kadar basit değil..</p>
<p>Çünkü yanlış bir karar milyonların hukukuna, ekonomisine, geleceğine dokunur…<br />
​<br />
Bugün sorulması gerekenleri sormak fanatiklik değil, bir vatandaşlık borcudur…</p>
<p>Mesela:<br />
<b>☆</b> Enflasyonun sorumluluğu kimde?<br />
<b>☆</b> Yargıya olan güven neden erozyona uğradı?<br />
<b>☆</b> Liyakat &#8211; sadakat tartışmaları neden yıllardır bitmiyor?<br />
<b>☆ Çeyrek asırlık iktidarın sonunda neden </b>güçlü bir halef sistemi kurulamadı?<br />
​<br />
Bunları sormak ne Erdoğan düşmanlığıdır ne de devlet düşmanlığı…</p>
<p><b>&#8220;Tam tersini&#8221; </b>yapıp yanlışı savunmak ise sevgi değil, doğruyu göremez hâle gelen bir akıl tutulmasıdır.<br />
<b>​</b></p>
<p><b>Tarafgirlik Hastalığı, Zulme Rıza ve Manevî Vebal</b><br />
​<br />
Bediüzzaman’ın Kastamonu Lahikası’nda işaret ettiği gibi: <i><b>“Tarafgir nazar, tarafdar olduğu taraf cereyanın kusurunu görmez, zulmüne rıza gösterir, belki alkışlar.”</b></i><br />
​<br />
<b>Tarafgirlik hastalığı;</b> partinin yahut müntesiplerinin bir adı ya da sıfatı değildir.</p>
<p>Asıl tarafgirlik hastalığı; hakikati partinin rengine göre okumaktır!<br />
​<br />
Sırf sevdiğimiz lider yaptı diye bir haksızlığı savunmak ya da bir masumun hakkını, <b>mesela Gazzelilerin hakkını, hukukunu, aldatılmışlığını parti aidiyetine kurban etmek; sadece siyasi bir tercih değil, doğrudan manevi bir sorumluluktur…</b></p>
<p>Dinî ve ahlâkî ölçü ortadadır: <i><b>“Rıza-yı küfür küfür olduğu gibi, zulme rıza da zulümdür; taraftar olsa, zalim olur.”</b></i></p>
<p>​Nasıl ki bir iyilik, yerini insan öldükten sonra bile yayılan sadaka-i cariye bırakabiliyorsa, kötülüğün ve körü körüne savunulan yanlışların da devam eden bir tesiri ve vebali vardır.<br />
​<br />
Resûlullah’ın o sarsıcı<b> &#8220;müflis&#8221; hadisini </b>hatırlayalım.</p>
<p>Kıyamet günü namazla, oruçla gelip ama <b><u>siyasi fanatizm uğruna </u></b>insanların hakkına girmiş, haksızlığı ve zulmü alkışlamış bir insan <b><u>tıpkı ateşin odunu yemesi</u></b><b> </b>gibi belki bütün sevapları hak sahiplerine dağıtılacak, mağdurların günahları ona yükletilecek, böylece belkide iflas edecektir..</p>
<p>İnsan ister istemez ürperiyor tabii ki; <b>&#8220;siyasi bir sadakat uğruna ahiret hesabını tehlikeye atmak hangi akıl kârı mıdır?&#8221; </b>diye.<br />
<b>​</b></p>
<p><b>Hakikat ile Fanatizmin Karşılaştığı Gün</b><br />
​<br />
Bir gün gelecek, hiç kimsenin asla kaçamadığı ölüm de gelecek…</p>
<p>İşte o zaman seçim meydanları kapanacak, sloganlar susacak, rozetler çıkarılacak…<br />
​<br />
Ve o gün ne <b>“Ben Reisçiydim” </b>demenin ne de <b>“Ben muhaliftim” </b>demenin hiçbir anlam taşımadığı bir hesaba çıkacağız…<br />
​<br />
İşte o gün sorulacak şey çok daha basit ama çok daha yakıcı ve yıkıcı olacak: <b>Hak ile körü körüne tarafgirlik karşı karşıya geldiğinde, sen hangisini seçtin, hangisinin yanında durdun?</b></p>
<p>Çünkü liderler fâni, partiler fâni, iktidarlar fânidir. Hak ise bakidir…<br />
​<br />
Ve belki insanın dünyada kurduğu bütün cümlelerin içinden geriye tek bir itiraf ve derin pişmanlık kalacaktır: <i><b>“Ahhh keşke fanatizmin değil, Hakkın ve adaletin yanında dursaydım…”</b></i><br />
​<br />
<b>Özetle: </b>Bizler bugün bir milletin geleceğini tek bir insanın ömrüne bağlamışsak, korkmamız gereken asıl şey o insanın gitmesi değil; <b>onsuz yaşayamayacağımıza inanacak hâle gelmiş olmamızdır!</b></p>
<p>Milletin kendisine olan inancını kaybetmiş olması, aciz ve çaresiz kalması, alternatifsiz kalmasıdır&#8230;<br />
​<br />
O yüzden ben son söz olarak derim ki:<br />
<b>Eğer işimiz millet olarak bir kişiye kaldıysa, bu gerçekten bittiğimizin resmidir&#8230;</b><br />
<b>​</b><br />
Selam, dua ve hürmet ile…</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/05/erdogan-giderse-biter-miyiz/">ERDOĞAN GİDERSE BİTER MİYİZ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/05/erdogan-giderse-biter-miyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kazım Gezer’den 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde belediyelere eleştiri</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/kazim-gezerden-4-ekim-hayvanlari-koruma-gununde-belediyelere-elestiri/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/kazim-gezerden-4-ekim-hayvanlari-koruma-gununde-belediyelere-elestiri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2026 07:45:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci ve hayvan hakları aktivisti Kazım Gezer, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, sokak hayvanlarına yönelik uygulamaların yalnızca özel günlerde düzenlenen etkinliklerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Hayvanları Koruma Günü kapsamında düzenlenen etkinliklere yönelik eleştirilerde bulunan Gezer, bir yandan konser ve çeşitli organizasyonlar gerçekleştirilirken diğer yandan sokak hayvanlarının yaşam koşullarının göz ardı edildiğini savundu. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/kazim-gezerden-4-ekim-hayvanlari-koruma-gununde-belediyelere-elestiri/">Kazım Gezer’den 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde belediyelere eleştiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd">Gazeteci ve hayvan hakları aktivisti Kazım Gezer, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, sokak hayvanlarına yönelik uygulamaların yalnızca özel günlerde düzenlenen etkinliklerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Hayvanları Koruma Günü kapsamında düzenlenen etkinliklere yönelik eleştirilerde bulunan Gezer, bir yandan konser ve çeşitli organizasyonlar gerçekleştirilirken diğer yandan sokak hayvanlarının yaşam koşullarının göz ardı edildiğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Gezer, özellikle Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin barınak ve hayvanların yaşam koşullarına ilişkin uygulamalarının incelenmesi gerektiğini belirterek, bazı bölgelerde hayvanların açlık ve kötü koşullar nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Söz konusu iddiaların yalnızca iktidar tarafından yönetilen belediyelerle sınırlı olmadığını ifade eden Gezer, CHP’li belediyelerin uygulamalarına da tepki gösterdi. Gezer, Mudanya, Nilüfer ve Gemlik ilçelerindeki uygulamalarla ilgili önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklamalarda bulunacağını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">4 Ekim’de Merinos’ta gerçekleştirilecek programda bulunacağını belirten Gezer, burada da tepkisini dile getireceğini ifade etti.</p>
<p>Gezer ayrıca, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ndeki hayvanların durumuna ilişkin kendisine ulaşacak fotoğraf ve videoların ardından kapsamlı bir çalışma ve röportaj hazırlayacağını belirtti. Gezer, yaklaşık bir hafta içerisinde konuyla ilgili yeni bilgi ve görüntüleri kamuoyuyla paylaşacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/kazim-gezerden-4-ekim-hayvanlari-koruma-gununde-belediyelere-elestiri/">Kazım Gezer’den 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde belediyelere eleştiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/kazim-gezerden-4-ekim-hayvanlari-koruma-gununde-belediyelere-elestiri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Murat Koç: “Bir ülkenin geleceği tek bir kişiye bağlı olmamalı”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/murat-koc-bir-ulkenin-gelecegi-tek-bir-kisiye-bagli-olmamali/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/murat-koc-bir-ulkenin-gelecegi-tek-bir-kisiye-bagli-olmamali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2026 07:28:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Murat Koç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın görevden ayrılması halinde Türkiye&#8217;nin daha zor bir sürece gireceği yönündeki değerlendirmeler üzerine görüşlerini paylaştı. Koç, geleceğe ilişkin kesin öngörülerde bulunmanın mümkün olmadığını belirterek, güçlü devlet yapısının lider değişikliklerinden bağımsız olarak varlığını sürdürebilmesinin önemine dikkat çekti. Murat Koç, son dönemde dile getirilen “Erdoğan giderse daha kötüsü gelir” şeklindeki değerlendirmeler üzerine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/murat-koc-bir-ulkenin-gelecegi-tek-bir-kisiye-bagli-olmamali/">Murat Koç: “Bir ülkenin geleceği tek bir kişiye bağlı olmamalı”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Murat Koç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın görevden ayrılması halinde Türkiye&#8217;nin daha zor bir sürece gireceği yönündeki değerlendirmeler üzerine görüşlerini paylaştı. Koç, geleceğe ilişkin kesin öngörülerde bulunmanın mümkün olmadığını belirterek, güçlü devlet yapısının lider değişikliklerinden bağımsız olarak varlığını sürdürebilmesinin önemine dikkat çekti.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Murat Koç, son dönemde dile getirilen “Erdoğan giderse daha kötüsü gelir” şeklindeki değerlendirmeler üzerine açıklamalarda bulundu. Koç, böyle bir ihtimalin elbette söz konusu olabileceğini ancak bunun kesin olarak bilinebilecek bir durum olmadığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">“Erdoğan giderse ertesi gün her şeyin daha iyi olacağını söylemek mümkün olmadığı gibi, kendisinden sonra mutlaka daha kötü bir yönetimin geleceğini söylemek de mümkün değil” diyen Koç, geleceğe ilişkin değerlendirmelerin ihtimaller üzerinden yapılması gerektiğini belirtti.</p>
<h3>“Devlet kurumları kalıcı olmalı”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Bir ülkenin yönetiminin tek bir kişiye bağlı olarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağını dile getiren Koç, devlet kurumlarının yöneticiler değişse de işleyişini sürdürebilecek bir yapıya sahip olması gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tarih boyunca farklı dönemlerde güçlü liderlerin görev yaptığını hatırlatan Koç, yöneticilerin değişmesinin devletlerin varlığının sona ermesi anlamına gelmediğini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Osmanlı tarihinden örnekler veren Koç, Yıldırım Bayezid ve Fatih Sultan Mehmed gibi önemli hükümdarların ardından devletin varlığını sürdürdüğünü, sonraki dönemlerde II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi hükümdarların görev yaptığını belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Koç, bu örneklerin devletlerin ve kurumların, yöneticilerin görev sürelerinden daha uzun bir sürekliliğe sahip olması gerektiğini gösterdiğini savundu.</p>
<h3>“İcraatlar üzerinden değerlendirme yapılmalı”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Siyasi tartışmalarda kişilere yönelik bağlılığın yerine yapılan çalışmaların ve politikaların değerlendirilmesinin daha sağlıklı olduğunu ifade eden Koç, bir siyasetçinin doğru yaptığı uygulamaların desteklenebileceğini, eleştiriye açık olan konuların ise ele alınabileceğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Koç, “Başka biri daha kötü olabilir” düşüncesinin mevcut uygulamaların değerlendirilmesinin önüne geçmemesi gerektiğini belirterek, siyasette farklı ihtimallerin her zaman göz önünde bulundurulabileceğini ifade etti.</p>
<h3>“Devlet yönetimi futbol takımı gibi değerlendirilmemeli”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Siyasi tercihler ile taraftarlık anlayışı arasında fark bulunduğunu dile getiren Koç, devlet yönetiminin bir spor takımı üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Koç, siyasi yönetimde adalet, hukuk, liyakat ve kamu yararı gibi ilkelerin önem taşıdığını belirterek, farklı görüşlerin ve eleştirilerin demokratik tartışmanın doğal bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<h3>“Asıl mesele kurumların güçlü olması”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Murat Koç, açıklamasının sonunda tartışmanın yalnızca belirli bir siyasi liderin görevde olup olmaması üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek, daha geniş bir perspektifle devlet kurumlarının gücü ve devamlılığının ele alınması gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Koç, “Bir ülke, bir insanın görevden ayrılmasıyla zor durumda kalacak kadar kırılgan olmamalı. Güçlü devlet yapısı, farklı dönemlerde farklı yöneticilerle yoluna devam edebilecek kurumlara sahip olmalı” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Liderlerin kendi dönemlerinin yanı sıra kendilerinden sonraki dönemlere de hazırlık yapmasının önemine dikkat çeken Koç, sözlerini şu ifadeyle tamamladı:</p>
<p><strong>“İnsanlar bizleri yediğimiz meyvelerle değil, yetiştirdiğimiz ağaçlarla anacaktır.”</strong></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/murat-koc-bir-ulkenin-gelecegi-tek-bir-kisiye-bagli-olmamali/">Murat Koç: “Bir ülkenin geleceği tek bir kişiye bağlı olmamalı”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/04/murat-koc-bir-ulkenin-gelecegi-tek-bir-kisiye-bagli-olmamali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzelyalı’daki tesis atıl kaldı: “Ne çalıştırılıyor ne de bırakılıyor”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/guzelyalidaki-tesis-atil-kaldi-ne-calistiriliyor-ne-de-birakiliyor/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/guzelyalidaki-tesis-atil-kaldi-ne-calistiriliyor-ne-de-birakiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2026 11:55:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230599</guid>

					<description><![CDATA[<p>EMDANDER Derneği Başkanı Selami Akyol, Mudanya Güzelyalı’da belediyeye ait olmasına rağmen 49 yıllığına kiralanan tesisin uzun süredir etkin şekilde kullanılmadığını belirterek, “Burası Bursa Belediyesi’ne bırakılsa Güzelyalı’nın bütün yükünü çeker” dedi. Mudanya’nın Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan ve belediyeye ait olan tesisin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan EMDANDER Derneği Başkanı Selami Akyol, alanın sahip olduğu imkanlara rağmen atıl [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/guzelyalidaki-tesis-atil-kaldi-ne-calistiriliyor-ne-de-birakiliyor/">Güzelyalı’daki tesis atıl kaldı: “Ne çalıştırılıyor ne de bırakılıyor”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>EMDANDER Derneği Başkanı Selami Akyol, Mudanya Güzelyalı’da belediyeye ait olmasına rağmen 49 yıllığına kiralanan tesisin uzun süredir etkin şekilde kullanılmadığını belirterek, “Burası Bursa Belediyesi’ne bırakılsa Güzelyalı’nın bütün yükünü çeker” dedi.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Mudanya’nın Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan ve belediyeye ait olan tesisin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan EMDANDER Derneği Başkanı Selami Akyol, alanın sahip olduğu imkanlara rağmen atıl durumda kalmasına tepki gösterdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tesisin 49 yıllığına kiralandığını belirten Akyol, içerisinde çok sayıda farklı kullanım alanı bulunduğunu söyledi. Buna rağmen tesisin gerektiği gibi işletilemediğini ifade eden Akyol, alanın Güzelyalı için önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.</p>
<h3>“Güzelyalı’nın bütün yükünü çeker”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Tesisin Bursa Belediyesi tarafından işletilmesi halinde bölgenin önemli ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitede olduğunu savunan Akyol, “Bursa Belediyesi’ne bırakılsa Güzelyalı’nın bütün yükünü çeker” dedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Akyol, tesisin sahip olduğu bölümleri sıralayarak, “Kafesi, sahnesi, parkı, diskosu, spor alanı, restoranı var. Yani ne ararsanız bulunabilecek bir kapasitede” ifadelerini kullandı.</p>
<h3>“Ne çalıştırabiliyor ne de bırakıyor”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Tesisin yıllar önce gerçekleştirilen ihaleyle kiralandığını belirten Akyol, ihaleyi alan kişinin tesisi gerektiği şekilde işletemediğini, ancak başkasının işletmesine de izin vermediğini öne sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu durumun Güzelyalı açısından ciddi bir kayıp olduğunu ifade eden Akyol, bölge halkının kullanabileceği geniş kapsamlı bir tesisin uzun süredir verimli şekilde değerlendirilememesine tepki gösterdi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-87310" src="https://www.kentgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/10/637744298_10163509735532521_1488346029089776167_n-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p class="isSelectedEnd">Akyol, tesisin mevcut halinin üzücü olduğunu belirterek, <strong>“Yazık, böyle atıl durumda bırakılmış”</strong> dedi.</p>
<p>Güzelyalı’nın sosyal yaşamına ve bölgedeki ihtiyaçlara katkı sağlayabilecek kapasitedeki tesisin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akyol, alanın aktif hale getirilmesinin hem bölge sakinleri hem de Güzelyalı’nın geleceği açısından önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/guzelyalidaki-tesis-atil-kaldi-ne-calistiriliyor-ne-de-birakiliyor/">Güzelyalı’daki tesis atıl kaldı: “Ne çalıştırılıyor ne de bırakılıyor”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/guzelyalidaki-tesis-atil-kaldi-ne-calistiriliyor-ne-de-birakiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Emir Aksoy: “Çağın Putları Değişti, İnsanın Secde Ettiği Şey Değişmedi”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/mehmet-emir-aksoy-cagin-putlari-degisti-insanin-secde-ettigi-sey-degismedi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/mehmet-emir-aksoy-cagin-putlari-degisti-insanin-secde-ettigi-sey-degismedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2026 11:14:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Emir Aksoy, modern insanın yalnızlık, yabancılaşma ve sahip oldukları üzerinden değer arama biçimini ele aldı. Aksoy, çağımızın “putlarının” artık taşlardan değil; makam, para, şöhret ve statüden oluştuğunu savundu. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Emir Aksoy, kaleme aldığı değerlendirmede modern insanın yaşadığı yalnızlık ve kendisine yabancılaşma sorununa dikkat çekti. Ali Şeriati&#8217;nin yalnızlık düşüncesinin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/mehmet-emir-aksoy-cagin-putlari-degisti-insanin-secde-ettigi-sey-degismedi/">Mehmet Emir Aksoy: “Çağın Putları Değişti, İnsanın Secde Ettiği Şey Değişmedi”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Emir Aksoy, modern insanın yalnızlık, yabancılaşma ve sahip oldukları üzerinden değer arama biçimini ele aldı. Aksoy, çağımızın “putlarının” artık taşlardan değil; makam, para, şöhret ve statüden oluştuğunu savundu.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Emir Aksoy, kaleme aldığı değerlendirmede modern insanın yaşadığı yalnızlık ve kendisine yabancılaşma sorununa dikkat çekti. Ali Şeriati&#8217;nin yalnızlık düşüncesinin günümüzde yeniden okunması gerektiğini belirten Aksoy, teknolojik iletişimin artmasına rağmen insanların farklı bir yalnızlık biçimiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aksoy&#8217;a göre günümüzde insanın çevresinde telefonlar, sosyal medya hesapları ve sürekli iletişim halinde olduğu insanlar bulunmasına rağmen, bu yoğun iletişim kişinin kendisine yabancılaşmasını engellemiyor.</p>
<h3>“Yeni putlar makam, para ve statü”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Çağın değişen değer anlayışına dikkat çeken Aksoy, geçmişte taşlardan yapılan putların yerini günümüzde makam, para, şöhret ve statünün aldığını belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aksoy, insanların zaman zaman sahip oldukları makamı, ekonomik gücü veya toplumdaki görünürlüğü kendi kişilikleriyle özdeşleştirdiğini ifade ederek, bir insanın makamının karakterini, parasının ise ahlakını belirlemeyeceğini vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aksoy, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Makam gider, insan kalır. Para gider, insan kalır. Alkış kesilir, insan yine kendisiyle baş başa kalır.”</p>
</blockquote>
<h3>“Kalabalık her zaman hakikatin tarafında değildir”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Ali Şeriati&#8217;nin yalnızlık anlayışına da değinen Aksoy, yalnızlığın yalnızca çevrede insanların bulunmaması anlamına gelmediğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aksoy&#8217;a göre asıl yalnızlık, kişinin çevresindeki insanların farklı bir yönde ilerlemesine rağmen kendi vicdanının gösterdiği yolu takip edebilmesiyle ilgili.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kalabalıkların her zaman hakikati temsil etmediğini belirten Aksoy, tarih boyunca toplum tarafından alkışlanan bazı isimlerin zamanla unutulduğunu, buna karşılık kendi düşüncesinin peşinden sessizce giden bazı insanların fikirlerinin sonraki dönemlerde yaşamaya devam ettiğini ifade etti.</p>
<h3>“Bunların hiçbiri olmadığında ben kimim?”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Modern toplumda insanların değerini ölçmek için para, makam, çevre, takipçi sayısı ve görünürlük gibi ölçütlerin öne çıktığını belirten Aksoy, kişinin kendisine sorması gereken daha temel bir soru bulunduğunu söyledi:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Bunların hiçbiri olmadığında ben kimim?”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Bu sorunun insanın kendi kimliğiyle yüzleşmesini gerektirdiğini belirten Aksoy, makam, servet ve sosyal çevrenin insanın yerine bu soruya cevap veremeyeceğini ifade etti.</p>
<h3>“Özgürlük, sahip olduklarını kaybettiğinde kendini kaybetmemektir”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Aksoy, değerlendirmesinde özgürlük kavramına da farklı bir açıdan yaklaştı. Özgürlüğün her şeye sahip olmakla değil, sahip olunan şeyler kaybedildiğinde kişinin kendisini kaybetmemesiyle ilgili olduğunu savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kalabalıktan uzaklaşmanın ve kişinin kendi sesini duyabilmesinin önemine dikkat çeken Aksoy, alkış yerine vicdanı dinlemenin ve makamın gölgesinden çıkarak insan olarak kalabilmenin gerçek özgürlüğün başlangıcı olabileceğini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aksoy, değerlendirmesini çağın değişen değerleri üzerinden şu ifadelerle tamamladı:</p>
<blockquote><p>“Çağın putları artık taş değil. Ama insan hâlâ önünde eğiliyor. Asıl mesele putların değişmesi değil. İnsanın neden hâlâ secde edecek bir şey aradığıdır.”</p></blockquote>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/mehmet-emir-aksoy-cagin-putlari-degisti-insanin-secde-ettigi-sey-degismedi/">Mehmet Emir Aksoy: “Çağın Putları Değişti, İnsanın Secde Ettiği Şey Değişmedi”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/mehmet-emir-aksoy-cagin-putlari-degisti-insanin-secde-ettigi-sey-degismedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Acıma değil, hak temelli ve kapsayıcı yaklaşım”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/acima-degil-hak-temelli-ve-kapsayici-yaklasim/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/acima-degil-hak-temelli-ve-kapsayici-yaklasim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2026 08:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230553</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm Bilim ve Sanat Derneği (OBİSAD), özel bireyler ve ailelerinin yaşamın her alanında daha eşit, erişilebilir ve kapsayıcı koşullara sahip olması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Dernek, toplumsal farkındalığın artırılmasının yanı sıra özel bireylere yönelik bakış açısının acıma merkezli anlayıştan çıkarılarak hak temelli bir yaklaşıma dönüştürülmesini hedefliyor. Otizm başta olmak üzere özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin karşılaştığı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/acima-degil-hak-temelli-ve-kapsayici-yaklasim/">“Acıma değil, hak temelli ve kapsayıcı yaklaşım”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Otizm Bilim ve Sanat Derneği (OBİSAD), özel bireyler ve ailelerinin yaşamın her alanında daha eşit, erişilebilir ve kapsayıcı koşullara sahip olması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Dernek, toplumsal farkındalığın artırılmasının yanı sıra özel bireylere yönelik bakış açısının acıma merkezli anlayıştan çıkarılarak hak temelli bir yaklaşıma dönüştürülmesini hedefliyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Otizm başta olmak üzere özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin karşılaştığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla çalışmalarını sürdüren OBİSAD, toplumsal farkındalığı artıracak yeni projeler için kamu kurumları, yerel yönetimler, siyasi parti temsilcileri ve farklı paydaşlarla görüşmeler gerçekleştiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek tarafından yapılan açıklamada, özel bireylerin toplumun dışında değil, toplumun eşit ve ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, asıl hedefin yalnızca farkındalık oluşturmak değil, toplumsal bakış açısında kalıcı bir dönüşüm sağlamak olduğu belirtildi.</p>
<h2>“Acıma duygusundan hak temelli anlayışa geçilmeli”</h2>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD’ın kuruluş amaçlarının başında özel bireyler ve ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek, toplumda doğru bir farkındalık oluşturmak ve kapsayıcı bir yaşam anlayışının güçlendirilmesine katkı sunmak geliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek yönetimi, özel bireylere yönelik yaklaşımın yalnızca yardım ve acıma duygusu üzerinden şekillenmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD’ın hedeflediği anlayışta özel bireyler; eğitimden sağlığa, sosyal yaşamdan sanata, istihdamdan kültürel faaliyetlere kadar yaşamın bütün alanlarında hak sahibi bireyler olarak ele alınıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek, bu anlayışın toplumun farklı kesimlerinde karşılık bulması için farkındalık çalışmaları, sosyal projeler, sanat ve bilim odaklı etkinlikler ve kamuoyunda ses getirecek çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Amaç ise yalnızca özel bireylerin karşılaştığı sorunları gündeme taşımak değil, aynı zamanda bu sorunların toplum tarafından daha doğru anlaşılmasını sağlamak.</p>
<h2>“Toplumsal önyargıları kırmak istiyoruz”</h2>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD tarafından yapılan değerlendirmede, özel bireylerin ve ailelerinin karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin toplumsal önyargılar olduğu ifade edildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek, insanların özel bireylerin hayatlarını ve ailelerin yaşadığı günlük zorlukları daha yakından anlamasını sağlayacak projeler geliştirmeyi hedefliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu çalışmalarla birlikte empati duygusunun güçlendirilmesi, özel bireylerin toplum içerisindeki görünürlüğünün artırılması ve farklılıkların doğal karşılandığı bir sosyal yaşam kültürünün oluşturulması amaçlanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD yönetimi, toplumsal dönüşümün yalnızca özel bireylerin ailelerinin çabasıyla gerçekleşemeyeceğini belirterek, kamu kurumlarından yerel yönetimlere, eğitim kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına ve toplumun tüm kesimlerine önemli görevler düştüğüne dikkat çekiyor.</p>
<h2>“Eşit eğitim ve yaşam hakkı sağlanmalı”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Dernek açıklamasında, devlet kurumları, yerel yönetimler ve ilgili yetkililerin engelli bireylerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve toplumsal hayata eşit şekilde katılabilmeleri konusunda sorumluluk taşıdığı vurgulandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD’a göre özel bireylerin eğitim, sağlık, sosyal yaşam, kültür, sanat ve diğer alanlara erişiminde karşılaşılan engellerin azaltılması gerekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle eğitim hakkının önemine dikkat çeken dernek yönetimi, özel gereksinimli çocukların eğitim süreçlerinde ihtiyaçlarına uygun imkanlara erişebilmesinin hem çocukların gelişimi hem de ailelerin yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek, bu konuların yalnızca ailelerin kişisel sorunları olarak görülmemesi gerektiğini, toplumun tamamını ilgilendiren bir hak ve erişilebilirlik meselesi olarak ele alınması gerektiğini savunuyor.</p>
<h2>OBİSAD’dan siyasi parti temsilcilerine ziyaret</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bu kapsamda çalışmalarına başlayan OBİSAD yönetimi, farklı kurum ve kuruluşlarla görüşmeler gerçekleştirerek derneğin kuruluş amacı, projeleri ve özel bireylerin ihtiyaçları konusunda bilgilendirmelerde bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD temsilcileri bu kapsamda <strong>Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan</strong>, Başkan Yardımcısı <strong>Fatma Yemenici</strong>, <strong>Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir</strong> ve <strong>Osmangazi İlçe Engelliler Komisyon Başkanı Mehmet Altın</strong> ile bir araya geldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Gerçekleştirilen görüşmede yeni kurulan OBİSAD hakkında bilgi verilirken, derneğin hedefleri ve önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projeler de paylaşıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toplantıda ayrıca özel bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunlar, mevcut ihtiyaçlar ve çözüm bekleyen konular hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD yönetimi, görüşmede yalnızca kendi derneklerinin taleplerini değil, Bursa’da yaşayan tüm özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin ortak sorunlarını gündeme taşıdıklarını belirtti.</p>
<h2>“Ziyaretlerimiz tarafsız ve tüm özel çocuklarımız için”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Dernek yönetimi, gerçekleştirdikleri kurum ve siyasi parti ziyaretlerinin herhangi bir siyasi amaç taşımadığının altını çizdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD tarafından yapılan açıklamada, farklı kurum ve kuruluşlarla gerçekleştirilen görüşmelerin temel amacının özel bireylerin ve ailelerinin sorunlarını daha geniş kesimlere anlatmak ve çözüm konusunda ortak bir anlayış oluşturmak olduğu belirtildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamada, “Bu anlamda başlatmış olduğumuz ziyaretler kesinlikle tarafsızdır. Sadece OBİSAD için değil, tüm özel çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe sahip olması için çok güçlü bir adımdır” mesajı verildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek, önümüzdeki süreçte farklı siyasi görüşlere, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına ve toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı hedefliyor.</p>
<h2>Görüşmede OBİSAD’ın projeleri anlatıldı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Gerçekleştirilen ziyarette OBİSAD’ın kuruluş süreci ve gelecek dönemde gerçekleştirmeyi planladığı çalışmalar hakkında da bilgi verildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek yönetimi, özel bireylerin yalnızca belirli gün ve haftalarda hatırlanmasının yeterli olmadığını, farkındalığın yılın tamamına yayılan çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu doğrultuda bilim, sanat, sosyal yaşam ve farkındalık çalışmalarının bir arada değerlendirildiği projeler üzerinde çalışıldığı belirtildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD’ın hedefleri arasında özel bireylerin yeteneklerinin görünür hale getirilmesi, toplumla daha güçlü bağlar kurabilmeleri, ailelerin yaşadığı sorunların gündeme taşınması ve özel bireylerin sosyal hayata daha aktif katılımının desteklenmesi bulunuyor.</p>
<h2>“Bizi can kulağıyla dinlediler”</h2>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD yönetimi, Anahtar Parti Bursa ve Osmangazi teşkilatlarıyla gerçekleştirilen görüşmenin olumlu geçtiğini belirterek, kendilerini dinleyen parti yöneticilerine teşekkür etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek tarafından yapılan değerlendirmede, “Bizi can kulağıyla dinlediler, güzel ağırladılar. Derneğimizin kuruluş amacını, projelerimizi ve genel anlamda özel bireylerimizin yaşadığı eksiklikleri ve ihtiyaçları kendileriyle paylaşma fırsatı bulduk” ifadelerine yer verildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD yönetimi, bu tür görüşmelerin özel bireylerin sorunlarının daha geniş bir çevrede konuşulmasına ve çözüm önerilerinin ortak akılla değerlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyor.</p>
<h2>Hedef: Daha kapsayıcı bir Bursa</h2>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD, önümüzdeki dönemde Bursa genelinde özel bireylerin ve ailelerinin yaşamını kolaylaştıracak çalışmaların artırılması için temaslarını sürdürmeyi planlıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Derneğin temel hedeflerinden biri, özel bireylerin toplum içerisinde daha görünür olması ve sosyal yaşamın her alanında kendilerine yer bulabilmesi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu hedef doğrultusunda kamu kurumları, yerel yönetimler, eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve toplumun farklı kesimleriyle iş birliği yapılması planlanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD yönetimi, toplumsal dönüşümün yalnızca bir kurumun ya da bir derneğin çalışmasıyla mümkün olmayacağını belirterek, kapsayıcı bir toplum oluşturmanın ortak sorumluluk olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Derneğin mesajı ise net: Özel bireylerin ihtiyaçlarının yalnızca yardım konusu olarak değil, <strong>temel insan hakları, eşitlik, erişilebilirlik ve toplumsal katılım çerçevesinde</strong> değerlendirilmesi gerekiyor.</p>
<h3>OBİSAD yönetiminden ortak mesaj</h3>
<p class="isSelectedEnd">OBİSAD Başkanı <strong>Güzin Çalışkan</strong> ve Başkan Yardımcısı <strong>Meral Tosun</strong>, yeni kurulan derneğin önümüzdeki süreçte özel bireyler ve aileleri için daha fazla çalışma gerçekleştireceğini belirterek, toplumsal farkındalığın kalıcı hale gelmesi için mücadele edeceklerini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dernek yönetimi, “acıma” merkezli bakış açısının yerine hak temelli ve kapsayıcı bir anlayışın yerleşmesi için toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil olması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>OBİSAD’ın önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği çalışmalarla özel bireylerin sesini daha geniş kitlelere duyurması ve Bursa’da daha kapsayıcı bir sosyal yaşam kültürünün oluşmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-87280" src="https://www.kentgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/10/7f0e3695-0d08-436b-9c3b-e2ccc4cea996-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-87281" src="https://www.kentgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/10/73ba4d50-55b3-41d5-83d7-fcf26f69ad70-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-27130" src="https://gemlikbasin.net/wp-content/uploads/2026/10/2e5729b2-89de-4b5a-9980-56632b41d324-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/acima-degil-hak-temelli-ve-kapsayici-yaklasim/">“Acıma değil, hak temelli ve kapsayıcı yaklaşım”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/10/02/acima-degil-hak-temelli-ve-kapsayici-yaklasim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsmail Türk: “Devlet Gerektiğinde Yumruk, Gerektiğinde Uzanan El Olur; Ölçüsü Hukuk, Hedefi Milletin Huzurudur”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/ismail-turk-devlet-gerektiginde-yumruk-gerektiginde-uzanan-el-olur-olcusu-hukuk-hedefi-milletin-huzurudur/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/ismail-turk-devlet-gerektiginde-yumruk-gerektiginde-uzanan-el-olur-olcusu-hukuk-hedefi-milletin-huzurudur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2026 07:51:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230336</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk milliyetçiliği ve siyaset alanındaki yazılarıyla tanınan gazeteci ve siyasetçi İsmail Türk, devletin suç, terör ve toplumsal çatışmalarla mücadele yöntemleri üzerine kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Türk, devlet yönetiminin yalnızca cezalandırma mekanizmasından ibaret olmadığını belirterek, tarih boyunca suçla mücadelede cezalandırmanın yanı sıra ıslah, topluma kazandırma, barıştırma ve kamu düzeni içerisinde kontrol altına alma yöntemlerinin de kullanıldığını [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/ismail-turk-devlet-gerektiginde-yumruk-gerektiginde-uzanan-el-olur-olcusu-hukuk-hedefi-milletin-huzurudur/">İsmail Türk: “Devlet Gerektiğinde Yumruk, Gerektiğinde Uzanan El Olur; Ölçüsü Hukuk, Hedefi Milletin Huzurudur”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="flex max-w-full flex-col gap-4 [&amp;&gt;div:has([data-free-thinking-preview-answer=true])+:is(.text-message,.relative:has(&gt;.text-message))]:-mt-2 grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" tabindex="0" data-message-author-role="assistant" data-message-id="16ee3dcc-0489-4b38-ab28-14c4dc581497" data-turn-start-message="true" data-message-model-slug="gpt-5-6">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden">
<div class="fbskMG_root LR5Y_W_content markdown prose dark:prose-invert wrap-break-word w-full dark markdown-new-styling">
<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" dir="auto" data-start="115" data-end="605"><strong data-start="115" data-end="214">Türk milliyetçiliği ve siyaset alanındaki yazılarıyla tanınan gazeteci ve siyasetçi İsmail Türk</strong>, devletin suç, terör ve toplumsal çatışmalarla mücadele yöntemleri üzerine kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Türk, devlet yönetiminin yalnızca cezalandırma mekanizmasından ibaret olmadığını belirterek, tarih boyunca suçla mücadelede cezalandırmanın yanı sıra ıslah, topluma kazandırma, barıştırma ve kamu düzeni içerisinde kontrol altına alma yöntemlerinin de kullanıldığını ifade etti.</p>
<p dir="auto" data-start="607" data-end="860">İsmail Türk, değerlendirmesinde devlet kavramının yalnızca sınırları belirlenmiş bir toprak parçasından ibaret olmadığını vurgulayarak, <strong data-start="743" data-end="837">“Devlet dediğimiz yapı yalnızca bir toprak parçasının üzerinde dalgalanan bayrak değildir”</strong> görüşünü dile getirdi.</p>
<p dir="auto" data-start="862" data-end="1088">Türk, devletin sınırları içerisinde yaşayan insanların güvenliğinden, kamu düzeninden ve toplumsal huzurdan sorumlu büyük bir organizasyon olduğunu belirterek, suç olgusunun da insanlık tarihi kadar eski olduğuna dikkat çekti.</p>
<h3 dir="auto" data-section-id="1eime1c" data-start="1090" data-end="1145">“Devlet yönetmek başka, öfkeyle hüküm vermek başka”</h3>
<p dir="auto" data-start="1147" data-end="1350">Suçun tarih boyunca farklı isimlerle ortaya çıktığını belirten Türk; eşkıyalık, kaçakçılık, çetecilik ve organize suç gibi farklı yapılanmalarla devletlerin çeşitli yöntemlerle mücadele ettiğini söyledi.</p>
<p dir="auto" data-start="1352" data-end="1661">Türk, devletlerin bu mücadelede yalnızca cezalandırma yoluna gitmediğini belirterek, <strong data-start="1437" data-end="1639">“Bazen cezalandırmış, bazen ıslah etmiş, bazen topluma kazandırmış, bazen de kamu düzeni içerisinde kontrol altına almaya çalışmıştır. Çünkü devlet yönetmek başka, öfkeyle hüküm vermek başka şeydir”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<h3 dir="auto" data-section-id="bsk26" data-start="1663" data-end="1706">Millî Mücadele&#8217;den Yörük Ali Efe örneği</h3>
<p dir="auto" data-start="1708" data-end="1904">İsmail Türk, devletin ve siyasi otoritenin farklı dönemlerde toplumsal güçleri kendi meşru hedefleri doğrultusunda değerlendirmesine ilişkin tarihsel örnek olarak Millî Mücadele dönemini gösterdi.</p>
<p dir="auto" data-start="1906" data-end="2115">Türk, Millî Mücadele&#8217;nin ilk yıllarında düzenli devlet mekanizmasının bugünkü anlamıyla güçlü olmadığına, Osmanlı ordusunun büyük ölçüde terhis edildiğine ve Anadolu&#8217;nun işgal altında bulunduğuna dikkat çekti.</p>
<p dir="auto" data-start="2117" data-end="2320">Bu şartlarda ortaya çıkan Kuvâ-yı Milliye içerisinde subayların yanı sıra efelerin ve zeybeklerin de yer aldığını hatırlatan Türk, özellikle <strong data-start="2258" data-end="2275">Yörük Ali Efe</strong> örneğinin dikkat çekici olduğunu ifade etti.</p>
<p dir="auto" data-start="2322" data-end="2747">Tarihî kaynaklarda da Yörük Ali Efe ve Kıllıoğlu Hüseyin Efe&#8217;nin Millî Mücadele&#8217;ye katılmaları yönündeki görüşmelerde, geçmişteki suçlarının affedilmesi ve kendilerine rütbe ile madalya verilmesinin gündeme geldiği belirtiliyor. Yörük Ali Efe&#8217;nin kuvvetleri daha sonra Malgaç Baskını&#8217;nda Yunan birliklerine karşı mücadele etmiş ve Aydın&#8217;ın geri alınması sürecinde önemli rol üstlenmişti.</p>
<p dir="auto" data-start="2749" data-end="2852">Türk, bu örneğin <strong data-start="2766" data-end="2802">“suç işleyen herkes kahramandır”</strong> şeklinde yorumlanamayacağını özellikle vurguladı.</p>
<p dir="auto" data-start="2854" data-end="3099">“Tam tersine” diyen Türk, söz konusu tarihsel deneyimden çıkarılması gereken sonucun, devletin gerektiğinde daha önce kanun dışına çıkmış kişilerin enerjisini milletin ve devletin meşru hedefleri doğrultusunda yönlendirebilmesi olduğunu savundu.</p>
<p dir="auto" data-start="3101" data-end="3281">Ancak bunun temel şartının devlet otoritesi ve hukuk olduğunu belirten Türk, <strong data-start="3178" data-end="3275">“Bunu yapan sokak değil, otoritedir; kişisel ilişkiler değil, devlet aklı ve hukuk olmalıdır”</strong> dedi.</p>
<h3 dir="auto" data-section-id="g235zz" data-start="3283" data-end="3324">Köy koruculuğu sistemine dikkat çekti</h3>
<p dir="auto" data-start="3326" data-end="3473">Cumhuriyet dönemindeki güvenlik politikalarına da değinen İsmail Türk, 1980&#8217;li yıllarda uygulamaya konulan köy koruculuğu sistemini örnek gösterdi.</p>
<p dir="auto" data-start="3475" data-end="3696">Türk, terörle mücadelede korucuların bölgesel bilgi, arazi şartları ve güvenlik güçlerine destek gibi alanlarda görev yaptığını belirterek, sistemin çeşitli dönemlerde eleştiriler ve tartışmalar da doğurduğunu ifade etti.</p>
<p dir="auto" data-start="3698" data-end="3809">Türk&#8217;e göre bu örnekler, devletin güvenlik politikalarının tarih boyunca tek boyutlu olmadığını ortaya koyuyor.</p>
<h3 dir="auto" data-section-id="12zai4y" data-start="3811" data-end="3859">“Devlet aklı, hukuksuzluğun mazereti olamaz”</h3>
<p dir="auto" data-start="3861" data-end="4126">Güncel tartışmalara da değinen Türk, kamuoyunda bazı kişilerin nasıl serbest kaldığı, geçmişte birbirleriyle çatışan grupların nasıl bir araya getirildiği ve farklı çevreler arasında nasıl uzlaşma sağlandığı yönündeki soruların sorulmasının doğal olduğunu belirtti.</p>
<p dir="auto" data-start="4128" data-end="4356">Ancak devletin sahip olduğu istihbarat ve güvenlik bilgilerinin tamamının kamuoyuna açık olmayabileceğini ifade eden Türk, dışarıdan bakıldığında bütün süreçlerin neden-sonuç ilişkilerinin tamamının görülemeyebileceğini savundu.</p>
<p dir="auto" data-start="4358" data-end="4493">Bununla birlikte önemli bir sınırın bulunduğuna dikkat çeken Türk, <strong data-start="4425" data-end="4487">“Devlet aklı denilen kavram hukuksuzluğun mazereti olamaz”</strong> dedi.</p>
<p dir="auto" data-start="4495" data-end="4721">Türk, devletin suç çevrelerini dağıtmak, insanları barıştırmak veya topluma yeniden kazandırmak gibi yöntemlere başvurabileceğini; ancak bütün bu süreçlerin hukuk ve kamu düzeni çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<h3 dir="auto" data-section-id="9tk9z" data-start="4723" data-end="4772">“Bu ülkenin kavgadan çok huzura ihtiyacı var”</h3>
<p dir="auto" data-start="4774" data-end="4910">İsmail Türk, değerlendirmesinin güncel siyasi boyutunda ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#8217;nin “Terörsüz Türkiye” yaklaşımına değindi.</p>
<p dir="auto" data-start="4912" data-end="5349">Bahçeli ve MHP tarafından 2026 yılı içerisinde yapılan açıklamalarda “Terörsüz Türkiye” hedefi; terörün sona erdirilmesi, toplumsal bütünleşme, güvenlik ve milli dayanışma başlıklarıyla ilişkilendiriliyor. MHP&#8217;nin 12 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında ise bu hedefin terörün yalnızca silahlı boyutuyla değil, terörü besleyen siyasi ve sosyolojik zeminlerle birlikte ele alınması gerektiği savunuldu.</p>
<p dir="auto" data-start="5351" data-end="5483">İsmail Türk de bu çerçevede, <strong data-start="5380" data-end="5455">“Bu ülkenin kavgadan çok huzura, husumetten çok barışa ihtiyacı vardır”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p dir="auto" data-start="5485" data-end="5646">Türk, Bahçeli&#8217;nin son dönemde ortaya koyduğu yaklaşımın yalnızca eleştirilmesi yerine, hangi hedefleri amaçladığının anlaşılmaya çalışılması gerektiğini söyledi.</p>
<h3 dir="auto" data-section-id="st5o5g" data-start="5648" data-end="5701">“Keşke aynı yakınlık ülkücülere de gösterilseydi”</h3>
<p dir="auto" data-start="5703" data-end="5875">Kendisinin konuya bir ülkücü olarak farklı bir pencereden baktığını belirten Türk, geçmişte ülkücü hareket içerisinde yer alan kişilerin yaşadığı sorunlara da dikkat çekti.</p>
<p dir="auto" data-start="5877" data-end="6041">Türk, <strong data-start="5883" data-end="6019">“Keşke aynı yakınlık, aynı şefkat, aynı kucaklayıcılık yıllarca bu hareketin yükünü omuzlarında taşıyan ülkücülere de gösterilseydi”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p dir="auto" data-start="6043" data-end="6301">Yıllarca bedel ödeyen, cezaevlerinde kalan, işini kaybeden veya ailesi mağdur olan ülkücülerin zaman zaman kendilerini yalnız ve sahipsiz hissettiklerini belirten Türk, bunun kendi açısından önemli bir siyasi ve vicdani muhasebe konusu olduğunu dile getirdi.</p>
<h3 dir="auto" data-section-id="jzysjc" data-start="6303" data-end="6345">“Ülkücü kendi muhasebesini yapacaktır”</h3>
<p dir="auto" data-start="6347" data-end="6513">İsmail Türk, siyasetin değişen şartlara göre yeni değerlendirmeleri beraberinde getirdiğini belirterek, ülkücülerin de kendi siyasi muhasebelerini yapacağını söyledi.</p>
<p dir="auto" data-start="6515" data-end="6705">Türk, ülkücülerin siyasi tercihlerinde kendi vicdanları ve muhakemeleriyle hareket etmeleri gerektiğini ifade ederek, <strong data-start="6633" data-end="6699">“Kimse ülkücünün iradesini cebinde taşıdığını zannetmemelidir”</strong> dedi.</p>
<p dir="auto" data-start="6707" data-end="7086">Türk milliyetçiliğinin herhangi bir parti üyeliğine indirgenemeyeceğini savunan Türk, ülkücülüğün kendisi açısından bir parti üyeliğinden önce fikir, dünya görüşü ve memleket meselesi olduğunu belirtti. Türk&#8217;ün 27 Eylül 2026 tarihli başka bir yazısında da Türk milliyetçiliğinin parti üyeliğiyle sınırlandırılamayacağını savunduğu görülüyor.</p>
<h3 dir="auto" data-section-id="10jbriw" data-start="7088" data-end="7123">“Devlet suç örgütüne dönüşemez”</h3>
<p dir="auto" data-start="7125" data-end="7272">İsmail Türk değerlendirmesinin son bölümünde devletin suç ve terörle mücadele ederken hukuk sınırları içerisinde kalması gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p dir="auto" data-start="7274" data-end="7487">Türk, devletin suç örgütleriyle mücadele ederken suç örgütüne dönüşemeyeceğini, suçluyu topluma kazandırmaya çalışırken suçu meşrulaştıramayacağını ve insanları barıştırırken adaleti feda edemeyeceğini ifade etti.</p>
<p dir="auto" data-start="7489" data-end="7732">Devletin yalnızca cezalandıran bir mekanizma olmadığını belirten Türk, gerektiğinde cezalandırabileceğini, gerektiğinde ıslah edebileceğini, gerektiğinde barıştırabileceğini ve gerektiğinde kişileri yeniden topluma kazandırabileceğini söyledi.</p>
<p dir="auto" data-start="7734" data-end="7773">Türk sözlerini şu ifadelerle tamamladı:</p>
<blockquote data-start="7775" data-end="7831">
<p dir="auto" data-start="7777" data-end="7831"><strong data-start="7777" data-end="7831">“Büyük devlet intikam peşinde koşmaz; sonuç alır.”</strong></p>
</blockquote>
<p dir="auto" data-start="7833" data-end="8115" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Millî Mücadele&#8217;den bugüne devlet yönetiminin temel sorumluluğunun kamu düzeni, hukuk ve milletin huzuru ekseninde şekillenmesi gerektiğini belirten Türk, <strong data-start="7987" data-end="8109">“Devlet bazen yumruk olur, bazen uzanan el. Ama her ikisinde de ölçüsü hukuk, hedefi milletin huzuru olmak zorundadır”</strong> dedi.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="z-0 flex min-h-[46px] justify-start"></div>
<div class="pointer-events-none -mb-px h-px w-full opacity-0" aria-hidden="true"></div>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/ismail-turk-devlet-gerektiginde-yumruk-gerektiginde-uzanan-el-olur-olcusu-hukuk-hedefi-milletin-huzurudur/">İsmail Türk: “Devlet Gerektiğinde Yumruk, Gerektiğinde Uzanan El Olur; Ölçüsü Hukuk, Hedefi Milletin Huzurudur”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/ismail-turk-devlet-gerektiginde-yumruk-gerektiginde-uzanan-el-olur-olcusu-hukuk-hedefi-milletin-huzurudur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluğundan Bugüne Uzanan Bir Hatıra: Türkan Polat&#8217;ın Gözünden Bedia Akartürk</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/cocuklugundan-bugune-uzanan-bir-hatira-turkan-polatin-gozunden-bedia-akarturk/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/cocuklugundan-bugune-uzanan-bir-hatira-turkan-polatin-gozunden-bedia-akarturk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2026 07:13:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=230324</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş insanı Türkan Polat, Anadolu müziğinin güçlü isimlerinden Bedia Akartürk ile çocukluk yıllarında Karabük&#8217;te başlayan ve yıllar sonra Bursa ile İzmir Ödemiş&#8217;te yeniden kesişen yollarını anlattı. Polat&#8217;ın hafızasında Bedia Akartürk, yalnızca sahnelerin sevilen sanatçısı olarak değil, yıllar geçmesine rağmen samimiyetini ve mütevazılığını koruyan özel bir insan olarak yer aldı. Bazı sanatçılar vardır; eserleriyle, sesleriyle ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/cocuklugundan-bugune-uzanan-bir-hatira-turkan-polatin-gozunden-bedia-akarturk/">Çocukluğundan Bugüne Uzanan Bir Hatıra: Türkan Polat&#8217;ın Gözünden Bedia Akartürk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>İş insanı Türkan Polat, Anadolu müziğinin güçlü isimlerinden Bedia Akartürk ile çocukluk yıllarında Karabük&#8217;te başlayan ve yıllar sonra Bursa ile İzmir Ödemiş&#8217;te yeniden kesişen yollarını anlattı. Polat&#8217;ın hafızasında Bedia Akartürk, yalnızca sahnelerin sevilen sanatçısı olarak değil, yıllar geçmesine rağmen samimiyetini ve mütevazılığını koruyan özel bir insan olarak yer aldı.</h3>
<p class="isSelectedEnd">Bazı sanatçılar vardır; eserleriyle, sesleriyle ve sahne performanslarıyla hafızalarda yer eder. Bazı isimler ise sanat hayatlarının çok ötesinde, insanların kişisel hikâyelerinde de kendilerine özel bir yer edinir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bedia Akartürk, iş insanı Türkan Polat&#8217;ın hayatında böyle bir yere sahip.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat&#8217;ın Bedia Akartürk ile ilgili hikâyesi, henüz çocukluk yıllarında Karabük&#8217;te başladı. Aradan geçen uzun yıllara, değişen şehirlere ve farklı hayatlara rağmen bu tanışıklık hiç unutulmadı. Aksine, yıllar sonra Bursa&#8217;da yeniden karşılaşmalarla farklı bir boyut kazandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu hikâye, bir sanatçı ile hayranının karşılaşmasından çok daha fazlasını anlatıyor. Aynı zamanda çocukluk anılarının, eski dostlukların ve geçmişte yaşanan güzel günlerin insan hayatındaki yerini de gözler önüne seriyor.</p>
<h2>Hikâyenin başlangıcı Karabük&#8217;te</h2>
<p class="isSelectedEnd">Türkan Polat&#8217;ın Bedia Akartürk ile ilgili en eski hatırası Karabük&#8217;teki çocukluk yıllarına dayanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">O dönem Karabük&#8217;ün önemli eğlence merkezlerinden biri olan Site Sineması&#8217;nın sahibi Polat&#8217;ın rahmetli dayısı Osman Şahin&#8217;di. Şahin, dönemin sevilen sanatçılarını galalar ve çeşitli etkinlikler için Karabük&#8217;e getiriyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bedia Akartürk de o dönemde Karabük&#8217;e gelen sanatçılar arasında yer alıyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çocuk yaşlarda olan Türkan Polat için bu karşılaşmalar, o günlerde yalnızca bir sanatçıyı sahnede izlemek anlamına geliyordu. Ancak yıllar geçtikçe o görüntüler, çocukluğun unutulmayan anıları arasındaki yerini aldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-86964" src="https://www.kentgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/09/828872732_29461626076773240_2116456135185783336_n-215x300.jpg" alt="" width="215" height="300" /></p>
<p class="isSelectedEnd">Polat, o günlerde Bedia Akartürk&#8217;ün sahnedeki duruşundan, sesinden ve insanlarla kurduğu sıcak ilişkiden etkilendiğini ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Anadolu kültürünü ve halk müziğinin kendine özgü havasını taşıyan Akartürk, küçük yaşlardaki Polat&#8217;ın hafızasında güçlü bir iz bıraktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">O yıllarda bunun gelecekte yeniden karşılaşacağı bir isim olacağını elbette bilmiyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak hayat, yıllar sonra bu çocukluk hatırasını yeniden karşısına çıkaracaktı.</p>
<h2>Aradan yıllar geçti, yollar Bursa&#8217;da yeniden kesişti</h2>
<p class="isSelectedEnd">Karabük&#8217;teki çocukluk yıllarının ardından Türkan Polat&#8217;ın hayatı farklı bir yönde ilerledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat&#8217;ın yolu Bursa&#8217;ya düştü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aradan uzun yıllar geçtikten sonra, 2015-2016 döneminde Bedia Akartürk ile Bursa&#8217;da yeniden karşılaşma fırsatı buldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu karşılaşma Polat için sıradan bir buluşma değildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü karşısında yıllar önce çocukluk döneminde sahnede izlediği sanatçı vardı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Üstelik bu kez aralarında yalnızca sanatçı ve izleyici ilişkisi bulunmuyordu. Geçmişten gelen ortak tanıdıklar, Karabük yılları ve eski dostluklar üzerinden uzun sohbetler gerçekleştirildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat, yıllar önce tanıdığı Bedia Akartürk&#8217;ün karşısında yine aynı sıcak ve samimi kişiliği gördüğünü belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sohbetlerde Karabük&#8217;ten, geçmişten ve hayatını kaybeden eski dostlardan söz edildi. Geçmişte ortak bir şekilde tanınan kişiler hatırlandı, kaybedilenler rahmetle anıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu buluşmalar, Polat&#8217;ın çocukluk anıları ile yetişkinlik dönemini birbirine bağlayan özel bir anlam taşıyordu.</p>
<h2>Aynı şehirde yakınlaşan iki hayat</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;daki karşılaşmalar sırasında Bedia Akartürk&#8217;ün Nilüfer ilçesinde yaşadığını öğrenen Türkan Polat, evlerinin birbirine yakın olduğunu fark etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu durum iki ismin zaman zaman çeşitli etkinliklerde yeniden karşılaşmasına imkân sağladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle derneklerin düzenlediği etkinliklerde bir araya gelen Polat ve Akartürk, geçmişten ve güncel hayattan sohbet etme fırsatı buldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat&#8217;ın anlatımına göre Bedia Akartürk&#8217;ün sanatçı kimliğinin yanı sıra insan ilişkilerine verdiği önem de dikkat çekiciydi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Hayır çalışmalarına önem veren Akartürk, çevresindeki insanlarla yakından ilgileniyor, sosyal etkinliklerde yer alıyor ve insanlarla sıcak ilişkiler kuruyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat, sanatçının evinde gerçekleştirilen dua programlarına da katıldığını anlatıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bütün bu buluşmalar, Polat&#8217;ın gözünde Bedia Akartürk&#8217;ü yalnızca sahnede tanınan bir sanatçı olmaktan çıkarıyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Artık karşısında çocukluk yıllarından hatırladığı sanatçının yanı sıra, sohbet ettiği, hayatına dair anılar paylaştığı ve yakından tanıma fırsatı bulduğu bir insan vardı.</p>
<h2>Hastalık haberiyle yollar yeniden ayrıldı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Ancak hayatın doğal akışı içerisinde bu yakınlık bir süre sonra kesintiye uğradı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkan Polat, bir dönem Bedia Akartürk&#8217;ten haber alamadığını, daha sonra sanatçının rahatsızlandığını öğrendiğini aktarıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Akartürk, kızıyla birlikte Bursa&#8217;dan ayrıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece iki ismin yolları bir süreliğine yeniden ayrılmış oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fakat yıllar boyunca yaşanan karşılaşmalar ve sohbetler Polat&#8217;ın hafızasında yaşamaya devam etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve aradan geçen zamanın ardından hayat, iki ismi bir kez daha aynı noktada buluşturdu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu kez adres İzmir&#8217;in Ödemiş ilçesiydi.</p>
<h2>Ödemiş&#8217;te gelen sürpriz karşılaşma</h2>
<p class="isSelectedEnd">Yıllar sonra Ödemiş&#8217;te yeniden karşılaşan Türkan Polat ve Bedia Akartürk için bu buluşma, geçmişin yeniden hatırlanması anlamına geliyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat&#8217;ın anlatımına göre karşısında yine tanıdığı Bedia Akartürk vardı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yılların değiştiremediği gülümsemesi, sıcak bakışları ve kendine özgü konuşma tarzıyla&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Aradan geçen onca yıla rağmen Polat&#8217;ın zihnindeki Bedia Akartürk görüntüsü değişmemişti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çocukluk yıllarında Karabük&#8217;te sahnede gördüğü sanatçı ile yıllar sonra Ödemiş&#8217;te karşılaştığı insan arasında önemli bir ortak nokta vardı:</p>
<p class="isSelectedEnd">Samimiyet.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat&#8217;a göre Bedia Akartürk, uzun sanat hayatının ve yıllar boyunca gördüğü yoğun ilginin getirdiği şöhrete rağmen insanlarla kurduğu ilişkide mütevazılığını koruyan bir isim olarak öne çıkıyordu.</p>
<h2>&#8220;Benim için yalnızca bir sanatçı değil&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Türkan Polat&#8217;ın Bedia Akartürk&#8217;e bakışında sanatçının müzik kariyerinden çok daha geniş bir çerçeve bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat, Akartürk&#8217;ü Anadolu kültürünü, geleneklerini ve halk müziğinin ruhunu taşıyan önemli bir değer olarak görüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Onun için Bedia Akartürk, yalnızca güçlü sesiyle tanınan bir sanatçı değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı zamanda Anadolu&#8217;nun kültürel mirasını temsil eden, insanlarla kurduğu sıcak ilişkilerle de iz bırakan bir isim.</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat&#8217;ın yıllar içinde yaptığı gözlemlerde dikkatini çeken noktalardan biri de Akartürk&#8217;ün yaşına ve uzun sanat geçmişine rağmen samimiyetini koruması.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sahnelerde geçen uzun yıllar, alkışlar ve tanınırlık onun insanlara yaklaşımındaki sıcaklığı değiştirmemişti.</p>
<h2>Bir sanatçıdan geriye kalan: İnsanlık</h2>
<p class="isSelectedEnd">Sanatçıların geride bıraktıkları miras çoğu zaman eserleriyle ölçülür.</p>
<p class="isSelectedEnd">Söyledikleri türküler, yaptıkları albümler, verdikleri konserler ve sahne performansları sanat tarihinin bir parçası haline gelir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak Türkan Polat&#8217;ın Bedia Akartürk hikâyesi, sanatçıların insanlar üzerindeki etkisinin yalnızca eserlerle sınırlı olmadığını da gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir insanın hafızasında kalan bazen bir şarkıdan çok daha farklı bir şey olabiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir gülümseme&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir sohbet&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir karşılaşma&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Ya da yıllar önce çocukluk döneminde görülen bir sanatçının, yıllar sonra aynı sıcaklıkla karşınıza çıkması&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Polat&#8217;ın Bedia Akartürk ile ilgili hatıralarında bütün bu ayrıntılar bir araya geliyor.</p>
<h2>Karabük&#8217;ten Bursa&#8217;ya, Bursa&#8217;dan Ödemiş&#8217;e</h2>
<p class="isSelectedEnd">Türkan Polat&#8217;ın anlattığı hikâyenin en dikkat çekici taraflarından biri de zaman ve mekânın değişmesine rağmen aynı kişinin hikâyenin merkezinde kalması.</p>
<p class="isSelectedEnd">İlk durak Karabük.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çocukluk yıllarında Site Sineması&#8217;nda başlayan bir hatıra&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">İkinci durak Bursa.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yıllar sonra yeniden karşılaşmalar, eski dostların hatırlanması ve geçmiş üzerine yapılan sohbetler&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Son durak ise Ödemiş.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aradan geçen yıllara rağmen değişmeyen bir tanışıklığın yeniden ortaya çıkması&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu açıdan bakıldığında Bedia Akartürk, Polat&#8217;ın hayatında yalnızca bir sanatçı olarak değil, farklı dönemleri birbirine bağlayan bir hatıra olarak da yer alıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Her karşılaşma, Polat&#8217;ı geçmişe götürüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Rahmetli dayısı Osman Şahin&#8217;i, Karabük&#8217;teki çocukluk yıllarını, Site Sineması&#8217;nı, eski dostları ve artık hayatta olmayan insanları yeniden hatırlatıyor.</p>
<h2>&#8220;Bazı insanlar zamanın içinden bizimle yürür&#8221;</h2>
<p class="isSelectedEnd">Hayatın içinde bazı insanlar kısa süreli olarak karşımıza çıkar.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bazılarıyla uzun yıllar görüşürüz, bazılarıyla yollarımız ayrılır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak bazı isimler vardır ki aradan ne kadar zaman geçerse geçsin hafızamızdaki yerini korur.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkan Polat&#8217;ın Bedia Akartürk ile ilgili hikâyesi de tam olarak böyle bir hatıraya dayanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çocukluğunda hayranlıkla izlediği sanatçıyla yıllar sonra aynı şehirde sohbet eden Polat, zaman içerisinde Bedia Akartürk&#8217;ün yalnızca sanatçı yönünü değil, insan olarak taşıdığı özellikleri de tanıma fırsatı buldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Karabük&#8217;te başlayan hikâye Bursa&#8217;da devam etti, ardından Ödemiş&#8217;te yeniden kesişti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şehirler değişti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yıllar geçti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Hayatlar farklı yönlere savruldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ama çocuklukta başlayan o hatıra kaybolmadı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün Türkan Polat&#8217;ın Bedia Akartürk&#8217;le ilgili anlattığı hikâyenin merkezinde de bu duygu bulunuyor:</p>
<p class="isSelectedEnd">Bazı insanlar hayatımızdan geçip gitmiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Onlar, zamanın içinden bizimle birlikte yürümeye devam ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bedia Akartürk de Polat&#8217;ın hayatında böyle bir iz bırakan isimlerden biri.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çocukluk yıllarında Karabük&#8217;teki sahneden izlediği sanatçı, yıllar sonra Bursa&#8217;da sohbet ettiği, Ödemiş&#8217;te yeniden karşılaştığı kıymetli bir insana dönüştü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak Polat&#8217;ın hafızasında onun yeri hiç değişmedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Hâlâ Karabük&#8217;teki çocukluğunun sahnesinden gülümseyen, sesiyle Anadolu&#8217;yu taşıyan ve yılların eskitemediği bir isim olarak hatırlanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Belki de bu yüzden Bedia Akartürk, Türkan Polat için yalnızca uzun sanat hayatıyla tanınan bir sanatçı değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı zamanda çocukluktan bugüne taşınan özel bir hatıra.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve bazı hatıraların gerçekten yaşı olmuyor.</p>
<p>Aradan yıllar geçse de, insanın yüreğinde yer ettikleri sürece ilk günkü sıcaklıklarını koruyorlar.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/cocuklugundan-bugune-uzanan-bir-hatira-turkan-polatin-gozunden-bedia-akarturk/">Çocukluğundan Bugüne Uzanan Bir Hatıra: Türkan Polat&#8217;ın Gözünden Bedia Akartürk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/30/cocuklugundan-bugune-uzanan-bir-hatira-turkan-polatin-gozunden-bedia-akarturk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SC Akademi öğrencilerinden güzel sanatlar sınavlarında dikkat çeken başarı</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/20/sc-akademi-ogrencilerinden-guzel-sanatlar-sinavlarinda-dikkat-ceken-basari/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/20/sc-akademi-ogrencilerinden-guzel-sanatlar-sinavlarinda-dikkat-ceken-basari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:11:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=229365</guid>

					<description><![CDATA[<p>Salim Ceylan: Başarıyı tesadüfe bırakmıyoruz BURSA – Güzel sanatlar ve tasarım alanında eğitim almak isteyen öğrencilerin özel yetenek sınavlarına hazırlık sürecinde tercih ettiği kurumlardan biri olan Bursa merkezli SC Akademi (Salim Ceylan Akademi), 2026 yılında öğrencilerinin elde ettiği sonuçlarla dikkat çekti. Güzel Sanatlar Liseleri ile Güzel Sanatlar Fakültelerinin başta grafik tasarım, iç mimarlık, çizgi film [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/09/20/sc-akademi-ogrencilerinden-guzel-sanatlar-sinavlarinda-dikkat-ceken-basari/">SC Akademi öğrencilerinden güzel sanatlar sınavlarında dikkat çeken başarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Salim Ceylan: Başarıyı tesadüfe bırakmıyoruz</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>BURSA</strong> – Güzel sanatlar ve tasarım alanında eğitim almak isteyen öğrencilerin özel yetenek sınavlarına hazırlık sürecinde tercih ettiği kurumlardan biri olan Bursa merkezli SC Akademi (Salim Ceylan Akademi), 2026 yılında öğrencilerinin elde ettiği sonuçlarla dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Güzel Sanatlar Liseleri ile Güzel Sanatlar Fakültelerinin başta grafik tasarım, iç mimarlık, çizgi film ve animasyon, resim öğretmenliği olmak üzere farklı bölümlerine yönelik özel yetenek sınavlarına hazırlık eğitimi veren SC Akademi, 19 yılı aşkın deneyimiyle çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<h2>Öğrenciler Türkiye&#8217;nin farklı üniversitelerine yerleşti</h2>
<p class="isSelectedEnd">SC Akademi öğrencileri, 2026 özel yetenek sınavları ve YKS sonuçlarının ardından Türkiye&#8217;nin farklı kentlerindeki üniversitelerin güzel sanatlar ve tasarım bölümlerine yerleşme başarısı gösterdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Akademi öğrencileri; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversitede grafik tasarım, tasarım ve güzel sanatların farklı alanlarında eğitim alma hakkı kazandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle Yıldız Teknik Üniversitesi&#8217;nde binlerce adayın katıldığı sınavda Grafik Bölümü&#8217;nü asil listeden kazanan öğrenciler, akademinin 2026 yılı sonuçları arasında öne çıktı. Farklı üniversitelerde elde edilen dereceler de öğrencilerin çeşitli sanat ve tasarım disiplinlerine yönelik sınavlarda gösterdiği performansı ortaya koydu.</p>
<h2>Çanakkale ve Uludağ&#8217;da derece</h2>
<p class="isSelectedEnd">SC Akademi&#8217;nin 2026 yılı sonuçları yalnızca üniversite yerleşmeleriyle sınırlı kalmadı. Akademide hazırlanan öğrenciler, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi&#8217;nde birinci ve ikinci, Bursa Uludağ Üniversitesi&#8217;nde ise birinci ve ikinci olarak önemli dereceler elde etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Farklı üniversitelerin özel yetenek sınavlarında da yüksek sıralamalara giren öğrenciler, hedefledikleri bölümlerde eğitim görme hakkı kazandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Akademinin uzun yıllara dayanan deneyimini öğrencilerin bireysel yetenekleriyle bir araya getiren bu sonuçlar, öğrencilerin yalnızca sınavları kazanmakla kalmadığını, aynı zamanda çeşitli sınavlarda üst sıralarda yer aldığını da gösterdi.</p>
<h2>“Her öğrencinin keşfedilmeyi bekleyen bir hikâyesi var”</h2>
<p class="isSelectedEnd">SC Akademi Kurucusu Salim Ceylan, elde edilen başarıların kendileri açısından yalnızca kazanılan üniversiteler ve bölümlerle değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğitim anlayışlarında öğrenciyi merkeze aldıklarını belirten Ceylan, sanat eğitiminin yalnızca teknik becerileri geliştirmekten ibaret olmadığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ceylan, şöyle konuştu:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Biz öğrencilerimize sadece bir sınava hazırlanmayı öğretmiyoruz. Onlara sahip oldukları yeteneğin farkına varmayı ve bu yeteneği sabır, emek ve disiplinle geliştirmeyi öğretiyoruz. Çünkü her öğrencinin içinde keşfedilmeyi bekleyen ayrı bir hikâye olduğuna inanıyoruz.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Özel yetenek sınavlarının öğrenciler için yoğun bir rekabet ortamı oluşturabildiğine dikkat çeken Ceylan, bu süreçte öğrencinin kendisine inanmasının ve doğru eğitim desteğini almasının önem taşıdığını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ceylan, “Bir öğrencinin sınav sonucunda adını kazananlar listesinde görmek elbette büyük bir mutluluk. Ancak bizim için asıl başarı, öğrencinin sınav kapısından içeri girdiği ilk günkü halinden daha donanımlı, özgüvenli ve ne istediğini bilen bir genç olarak o kapıdan çıkmasıdır. Üniversiteye yerleşmek bir sonuçtur; asıl mesele, o sonuca giden yolda öğrencinin kendisini keşfetmesidir” dedi.</p>
<h2>“Başarıyı tesadüfe bırakmıyoruz”</h2>
<p class="isSelectedEnd">SC Akademi&#8217;nin 19 yılı aşkın deneyiminin elde edilen sonuçlarda önemli bir paya sahip olduğunu belirten Ceylan, her öğrencinin kendine özgü ihtiyaçları bulunduğunu ve buna göre bir çalışma programı oluşturduklarını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sanat eğitiminde tek tip bir yaklaşımın doğru olmadığını vurgulayan Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Sanatın tek bir doğru yolu yoktur. Her öğrencinin çizgisi, bakışı, algısı ve üretme biçimi farklıdır. Bizim görevimiz öğrenciyi tek bir kalıba sokmak değil, onun kendi çizgisini bulmasına yardımcı olmaktır. Bunun için yılların deneyimini gençlerin enerjisiyle buluşturuyoruz. Başarıyı tesadüfe bırakmıyor; emek, disiplin, doğru yönlendirme ve sabırla inşa ediyoruz.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Önceki yıllarda olduğu gibi 2026 yılında da öğrencilerinin Türkiye&#8217;nin farklı üniversitelerinde elde ettiği başarıların kendileri için gurur kaynağı olduğunu belirten Ceylan, sınavlarda başarılı olan öğrencileri ve ailelerini kutladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ceylan, “Bugün isimlerini üniversitelerin kazananlar listelerinde gördüğümüz öğrencilerimizin her birinin arkasında aylarca süren emek, sabır ve mücadele var. Biz onların bu yolculuğunda yalnızca eğitim veren bir kurum değil, hayallerine yürürken yanlarında olan bir ekip olmaya çalışıyoruz. Daha nice öğrencimizin hayallerine kavuşması için aynı heyecan, inanç ve aşkla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Velilerden SC Akademi&#8217;ye teşekkür</h2>
<p class="isSelectedEnd">Öğrencilerinin elde ettiği başarılarda akademinin katkısının önemli olduğunu belirten veliler de SC Akademi ve Kurucu Salim Ceylan&#8217;a teşekkür etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Veliler, çocuklarının yeteneklerinin doğru şekilde yönlendirilmesinin ve sınav hazırlık sürecinde motivasyonlarının korunmasının başarı açısından önemli olduğunu ifade etti. Elde edilen sonuçların aileler için de büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten veliler, çocuklarının hedefledikleri bölümlerde eğitim almaya hak kazanmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">2026 yılında elde edilen sonuçların daha büyük hedefler için önemli bir başlangıç olduğunu belirten Salim Ceylan, SC Akademi&#8217;nin Bursa&#8217;daki Osmangazi ve Nilüfer şubelerinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.</p>
<p>Ceylan, güzel sanatlar liseleri ve güzel sanatlar fakültelerinde eğitim almak isteyen öğrencileri, uzman kadro eşliğinde yürütülen hazırlık sürecine davet etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-170175" src="https://www.bursaant.com/wp-content/uploads/2026/09/43bec6ad-efaf-4bf3-99a3-6d42be38f388-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-170176" src="https://www.bursaant.com/wp-content/uploads/2026/09/78c81705-f743-4a67-8b44-583c089ffd6e-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-170177" src="https://www.bursaant.com/wp-content/uploads/2026/09/125bb6dc-1d81-4d99-99c6-d93d97ee7efd-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-170178" src="https://www.bursaant.com/wp-content/uploads/2026/09/5601aed9-8be2-413c-9449-80dd63fa97cd-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-170179" src="https://www.bursaant.com/wp-content/uploads/2026/09/a504d57f-0add-4bf8-aaf2-10f1f6cbde60-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/09/20/sc-akademi-ogrencilerinden-guzel-sanatlar-sinavlarinda-dikkat-ceken-basari/">SC Akademi öğrencilerinden güzel sanatlar sınavlarında dikkat çeken başarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/09/20/sc-akademi-ogrencilerinden-guzel-sanatlar-sinavlarinda-dikkat-ceken-basari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
