<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>EKONOMİ arşivleri | Zirvede Haber</title>
	<atom:link href="https://www.zirvedehaber.com/category/ekonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.zirvedehaber.com/category/ekonomi/</link>
	<description>Son dakika haberler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 13:05:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>
	<item>
		<title>“Bursa Büyürse Türkiye Büyür”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/21/bursa-buyurse-turkiye-buyur/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/21/bursa-buyurse-turkiye-buyur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226818</guid>

					<description><![CDATA[<p>BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve 68. Komite’den Oto Sanayi Esnafına Ziyaret&#8230; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile 68. Komite çalışma grubu, OTOSANSİT bölgesinde faaliyet gösteren esnaf ve işletme temsilcileriyle bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde Bursa ekonomisinin geleceği, sanayinin dönüşümü, teknoloji yatırımları, TEKNOSAB ve BTSO’nun Bursa 2030 vizyonu kapsamında yürüttüğü [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/21/bursa-buyurse-turkiye-buyur/">“Bursa Büyürse Türkiye Büyür”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve 68. Komite’den Oto Sanayi Esnafına Ziyaret&#8230;</h1>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile 68. Komite çalışma grubu, OTOSANSİT bölgesinde faaliyet gösteren esnaf ve işletme temsilcileriyle bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde Bursa ekonomisinin geleceği, sanayinin dönüşümü, teknoloji yatırımları, TEKNOSAB ve BTSO’nun Bursa 2030 vizyonu kapsamında yürüttüğü çalışmalar ele alındı.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın üretim gücünü ve ticari hayatını yakından ilgilendiren önemli başlıklarda istişarelerin gerçekleştirildiği ziyaret programında, OTOSANSİT bölgesinde faaliyet gösteren esnafların görüş, öneri ve beklentileri de dinlendi.</p>
<p class="isSelectedEnd">BTSO Yönetim Kurulu Başkanı <strong>İbrahim Burkay</strong> ve 68. Komite çalışma grubu tarafından gerçekleştirilen ziyaretlerde, Bursa’nın yalnızca bugünkü ekonomik kapasitesinin değil, önümüzdeki yıllardaki rekabet gücünün de masaya yatırıldığı bir dizi değerlendirme yapıldı.</p>
<h2>OTOSANSİT ESNAFIYLA EKONOMİ VE SANAYİ GÜNDEMİ</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın önemli ticaret ve üretim merkezlerinden biri olan OTOSANSİT’te gerçekleştirilen ziyaretlerde, esnaf ve işletme sahipleriyle doğrudan temas kuruldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Saha ziyaretlerinin temel gündemlerinden birini, Bursa’nın sanayi ve ticaret hayatında yaşanan dönüşüm oluşturdu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın güçlü üretim altyapısının korunması ve daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğine dikkat çekilirken, özellikle teknolojik dönüşüm, yüksek katma değerli üretim, yeni nesil sanayi yatırımları ve küresel rekabet başlıklarının önemi üzerinde duruldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ziyaretlerde esnafların sahadaki deneyimleri, karşılaştıkları sorunlar ve geleceğe yönelik beklentileri de değerlendirildi.</p>
<h2>BURKAY’DAN BURSA’NIN GELECEĞİNE YÖNELİK VİZYON</h2>
<p class="isSelectedEnd">BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın katılımıyla gerçekleştirilen buluşmalarda, Bursa’nın ekonomik geleceğine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında esnaflara bilgi verildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle Bursa sanayisinin dönüşümünü hızlandıracak projeler, üretim altyapısının güçlendirilmesi ve şehrin teknolojik kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar gündeme geldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın sahip olduğu sanayi kültürü, girişimcilik altyapısı ve üretim tecrübesinin yeni teknolojilerle desteklenmesinin, kentin küresel ölçekteki rekabetçiliğini artıracağı vurgulandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu kapsamda BTSO tarafından ortaya konulan <strong>Bursa 2030 vizyonu</strong> da ziyaretlerin önemli başlıklarından biri oldu.</p>
<h2>TEKNOSAB VURGUSU</h2>
<p class="isSelectedEnd">Buluşmalarda öne çıkan başlıklardan biri ise <strong>TEKNOSAB</strong> oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;nın sanayi altyapısının yeni nesil üretim anlayışı doğrultusunda dönüştürülmesi hedefi kapsamında TEKNOSAB&#8217;ın taşıdığı önem hakkında OTOSANSİT esnafına bilgilendirmelerde bulunuldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeni nesil sanayi bölgelerinin Bursa&#8217;nın üretim kapasitesinin yanı sıra teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değerli üretim kabiliyetine de katkı sunmasının beklendiği ifade edildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">TEKNOSAB&#8217;ın yanı sıra Bursa&#8217;nın sanayi ve ticaret altyapısını geleceğe hazırlamaya yönelik diğer çalışmaların da değerlendirildiği ziyaretlerde, kentin üretim ekosisteminin bir bütün olarak ele alınması gerektiği mesajı verildi.</p>
<h2>“BURSA’NIN ÜRETİM GÜCÜ DAHA İLERİYE TAŞINMALI”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Ziyaretlerde yapılan değerlendirmelerde Bursa&#8217;nın yalnızca Türkiye&#8217;nin önemli sanayi kentlerinden biri olarak kalmaması, küresel rekabet gücünü daha da artırması gerektiğine dikkat çekildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;nın otomotivden tekstile, makine sektöründen savunma sanayisine, ticaretten teknolojiye kadar geniş bir üretim ekosistemine sahip olduğu belirtilirken, mevcut potansiyelin yeni yatırımlar ve teknolojik dönüşümle daha ileri seviyeye taşınmasının önemi vurgulandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle geleneksel üretim yapan işletmelerin dönüşüm sürecine adapte edilmesi, teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması ve işletmelerin değişen rekabet koşullarına hazırlanması gerektiği ifade edildi.</p>
<h2>ESNAFIN SAHADAKİ SESİ DİNLENDİ</h2>
<p class="isSelectedEnd">Ziyaretlerin yalnızca bilgilendirme amacı taşımadığı, aynı zamanda OTOSANSİT esnafının sahadaki görüşlerinin dinlenmesi açısından da önem taşıdığı belirtildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Esnaf ve işletme temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde günlük ticari hayatın karşılaştığı sorunlar, sektörün geleceği ve Bursa ekonomisinin önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği fırsat ve riskler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu tür saha ziyaretlerinin, karar vericiler ile iş dünyasının farklı kesimleri arasında doğrudan iletişim kurulması açısından önemli olduğu ifade edildi.</p>
<h2>“BURSA 2030” VİZYONU SAHADA ANLATILIYOR</h2>
<p class="isSelectedEnd">BTSO&#8217;nun Bursa&#8217;nın gelecek dönem ekonomik yapılanmasına ilişkin ortaya koyduğu <strong>Bursa 2030 vizyonu</strong>, ziyaretlerde esnaf ve işletme sahipleriyle paylaşılan önemli başlıklardan biri oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu vizyon çerçevesinde Bursa&#8217;nın üretim altyapısının güçlendirilmesi, teknolojik kapasitesinin geliştirilmesi, katma değerli üretimin artırılması ve uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesi hedefleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ziyaretlerde bu hedeflerin yalnızca büyük sanayi kuruluşlarını değil, Bursa&#8217;nın geniş esnaf, KOBİ ve işletme ekosistemini de yakından ilgilendirdiğine dikkat çekildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü Bursa ekonomisinin güçlü yapısının temelinde yalnızca büyük sanayi kuruluşları değil, binlerce işletme, esnaf ve üreticinin oluşturduğu geniş bir ekonomik ağ bulunuyor.</p>
<h2>68. KOMİTEDEN SAHA ODAKLI ÇALIŞMA</h2>
<p class="isSelectedEnd">BTSO 68. Komite çalışma grubunun da katıldığı ziyaretler, komitenin sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurma ve sahadaki beklentileri değerlendirme açısından önem taşıdı.</p>
<p class="isSelectedEnd">OTOSANSİT&#8217;teki esnaf ve işletmelerle gerçekleştirilen görüşmelerde, sektörün mevcut durumu ve gelecekte ihtiyaç duyabileceği yeni imkanlar üzerine değerlendirmeler yapıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Komite üyeleri, sahadan gelen taleplerin ve önerilerin ilgili platformlarda değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>
<h2>“ÜRETEN BURSA, BÜYÜYEN BURSA”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Ziyaretlerin ardından verilen mesajın merkezinde ise <strong>üretim ve ortak büyüme</strong> vurgusu yer aldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;nın sahip olduğu üretim kültürünün korunarak gelecek nesillere aktarılması ve aynı zamanda yeni teknolojilerle güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;nın ekonomik büyümesinin yalnızca kent ekonomisine değil, Türkiye&#8217;nin genel ekonomik gücüne de doğrudan katkı sağladığına dikkat çekildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu anlayış, ziyaretlerin sonunda şu ifadelerle özetlendi:</p>
<h3><strong>“Bursa için üreten, Bursa için büyüyen ve geleceği birlikte inşa eden bir anlayışla…”</strong></h3>
<p class="isSelectedEnd">Ve güçlü bir mesajla tamamlandı:</p>
<h1><strong>“BURSA BÜYÜRSE, TÜRKİYE BÜYÜR.”</strong></h1>
<h2>BURSA’NIN GELECEĞİ ORTAK AKILLA İNŞA EDİLECEK</h2>
<p class="isSelectedEnd">OTOSANSİT esnafıyla gerçekleştirilen buluşma, Bursa&#8217;nın ekonomik geleceğine ilişkin vizyonun yalnızca büyük projeler üzerinden değil, sahadaki esnaf ve işletmelerin görüşleriyle birlikte şekillendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">BTSO yönetimi ve 68. Komite çalışma grubunun gerçekleştirdiği ziyaretlerde; <strong>üretim, teknoloji, sanayi, ticaret, rekabetçilik, dönüşüm ve ortak akıl</strong> başlıkları ön plana çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;nın mevcut ekonomik gücünü koruyarak yeni dönemin teknolojik ve ekonomik şartlarına hazırlanması gerektiği vurgulanırken, bu dönüşümün tüm iş dünyasının katkısıyla gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">OTOSANSİT&#8217;te gerçekleştirilen ziyaretlerin de bu anlamda yalnızca bir esnaf buluşması değil, Bursa&#8217;nın ekonomik geleceği üzerine sahada gerçekleştirilen bir istişare çalışması niteliği taşıdığı mesajı verildi.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bursa üretecek, Bursa büyüyecek, Bursa&#8217;nın büyümesi Türkiye&#8217;nin ekonomik gücüne güç katacak.</strong></p>
<p><strong>Hedef; bugünün güçlü Bursa&#8217;sından, yarının daha rekabetçi, daha teknolojik ve daha yüksek katma değer üreten Bursa&#8217;sına birlikte yürümek.</strong></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/21/bursa-buyurse-turkiye-buyur/">“Bursa Büyürse Türkiye Büyür”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/21/bursa-buyurse-turkiye-buyur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kestel’de Şıklığın Yeni Adresi: Terzi Cebrail.com Takım Elbise Mağazası Hizmete Açıldı</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/kestelde-sikligin-yeni-adresi-terzi-cebrail-com-takim-elbise-magazasi-hizmete-acildi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/kestelde-sikligin-yeni-adresi-terzi-cebrail-com-takim-elbise-magazasi-hizmete-acildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226726</guid>

					<description><![CDATA[<p>BURSA – KESTEL: Kestel’de ticari hayata yeni bir soluk kazandıracak Terzi Cebrail.com Takım Elbise Mağazası, düzenlenen açılış töreniyle hizmete girdi. Şık, kaliteli ve farklı ihtiyaçlara hitap eden takım elbise seçenekleriyle müşterilerini ağırlamaya başlayan yeni işletme, ilçenin ticaret hayatına da katkı sunmayı hedefliyor. Açılış törenine Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ile birlikte katılım sağlanırken, işletme sahibi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/kestelde-sikligin-yeni-adresi-terzi-cebrail-com-takim-elbise-magazasi-hizmete-acildi/">Kestel’de Şıklığın Yeni Adresi: Terzi Cebrail.com Takım Elbise Mağazası Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>BURSA – KESTEL:</strong> Kestel’de ticari hayata yeni bir soluk kazandıracak <strong>Terzi Cebrail.com Takım Elbise Mağazası</strong>, düzenlenen açılış töreniyle hizmete girdi. Şık, kaliteli ve farklı ihtiyaçlara hitap eden takım elbise seçenekleriyle müşterilerini ağırlamaya başlayan yeni işletme, ilçenin ticaret hayatına da katkı sunmayı hedefliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açılış törenine <strong>Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık</strong> ile birlikte katılım sağlanırken, işletme sahibi Cebrail ve ailesi de bu özel günde yakınları, dostları ve ilçe sakinleriyle bir araya geldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kestel’de hizmete başlayan Terzi Cebrail.com’un açılışı, yalnızca yeni bir mağazanın kapılarını müşterilerine açması değil, aynı zamanda ilçede girişimciliğin, yerel ticaretin ve istihdamın desteklenmesi açısından da anlamlı bir buluşma olarak değerlendirildi.</p>
<h2>Kestel’de Yeni Bir İşletme Daha Ekonomiye Katıldı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Her yeni işletme, bulunduğu ilçenin ekonomik hareketliliğine katkı sağlayan önemli bir değer taşıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kestel’de faaliyete başlayan Terzi Cebrail.com Takım Elbise Mağazası da bu anlayışla ilçenin ticari yaşamına dahil oldu. Mağazada farklı yaş ve tarzlara hitap eden takım elbise seçeneklerinin yanı sıra şıklık ve kaliteyi bir arada arayan vatandaşlara yönelik ürünlerin sunulması hedefleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle düğün, nişan, sünnet, mezuniyet, iş görüşmesi, resmi davet ve özel günlerde takım elbise ihtiyacı bulunan vatandaşlar açısından yeni işletmenin Kestel’de önemli bir alternatif oluşturması bekleniyor.</p>
<h2>Açılışta Dostluk ve Dayanışma Buluştu</h2>
<p class="isSelectedEnd">Açılış töreni samimi bir atmosferde gerçekleşirken, işletme sahibi Cebrail’in mutluluğu da dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">İlçede yeni bir ticari girişimin hayata geçirilmesinin heyecanını yaşayan işletme sahipleri, bu özel günde kendilerini yalnız bırakmayan dostlarına, hemşehrilerine ve protokol üyelerine teşekkür etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açılış programına Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ile birlikte katılım sağlanması da çevre ilçeler arasındaki sosyal ve ekonomik ilişkiler açısından dikkat çekici bir görüntü oluşturdu.</p>
<h2>“Kestel’imize Hayırlı Olsun”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Açılışta verilen mesajlarda yeni işletmenin hem Cebrail ailesine hem de Kestel’e hayırlı olması temennisinde bulunuldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Terzi Cebrail.com’un kaliteli ürün anlayışı ve müşteri memnuniyeti odaklı hizmet politikasıyla kısa sürede bölge halkının tercih ettiği işletmelerden biri olması hedefleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşletmenin açılışı vesilesiyle Cebrail’e ve çalışma arkadaşlarına bol ve bereketli kazanç dilekleri iletilirken, yeni girişimin uzun yıllar Kestel’e hizmet etmesi temennisinde bulunuldu.</p>
<h2>Takım Elbisede Kalite ve Şıklık Bir Arada</h2>
<p class="isSelectedEnd">Terzi Cebrail.com’un hizmet anlayışında özellikle takım elbisede kalite, şıklık ve müşteri beklentilerine uygun seçeneklerin ön plana çıkarılması hedefleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Günümüzde takım elbise yalnızca resmi çalışma hayatının bir parçası olmaktan çıkarken; özel davetlerden aile törenlerine, mezuniyetlerden önemli toplantılara kadar birçok farklı alanda tercih ediliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle farklı beden, model ve tarzlara yönelik seçeneklerin müşterilere sunulması, mağazanın hedef kitlesini de genişletiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kestel ve çevresinde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarına yerel ölçekte cevap vermeyi amaçlayan işletme, aynı zamanda müşterilerine ürün seçimi konusunda doğrudan hizmet sunmayı hedefliyor.</p>
<h2>Yerel Esnafın Güçlenmesi İlçenin Geleceği Açısından Önemli</h2>
<p class="isSelectedEnd">Kestel’de yeni bir işletmenin daha faaliyete başlaması, ilçedeki yerel ticaret açısından da olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yerel esnafın güçlenmesi, yalnızca işletme sahiplerinin değil, aynı zamanda çalışanların, tedarikçilerin ve çevredeki diğer ticari işletmelerin de ekonomik hareketliliğine katkı sağlayabiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle ilçelerde yeni işletmelerin açılması, vatandaşların ihtiyaçlarını kendi bölgelerinde karşılayabilmesine imkân verirken, ekonomik canlılığın da yerel ölçekte kalmasına katkı sunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle Terzi Cebrail.com’un Kestel’de hizmete başlaması, yeni bir ticari adres kazanılmasının ötesinde, ilçedeki girişimcilik ruhunun devam ettiğini gösteren gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<h2>Cebrail.com Ailesine Başarı Dileği</h2>
<p class="isSelectedEnd">Açılış programında işletme sahibi Cebrail ve ailesine yönelik iyi dilekler de paylaşıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeni iş yerinin Kestel’e değer katması, müşteri memnuniyetini ön planda tutarak uzun yıllar hizmet vermesi ve istikrarlı biçimde büyümesi temenni edildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşletme sahibine bol ve bereketli kazanç dilekleri iletilirken, Terzi Cebrail.com’un Kestel’de takım elbise ve erkek giyim alanında önemli bir marka haline gelmesi hedeflendi.</p>
<h2>Kestel’de Ticaret ve Girişimcilik Hareketliliği Sürüyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın gelişen ilçelerinden Kestel’de farklı sektörlerde yeni işletmelerin hizmete girmesi, ilçenin ekonomik ve ticari potansiyelinin de giderek çeşitlendiğini ortaya koyuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Her yeni işletme, ilçenin ihtiyaçlarına cevap verirken aynı zamanda girişimcilere yeni fırsatlar oluşturuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Terzi Cebrail.com da bu ekonomik hareketliliğin yeni örneklerinden biri oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açılış töreninde verilen ortak mesaj ise oldukça netti:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Yeni işletmenin Kestel’e hayırlı olması, Cebrail.com ailesine bol ve bereketli kazanç getirmesi ve ilçenin ticari hayatına uzun yıllar katkı sunması.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Kestel’de kapılarını müşterilerine açan <strong>Terzi Cebrail.com Takım Elbise Mağazası</strong>, bundan sonraki süreçte kalite, şıklık ve müşteri memnuniyeti anlayışıyla hizmet vermeye hazırlanıyor.</p>
<p>Yeni işletmenin ilçeye hayırlı olması, işletme sahibi Cebrail ve ailesine de <strong>bol, bereketli ve başarılı bir ticaret hayatı</strong> getirmesi temennisiyle açılış töreni tamamlandı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-24644" src="https://gemlikbasin.net/wp-content/uploads/2026/08/3d665857-3d21-4e91-9237-c3b700309adf-169x300.jpg" alt="" width="169" height="300" /> <img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-24645" src="https://gemlikbasin.net/wp-content/uploads/2026/08/c5a6cf3a-0b0a-436c-aa20-e7ad7d9db2df-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" /></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/kestelde-sikligin-yeni-adresi-terzi-cebrail-com-takim-elbise-magazasi-hizmete-acildi/">Kestel’de Şıklığın Yeni Adresi: Terzi Cebrail.com Takım Elbise Mağazası Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/kestelde-sikligin-yeni-adresi-terzi-cebrail-com-takim-elbise-magazasi-hizmete-acildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bursalı İnşaat Firmaları Dünyanın Harcını Karmaya Hazırlanıyor</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/bursali-insaat-firmalari-dunyanin-harcini-karmaya-hazirlaniyor/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/bursali-insaat-firmalari-dunyanin-harcini-karmaya-hazirlaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:55:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226705</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerelin İnşaat Pusulası Dünya Pazarlarına Ayarlı: Bursa’nın İnşaat Birikimi Avrupa’nın Yenileme İhtiyacıyla Buluşuyor Bursa, Türkiye’nin önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasının yanı sıra, köklü yapılaşma kültürü, gelişen gayrimenkul sektörü, kentsel dönüşüm deneyimi, mimarlık ve mühendislik altyapısıyla inşaat sektöründe de güçlü bir üretim havzası oluşturuyor. Kentte faaliyet gösteren inşaat şirketlerinin bir bölümü için yeni hedef [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/bursali-insaat-firmalari-dunyanin-harcini-karmaya-hazirlaniyor/">Bursalı İnşaat Firmaları Dünyanın Harcını Karmaya Hazırlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Yerelin İnşaat Pusulası Dünya Pazarlarına Ayarlı: Bursa’nın İnşaat Birikimi Avrupa’nın Yenileme İhtiyacıyla Buluşuyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa, Türkiye’nin önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasının yanı sıra, köklü yapılaşma kültürü, gelişen gayrimenkul sektörü, kentsel dönüşüm deneyimi, mimarlık ve mühendislik altyapısıyla inşaat sektöründe de güçlü bir üretim havzası oluşturuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kentte faaliyet gösteren inşaat şirketlerinin bir bölümü için yeni hedef ise artık yalnızca Bursa’da, Marmara Bölgesi’nde veya Türkiye’nin farklı kentlerinde proje üretmek değil; <strong>Türk müteahhitlik ve yapı hizmetleri deneyimini Avrupa pazarlarına taşımak.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri de <strong>Zone İnşaat</strong> tarafından Almanya’da kurulan <strong>Zoone Yapı GMBH</strong>.</p>
<p class="isSelectedEnd">Firma, Türkiye’de mimarlık hizmetlerinden kentsel dönüşüme, kat karşılığı inşaat projelerinden konut, villa, müstakil ev ve otel yapımına kadar uzanan faaliyet alanındaki deneyimini Almanya’daki eski yapıların renovasyonuna taşımayı hedefliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Zoone Yapı GMBH’nin Mayıs 2026 itibarıyla faaliyetlerine başlamasının ardından Almanya’nın <strong>Lüdenscheid ve Eppenbrunn</strong> kentlerinde iki ayrı renovasyon projesinin üstlenilmesi, Bursa’dan Avrupa’ya uzanan bu yeni yapılanmanın ilk somut sonuçları arasında gösteriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak gelişmenin yalnızca iki proje üzerinden okunması, ortaya çıkan daha büyük tabloyu gözden kaçırabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü Avrupa’nın özellikle eski yapı stokunun yenilenmesi, enerji verimliliğinin artırılması, ticari alanların yeniden işlevlendirilmesi ve mevcut binaların modern ihtiyaçlara uyarlanması konusunda uzun vadeli bir pazar oluşturduğu görülüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu açıdan Bursa merkezli yapı firmalarının önündeki fırsat, yalnızca yeni bina yapmak değil; <strong>mevcut yapıların geleceğe hazırlanması</strong> olarak da şekilleniyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-82524" src="https://www.kentgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/08/d12fbfdb-6fd2-4661-bb36-ec2337dfada5-300x200.png" alt="" width="300" height="200" /></p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>BURSA’DAN AVRUPA’YA: İNŞAATTA YENİ İHRACAT MODELİ</h1>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye’nin inşaat sektörünün uzun yıllara dayanan yurt dışı deneyimi bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türk müteahhitlik firmaları özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya, Rusya ve çevre coğrafyalarda büyük ölçekli altyapı, konut, ticari yapı, otel ve karma kullanım projelerinde önemli bir birikim oluşturdu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak Avrupa pazarı, Türk yapı firmaları açısından farklı bir çalışma kültürü ve farklı bir rekabet ortamı sunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Avrupa’da yalnızca yeni yapı üretimi değil, <strong>renovasyon, restorasyon, enerji verimliliği, bina modernizasyonu, kullanım değişikliği ve mevcut yapıların yeniden ekonomiye kazandırılması</strong> giderek daha önemli bir alan haline geliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Zone İnşaat’ın Almanya yapılanması da bu açıdan dikkat çekici.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şirketin yaklaşımı, Bursa’daki yapı tecrübesini olduğu gibi Almanya’ya taşımaktan ziyade, Almanya’daki ihtiyaca göre yeniden konumlandırmak olarak okunabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Başka bir ifadeyle:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bursa’da yeni yapı üretme deneyimi, Almanya’da mevcut yapıyı yenileme hizmetine dönüşüyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu durum, Türk inşaat sektörünün yurt dışına açılımında yeni bir modelin kapısını aralayabilir.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>ZOONE YAPI GMBH: ALMANYA’DA YERELLEŞEN BURSA MARKASI</h1>
<p class="isSelectedEnd">Zone İnşaat Kurucu Ortağı Makine Mühendisi <strong>Özgür Şimşek</strong>, Almanya merkezli Zoone Yapı GMBH’nin Mayıs 2026 itibarıyla faaliyetlerine başladığını belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şimşek’in aktardığına göre Almanya’da şirket kuruluşu için yaklaşık iki yıl önce başlatılan süreç, çeşitli incelemelerin ardından olumlu sonuçlandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nokta özellikle dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü yurt dışında inşaat işi yapmak ile ilgili ülkede şirket kurarak yerel bir yapı oluşturmak aynı şey değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir Türk firmasının Almanya’da doğrudan faaliyet gösterebilmesi; şirket kuruluşu, izinler, mevzuat, mali yükümlülükler, güvenlik ve bürokratik prosedürler dahil çok sayıda başlığın yönetilmesini gerektiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şimşek, Almanya’da iş yeri kurma sürecinin özellikle Alman vatandaşı olmayan girişimciler açısından oldukça kapsamlı incelemeler içerdiğini belirterek, yaklaşık iki yıl önce yaptıkları başvurunun gerekli incelemelerin ardından Mayıs 2026’da kabul edildiğini ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu sürecin tamamlanmasının ardından ilk projelerin kısa sürede gelmesi ise şirket açısından önemli bir başlangıç niteliğinde.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>İKİ PROJE, ÜÇ AYDA GELEN İLK SOMUT SONUÇ</h1>
<p class="isSelectedEnd">Zoone Yapı GMBH’nin faaliyete başlamasının üzerinden henüz yaklaşık üç ay geçmişken Almanya’nın iki farklı kentinde renovasyon projesi üstlenilmiş olması, şirketin kısa sürede pazarda karşılık bulduğunu gösteren gelişmelerden biri.</p>
<p class="isSelectedEnd">Projelerden biri <strong>Lüdenscheid</strong>, diğeri ise <strong>Eppenbrunn</strong> kentinde bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu iki proje aynı zamanda şirketin yalnızca tek bir yapı türüne odaklanmadığını da gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Lüdenscheid’de dört katlı bir yapı yenilenirken, Eppenbrunn’da yaklaşık 2 bin metrekarelik ticari bir alan yeniden işlevlendirilecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dolayısıyla şirketin Almanya’daki faaliyet modeli konut, ticari işletme, yeme-içme, spor ve eğlence gibi farklı kullanım alanlarına uzanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu yaklaşım, ileride otellerden apartmanlara, ticari yapılardan karma kullanımlı binalara kadar genişleyebilecek bir renovasyon portföyünün ilk adımları olarak değerlendirilebilir.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>LÜDENSCHEID PROJESİ: DÖRT KATLI BİNA YENİDEN HAYAT BULUYOR</h1>
<p class="isSelectedEnd">Zoone Yapı GMBH’nin Almanya’daki ilk projelerinden biri Lüdenscheid’deki dört katlı binanın renovasyonu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Projenin dikkat çekici özelliklerinden biri, yapının farklı katlarının farklı kullanım amaçlarına göre düzenlenecek olması.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özgür Şimşek’in verdiği bilgilere göre binanın ilk iki katı, eski Galatasaraylı futbolcu <strong>Lukas Podolski’nin Türk ortaklarla Almanya’da kurduğu Mangal x LP10 döner zincirinin</strong> faaliyetlerine yönelik olarak yenilenecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Binanın diğer iki katı ise konut olarak kullanılacak.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece tek bir bina içerisinde hem ticari hem de konut işlevi bir araya getirilecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu durum, renovasyon projelerinin yalnızca “eski binayı yeni hale getirmek” anlamına gelmediğini de gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Modern renovasyon anlayışında yapıların kullanım senaryoları yeniden tasarlanıyor; mevcut alanların ekonomik değerinin artırılması, ticari fonksiyonların güçlendirilmesi ve yaşam alanlarının modern ihtiyaçlara göre düzenlenmesi hedefleniyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>MANGAL X LP10 İLE YAPIDAN İŞLETMECİLİĞE UZANAN MODEL</h1>
<p class="isSelectedEnd">Lüdenscheid projesini diğerlerinden ayıran bir başka unsur da Zone İnşaat’ın yalnızca renovasyon faaliyetinde bulunmayacak olması.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şirketin açıklamasına göre firma, Mangal x LP10 markasının <strong>franchise işletmeciliğini</strong> de üstlenecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece proje;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>inşaat + renovasyon + ticari alan oluşturma + işletmecilik</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">ekseninde daha geniş bir iş modeline dönüşüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu model, Türk şirketlerinin yurt dışındaki faaliyetlerinin sadece müteahhitlik hizmetleriyle sınırlı kalmadan, yapının ekonomik işletilmesine kadar uzanabileceğini gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İnşaat şirketleri açısından bu yaklaşımın önemi büyük.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü yalnızca yapının inşa edilmesi veya yenilenmesi yerine, ortaya çıkan alanın nasıl kullanılacağı ve ekonomik değer üreteceği de iş modelinin bir parçası haline geliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şirket, Lüdenscheid’deki renovasyon çalışmalarını <strong>Ekim 2026 itibarıyla hizmete açmayı</strong> hedefliyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>EPPENBRUNN’DA 2 BİN METREKARELİK TİCARİ ALAN DÖNÜŞÜYOR</h1>
<p class="isSelectedEnd">Zoone Yapı GMBH’nin ikinci projesi ise Almanya’nın Eppenbrunn kentinde bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yaklaşık <strong>2 bin metrekarelik ticari alanın</strong> renovasyonunu kapsayan proje, spor ve eğlence sektörüne hizmet verecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışmaların başladığını belirten Özgür Şimşek, projenin mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasının hedeflendiğini ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eppenbrunn projesinin bir diğer özelliği ise yalnızca fiziksel bir yenileme çalışması olmaması.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eski veya kullanım kapasitesi düşmüş bir ticari alanın yeni bir işlev kazanması, bölgesel ekonomik hareketliliği de destekleyebilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeni işletmelerin faaliyete geçmesi;</p>
<ul data-spread="false">
<li>istihdam,</li>
<li>ticari hareketlilik,</li>
<li>hizmet çeşitliliği,</li>
<li>bölgesel yatırım,</li>
<li>gayrimenkul değerinin korunması</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">gibi alanlarda dolaylı etkiler yaratabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle renovasyon sektörü, yalnızca inşaat sektörünün alt başlığı olarak değil, <strong>şehir ekonomisinin yeniden canlandırılması açısından da</strong> değerlendirilmesi gereken bir alan.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>AVRUPA’DA YENİ BİNA KADAR ESKİ BİNA DA BÜYÜK PAZAR</h1>
<p class="isSelectedEnd">Avrupa’daki yapı stokunun önemli bölümünün yaşlı olması, renovasyon sektörünü stratejik bir alan haline getiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle Almanya gibi güçlü fakat yüksek oranda mevcut yapı stokuna sahip ülkelerde mesele yalnızca yeni konut üretmek değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eski binaların;</p>
<ul data-spread="false">
<li>enerji performansının yükseltilmesi,</li>
<li>ısı yalıtımının geliştirilmesi,</li>
<li>tesisatların yenilenmesi,</li>
<li>çatı ve cephelerin modernizasyonu,</li>
<li>yangın güvenliği standartlarının geliştirilmesi,</li>
<li>erişilebilirlik koşullarının iyileştirilmesi,</li>
<li>iç mekânların yeniden düzenlenmesi,</li>
<li>ticari kullanıma uygun hale getirilmesi</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">gibi çok sayıda işlemden geçirilmesi gerekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu durum Türk inşaat firmaları için önemli bir pazar alanı oluşturabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak burada kritik nokta, Avrupa pazarının yalnızca teknik yeterlilik değil, aynı zamanda <strong>mevzuata uyum, kalite standardı, iş güvenliği, sigorta, sertifikasyon, sözleşme yönetimi ve yerel iş kültürüne hâkimiyet</strong> gerektirmesi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dolayısıyla Almanya&#8217;da başarılı olmak isteyen şirketlerin Türkiye&#8217;deki deneyimlerini yerel gerekliliklerle birleştirmeleri gerekiyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>BURSA’NIN İNŞAAT TECRÜBESİ NEDEN ÖNEMLİ?</h1>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın sanayi ve üretim geçmişi, kentin yapı sektörünü de doğrudan etkiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kentte otomotiv, tekstil, makine, metal ve yan sanayi gibi güçlü sektörlerin bulunması; mühendislik, proje yönetimi, üretim, lojistik ve teknik iş gücü açısından önemli bir ekosistem oluşturuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa aynı zamanda hızlı kentleşme, yeni konut ihtiyacı, eski yapı stokunun yenilenmesi ve kentsel dönüşüm gibi başlıklarla uzun süredir karşı karşıya.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu deneyim, Bursalı firmaların farklı yapı tipleriyle çalışmasına olanak sağlıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kentsel dönüşümden konuta, villadan ticari yapılara ve otellere kadar uzanan deneyim, yurt dışında farklı yapıların renovasyonunda kullanılabilecek bir teknik altyapı oluşturuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak bu deneyimin dünya pazarlarında başarılı olabilmesi için bir başka unsur daha gerekiyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Yerel pazarı anlamak.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Almanya’da başarılı olmak, yalnızca iyi bina yapmak anlamına gelmiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Alman mevzuatını, yerel belediyeleri, yapı standartlarını, müşteri beklentilerini, sözleşme sistemini ve iş güvenliği kültürünü bilmek gerekiyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>“BURSA’DA YAP, DÜNYAYA SAT” MODELİNDEN “DÜNYADA YERELLEŞ” MODELİNE</h1>
<p class="isSelectedEnd">Türk inşaat sektörünün yurt dışına açılmasında geçmişte daha çok proje bazlı çalışmalar öne çıkıyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir firma Türkiye merkezli olarak başka ülkede proje üstleniyor, ekiplerini gönderiyor ve proje tamamlandıktan sonra geri dönüyordu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeni dönemde ise daha kalıcı bir model ortaya çıkıyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Hedef ülkede şirket kurmak.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Zoone Yapı GMBH örneği bu açıdan önem taşıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü Almanya&#8217;da yerleşik bir şirket yapısı oluşturulması, firmanın pazarı daha yakından takip etmesine, yeni müşterilerle ilişki geliştirmesine, yerel iş ortaklıkları kurmasına ve farklı projeleri aynı merkezden yönetmesine olanak sağlayabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu yaklaşım, Bursa&#8217;dan Avrupa&#8217;ya uzanan inşaat ihracatının daha sürdürülebilir bir modele dönüşmesine katkıda bulunabilecek bir strateji olarak değerlendirilebilir.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>BUNDAN SONRAKİ HEDEF: ALMANYA’DAN AVRUPA’YA</h1>
<p class="isSelectedEnd">Özgür Şimşek&#8217;in verdiği bilgilere göre Zoone Yapı GMBH’nin hedefi Almanya ile sınırlı değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şirket, Almanya merkezli yapılanmasını kullanarak Avrupa’nın diğer ülkelerinde de renovasyon ihtiyacı bulunan yapılara yönelik projeler geliştirmeyi hedefliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu hedefin kapsamında;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>oteller,</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>apartmanlar,</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>ticari tesisler,</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>iş yerleri,</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>eğlence merkezleri</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">ve farklı sektörlere hizmet veren eski yapıların yenilenmesi bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu noktada şirketin önündeki pazar oldukça geniş.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak Avrupa&#8217;nın her ülkesinin farklı yapı mevzuatına, işçilik maliyetlerine, ruhsat süreçlerine ve enerji standartlarına sahip olması nedeniyle ülke ülke ayrı strateji geliştirilmesi gerekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Almanya&#8217;da kazanılan deneyimin diğer Avrupa pazarlarına aktarılması için yerel ortaklıklar ve uzman ekipler de önemli hale gelebilir.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>RENOVASYONDA GELECEĞİN BÜYÜK BAŞLIĞI: ENERJİ VERİMLİLİĞİ</h1>
<p class="isSelectedEnd">Avrupa&#8217;daki renovasyon pazarını önümüzdeki yıllarda büyütebilecek en önemli başlıklardan biri enerji verimliliği.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eski yapıların enerji tüketiminin düşürülmesi, yalıtımın geliştirilmesi, pencere ve cephe sistemlerinin yenilenmesi, ısıtma-soğutma sistemlerinin modernize edilmesi ve yenilenebilir enerji sistemlerinin binalara entegre edilmesi, renovasyon projelerini yalnızca estetik bir dönüşüm olmaktan çıkarıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle geleceğin renovasyon şirketi yalnızca;</p>
<p class="isSelectedEnd">“Binayı yeniliyorum.”</p>
<p class="isSelectedEnd">demeyecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı zamanda;</p>
<p class="isSelectedEnd">“Binanın enerji performansını geliştiriyorum.”</p>
<p class="isSelectedEnd">“İşletme maliyetlerini düşürüyorum.”</p>
<p class="isSelectedEnd">“Yapının kullanım ömrünü uzatıyorum.”</p>
<p class="isSelectedEnd">“Gayrimenkulün gelecekteki değerini koruyorum.”</p>
<p class="isSelectedEnd">gibi hedefler de ortaya koyacak.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu değişim, makine mühendisliği, mimarlık, elektrik-elektronik, enerji ve inşaat mühendisliği disiplinlerinin aynı projede daha fazla buluşmasını gerektiriyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>TÜRK FİRMALARI İÇİN FIRSAT VAR; ANCAK REKABET DE ÇOK SERT</h1>
<p class="isSelectedEnd">Avrupa renovasyon pazarının büyüme potansiyeli, Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar yaratabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak fırsat kadar ciddi rekabet de söz konusu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Almanya ve Avrupa&#8217;nın diğer ülkelerinde güçlü yerel müteahhitlik ve teknik hizmet şirketleri bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle Türkiye&#8217;den gelen firmaların yalnızca daha düşük maliyet avantajıyla rekabet etmeye çalışması uzun vadede yeterli olmayabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Asıl rekabet avantajı;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>kalite + hız + teknik uzmanlık + mevzuata uyum + güvenilirlik + şeffaf sözleşme yönetimi</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">bileşiminden oluşabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Özellikle Avrupa&#8217;daki müşteriler açısından teslim tarihine uyum, iş güvenliği, garanti sorumlulukları ve kalite standartları en az fiyat kadar önemli.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;dan Avrupa&#8217;ya açılmak isteyen şirketlerin bu nedenle kurumsal yapılarını güçlendirmeleri gerekiyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>YURT DIŞINA AÇILIM BURSA EKONOMİSİNE NE GETİREBİLİR?</h1>
<p class="isSelectedEnd">Bir Bursalı şirketin Almanya&#8217;da iş yapması yalnızca o şirketin cirosunu artırabilecek bir gelişme olarak değerlendirilmemeli.</p>
<p class="isSelectedEnd">Başarılı yurt dışı projeleri Bursa&#8217;daki daha geniş ekonomik ekosisteme de katkı sağlayabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Projeler büyüdükçe;</p>
<ul data-spread="false">
<li>mühendislik hizmetleri,</li>
<li>mimarlık,</li>
<li>proje yönetimi,</li>
<li>yapı malzemeleri,</li>
<li>mobilya,</li>
<li>iç dekorasyon,</li>
<li>mekanik sistemler,</li>
<li>elektrik ekipmanları,</li>
<li>yazılım,</li>
<li>lojistik,</li>
<li>danışmanlık</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">gibi yan sektörlerin de uluslararası iş bağlantıları geliştirme ihtimali ortaya çıkabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dolayısıyla bir firmanın Avrupa&#8217;da aldığı proje, zaman içerisinde farklı Bursa şirketleri için de yeni ticari kapılar açabilir.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>BURSA’NIN YENİ İHRACAT KALEMLERİNDEN BİRİ “İNŞAAT HİZMETİ” OLABİLİR</h1>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye denildiğinde ihracat denince çoğu zaman sanayi ürünleri, otomotiv, tekstil, makine ve gıda gibi sektörler akla geliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Oysa hizmet ihracatı da giderek önem kazanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İnşaat hizmetleri bunun önemli parçalarından biri.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir binanın tasarımından renovasyonuna, teknik danışmanlığından işletmesine kadar uzanan süreçlerin başka ülkelerde gerçekleştirilmesi, doğrudan bir hizmet ihracatı niteliği taşıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu açıdan Bursa&#8217;nın güçlü sanayi altyapısına <strong>uluslararası inşaat ve teknik hizmet kapasitesinin</strong> eklenmesi, kentin dış pazarlardaki ekonomik görünürlüğünü artırabilir.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>GEÇMİŞTEN GELECEĞE: BURSA’NIN YAPILAŞMA DENEYİMİ YURT DIŞINA TAŞINIYOR</h1>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;nın yapılaşma hikâyesi yalnızca yeni konutlardan oluşmuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kent;</p>
<ul data-spread="false">
<li>tarihi yapıların korunması,</li>
<li>eski mahallelerin dönüşümü,</li>
<li>sanayi alanlarının yeniden düzenlenmesi,</li>
<li>yeni konut bölgelerinin oluşması,</li>
<li>ticari yapıların gelişmesi,</li>
<li>turizm yatırımları,</li>
<li>kentsel dönüşüm</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">gibi birçok farklı yapılaşma sürecini aynı anda yaşadı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu deneyim, Bursa merkezli inşaat firmalarının farklı yapı türleriyle çalışma kapasitesini artırdı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şimdi ise bu tecrübenin başka ülkelerde kullanılabileceği yeni bir dönem başlıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Almanya&#8217;daki Zoone Yapı GMBH yapılanması bu dönüşümün örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>İNŞAATIN PUSULASI ARTIK SADECE YENİ BİNALARI GÖSTERMİYOR</h1>
<p class="isSelectedEnd">Dünya inşaat sektöründe önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Geçmişte büyümenin temel göstergelerinden biri yeni yapı sayısıydı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün ise mevcut yapı stokunun yenilenmesi, sürdürülebilir hale getirilmesi ve ekonomik ömrünün uzatılması giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu değişim, renovasyon şirketlerinin önüne yeni fırsatlar çıkarıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa gibi hızlı gelişen ve güçlü inşaat sektörüne sahip kentlerde faaliyet gösteren firmalar için de bu durum yeni bir ihracat alanı anlamına gelebilir.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Yeni bina yapmak bir uzmanlık alanıysa, eski binayı geleceğe hazırlamak da yeni nesil uzmanlık alanlarından biri haline geliyor.</strong></p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>ZOONE YAPI GMBH’NİN İLK İKİ PROJESİ NE ANLATIYOR?</h1>
<p class="isSelectedEnd">Lüdenscheid ve Eppenbrunn&#8217;daki iki proje, ölçek bakımından Avrupa çapında dev projeler olmayabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak stratejik açıdan bakıldığında başka bir anlam taşıyorlar.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü uluslararası büyüme çoğu zaman büyük bir projeyle değil, küçük ama başarılı ilk referanslarla başlıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir ülkede gerçekleştirilen ilk projenin başarılı tamamlanması;</p>
<ul data-spread="false">
<li>yeni müşteri referansları,</li>
<li>yeni yatırımcılarla temas,</li>
<li>yeni proje teklifleri,</li>
<li>yerel iş ortaklıkları,</li>
<li>marka bilinirliği</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">açısından sonraki dönemi etkileyebiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şirketin Lüdenscheid projesinin Ekim 2026&#8217;da hizmete açılması ve Eppenbrunn&#8217;daki çalışmanın tamamlanması sonrasında oluşacak referansların, Almanya&#8217;daki yeni iş bağlantıları açısından önem taşıması beklenebilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle önümüzdeki dönem, şirket açısından yalnızca mevcut projelerin tamamlanacağı değil, <strong>Almanya&#8217;daki ilk referansların yeni bir büyüme zincirine dönüşüp dönüşmeyeceğinin görüleceği dönem</strong> olacak.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>AVRUPA’NIN ESKİ BİNALARI, BURSA’NIN YENİ PAZARI OLABİLİR Mİ?</h1>
<p class="isSelectedEnd">Sorunun yanıtı tek bir firmayla verilemez.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak genel sektör dinamikleri, Avrupa&#8217;daki yaşlanan yapı stokunun önümüzdeki yıllarda önemli bir renovasyon ihtiyacı oluşturacağını gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu durum Türkiye&#8217;deki inşaat şirketleri açısından yeni bir fırsat alanı yaratabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa özelinde ise avantaj; yalnızca inşaat firmalarının varlığı değil, aynı zamanda mühendislik, sanayi, üretim ve yan sanayi altyapısının bulunması.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğer bu kapasite Avrupa standartlarıyla uyumlu biçimde organize edilebilirse, Bursa merkezli şirketlerin yurt dışında yalnızca müteahhit olarak değil, <strong>renovasyon ve yapı teknolojileri hizmet sağlayıcısı</strong> olarak da konumlanması mümkün olabilir.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>YENİ DÖNEMİN ANAHTARI: GÜVEN</h1>
<p class="isSelectedEnd">Uluslararası inşaat sektöründe en değerli sermayelerden biri güven.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir firma yeni bir ülkede ilk projesini tamamladıktan sonra asıl sınav başlıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Müşteri memnuniyeti, teslimat kalitesi, zamanında bitirme, sözleşme şartlarına uyum ve proje sonrası hizmetler, firmanın ikinci ve üçüncü projelerini doğrudan etkileyebiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle Bursa&#8217;dan Avrupa&#8217;ya açılacak şirketlerin hedefi yalnızca “Almanya&#8217;da iş almak” olmamalı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Asıl hedef;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Almanya&#8217;da güvenilir bir Türk yapı markası oluşturmak</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">olmalı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Zoone Yapı GMBH&#8217;nin önündeki süreç de bu açıdan önem taşıyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h1>SONUÇ: BURSA’DAN DÜNYAYA UZANAN YENİ İNŞAAT HATTI</h1>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;nın inşaat sektörü için yeni dönem, yalnızca şehir içinde daha fazla bina üretmekten ibaret olmayabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kentin mühendislik, mimarlık, müteahhitlik ve üretim birikimi; Avrupa&#8217;nın renovasyon ihtiyacıyla buluştuğunda yeni bir hizmet ihracatı modeli ortaya çıkabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Zone İnşaat&#8217;ın Almanya&#8217;da kurduğu <strong>Zoone Yapı GMBH</strong>, bu modelin dikkat çeken örneklerinden biri.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mayıs 2026&#8217;da faaliyete başlayan şirketin kısa süre içerisinde Lüdenscheid ve Eppenbrunn&#8217;da iki renovasyon projesi üstlenmesi, Bursa&#8217;dan Avrupa&#8217;ya açılımın ilk somut adımlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Lüdenscheid&#8217;deki dört katlı yapının yenilenmesiyle birlikte Mangal x LP10 işletmesinin ilk iki katta faaliyet göstermesi, diğer iki katın konut olarak kullanılması; Eppenbrunn&#8217;da ise yaklaşık 2 bin metrekarelik ticari alanın spor ve eğlence sektörüne kazandırılması, şirketin farklı kullanım alanlarında renovasyon kabiliyetini ortaya koyuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak asıl hikâye bu iki projeden daha büyük.</p>
<p class="isSelectedEnd">Asıl hikâye, <strong>Bursa&#8217;da oluşan yapı ve mühendislik bilgisinin uluslararası bir hizmet ihracatına dönüşme ihtimali.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Önümüzdeki dönemde Almanya&#8217;nın ardından diğer Avrupa ülkelerinin de hedeflenmesi, otel, apartman, ticari tesis ve farklı sektörlerdeki eski yapıların yenilenmesine yönelik projelerin araştırılması, bu açılımın genişleme potansiyeline işaret ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa&#8217;nın inşaat pusulası artık yalnızca yeni konut bölgelerini göstermiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Pusulanın ibresi Avrupa&#8217;ya, eski binalara, renovasyona, enerji verimliliğine, yeniden işlevlendirmeye ve uluslararası hizmet ihracatına doğru dönüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Kısacası, Bursa&#8217;nın yapı ustalığı artık yalnızca yerel şantiyelerde değil, dünya pazarlarında da sınanacak.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Ve önümüzdeki yıllarda sektörün en önemli sorularından biri şu olacak:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bursalı inşaat firmaları Avrupa&#8217;nın eski yapılarını yenilerken, kendi markalarını da küresel ölçekte yeniden inşa edebilecek mi?</strong></p>
<p>Zoone Yapı GMBH&#8217;nin Almanya&#8217;daki ilk projeleri, bu sorunun yanıtını arayan sürecin ilk somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/bursali-insaat-firmalari-dunyanin-harcini-karmaya-hazirlaniyor/">Bursalı İnşaat Firmaları Dünyanın Harcını Karmaya Hazırlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/20/bursali-insaat-firmalari-dunyanin-harcini-karmaya-hazirlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şakül Duvarda, Necati Şahin Sahada</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/17/sakul-duvarda-necati-sahin-sahada/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/17/sakul-duvarda-necati-sahin-sahada/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2026 07:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226396</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa’da Eski Sembol Yeni Hesaplaşmanın İşaretine Dönüştü Necati Şahin’in 2008 seçim kampanyasının simgesi olan şakül, yıllar sonra yeniden ortaya çıktı. Ancak bu kez mesele yalnızca geçmişten kalan bir hatıranın duvara asılması değil. Şakülün yeniden dolaşıma sokulması, Bursa’daki meslek örgütleri ve BTSO seçimleri ekseninde yaşanan güç mücadelesinin sembolik bir unsuru olarak öne çıkıyor. Özer Matlı ekibiyle [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/17/sakul-duvarda-necati-sahin-sahada/">Şakül Duvarda, Necati Şahin Sahada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Bursa’da Eski Sembol Yeni Hesaplaşmanın İşaretine Dönüştü</h1>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Necati Şahin’in 2008 seçim kampanyasının simgesi olan şakül, yıllar sonra yeniden ortaya çıktı. Ancak bu kez mesele yalnızca geçmişten kalan bir hatıranın duvara asılması değil. Şakülün yeniden dolaşıma sokulması, Bursa’daki meslek örgütleri ve BTSO seçimleri ekseninde yaşanan güç mücadelesinin sembolik bir unsuru olarak öne çıkıyor. Özer Matlı ekibiyle birlikte hareket eden Şahin’in adı üzerinden verilen mesaj, mevcut BTSO yönetimine ilişkin tartışmayı da yeniden alevlendiriyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’da seçim atmosferi sertleşirken, siyasetin ve iş dünyasının alışılmış aktörlerinden farklı bir sembol yeniden sahneye çıktı:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Şakül.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Fakat bu kez duvara asılan sıradan bir mühendislik aleti değil; 2008 yılında Necati Şahin’in seçim kampanyasının simgesi hâline gelen, aradan geçen yıllara rağmen anlamını kaybetmeyen bir işaret.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in şakülü hediye kutusuna sarılı şekilde getirmesi ve <strong>“Sakın İMO’nun şakülünü kaçırma”</strong> sözleriyle yaptığı gönderme, bugün Bursa’daki yeni güç dengeleri açısından yeniden okunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü şakülün ardından gelen mesaj, nostaljinin sınırlarını çoktan aşmış durumda:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“İMO Bursa hep doğrudan yana olacak, hep yanlışların karşısında olacak.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu cümle, tek başına bile Bursa’daki mevcut tartışmanın çerçevesini çiziyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mesele artık yalnızca bir şakül değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mesele, <strong>kimin doğru çizgide durduğu iddiası.</strong></p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>Necati Şahin yeniden sahnenin merkezinde</h2>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin’in adı Bursa’da yeni değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak bugün taşıdığı siyasi ve kurumsal anlam, 2008’deki konumundan farklı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in geçmişteki seçim kampanyasından kalan bir sembolün bugün yeniden ortaya çıkarılması, onu yalnızca geçmişte kalmış bir isim olmaktan çıkarıp mevcut tartışmanın aktörlerinden biri hâline getiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Üstelik Şahin’in BTSO seçimlerinde Özer Matlı ekibiyle birlikte hareket etmesi, şakülün yeniden gündeme gelmesini daha dikkat çekici hâle getiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü burada iki farklı dönem birbirine bağlanıyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>2008’in Necati Şahin’i ile bugünün Necati Şahin’i.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Aradan geçen yıllara rağmen değişmeyen sembol ise şakül.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve şakülün temsil ettiği anlam da son derece açık:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Doğrultu. Denge. Ölçü.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Tam da bu nedenle, sembolün bugün yeniden kullanılması sıradan bir jest olarak okunmuyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>Şakülün dili sert: “Doğru çizgiden sapmayın”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Mühendislikte şakül, düşey doğrultuyu belirlemek için kullanılır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ne yoruma açıktır ne de siyasi pazarlığa.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ya doğrudadır ya değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşte bu nedenle şakül, Bursa’daki mevcut tartışmanın içinde güçlü bir metafora dönüşüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir yönetimin başarısı yalnızca yaptığı projelerle değil, <strong>hangi çizgide durduğu</strong>, hangi kararları aldığı ve gerektiğinde hangi yanlışlara itiraz edebildiği üzerinden de tartışılır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu açıdan bakıldığında, <strong>“doğrudan yana, yanlışların karşısında”</strong> vurgusu yalnızca mesleki bir ilke açıklaması değil, güncel yönetim anlayışlarına yönelik dolaylı bir değerlendirme olarak da okunabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Burada hedef gösterilen bir isim açıkça telaffuz edilmese bile, Bursa’daki BTSO seçim atmosferi nedeniyle mesajın mevcut yönetim tartışmasından bağımsız olmadığı yönünde yorumlar yapılması kaçınılmaz.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>Burkay tartışmanın neresinde?</h2>
<p class="isSelectedEnd">BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyasının en güçlü ve görünür aktörlerinden biri.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dolayısıyla BTSO seçimleri yalnızca bir oda seçimi olarak değerlendirilmiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu seçimler, Bursa’daki ekonomik ve kurumsal güç dengelerinin de yeniden şekillenebileceği bir süreç olarak görülüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tam da bu nedenle Necati Şahin’in Özer Matlı ekibiyle birlikte hareket etmesi önem taşıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in geçmişten gelen sembolünün bugün yeniden gündeme taşınması ve hemen ardından <strong>“yanlışların karşısında olma”</strong> vurgusunun yapılması, mevcut BTSO yönetimine karşı değişim isteyen çevreler tarafından güçlü bir mesaj olarak değerlendirilebilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Buradaki asıl soru şu:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bursa iş dünyasında yeni bir dönem mi isteniyor, yoksa mevcut düzenin devamı mı?</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Şakülün sembolik anlamı da bu sorunun üzerine oturuyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>“Koltuk” ile “duruş” arasındaki fark</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’daki tartışmanın en sert tarafı burada.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir kurumun başında bulunmak, otomatik olarak o kurumun bütün doğrularının sahibi olmak anlamına gelmez.</p>
<p class="isSelectedEnd">Başkanlık makamı geçicidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yönetimler değişir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Seçimler gelir, sonuçlanır ve yeni dengeler ortaya çıkar.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kalıcı olması gereken ise kurumların itibarı, mesleki ilkeler ve kamu yararıdır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle <strong>“şakül duvarda kalacak”</strong> vurgusu, sembolik açıdan oldukça güçlü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü mesajın arka planında şu anlayış bulunuyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>İsimler değişebilir; ölçü değişmemeli.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Başkanlar değişebilir; kurumların ilkeleri değişmemeli.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>İttifaklar değişebilir; doğru çizgi değişmemeli.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu da ister istemez Bursa’daki mevcut yönetim anlayışının sorgulanmasına kapı açıyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>2008’den 2026’ya: Aynı şakül, değişen hesap</h2>
<p class="isSelectedEnd">2008’de Necati Şahin’in seçim kampanyasının simgesi olan şakül, o günün siyasi atmosferinde belirli bir kampanyanın parçasıydı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün ise başka bir bağlamda karşımıza çıkıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tam 18 yıl sonra.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu zaman farkı, sembolü daha da ilginç hâle getiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü 2008’de bir seçim kampanyasının simgesi olan nesne, 2026’da Bursa’daki yeni bir seçim mücadelesinin tartışma başlıklarından birine dönüşüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu durumun kendisi bile Bursa’daki siyasi ve kurumsal hafızanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin’in geçmişten taşıdığı sembol bugün yeniden konuşuluyorsa, bunun nedeni yalnızca şakülün kendisi değil.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Şahin’in bugün hangi tarafta durduğu.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">İşte asıl mesele burada.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>Özer Matlı tercihi denklemi değiştiriyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin’in Özer Matlı ekibiyle birlikte hareket etmesi, Bursa’daki seçim denkleminde dikkat çekici bir siyasi pozisyon ortaya koyuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu tercih, Şahin’in yalnızca sembolik bir figür olarak kalmadığını; mevcut BTSO yönetimine karşı alternatif bir yapılanmanın içerisinde aktif rol üstlendiğini gösteren önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dolayısıyla şakülün yeniden ortaya çıkması da bu siyasi tablo içinde anlam kazanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir tarafta mevcut yönetimin devamlılığı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Diğer tarafta değişim iddiası.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve iki taraf arasındaki tartışmanın ortasında, yıllar önceki bir seçim kampanyasından kalan şakül.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tesadüf mü?</p>
<p class="isSelectedEnd">Elbette bunu kesin bir siyasi niyet olarak ilan etmek mümkün değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak sembolün zamanlaması ve Necati Şahin’in bugünkü siyasi konumu birlikte değerlendirildiğinde, Bursa kamuoyunun bu mesajı seçim atmosferinden bağımsız okumaması da şaşırtıcı değil.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>İMO Bursa’nın verdiği mesaj neden önemli?</h2>
<p class="isSelectedEnd">Buradaki kritik noktalardan biri de İMO Bursa’nın kendisini konumlandırdığı çizgi.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Mesleğin, meslektaşların, Bursa’nın ve Türkiye’nin yanında olacağız”</strong> vurgusu, kurumsal bağımsızlık iddiasını öne çıkarıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Daha da önemlisi, bunun hemen yanında <strong>“doğrudan yana, yanlışların karşısında”</strong> olunacağının belirtilmesi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu ifade, kurumun herhangi bir siyasi veya ticari yapının yanında konumlanmak yerine ilkesel bir çizgide duracağı iddiasını taşıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşte bu nedenle şakülün duvarda kalması, basit bir dekorasyon meselesi değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir anlamda kurumsal hafızanın duvara asılması.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Buradayız ve ölçümüz belli”</strong> denilmesi.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>Bursa’da asıl kavga koltuk için mi, anlayış için mi?</h2>
<p class="isSelectedEnd">BTSO seçimleri yaklaşırken tartışmanın yalnızca isimler üzerinden yürütülmesi Bursa açısından eksik bir tablo ortaya çıkarır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Asıl mesele, <strong>Bursa iş dünyasının nasıl yönetileceği</strong> sorusudur.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kim karar mekanizmalarında daha fazla söz sahibi olacak?</p>
<p class="isSelectedEnd">Meslek örgütleriyle ilişkiler nasıl kurulacak?</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın sanayi geleceği hangi anlayışla şekillenecek?</p>
<p class="isSelectedEnd">Kurumlar belirli grupların etkisinden bağımsız hareket edebilecek mi?</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve en önemlisi:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Değişim isteyenlerin karşısına gerçekten güçlü bir alternatif çıkabilecek mi?</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin’in bugünkü pozisyonu, bu soruların tamamıyla doğrudan bağlantılı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü Şahin artık yalnızca 2008’in şakülünü taşıyan isim değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugünün BTSO denkleminde de tarafı ve tercihi bulunan bir aktör.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>Şahin’in asıl mesajı şakülün kendisinde</h2>
<p class="isSelectedEnd">Belki de bu hikâyenin en güçlü tarafı burada.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şakül konuşmuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ama temsil ettiği anlam konuşuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Doğru çizgiyi gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dengeyi ölçüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve eğriliği saklamıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle 2008’den kalan şakülün 2026’da yeniden Bursa gündemine gelmesi, ister istemez bir siyasi metafora dönüşüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Ölçü belli.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Doğru çizgi belli.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Kimin hangi tarafta durduğu da zamanla ortaya çıkar.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin açısından bakıldığında ise sembolün anlamı daha da güçlü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü Şahin’in geçmişi, bugünkü siyasi tercihi ve Özer Matlı ekibiyle birlikte yürüttüğü süreç aynı hikâyenin parçaları hâline geliyor.</p>
<div contenteditable="false">
<hr />
</div>
<h2>Son söz: Şakül duvarda, hesap sandıkta</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’da seçim dönemleri yalnızca sandıkta yaşanmaz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Seçim öncesinde verilen mesajlar, kurulan ittifaklar, ortaya çıkarılan semboller ve geçmişten bugüne taşınan hesaplar da sonucun önemli parçalarıdır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin’in 2008’den kalan şakülü yeniden gündeme taşıması tam da böyle bir tablo yaratıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün duvarda duran şey yalnızca bir mühendislik aleti değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı zamanda Bursa’daki kurumsal ve siyasi tartışmanın sembolü.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bir taraf devam diyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Diğer taraf değişim diyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin ise tercihini Özer Matlı ekibinden yana koyarak bu mücadelenin içerisinde yer alıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İMO Bursa’nın mesajı ise daha da sert:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Doğrudan yana, yanlışların karşısında.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bunun BTSO seçimleri açısından ne anlama geleceğini zaman gösterecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak bir gerçek şimdiden ortada:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>2008’in şakülü 2026’da yeniden duvara asıldıysa, Bursa’daki eski hesapların da yeni bir seçimle yeniden açılması şaşırtıcı olmayacak.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü şakülün işi belli:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Doğruyu göstermek.</strong></p>
<p>Gerisi sandığın işi.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/17/sakul-duvarda-necati-sahin-sahada/">Şakül Duvarda, Necati Şahin Sahada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/17/sakul-duvarda-necati-sahin-sahada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Atık barajındaki ihmalin bedelini biz işçilere ödetemezsiniz”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/atik-barajindaki-ihmalin-bedelini-biz-iscilere-odetemezsiniz/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/atik-barajindaki-ihmalin-bedelini-biz-iscilere-odetemezsiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:05:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226355</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla’da faaliyet gösteren Meyra Madencilik’in işçileri, atık barajında meydana gelen sızıntı nedeniyle tesis faaliyetlerinin durdurulmasının ardından yaşadıkları hak kayıplarını kamuoyuna açıkladı. DİSK/Dev. Maden-Sen üyesi işçiler; Mayıs ayından bu yana gelir elde edemediklerini, rızaları ve imzaları alınmadan ücretsiz izne çıkarıldıklarını, SGK primlerinin yatırılmadığını ve Ocak ayında yapılması gereken 2026 yılı ücret artışlarının [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/atik-barajindaki-ihmalin-bedelini-biz-iscilere-odetemezsiniz/">“Atık barajındaki ihmalin bedelini biz işçilere ödetemezsiniz”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla’da faaliyet gösteren Meyra Madencilik’in işçileri, atık barajında meydana gelen sızıntı nedeniyle tesis faaliyetlerinin durdurulmasının ardından yaşadıkları hak kayıplarını kamuoyuna açıkladı. DİSK/Dev. Maden-Sen üyesi işçiler; Mayıs ayından bu yana gelir elde edemediklerini, rızaları ve imzaları alınmadan ücretsiz izne çıkarıldıklarını, SGK primlerinin yatırılmadığını ve Ocak ayında yapılması gereken 2026 yılı ücret artışlarının ödenmediğini belirtti. İşçiler, sendikal yetki sürecine yapılan itirazın da mahkeme aşamasında sürüncemede bırakıldığını savunarak taleplerinin karşılanması için mücadele edeceklerini bildirdi.</strong></p>
<h3>KİRAZLIYAYLA – Atık barajındaki sızıntının ardından faaliyetleri durdurulan Meyra Madencilik’te çalışan DİSK/Dev. Maden-Sen üyesi işçiler, yalnızca işlerini değil, aylardır gelirlerini ve sosyal güvenlik güvencelerini de kaybettiklerini açıkladı.</h3>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, 14 Ağustos 2026 Cuma günü saat 18.30’da Kirazlıyayla’da, söz konusu atık barajının önünde gerçekleştirdikleri basın açıklamasında, tesisin durdurulmasının ardından yaşanan süreci kendi ifadeleriyle kamuoyuna aktardı.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler tarafından yapılan açıklamada, atık barajında meydana gelen sızıntının ardından üretimin durdurulmasına itiraz edilmediği; aksine işçilerin de çevrenin ve yaşam alanlarının korunması gerektiğini savunduğu belirtildi. Ancak işçiler, çevre ve iş güvenliği konusunda yaşanan sorunların sorumluluğunun kendilerine yüklenemeyeceğini ifade etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-82154" src="https://www.kentgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/08/7f45ffa5-9e47-4b18-96bd-4a65e02325bd-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, “Şirketin kendi ihmalinin ve almadığı önlemlerin faturası, bugün doğayla birlikte biz işçilere kesilmektedir” sözleriyle yaşanan sürece tepki gösterdi.</p>
<h2>“Havamızı, suyumuzu ve toprağımızı zehirleyecek her türlü ihmalin karşısındayız”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Meyra Madencilik işçilerinin açıklaması, ekonomik taleplerin yanı sıra çevre ve iş güvenliği konularını da içerdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, maden sahasındaki atık barajında meydana gelen sızıntının ardından tesis faaliyetlerinin durdurulduğunu belirterek, çevreyi tehdit eden herhangi bir ihmalin karşısında olduklarını vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Basın açıklamasında bu tutum şu sözlerle ifade edildi:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Biz maden işçileri olarak, havamızı, suyumuzu ve toprağımızı zehirleyecek her türlü ihmalin karşısındayız.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Ancak işçiler, çevresel risklerin giderilmesi amacıyla tesisin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından ortaya çıkan ekonomik ve sosyal sonuçların çalışanların üzerine bırakılmasına karşı çıkıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Onlara göre tesisin güvenli hale getirilmesi, hem çevresel risklerin ortadan kaldırılması hem de çalışanların yeniden işlerinin başına dönebilmesi açısından birlikte ele alınmalı.</p>
<h2>Ücretsiz izin iddiası: “Hiçbirimizin rızası ve imzası alınmadı”</h2>
<p class="isSelectedEnd">İşçilerin açıklamasındaki en önemli başlıklardan biri ücretsiz izin uygulaması oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışanlar, tesisin durdurulmasının ardından hiçbir işçinin rızası, onayı veya imzası alınmadan ücretsiz izne çıkarıldıklarını ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler bu uygulamayı “tek taraflı ve hukuksuz bir dayatma” olarak nitelendirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu iddia, tesisin faaliyetlerinin durmasıyla birlikte işçilerin gelirlerinin nasıl sürdürüleceği sorusunu da gündeme getiriyor. Çalışanların anlatımına göre ücretsiz izin sürecinin uzaması, kısa çalışma desteğinin de sona ermesiyle birlikte işçileri ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya bıraktı.</p>
<h2>Kısa çalışma ödeneği Mayıs ayında sona erdi</h2>
<p class="isSelectedEnd">İşçilerin verdiği bilgilere göre, Mart ayında İŞKUR tarafından bağlanan kısa çalışma ödeneği Mayıs ayında sona erdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece çalışanların açıklamasına göre Mayıs ayından itibaren herhangi bir gelir desteği kalmadı.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler bu durumu, “Mayıs ayından bu yana hiçbir gelirimiz yok” sözleriyle özetledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamada özellikle emeklilik sonrasında çalışmaya devam eden işçilerin durumuna dikkat çekildi. Bu çalışanların kısa çalışma ödeneğinden de yararlanamadığı belirtilerek, bazı işçilerin tesisin durduğu ilk günden itibaren hiçbir gelir elde edemediği ifade edildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçilere göre bu durum, aylar boyunca temel yaşam giderlerini karşılayabilecek düzenli bir gelirden yoksun kalmaları anlamına geldi.</p>
<h2>Emekli olarak çalışmaya devam eden işçiler de gelir kaybı yaşadıklarını belirtiyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Meyra Madencilik işçilerinin açıklamasında, emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden işçilerin özel durumu ayrıca vurgulandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, bu çalışanların kısa çalışma ödeneğinden faydalanamadığını belirterek, söz konusu grubun tesisin faaliyetlerinin durmasından itibaren gelir kaybıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Böylece işyerindeki gelir kaybının çalışanlar açısından aynı biçimde yaşanmadığı; kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan emekli çalışanların daha erken ve daha ağır bir ekonomik sorunla karşılaştığı savunuldu.</p>
<h2>SGK primleri yatırılmadığı iddiası</h2>
<p class="isSelectedEnd">İşçilerin açıklamasında sosyal güvenlik primleri de önemli bir yer tuttu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışanlar, faaliyetlerin durduğu süreçte SGK primlerinin yatırılmadığını ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler açısından konu yalnızca emeklilik dönemindeki sosyal güvenlik haklarıyla sınırlı değil. Açıklamada, primlerin yatırılmamasının sağlık hizmetlerine erişim bakımından da sorun oluşturduğu savunuldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, bu nedenle eksik yatırıldığı belirtilen SGK primlerinin tamamının ödenmesini ve sosyal güvenlik açısından ortaya çıkan belirsizliğin giderilmesini istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Burada SGK kayıtlarının ve ilgili dönemlere ait prim bildirimlerinin incelenmesi, iddianın hangi dönemleri kapsadığının ve fiili durumun ortaya konulması açısından belirleyici olacak.</p>
<h2>2026 yılı ücret zammı da ödenmedi</h2>
<p class="isSelectedEnd">İşçilerin bir başka temel iddiası, Ocak ayında yapılması gerektiğini belirttikleri 2026 yılı ücret artışlarının uygulanmaması.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışanlar, artan enflasyon ve hayat pahalılığına rağmen ücretlerinin hâlâ 2025 yılı seviyesinde tutulduğunu savunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamada bu durum şöyle ifade edildi:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Her gün artan enflasyon ve hayat pahalılığı gerçeğine rağmen, ücretlerimiz hâlâ 2025 yılı seviyelerinde tutulmaktadır.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, yalnızca gelecekte yapılacak bir ücret düzenlemesini değil, Ocak ayından bu yana ödenmediğini belirttikleri zam farklarının geriye dönük olarak da ödenmesini talep ediyor.</p>
<h2>İşçiler sendikada örgütlendi: “Anayasal hakkımızı kullandık”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Meyra Madencilik çalışanları, yaşadıkları ekonomik ve çalışma koşullarına karşı sendikal örgütlenme yoluna gittiklerini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, sendikalaşmayı anayasal haklarının kullanılması olarak değerlendirerek, DİSK/Dev. Maden-Sen çatısı altında örgütlendiklerini açıkladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak çalışanların anlatımına göre bu kez sendikal yetki süreciyle ilgili yeni bir sorun ortaya çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sendikal yetki başvurusuna itiraz edildiğini belirten işçiler, itirazın mahkeme sürecinde uzun süre sonuçlanmadığını savundu.</p>
<h2>“Sendikal yetkimiz mahkeme koridorlarında sürüncemede bırakılıyor”</h2>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, sendikal yetki başvurusuna yapılan itirazı “asılsız ve mesnetsiz” olarak nitelendirirken, sürecin uzatılmasının işçi iradesinin tanınmaması anlamına geldiğini ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Sendikal yetkimiz, asılsız ve mesnetsiz itirazlarla mahkeme koridorlarında sürüncemede bırakılmaktadır. Yetkimize yapılan bu itiraz, işçinin iradesini tanımama ve oyalama taktiğinden başka bir şey değildir.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Sendikal yetki sürecinin hukuki boyutunun mahkeme kararları ve resmi kayıtlarla değerlendirilmesi gerekirken, işçiler sürecin uzamasının kendileri açısından ciddi bir örgütlenme ve toplu pazarlık sorunu yarattığını belirtiyor.</p>
<h2>İşçilerden şirket ve kamu kurumlarına beş maddelik çağrı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Meyra Madencilik işçileri, basın açıklamasında taleplerini açık biçimde sıraladı.</p>
<h3>1. Tesis güvenli hale getirilsin, işçiler işlerine dönsün</h3>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, öncelikle iş sağlığı, güvenliği ve çevre açısından gerekli tüm önlemlerin alınmasını istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Atık barajındaki sorunun giderilmesini ve tesisin güvenli hale getirilmesini talep eden çalışanlar, ardından işlerine dönmek istediklerini belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu talep, işçilerin tesisin herhangi bir güvenlik önlemi alınmadan yeniden çalıştırılmasını istemediğini de ortaya koyuyor.</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Bizler sadaka değil, emeğimizle çalışacağımız işimizi geri istiyoruz.”</p>
</blockquote>
<h3>2. Ücretsiz izin uygulamasına son verilsin</h3>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, kendi rıza ve imzaları alınmadan uygulandığını ileri sürdükleri ücretsiz iznin derhal sona erdirilmesini talep ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışanlara göre tesisin faaliyetlerinin durmasının ekonomik yükü, işçilerin gelirlerini tamamen ortadan kaldıracak biçimde çalışanların üzerine bırakılamaz.</p>
<h3>3. SGK primleri eksiksiz yatırılmalı</h3>
<p class="isSelectedEnd">Çalışanlar, yatırılmadığını belirttikleri SGK primlerinin tamamının ödenmesini istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu talebin hem sağlık hizmetlerine erişim hem de gelecekteki sosyal güvenlik hakları bakımından önem taşıdığı vurgulanıyor.</p>
<h3>4. Geçmiş ücret kayıpları ve 2026 zam farkları ödenmeli</h3>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, Mayıs ayından itibaren yaşadıklarını belirttikleri gelir kaybının ve geçmiş dönem ücret alacaklarının giderilmesini talep ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Buna ek olarak Ocak ayında uygulanması gerektiğini belirttikleri 2026 yılı ücret zamlarının da geriye dönük olarak ödenmesini istiyor.</p>
<h3>5. Sendikal yetki sürecindeki itirazlar geri çekilmeli</h3>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, sendikal örgütlenmenin önüne çıkarıldığını savundukları engellerin kaldırılmasını ve mahkeme sürecindeki itirazların geri çekilmesini talep ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışanlara göre sendikal örgütlenme iradesi, ekonomik sorunların çözümünde kolektif bir mekanizma oluşturabilmeleri açısından temel önemde.</p>
<h2>“Hakkımız olmayanı değil, alın terimizin karşılığını istiyoruz”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Basın açıklamasının sonunda işçiler taleplerinin temelinde daha fazla bir kazanç elde etmek değil, çalışarak hak ettikleri ücret ve sosyal haklara kavuşmak olduğunu vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Bizler hakkımız olmayanı değil, alın terimizin karşılığını istiyoruz. Kendi ihmallerinizin bedelini biz maden işçilerine ödetemezsiniz.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Açıklama, işçilerin bundan sonraki süreçte mücadelelerini sürdüreceği mesajıyla tamamlandı.</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Şunu herkes çok iyi bilsin ki; birliğimizden ve üretimden gelen gücümüzle sonuna kadar direneceğiz. Ekmeğimizi, sendika hakkımızı ve doğamızı asla gasp ettirmeyiz!”</p>
</blockquote>
<h2>İşçi hakları ile çevre güvenliği aynı tartışmada buluştu</h2>
<p class="isSelectedEnd">Meyra Madencilik işçilerinin açıklaması, Kirazlıyayla’daki atık barajı sorununu yalnızca çevresel bir mesele olmaktan çıkararak çalışma yaşamı açısından da gündeme taşıdı.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, çevrenin korunmasına karşı olmadıklarını özellikle vurgularken, çevresel risklerin giderilmesi sürecinde çalışanların gelir ve sosyal güvenlik haklarının da korunması gerektiğini savunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu açıdan açıklamanın merkezinde iki temel talep bulunuyor: <strong>güvenli bir çalışma ortamı ve işçilerin ekonomik güvencesi.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışanlar, atık barajındaki sızıntının giderilmesi ve tesisin güvenli hale getirilmesi gerektiğini kabul ederken, faaliyetlerin durmasının sonuçlarının işçilere ücretsiz izin, gelir kaybı ve sosyal güvenlik sorunları şeklinde yansıtılmasına itiraz ediyor.</p>
<h2>Bundan sonraki süreçte hangi başlıklar belirleyici olacak?</h2>
<p class="isSelectedEnd">Meyra Madencilik işçilerinin açıklamasının ardından sürecin birkaç başlıkta ilerlemesi bekleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İlk olarak atık barajındaki sızıntının giderilmesine yönelik teknik ve çevresel çalışmaların hangi aşamada olduğu önem taşıyor. Tesisin yeniden faaliyete geçebilmesi için gerekli güvenlik koşullarının hangi kurumlar tarafından denetlendiği ve hangi şartların yerine getirilmesinin beklendiği de kamuoyunun yanıt beklediği sorular arasında.</p>
<p class="isSelectedEnd">İkinci başlık ise işçilerin ücret ve sosyal güvenlik iddiaları. Ücretsiz izin uygulamasının hangi hukuki temele dayandığı, SGK primlerinin hangi dönemlerde yatırıldığı ve işçilerin ücret/zam alacaklarına ilişkin kayıtların ne gösterdiği resmi belgeler üzerinden ortaya konulabilecek.</p>
<p class="isSelectedEnd">Üçüncü başlık sendikal yetki süreci. İşçilerin sendikaya üyeliği ve yetki başvurusuna ilişkin itirazın hukuki gerekçesi ile mahkeme sürecinin mevcut aşaması, tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi açısından önem taşıyor.</p>
<h2>İşçiler: “Ekmeğimizi, sendika hakkımızı ve doğamızı asla gasp ettirmeyiz”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Meyra Madencilik işçilerinin açıklaması, çevre güvenliği ile çalışma hakkının birbirine karşıt değil, birlikte korunması gereken haklar olduğunu savunan bir çerçeve ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşçiler, atık barajındaki sızıntının giderilmesini ve gerekli çevre ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasını isterken, bunun karşılığında işçilerin gelirden ve sosyal güvenlikten mahrum bırakılmasına karşı çıkıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">DİSK/Dev. Maden-Sen üyesi çalışanlar, taleplerinin karşılanmaması halinde mücadelelerini sürdüreceklerini ilan etti.</p>
<p>Bu nedenle Kirazlıyayla’da önümüzdeki dönemin gündemini; tesisin güvenli biçimde yeniden faaliyete geçip geçmeyeceği, işçilerin işe dönüş koşulları, geçmiş dönem ücret ve zam kayıplarının telafisi, SGK primlerinin durumu ve sendikal yetki sürecinin nasıl sonuçlanacağı belirleyecek.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/atik-barajindaki-ihmalin-bedelini-biz-iscilere-odetemezsiniz/">“Atık barajındaki ihmalin bedelini biz işçilere ödetemezsiniz”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/atik-barajindaki-ihmalin-bedelini-biz-iscilere-odetemezsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Geleceği Bugünden Planlamalıyız”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/gelecegi-bugunden-planlamaliyiz/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/gelecegi-bugunden-planlamaliyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 07:51:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226326</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selma Çalışır’dan Emeklilik ve Üniversite Üzerine Dikkat Çeken Değerlendirme: “Geleceği Bugünden Planlamalıyız” Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi, Kooperatif Dış Denetçisi, Bilirkişi ve Konkordato Komiseri Selma Çalışır; emeklilik, sosyal güvenlik, bireysel tasarruf, üniversite eğitimi ve geleceğin planlanması üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Çalışır, toplumların ekonomik yapıları kadar eğitim ve sosyal güvenlik kültürlerinin de zaman içerisinde değiştiğine dikkat çekerek, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/gelecegi-bugunden-planlamaliyiz/">“Geleceği Bugünden Planlamalıyız”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Selma Çalışır’dan Emeklilik ve Üniversite Üzerine Dikkat Çeken Değerlendirme: “Geleceği Bugünden Planlamalıyız”</h1>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi, Kooperatif Dış Denetçisi, Bilirkişi ve Konkordato Komiseri Selma Çalışır; emeklilik, sosyal güvenlik, bireysel tasarruf, üniversite eğitimi ve geleceğin planlanması üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Çalışır, toplumların ekonomik yapıları kadar eğitim ve sosyal güvenlik kültürlerinin de zaman içerisinde değiştiğine dikkat çekerek, “İnsan yalnızca bugününü değil, yarınını da planlayabilme kültürünü geliştirmelidir” mesajı verdi.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye&#8217;de ekonomi, sosyal güvenlik, emeklilik ve eğitim başlıkları toplumun geniş kesimlerini doğrudan ilgilendirirken, <strong>Mali Müşavir (SMMM), Bağımsız Denetçi, Kooperatif Dış Denetçisi, Bilirkişi ve Konkordato Komiseri Selma Çalışır</strong>, kaleme aldığı değerlendirmede dikkat çekici bir perspektif ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır, günlük hayatımızın vazgeçilmez parçaları haline gelen <strong>emeklilik ve üniversite eğitiminin aslında toplumsal tarih açısından sanıldığı kadar eski olmadığını</strong> vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ekonomi ve sosyal güvenlik alanındaki mesleki birikimiyle konuyu yalnızca güncel uygulamalar üzerinden değil, tarihsel ve toplumsal bir perspektiften ele alan Çalışır, özellikle gelecek planlamasının önemine dikkat çekti.</p>
<h2>“Bugün Normal Kabul Ettiklerimizin Birçoğu Aslında Çok Yeni”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Selma Çalışır değerlendirmesinde, toplumların bugün doğal kabul ettiği kurumların geçmişine bakıldığında önemli bir gerçekle karşılaşıldığını belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;a göre emeklilik ve üniversite, insanlık tarihi boyunca var olan değişmez kurumlar değil; modern toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümüyle ortaya çıkan ve zaman içerisinde gelişen yapılar.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır, bu durumu şu ifadelerle değerlendirdi:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Bazen bugün sahip olduğumuz bazı kurumları insanlık tarihinin değişmez gerçekleri sanıyoruz. Emeklilik, üniversite… Oysa ikisi de toplumsal hayatımızda düşündüğümüzden çok daha yeni.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Bu yaklaşımıyla Çalışır, özellikle genç kuşakların ve geleceğe ilişkin karar veren ailelerin, eğitim ve emeklilik konularını yalnızca bugünün şartlarıyla değil, uzun vadeli bir perspektifle ele almaları gerektiğine dikkat çekti.</p>
<h2>ABD&#8217;deki Emeklilik Sisteminden Türkiye&#8217;ye Uzanan Süreç</h2>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır, modern emeklilik sistemlerinin gelişimini anlatırken ABD örneği üzerinden önemli tarihsel bilgiler verdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">ABD&#8217;de bugün milyonlarca insanın hayatında önemli yere sahip olan sosyal güvenlik sisteminin köklerinin <strong>1935 yılında oluşturulan Social Security sistemine</strong> kadar uzandığına dikkat çeken Çalışır, ancak sistemin ilk kurulduğu dönemde toplumun tamamını kapsamadığını hatırlattı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;ın değerlendirmesine göre, emeklilik sistemi zaman içerisinde kapsamını genişletti ve bireylerin çalışma hayatlarının ardından ekonomik güvence elde etmesi konusunda önemli bir mekanizma haline geldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak emeklilik anlayışının zamanla yalnızca devlet tarafından sağlanan bir gelir modelinden çıkarak bireysel tasarruf ve yatırım anlayışıyla da desteklenmeye başladığına dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak <strong>1978 yılında 401(k)</strong>, <strong>1997 yılında ise Roth IRA</strong> gibi bireysel tasarruf araçlarının ortaya çıkmasını gösteren Çalışır, böylece bireyin kendi emekliliği için çalışma hayatı boyunca hazırlık yapması anlayışının güçlendiğini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;ın ortaya koyduğu temel düşünce ise oldukça açık:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Emeklilik, yalnızca çalışma hayatının sonunda başlayan bir dönem değil; çalışma hayatı boyunca hazırlık yapılması gereken uzun vadeli bir yaşam planıdır.</strong></p>
<h2>Türkiye&#8217;de Sosyal Güvenliğin Kilometre Taşları</h2>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye açısından değerlendirildiğinde ise modern sosyal güvenlik sisteminin farklı dönemlerde oluşturulan kurumlarla geliştiğini belirten Çalışır, <strong>1949 Emekli Sandığı, 1964 SSK ve 1971 Bağ-Kur</strong> gibi önemli kilometre taşlarına dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu yapıların farklı çalışan gruplarının sosyal güvenlik kapsamına alınmasında önemli rol oynadığını belirten Çalışır, sosyal güvenlik sisteminin yalnızca emeklilik maaşından ibaret olmadığını vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sosyal güvenlik;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>çalışma hayatı, yaşlılık, gelir güvencesi, sosyal devlet, bireysel tasarruf ve toplumsal dayanışma</strong> gibi birçok başlığın kesiştiği bir alan olarak öne çıkıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;ın değerlendirmesinde özellikle dikkat çektiği noktalardan biri ise <strong>Bireysel Emeklilik Sistemi&#8217;nin Türkiye açısından oldukça yeni bir uygulama olması.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye&#8217;de BES&#8217;e ilişkin kanunun <strong>2001 yılında kabul edildiğini ve sistemin 2003 yılında fiilen uygulanmaya başladığını</strong> hatırlatan Çalışır, bireyin geleceği için kendi imkanlarıyla tasarruf oluşturmasının önemine işaret etti.</p>
<h2>“Emeklilik, Çalışma Hayatının Bittiği Gün Düşünülmemeli”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Selma Çalışır&#8217;ın değerlendirmesinin temel mesajlarından biri de emeklilik planlamasının mümkün olduğunca erken başlaması gerektiği yönünde.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;a göre emeklilik döneminin ekonomik şartları yalnızca devlet tarafından sağlanan sosyal güvenlik gelirine bırakılmamalı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bireyin çalışma hayatı boyunca;</p>
<ul data-spread="false">
<li>gelirini planlaması,</li>
<li>tasarruf alışkanlığı oluşturması,</li>
<li>yatırım seçeneklerini değerlendirmesi,</li>
<li>finansal risklerini anlaması,</li>
<li>uzun vadeli hedeflerini belirlemesi</li>
</ul>
<p class="isSelectedEnd">giderek daha önemli hale geliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu yaklaşımın özellikle genç nesiller açısından önem taşıdığını belirten Çalışır, “emeklilik” kavramının yalnızca ileri yaşlarda hatırlanacak bir konu olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü gelecekteki yaşam standardının önemli bir bölümü, bugünkü kararların sonucu olarak ortaya çıkıyor.</p>
<h2>Üniversitelerin Toplumsal Dönüşümdeki Rolü</h2>
<p class="isSelectedEnd">Selma Çalışır değerlendirmesinde emekliliğin yanı sıra üniversite eğitiminin tarihsel dönüşümüne de geniş yer verdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye&#8217;de yükseköğretimin geçmişte toplumun çok küçük bir bölümüne ulaşabildiğini belirten Çalışır, <strong>1970 yılında 25 yaş ve üzerindeki nüfusun yaklaşık yüzde 1&#8217;inin yükseköğretim mezunu olduğunu</strong> ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün ise yükseköğretimin çok daha geniş bir toplum kesimine ulaştığını belirten Çalışır, üniversitelerin Anadolu&#8217;nun farklı şehirlerine yayılması ve yükseköğretimin kitleselleşmesiyle birlikte önemli bir toplumsal dönüşüm yaşandığına dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak Çalışır burada önemli bir ayrım yapılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Üniversite sayısının artması ile üniversite eğitiminin niteliğinin artması aynı şey değil.</strong></p>
<h2>“Çok Üniversite Başka, İyi Eğitim Başka”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;ın değerlendirmesinde öne çıkan en önemli başlıklardan biri de yükseköğretimde nicelik ve nitelik arasındaki fark.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır, üniversitelerin yalnızca diploma veren kurumlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, üniversitenin asıl işlevinin <strong>düşünen, sorgulayan, araştıran, üreten ve topluma katkı sağlayan bireyler yetiştirmek</strong> olduğunu ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle bir toplumun eğitim seviyesini yalnızca üniversite mezunu sayısıyla ölçmenin yeterli olmadığını belirten Çalışır, eğitimin bireylerin düşünce dünyasında ve toplumdaki üretim kapasitesinde oluşturduğu değişime bakılması gerektiğini savunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;ın yaklaşımıyla üniversite;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>diploma alınan bir bina değil, düşünme kültürünün geliştirildiği bir kurum</strong> olmalı.</p>
<h2>“Bir Kurumun Yaygınlaşması, Amacının Gerçekleştiği Anlamına Gelmez”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır, emeklilik ve üniversite konularını birlikte değerlendirirken iki kurum arasında dikkat çekici bir benzerlik kuruyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir ülkede üniversite mezunlarının sayısının artması, tek başına eğitim kalitesinin yükseldiği anlamına gelmiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı şekilde emekli sayısının artması da insanların emeklilik döneminde refah içinde yaşadığı anlamına gelmiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;a göre asıl mesele, kurumların <strong>kaç kişiye ulaştığından çok, insan hayatına ne kattığı.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Çok üniversiteye sahip olmak başka şeydir, iyi eğitim başka.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Çok sayıda emekliye sahip olmak başka şeydir, insanların yaşlılıkta onurlu ve refah içinde yaşayabilmesi başka.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu iki cümle, Çalışır&#8217;ın değerlendirmesinin temel çerçevesini oluşturuyor.</p>
<h2>Çalışır&#8217;dan Gençlere Gelecek Mesajı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Mesleki uzmanlık alanları ekonomi, mali müşavirlik, bağımsız denetim, kooperatif dış denetimi, bilirkişilik ve konkordato süreçleri gibi farklı alanlara uzanan Selma Çalışır, ekonomik hayatın içerisinde edindiği deneyimin de etkisiyle geleceğin planlanması konusuna özel önem veriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;a göre yeni nesle yalnızca iyi bir okul ve iyi bir iş hedefi göstermek yeterli değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Gelecek planlamasının çok daha geniş düşünülmesi gerekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle çocuklara ve gençlere;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“İyi oku, iyi bir işe gir, emekli ol.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">demek yerine;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Öğren. Üret. Tasarruf et. Yatırım yap. Düşün. Sorgula. Topluma katkı ver. Gelecekte nasıl bir hayat yaşamak istediğini bugünden planla.”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">mesajının verilmesi gerektiğini savunuyor.</p>
<h2>“Gelecek Kendiliğinden Oluşmuyor”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;ın değerlendirmesinde tasarruf ve yatırım kültürü de önemli bir yer tutuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Geleceğin yalnızca ekonomik koşullar tarafından belirlenmediğini belirten Çalışır, bireylerin kendi gelecekleri üzerinde de önemli bir sorumluluğu bulunduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir insanın gelecekteki yaşam standardı;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>eğitim tercihleri, çalışma hayatı, gelir düzeyi, tasarruf alışkanlığı, yatırım kararları ve risk yönetimi</strong> gibi birçok faktörün birleşiminden oluşuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle finansal okuryazarlığın erken yaşlarda kazandırılması gerektiğine işaret eden Çalışır, ekonomik kararların yalnızca uzmanların veya kurumların sorumluluğunda olmadığını, bireylerin de kendi mali gelecekleri konusunda bilinçlenmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>
<h2>“Toplumların Kültürü, Sahip Oldukları Kurumlarla Birlikte Değişir”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Selma Çalışır&#8217;ın yazısındaki en dikkat çekici tespitlerden biri de kurumlarla kültür arasındaki ilişkiye yönelik.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;a göre toplumlar yalnızca ekonomik göstergeler üzerinden değişmiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Sosyal güvenlik sistemleri, eğitim kurumları, emeklilik modelleri, tasarruf alışkanlıkları ve yatırım kültürü de toplumun düşünce biçimini dönüştürüyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Eskiden yaşlılık daha çok aile içerisinde çözülmesi gereken bir mesele olarak görülürken, modern sosyal güvenlik sistemleriyle birlikte devletin ve kurumların sorumluluğu arttı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Daha sonra bireysel emeklilik ve yatırım kültürünün gelişmesiyle birlikte bireyin kendi geleceği için sorumluluğu da daha fazla önem kazandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı dönüşüm eğitim alanında da yaşandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eskiden üniversite toplumun küçük bir kesimine hitap ederken, zaman içerisinde yükseköğretim geniş kitlelerin ulaşabildiği bir yapıya dönüştü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;a göre şimdi yapılması gereken, bu yaygınlaşmanın <strong>nitelik ve toplumsal faydayla desteklenmesi.</strong></p>
<h2>“Gerçek Zenginlik Sadece Gelirden İbaret Değil”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Selma Çalışır, ekonomik gelişmişliğin yalnızca kişi başına düşen gelirle ölçülemeyeceğini de vurguluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir toplumun gerçek zenginliğinin;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>gençlerinin ne kadar umutlu olduğu,</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>insanlarının ne kadar iyi eğitim aldığı,</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>çalışanların geleceğe ne kadar güvenle baktığı,</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>emeklilerin ne kadar huzurlu yaşayabildiği</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">ve</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>bireylerin ne kadar özgür düşünebildiğiyle</strong> de ölçülmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu bakış açısı, ekonomik kalkınmayı insan hayatının bütün dönemleriyle birlikte ele alan daha geniş bir anlayışı ortaya koyuyor.</p>
<h2>“Medeniyet, Yarını Düşünebilme Kültürüdür”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Selma Çalışır&#8217;ın değerlendirmesinde öne çıkan ana fikirlerden biri ise gelecek planlamasının yalnızca bireysel değil, toplumsal bir kültür meselesi olduğu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır, medeniyet kavramını yalnızca ekonomik büyüme, teknoloji veya fiziksel altyapıyla sınırlamıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ona göre medeniyet aynı zamanda <strong>insanın geleceğini planlayabilme kapasitesi.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bir toplum;</p>
<p class="isSelectedEnd">çocuklarının eğitimini,</p>
<p class="isSelectedEnd">gençlerinin istihdamını,</p>
<p class="isSelectedEnd">çalışanlarının sosyal güvenliğini,</p>
<p class="isSelectedEnd">emeklilerinin yaşam standardını</p>
<p class="isSelectedEnd">ve gelecek kuşakların ekonomik güvenliğini</p>
<p class="isSelectedEnd">birlikte düşünmek zorunda.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle eğitim ve emeklilik, birbirinden bağımsız iki konu değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Her ikisi de insan hayatının farklı dönemlerini kapsayan büyük bir yaşam döngüsünün parçaları.</p>
<h2>Çalışır: “Çocuklarımıza Sadece Bugünü Değil, Yarını da Öğretmeliyiz”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Selma Çalışır&#8217;ın ortaya koyduğu perspektif, özellikle genç kuşakların geleceğe hazırlanması açısından dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;a göre çocuklara yalnızca akademik başarı kazandırmak yeterli değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Onlara aynı zamanda;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>finansal okuryazarlık, tasarruf alışkanlığı, üretim bilinci, sorgulama kültürü, sosyal sorumluluk ve uzun vadeli planlama</strong> becerileri kazandırılması gerekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü hayat yalnızca okuldan mezun olup bir işe girmekten ibaret değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">İnsan hayatı;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>eğitim, çalışma, aile, tasarruf, yatırım, sosyal yaşam, yaşlanma ve emeklilik</strong> gibi birbirine bağlı aşamalardan oluşuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Her aşamada alınan karar, sonraki dönemi etkiliyor.</p>
<h2>Selma Çalışır&#8217;ın Mesajı: Geleceği Bugünden Kurmak</h2>
<p class="isSelectedEnd">Ekonomi ve mali müşavirlik alanındaki uzmanlığının yanı sıra bağımsız denetçi, kooperatif dış denetçisi, bilirkişi ve konkordato komiseri olarak farklı alanlarda görev yapan <strong>Selma Çalışır</strong>, emeklilik ve üniversite üzerine yaptığı değerlendirmeyle ekonomik konuların yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını ortaya koyuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;ın yaklaşımında ekonomi;</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>insan hayatı, eğitim, gelecek planlaması, sosyal güvenlik ve yaşam kalitesiyle birlikte ele alınıyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu yönüyle değerlendirme, “Ne zaman emekli olacağız?” veya “Kaç yıl üniversite okuyacağız?” sorularının ötesine geçerek daha temel bir soruya işaret ediyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Nasıl bir gelecek istiyoruz ve o geleceği bugünden kurmak için ne yapıyoruz?”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Çalışır&#8217;ın mesajı burada oldukça net:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Gelecek kendiliğinden oluşmuyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün alınan eğitim kararı, yarının mesleğini;</p>
<p class="isSelectedEnd">bugün yapılan tasarruf, geleceğin ekonomik güvencesini;</p>
<p class="isSelectedEnd">bugün verilen eğitim, yarının toplumunu;</p>
<p class="isSelectedEnd">bugün oluşturulan sosyal politikalar ise gelecek kuşakların yaşam standardını belirliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve belki de bütün bu tartışmaların ortak noktasında tek bir gerçek bulunuyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bir toplumun gerçek zenginliği yalnızca ne kadar kazandığıyla değil, kazandığı refahı insanlarının geleceğine ne kadar güvenle taşıyabildiğiyle ölçülür.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Selma Çalışır&#8217;ın emeklilikten üniversiteye, sosyal güvenlikten tasarrufa uzanan değerlendirmesi de tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>İnsana yalnızca bugünü yaşatmak yetmez. İnsana yarını planlayabileceği güveni, bilgiyi ve imkânı da vermek gerekir.</strong></p>
<p>Çünkü <strong>medeniyet biraz da insanın yalnızca bugününü değil, yarınını da düşünebilme kültürüdür.</strong></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/gelecegi-bugunden-planlamaliyiz/">“Geleceği Bugünden Planlamalıyız”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/16/gelecegi-bugunden-planlamaliyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bursa’da Tekstil Esnafının İsyanı Büyüyor: “Yıllardır Anlatıyoruz, Kimse Sesimizi Duymuyor”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/bursada-tekstil-esnafinin-isyani-buyuyor-yillardir-anlatiyoruz-kimse-sesimizi-duymuyor/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/bursada-tekstil-esnafinin-isyani-buyuyor-yillardir-anlatiyoruz-kimse-sesimizi-duymuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa’da tekstil sektörünün yıllardır çözüm bekleyen sorunları yeniden gündemde. Özellikle ithal kumaşla haksız rekabet, menşe değişiklikleri, NACE kodlarındaki düzensizlikler ve artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiren dokuma ve tekstil esnafı, siyasilerin ve ilgili meslek kuruluşlarının sessizliğine tepki gösteriyor. Bursa Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil’in son dönemde yaptığı açıklamalarda ithal kumaş sorununa dikkat çekmesi sektör açısından [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/bursada-tekstil-esnafinin-isyani-buyuyor-yillardir-anlatiyoruz-kimse-sesimizi-duymuyor/">Bursa’da Tekstil Esnafının İsyanı Büyüyor: “Yıllardır Anlatıyoruz, Kimse Sesimizi Duymuyor”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd">Bursa’da tekstil sektörünün yıllardır çözüm bekleyen sorunları yeniden gündemde. Özellikle ithal kumaşla haksız rekabet, menşe değişiklikleri, NACE kodlarındaki düzensizlikler ve artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiren dokuma ve tekstil esnafı, siyasilerin ve ilgili meslek kuruluşlarının sessizliğine tepki gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil’in son dönemde yaptığı açıklamalarda ithal kumaş sorununa dikkat çekmesi sektör açısından önemli bir gündem oluştururken, yıllardır bu meseleyle mücadele eden bazı esnaflar ise Çitil’in açıklamalarını yeterli bulmadıklarını belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sektör temsilcilerinden gelen eleştirilerde, sorunun bugün ortaya çıkmadığı, yıllardır ilgili makamlara ve meslek kuruluşlarına defalarca aktarıldığı ifade ediliyor.</p>
<h2>“Sorunu Yıllardır Anlatıyoruz”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Tekstil esnafının en büyük şikâyetlerinden biri, yurtdışından özellikle Çin’den gelen kumaşların farklı ülkelerde işlem görmüş veya menşei değiştirilmiş gibi gösterilerek Türkiye pazarına sunulduğu iddiası.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu durumun yerli üreticiyi doğrudan fiyat rekabetinin içine çektiğini belirten sektör mensupları, Türkiye’de üretim yapan esnafın işçilik, enerji, vergi, kira ve diğer maliyetlerle mücadele ederken düşük maliyetli ithal ürünler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını dile getiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Esnafın tepkisi ise yalnızca ithalata yönelik değil. Sektörde faaliyet gösteren işletmelerin NACE kodları konusunda yaşanan düzensizliklerin de uzun süredir ciddi mağduriyetlere yol açtığı savunuluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İddiaya göre farklı faaliyet alanlarının aynı veya benzer kodlar üzerinden değerlendirilmesi, meslek odaları arasında yetki ve temsil tartışmalarını da beraberinde getiriyor.</p>
<h2>“Bizi Birbirimize Düşüren Sistem Değişmeli”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Sektörden yükselen en sert eleştirilerden biri de NACE kodları üzerinden yaşanan sorunlara ilişkin.</p>
<p class="isSelectedEnd">Esnaf, meslek gruplarının doğru şekilde sınıflandırılmamasının yalnızca bürokratik bir problem olmadığını; doğrudan temsil, oda üyeliği, seçimler, mesleki haklar ve esnafın sorunlarının hangi kurum tarafından savunulacağı gibi kritik başlıkları etkilediğini savunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle NACE kodlarındaki sorunların çözülmemesinin sektörde birlik ve beraberliği zedelediğini söyleyen esnaflar, ilgili kurumların sorumluluk almalarını istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tepkisini sert sözlerle dile getiren bir sektör mensubu ise yıllardır ithal kumaş meselesini gündeme getirdiğini, ilgili kişilere defalarca ulaştığını ancak yeterli karşılık alamadığını ifade ederek, “Yıllardır ithal kumaşla mücadele eden biri olarak sorunumuzu defalarca iletmemize rağmen ilgilenilmedi” sözleriyle tepkisini ortaya koydu.</p>
<h2>Hedefte Siyaset ve Meslek Kuruluşları Var</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa esnafının yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca tekstil sektörünün problemi olmadığına dikkat çekilirken, siyasilerin sahadaki sorunlara yeterince kulak vermediği yönündeki eleştiriler de giderek yükseliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Esnafın temel beklentisinin açıklama değil, somut çözüm olduğu vurgulanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Üretim yapan, istihdam sağlayan ve yıllardır Bursa ekonomisine katkı sunan küçük ve orta ölçekli işletmeler; ithalat baskısı, yüksek maliyetler ve bürokratik sorunlarla mücadele ederken kendilerini yalnız bırakılmış hissettiklerini ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Esnafın beklentisi açık:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Üreticinin yanında durulması, haksız rekabetin önlenmesi, menşe uygulamalarının sıkı şekilde denetlenmesi ve meslek gruplarındaki karmaşanın giderilmesi.</strong></p>
<h2>Aydın Çitil’in Açıklamaları Tartışmayı Yeniden Alevlendirdi</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil’in kamuoyuna yansıyan açıklamalarında da Çin’den gelen kumaşların Avrupa menşeli gösterilerek Türkiye’ye sokulduğu iddiası gündeme taşındı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çitil, bu uygulamanın yerli üreticiye ve ülke ekonomisine zarar verdiğini belirterek, tekstil sektörünün yalnızca ithalat baskısıyla değil; enerji maliyetleri, yüksek üretim giderleri ve küresel ekonomik daralmayla da mücadele ettiğini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak sektörün bir bölümü, bu açıklamaların yıllardır yaşanan mağduriyetlerin çözümü için yeterli olmadığını düşünüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eleştirilerin merkezinde ise şu soru bulunuyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Madem sorun yıllardır biliniyordu, neden bugüne kadar daha güçlü ve sonuç alıcı bir mücadele ortaya konulmadı?”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu soru, yalnızca Aydın Çitil’e değil, sektörün sorunlarını takip etmekle görevli tüm ilgili kurumlara yöneltiliyor.</p>
<h2>“Bende Hakkımı Helal Etmiyorum”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Tepkinin boyutunu ortaya koyan en çarpıcı ifadelerden biri ise esnafın yaşadığı hayal kırıklığından geliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yıllardır sorunlarının çözümü için mücadele ettiğini belirten sektör mensubu, kendisini yeterince temsil etmediğini düşündüğü kişi ve kurumlara yönelik sert eleştirilerde bulunarak, <strong>“Bende hakkımı helal etmiyorum”</strong> sözleriyle tepkisini dile getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu ifadeler, Bursa’da bazı esnafların yaşadığı güven kaybının geldiği noktayı gözler önüne seriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü mesele artık yalnızca bir kumaşın hangi ülkeden geldiği meselesi olmaktan çıkmış durumda.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mesele; <strong>yerli üretimin ayakta kalıp kalamayacağı, Bursa’daki işletmelerin kepenk indirip indirmeyeceği, çalışanların işlerini koruyup koruyamayacağı ve Türkiye’nin üretim gücünün gelecekte nasıl korunacağı meselesidir.</strong></p>
<h2>“Üreten Türkiye Güçlü Türkiye’dir” Ama Üretici Ayakta Kalmalı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa, Türkiye’nin tekstil ve dokuma sektörünün en önemli merkezlerinden biri.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak üreticinin artan maliyetler karşısında nefes almakta zorlandığı, ithal ürünlerle rekabet etmekte güçlük çektiği ve bazı işletmelerin faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı bir ortamda yalnızca “yerli üretim” çağrısı yapmak yeterli görülmüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Esnaf, artık söz değil icraat istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Denetim istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Adil rekabet istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Doğru mesleki sınıflandırma istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kurumların gerçek anlamda kendilerini temsil etmesini istiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve en önemlisi, yıllardır verdikleri emeğin karşılığında yalnız bırakılmak istemiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa esnafının bugün sorduğu soru aslında oldukça net:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Üreten biziz. İstihdam sağlayan biziz. Vergisini veren biziz. Peki, zor günümüzde yanımızda kim var?”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu soruya verilecek cevap, yalnızca tekstil sektörünün değil, Bursa’nın üretim geleceğinin de belirleyicilerinden biri olacak.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü <strong>yerli üretici kaybederse yalnızca bir esnaf kaybetmez; istihdam, üretim, vergi geliri ve ekonomik bağımsızlık da yara alır.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın tekstil esnafı artık alkış değil, <strong>somut çözüm</strong> bekliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve sektörün mesajı son derece açık:</p>
<p><strong>Haksız rekabete dur denilsin. Yerli üretici korunsun. Esnafın sesi gerçekten duyulsun. Çünkü üretici ayakta kalırsa Bursa ayakta kalır; Bursa üretirse Türkiye güçlenir.</strong></p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/bursada-tekstil-esnafinin-isyani-buyuyor-yillardir-anlatiyoruz-kimse-sesimizi-duymuyor/">Bursa’da Tekstil Esnafının İsyanı Büyüyor: “Yıllardır Anlatıyoruz, Kimse Sesimizi Duymuyor”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/bursada-tekstil-esnafinin-isyani-buyuyor-yillardir-anlatiyoruz-kimse-sesimizi-duymuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Başka Bursa yok”</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/baska-bursa-yok/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/baska-bursa-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2026 07:26:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226232</guid>

					<description><![CDATA[<p>Necati Şahin’den BTSO seçimleri öncesi Çınarcık Barajı ve TEKNOSAB uyarısı: “Başka Bursa yok” Bursa — İnşaat mühendisi ve Bursa’daki meslek kuruluşları ile spor camiasında uzun yıllar görev alan Necati Şahin, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Şahin, BTSO seçimlerinin yalnızca bir meslek kuruluşunun yönetiminin belirlenmesinden ibaret olmadığını savunarak, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/baska-bursa-yok/">“Başka Bursa yok”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Necati Şahin’den BTSO seçimleri öncesi Çınarcık Barajı ve TEKNOSAB uyarısı: “Başka Bursa yok”</h1>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bursa —</strong> İnşaat mühendisi ve Bursa’daki meslek kuruluşları ile spor camiasında uzun yıllar görev alan Necati Şahin, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Şahin, BTSO seçimlerinin yalnızca bir meslek kuruluşunun yönetiminin belirlenmesinden ibaret olmadığını savunarak, kentin geleceği, sanayileşme politikaları, tarım alanları, su kaynakları ve çevre düzeni açısından kritik bir dönemeç yaşandığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, Bursa’da 48 yıldır yaşadığını, inşaat mühendisliği mesleğinin yanı sıra kentin iş ve sosyal yaşamında aktif olarak yer aldığını belirterek, uzun yıllar Bursaspor yönetiminde asbaşkanlık yaptığını ve İnşaat Mühendisleri Odası’nda 10 yıl başkanlık görevinde bulunduğunu hatırlattı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’ya ilişkin değerlendirmesinde kentin doğal kaynakları ve gelecekteki gelişme dengesi üzerinde duran Şahin, BTSO seçimlerinin Bursa’nın sanayi, çevre ve kentleşme politikaları bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.</p>
<h2>“Bu seçim sıradan bir oda seçimi değil”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, BTSO seçim sürecini yalnızca oda organlarının belirlenmesine yönelik rutin bir seçim olarak görmediğini belirterek, Bursa’nın geleceğine ilişkin daha geniş bir tartışmanın yaşandığını savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın havası, suyu, tarım alanları, ormanları, doğal kaynakları ve kent yönetimi gibi başlıkların sanayileşme politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Şahin, kent topraklarının yalnızca sanayi alanı olarak değerlendirilmesine karşı çıkılması gerektiğini dile getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in değerlendirmesinde özellikle <strong>TEKNOSAB ile Çınarcık Barajı arasındaki su isale hattı</strong> ve baraj suyunun sanayi kullanımına tahsis edilmesi konusu öne çıktı.</p>
<h2>Çınarcık Barajı’nın planlama amacı neydi?</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, Çınarcık Barajı’nın Bursa’nın uzun vadeli su ihtiyacını karşılamak amacıyla geçmiş yıllarda planlandığını belirterek, barajın tasarımında Bursa’nın gelecekteki nüfusu ve kentin su ihtiyacının dikkate alındığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in aktardığı bilgilere göre Çınarcık Barajı’nın yıllık içme ve kullanma suyu kapasitesi <strong>140 milyon metreküp</strong> olarak öngörülüyor. Orhaneli Çayı üzerinde kurulan barajın yalnızca içme suyu sağlamak amacıyla değil, birden fazla işlevi yerine getirecek şekilde projelendirildiğini belirten Şahin, barajın planlama sürecinde Bursa’nın tarımsal, ekolojik ve enerji ihtiyaçlarının da dikkate alındığını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, Çınarcık Barajı’nın dört temel işlev üzerine projelendirildiğini belirtti:</p>
<ol start="1" data-spread="false">
<li><strong>Mustafakemalpaşa Ovası’ndaki verimli tarım arazilerinin sulama suyunun karşılanması,</strong></li>
<li><strong>Bursa’nın 2030-2050 dönemindeki içme ve kullanma suyu ihtiyacına katkı sağlanması,</strong></li>
<li><strong>Uluabat Gölü’nün ekolojik dengesinin korunması amacıyla belirli miktarda can suyu bırakılması,</strong></li>
<li><strong>Uluabat Gölü’ne aktarılacak can suyu üzerinden elektrik enerjisi üretimi.</strong></li>
</ol>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’e göre barajın ilk planlama aşamasında TEKNOSAB ve çevresinde bugün bulunan sanayi bölgeleri öngörülmedi.</p>
<h2>TEKNOSAB’a su tahsisi tartışması</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in açıklamasının merkezinde ise Çınarcık Barajı’ndan TEKNOSAB’a su aktarılması iddiası bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, Bursa halkının baraj suyundan içme suyu olarak yararlanmaya başlamasından ve Çınarcık Barajı suyunun arıtma tesislerine ulaşmasından önce, TEKNOSAB’a yönelik bir su isale sisteminin devreye alındığını ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Buna göre Çınarcık Barajı’ndan Uluabat Gölü’ne bırakılması planlanan can suyunun güzergâhına iki kollektör aracılığıyla bağlantı yapıldığını ve buradan TEKNOSAB’a su ulaştırıldığını savunan Şahin, ayrıca Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ile yapılan bir protokol kapsamında barajın yıllık kapasitesinin yarısına denk gelen <strong>70 milyon metreküplük su tahsisi</strong> konusunda da kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu iddialar, Bursa’nın gelecekteki içme suyu güvenliği ile sanayinin su ihtiyacının nasıl dengeleneceği konusundaki tartışmayı yeniden gündeme taşıyor.</p>
<h2>“Sanayi bölgeleri arasında ayrıcalık olmamalı”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, Bursa’daki diğer organize sanayi bölgelerinin su ihtiyacını karşılamak için farklı yöntemlere başvurduğunu belirterek TEKNOSAB için de alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Deri Organize Sanayi Bölgesi’nin kendi bölgesinde gölet oluşturduğunu, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nin Nilüfer Deresi&#8217;ndeki arıtma tesislerinden yararlandığını ve DOSAB’ın kullandığı suyu arıtarak yeniden değerlendirdiğini aktaran Şahin, TEKNOSAB’ın da teknolojik imkânlardan yararlanarak alternatif su kaynaklarına yönelmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin bu noktada özellikle <strong>deniz suyunun arıtılarak sanayi kullanımına kazandırılması</strong> seçeneğini gündeme getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sanayi bölgelerine su tahsisinde farklı uygulamalar yapılmasının Bursa açısından doğru olmayacağını savunan Şahin, “Sanayi bölgeleri içinde bu ayrıcalık olamaz/olmamalı” görüşünü dile getirdi.</p>
<h2>“Su kesintisi protokolde yer alıyor” iddiası</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise TEKNOSAB’a yönelik su tahsisinin Bursa’nın içme suyu ihtiyacıyla ilişkilendirilmesi oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, DSİ Genel Müdürlüğü ile yapılan protokolde Bursa’nın içme suyu ihtiyacının karşılanmasında yetersizlik yaşanması halinde TEKNOSAB’a verilen suyun kesileceğine yönelik bir hüküm bulunduğunu ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu düzenlemenin TEKNOSAB’da yatırım yapan sanayiciler açısından da bilinmesi gerektiğini belirten Şahin, söz konusu hükmü dikkat çekici bulduğunu ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in bu konudaki açıklamaları, bir yandan sanayinin su ihtiyacının güvence altına alınması, diğer yandan Bursa nüfusunun gelecekteki içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması arasındaki dengeyi gündeme getiriyor.</p>
<h2>Erdem Saker’in 2024 tarihli yazısına atıf</h2>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin, açıklamasında Bursa’nın su kaynakları ve kent planlaması konusunda geçmişte görev yapmış isimlerden İnşaat Yüksek Mühendisi ve eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Erdem Saker’in 2024 yılında EKO HABER’de yayımlanan köşe yazısına</strong> da atıfta bulundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, Saker’in DSİ Bölge Müdürlüğü döneminde Çınarcık Barajı’nın planlama ve inşaat sürecinde görev aldığını, ayrıca Bursa’nın 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı çalışmalarında ve kentin önemli projelerinde sorumluluk üstlendiğini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, Saker’in yazısındaki temel yaklaşımı ise şu ifadeyle özetledi:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Çınarcık Barajı’nın 1 bardak suyu bile TEKNOSAB’a verilemez.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, bu görüşün Bursa’nın su kaynaklarının nasıl kullanılacağı konusunda dikkate alınması gerektiğini savundu.</p>
<h2>Tartışmanın merkezinde Bursa’nın geleceği var</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şahin’in açıklaması, BTSO seçimlerinin ötesine geçen bir tartışmayı gündeme getiriyor: Bursa’nın gelecekte nasıl bir kent olacağı ve sanayi ile tarım, içme suyu ve çevre arasındaki dengenin nasıl kurulacağı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa, Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olmasının yanı sıra tarım alanları, su havzaları, ormanları ve doğal ekosistemleriyle de öne çıkıyor. Sanayi yatırımlarının genişlemesi ise beraberinde su kaynaklarının kullanımı, tarım arazilerinin korunması, ulaşım altyapısı ve çevresel sürdürülebilirlik gibi başlıklarda yeni tartışmaları getiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çınarcık Barajı üzerinden yürütülen tartışmanın da bu çerçevede yalnızca bir sanayi bölgesinin su ihtiyacından ibaret olmadığı görülüyor. Konu, Bursa’nın uzun vadeli içme suyu güvenliği ile sanayinin artan su talebi arasında nasıl bir denge kurulacağı sorusunu gündeme taşıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, değerlendirmesinin sonunda BTSO üyelerine ve Bursa kamuoyuna seslenerek, kentin geleceğine ilişkin kararların yalnızca ekonomik büyüme perspektifiyle değil, doğal kaynakların korunması ve gelecek kuşakların ihtiyaçları açısından da değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, açıklamasını <strong>“Başka Bursa yok. Bursa hepimizin.”</strong> ifadeleriyle tamamladı.</p>
<p><strong>Not:</strong> Bu haber metnindeki Çınarcık Barajı, TEKNOSAB, su tahsisi, isale hattı ve DSİ protokolüne ilişkin bilgiler, Necati Şahin’in paylaştığı metindeki iddia ve değerlendirmelere dayanmaktadır. Haberleştirilmeden önce ilgili protokol, DSİ kayıtları, proje belgeleri ve su tahsis kararları üzerinden bağımsız biçimde doğrulanması; ayrıca BTSO, DSİ, TEKNOSAB ve ilgili yerel yönetimlerin görüşlerinin alınması haberin güvenilirliğini güçlendirecektir.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/baska-bursa-yok/">“Başka Bursa yok”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/15/baska-bursa-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BTSO Seçimleri İçin Fuar Alanı Çağrısı</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/btso-secimleri-icin-fuar-alani-cagrisi/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/btso-secimleri-icin-fuar-alani-cagrisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:21:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Necati Şahin’den Üyelere Dilekçe Kampanyası Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) üyelerine yönelik çağrıda bulunan Necati Şahin, on binlerce kişinin katılım göstermesi beklenen BTSO seçimlerinin mevcut merkez binasında gerçekleştirilmesinin fiziki koşullar ve ulaşım açısından ciddi sorunlara yol açabileceğini belirterek, seçim yerinin fuar alanına taşınması için kampanya başlattıklarını açıkladı. Şahin, BTSO üyelerine yaptığı çağrıda özellikle seçim [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/btso-secimleri-icin-fuar-alani-cagrisi/">BTSO Seçimleri İçin Fuar Alanı Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Necati Şahin’den Üyelere Dilekçe Kampanyası</h1>
<p class="isSelectedEnd">Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) üyelerine yönelik çağrıda bulunan Necati Şahin, on binlerce kişinin katılım göstermesi beklenen BTSO seçimlerinin mevcut merkez binasında gerçekleştirilmesinin fiziki koşullar ve ulaşım açısından ciddi sorunlara yol açabileceğini belirterek, seçim yerinin fuar alanına taşınması için kampanya başlattıklarını açıkladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, BTSO üyelerine yaptığı çağrıda özellikle seçim günü oluşabilecek yoğunluğa dikkat çekerek, mevcut seçim alanının hem bina içerisindeki fiziki kapasite hem de çevredeki otopark imkânları bakımından yeterli olmayabileceğini savundu.</p>
<h2>“On Binlerce Kişinin Geleceği Bir Seçim”</h2>
<p class="isSelectedEnd">BTSO seçimlerinin geniş katılımlı bir organizasyon olduğuna dikkat çeken Necati Şahin, seçim günü on binlerce kişinin BTSO merkez binasına gelmesinin beklendiğini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, bu denli yüksek katılımın gerçekleşeceği bir seçimde mevcut merkez binasının fiziki şartlarının yeterli olmayacağını öne sürerek, üyelerin daha rahat ve güvenli bir ortamda oy kullanabilmesi için farklı bir seçim alanının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yaptığı çağrıda BTSO üyelerine seslenen Şahin, seçim organizasyonunun yalnızca oy kullanma işlemi açısından değil, katılımcıların ulaşımı, bekleme alanları, bina içerisindeki hareketliliği ve otopark imkânları bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<h2>Merkez Binadaki Fiziki Koşullara Dikkat Çekti</h2>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin, BTSO merkez binasının seçim günü oluşması beklenen yoğunluk açısından fiziki olarak sıkışık kalabileceğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, özellikle bina içerisindeki alanların on binlerce kişinin aynı zaman diliminde kullanacağı bir seçim organizasyonu için yeterli olup olmayacağı konusunda endişelerini dile getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Seçim günü yaşanabilecek yoğunluğun üyelerin oy kullanma sürecini zorlaştırabileceğini belirten Şahin, daha geniş ve seçim organizasyonlarına uygun bir alanın tercih edilmesinin hem üyeler hem de organizasyonu gerçekleştirecek görevliler açısından daha sağlıklı olacağını ifade etti.</p>
<h2>“Otopark Sıkıntısı Had Safhada”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Çağrısında yalnızca bina içerisindeki fiziki koşullara değil, ulaşım ve otopark sorununa da dikkat çeken Şahin, BTSO merkez binasının çevresinde özellikle hafta içi ciddi bir otopark problemi yaşandığını belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, seçim günü oluşacak yoğunluğun mevcut otopark kapasitesi üzerindeki baskıyı daha da artırabileceğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çevredeki otopark alanlarının yetersiz kalması durumunda üyelerin araçlarını BTSO merkezinden kilometrelerce uzak noktalara park etmek zorunda kalabileceğini belirten Şahin, bunun özellikle seçim günü ciddi bir ulaşım sorununa dönüşebileceğini ifade etti.</p>
<h2>“Kilometreler Öteye Bile Parklanamıyor”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin, mevcut koşullara ilişkin değerlendirmesinde çevredeki otopark sorununun boyutuna dikkat çekerek, bazı zamanlarda BTSO merkezinin çevresinde kilometrelerce uzak mesafelerde dahi araç park edecek yer bulmanın güçleştiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle seçim günü on binlerce kişinin aynı bölgeye gelmesinin ulaşım ve otopark açısından ciddi bir yoğunluk oluşturabileceğini belirten Şahin, seçim yerinin daha geniş ve ulaşım açısından daha elverişli bir alana taşınmasını istedi.</p>
<h2>Seçim İçin Fuar Alanı Önerisi</h2>
<p class="isSelectedEnd">Şahin ve destekçileri, BTSO seçimlerinin fuar alanında yapılmasını öneriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Fuar alanının daha geniş bir fiziksel kapasiteye sahip olması, geniş katılımlı organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek özellikler taşıması ve seçim günü oluşabilecek yoğunluğun daha rahat yönetilebilmesi açısından uygun bir alternatif olduğu savunuluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, seçim yerinin fuar alanına alınması halinde BTSO üyelerinin daha rahat bir ortamda oy kullanabileceğini ve araç yoğunluğunun da daha sağlıklı şekilde yönetilebileceğini ifade ediyor.</p>
<h2>BTSO Üyelerine Dilekçe Çağrısı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin, seçim yerinin değiştirilmesi yönündeki taleplerini daha güçlü biçimde ortaya koymak amacıyla BTSO üyelerine dilekçe kampanyasına katılma çağrısında bulundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, üyelerden kendilerine iletilecek dilekçede şirket bilgilerini ve kendi isimlerini yazarak imzalamalarını ve imzalanan dilekçeleri elektronik ortamda kampanya organizasyonuna ulaştırmalarını istedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, bu şekilde oluşturulacak başvuruların BTSO seçimlerinin fuar alanında gerçekleştirilmesi yönündeki talebin daha geniş bir üye desteğine sahip olduğunu göstereceğini belirtti.</p>
<h2>“Kampanyamıza Destek Verirseniz Memnun Oluruz”</h2>
<p class="isSelectedEnd">BTSO üyelerine yönelik mesajında Şahin, seçim yerinin değiştirilmesi kampanyasına destek verilmesini istedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin&#8217;in çağrısında şu ifadeler öne çıktı:</p>
<blockquote>
<p class="isSelectedEnd">“Bu bağlamda aşağıdaki dilekçede şirket ismini, kendi adınızı yazarak imzalayıp bizlere elektronik ortamda iletirseniz ve seçim yerinin fuar alanına alınması kampanyamıza destek verirseniz memnun oluruz.”</p>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, üyelerin kampanyaya vereceği desteğin seçim organizasyonunun daha uygun koşullarda gerçekleştirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>
<h2>Talep: Daha Geniş, Ulaşılabilir ve Rahat Bir Seçim Alanı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Kampanyanın temel talebi, BTSO seçimlerinin mevcut merkez binası yerine fuar alanında yapılması.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çağrıda, seçim günü oluşması beklenen yoğunluğun dikkate alınması ve üyelerin oy kullanma sürecinde yaşayabileceği ulaşım, otopark ve fiziki alan sorunlarının seçim öncesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin ve kampanyaya destek veren BTSO üyeleri, seçim yerinin belirlenmesinde katılım sayısı, fiziki kapasite, ulaşım ve otopark gibi unsurların birlikte değerlendirilmesini istiyor.</p>
<h2>BTSO Üyelerinin Kararı Bekleniyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">BTSO seçimleri öncesinde gündeme getirilen bu talep, seçim organizasyonunun nerede gerçekleştirileceği tartışmasını da beraberinde getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Necati Şahin&#8217;in başlattığı dilekçe kampanyasıyla, BTSO üyelerinin seçim yerinin değiştirilmesi talebine destek vermesi amaçlanıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kampanyanın önümüzdeki süreçte ne kadar destek göreceği ve BTSO yönetiminin seçim alanına ilişkin bu talebe nasıl yaklaşacağı ise merak konusu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şahin, BTSO üyelerini dilekçe kampanyasına katılmaya davet ederken, taleplerin elektronik ortamda kendilerine ulaştırılmasını istedi.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>İletişim:</strong> <a href="mailto:necatisahin@msn.com">necatisahin@msn.com</a></p>
<p>BTSO seçimlerinin binlerce, hatta on binlerce üyenin katılımıyla gerçekleşmesi beklenirken, seçim yerinin fiziki kapasite, ulaşım ve otopark koşulları açısından yeterliliği önümüzdeki dönemin önemli gündem başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/btso-secimleri-icin-fuar-alani-cagrisi/">BTSO Seçimleri İçin Fuar Alanı Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/btso-secimleri-icin-fuar-alani-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birlikte Çalışacağız!</title>
		<link>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/birlikte-calisacagiz/</link>
					<comments>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/birlikte-calisacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ORHAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:06:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.zirvedehaber.com/?p=226184</guid>

					<description><![CDATA[<p>BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Birlikte Çalışma Merkezi”ni Açtı: “60 Bin Üyenin Tamamını Kapsayan Bir Yönetim Anlayışı Hedefliyoruz” Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, 13 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen programla “Birlikte Çalışma Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdi. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerinden sanayici, tüccar, esnaf, girişimci, meslek komitesi temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/birlikte-calisacagiz/">Birlikte Çalışacağız!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Birlikte Çalışma Merkezi”ni Açtı: “60 Bin Üyenin Tamamını Kapsayan Bir Yönetim Anlayışı Hedefliyoruz”</h1>
<p class="isSelectedEnd">Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, 13 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen programla “Birlikte Çalışma Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdi. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerinden sanayici, tüccar, esnaf, girişimci, meslek komitesi temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve basın mensuplarının katıldığı açılışta konuşan Matlı, BTSO yönetiminde değişim, katılım, adalet ve şeffaflık vurgusu yaptı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Matlı, merkezin yalnızca bir seçim çalışmasının yürütüleceği ofis olmadığını belirterek, “Birlikte Çalışma Merkezi” adının özellikle tercih edildiğini söyledi. BTSO’nun yaklaşık 60 bin üyesinin tamamını yönetim anlayışının merkezine koyacaklarını ifade eden Matlı, hedeflerinin yalnızca bir seçim kazanmak değil, Bursa iş dünyasının bütün kesimleriyle daha güçlü bir iletişim ve ortak çalışma zemini oluşturmak olduğunu dile getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">“<strong>Biz daha yeni başladık</strong>” mesajını konuşmasının merkezine yerleştiren Matlı, Bursa ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, üretimden ticarete, teknolojiden finansmana ve rekabet koşullarından pazarlara kadar pek çok alanda yaşanan değişimin BTSO tarafından da yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<h2>“Bursa’nın dönüşüme ihtiyacı var”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın üretim, ticaret, ihracat ve istihdam açısından Türkiye ekonomisinin önde gelen şehirlerinden biri olduğunu belirten Matlı, buna rağmen iş dünyasının yeni koşullara uyum sağlama konusunda önemli beklentileri bulunduğunu ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ticaret ve sanayinin yanı sıra KOBİ’lerin, küçük işletmelerin, hizmet sektörünün ve girişimcilerin de dönüşüm ihtiyacını güçlü biçimde hissettiğini söyleyen Matlı, dünya ekonomisindeki değişimin Bursa’nın geleneksel yöntemlerle yoluna devam etmesini mümkün kılmadığını savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Matlı, “Dünya değişiyor. Üretim değişiyor. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez” diyerek, bütün sektörleri kapsayan yeni bir dönüşüm anlayışına ihtiyaç olduğunu belirtti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-81926" src="https://www.kentgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/08/Ozer-Matli-2-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu dönüşümün yalnızca belirli sektörleri değil, Bursa ekonomisinin tamamını kapsaması gerektiğini vurgulayan Matlı, adaylıklarının temel amacının Bursa iş dünyasını geleceğin rekabet koşullarına hazırlamak olduğunu söyledi.</p>
<h2>“Geçmişe vefa, geleceği kurmaya engel değil”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Konuşmasında BTSO’nun geçmişine de değinen Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabri başında olduklarını hatırlattı. Kuruma geçmişten bugüne emek veren başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, bugüne kadar yapılan doğru çalışmaların Bursa’nın ortak değeri olduğunu ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak geçmişe duyulan saygının kurumların değişen ihtiyaçlara cevap vermesine engel olmaması gerektiğini belirten Matlı, güçlü bir kurumun geçmişinden aldığı mirası geleceğe taşıyabilmesi için kendisini sürekli yenilemesi gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Matlı, kurumların gerçek gücünün binalardan veya makamların prestijinden değil, üyelerinin güveninden kaynaklandığını belirterek, “Kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar” mesajını verdi.</p>
<h2>“Üretimin içinden gelen bir yönetim anlayışı”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Kendisini Bursa iş dünyasına anlatırken üretim ve iş hayatındaki deneyimine dikkat çeken Matlı, bir yatırım kararının, fabrikanın sorumluluğunun ve çalışanların geleceğinin ne anlama geldiğini bildiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">İş hayatı boyunca farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler ve markalar oluşturduklarını belirten Matlı, 32 şirket ve 31 marka ile Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösterdiklerini, 11 sektörde, 81 ilde ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşıyla üretim gerçekleştirdiklerini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemine de değinen Matlı, burada kurumun kurumsal gücünü ve etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini, Bursa’ya değer katan projelere imza attıklarını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu deneyimleri kişisel bir başarı hikâyesi olarak değil, BTSO’nun geleceğine yönelik bir yönetim anlayışının altyapısı olarak değerlendirdiğini belirten Matlı, hedef koymanın yanı sıra bu hedeflere ulaşacak kadro ve çalışma disiplinine de sahip olduklarını vurguladı.</p>
<h2>“BTSO kimin için var?” sorusu</h2>
<p class="isSelectedEnd">Matlı, konuşmasının önemli bölümünde BTSO’nun temel işlevine ilişkin sorular yöneltti. “Bir kurum kimin için vardır? Gücünü kimden alır? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularını gündeme getiren Matlı, bu soruların cevabının doğrudan üyelerde olduğunu söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Adaylığının şahsi bir makam arayışı olmadığını vurgulayan Matlı, Bursa iş dünyasında sahada gördükleri ihtiyaçların ve üyelerden gelen beklentilerin kendilerini bu sürece taşıdığını ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">“Bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim” diyen Matlı, küçük işletmelerin ayakta kalma mücadelesinden KOBİ’lerin büyüme arayışına, sanayicilerin yatırım sorumluluğundan girişimcilerin yeni iş kurma çabasına kadar farklı ölçeklerdeki işletmelerin ihtiyaçlarını bildiklerini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Matlı’nın bu bölümde öne çıkardığı temel başlıklar ise “ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç, yalnızlık değil dayanışma ve tek adamlık değil birlikte yönetim” oldu.</p>
<h2>“60 bin üye gündemin merkezinde olacak”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Adaylık sürecinde Bursa’nın farklı bölgelerinde üyelerle gerçekleştirdikleri temaslara da değinen Matlı, Kapalıçarşı’dan Beşevler’e, organize sanayi bölgelerinden farklı meslek ve sektör temsilcilerine kadar çok sayıda buluşma gerçekleştirdiklerini anlattı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sahadaki temaslarda Bursa iş dünyasının güçlü ve değişime açık olduğunu gördüklerini belirten Matlı, adaylık sürecinin dahi BTSO üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini daha fazla gündeme taşıdığını savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">KOBİ’lerin, küçük işletmelerin, esnafın ve tüccarın sesinin daha fazla duyulması gerektiğini ifade eden Matlı, göreve gelmeleri halinde 60 bin üyenin tamamını BTSO’nun merkezine taşıyacaklarını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Matlı, bu yaklaşımın yalnızca seçim döneminde kalmayacağını, yönetim anlayışının temelini oluşturacağını belirtti.</p>
<h2>“70 meslek komitesi daha güçlü hale gelecek”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Konuşmasında meslek komitelerinin rolüne özel bir bölüm ayıran Matlı, 70 meslek komitesinin yalnızca sorunların aktarıldığı yapılar olarak kalmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Komitelerin kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar alma süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden daha güçlü yapılar haline gelmesini hedeflediklerini belirten Matlı, komitelere hedef, yetki ve çalışma bütçesi kazandırılması gerektiğini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">“Üyemiz adına karar vermeye değil, üyemizle birlikte karar vermeye geliyoruz” diyen Matlı, sektörün ihtiyaçlarını en iyi bilenlerin o sektörün içinde çalışan kişiler olduğunu belirterek, yönetim süreçlerinde tabanın daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Matlı ayrıca, ticaret ile sanayinin birbirinin rakibi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek esnaf, tüccar, KOBİ, sanayici, hizmet sektörü ve girişimcilerin BTSO’nun eşit sahipleri olduğunu söyledi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-81937" src="https://www.kentgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/08/Kurdele-Kesimi-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak eşitliğin herkese aynı hizmeti sunmak anlamına gelmediğini ifade eden Matlı, her sektörün farklı ihtiyaçlarının bulunduğunu, dolayısıyla BTSO kaynaklarının ihtiyaçlara göre adil ve dengeli biçimde kullanılması gerektiğini dile getirdi.</p>
<h2>“Bursa Dönüşüm Planı” geliyor</h2>
<p class="isSelectedEnd">Özer Matlı, konuşmasında önümüzdeki döneme ilişkin yeni çalışmalarının da sinyalini verdi. Yakın zamanda Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayan bir “Bursa Dönüşüm Planı” açıklayacaklarını belirten Matlı, planın yalnızca büyük sektörlerin değil, çarşı esnafından ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar geniş bir kesimin ihtiyaçlarını kapsayacağını söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Planın Bursa’nın farklı bölgelerine ve sektörlerine ulaşacak şekilde hazırlanacağını ifade eden Matlı, açıklanacak projelerin kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">BTSO’nun imkânlarının üyelerin ihtiyaçlarına doğrudan yansıması gerektiğini belirten Matlı, yönetim anlayışlarının temel ölçütünün ortaya konulan çalışmaların üye ve sektörler üzerinde oluşturacağı somut etki olacağını söyledi.</p>
<h2>“Bu merkez 60 bin üyenin evidir”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Açılışı gerçekleştirilen “Birlikte Çalışma Merkezi”nin işlevine de değinen Matlı, merkezin farklı sektörlerin ve üyelerin bir araya geleceği bir çalışma alanı olarak tasarlandığını belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Burada üyelerin sorunlarının dinleneceğini, meslek komitelerinin çalışmalar yürüteceğini ve farklı görüşlerin aynı masa etrafında buluşacağını ifade eden Matlı, merkezin yalnızca kendisine destek verenlere açık olmayacağının altını çizdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">“Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir” diyen Matlı, farklı görüşlere sahip üyelerin de merkeze gelerek fikirlerini paylaşabileceğini söyledi.</p>
<h2>“BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Adaylık çalışmalarının finansmanına ilişkin de açıklamalarda bulunan Matlı, “Birlikte Çalışma Merkezi” dahil yürüttükleri çalışmaların kendi imkânları ve bütçeleriyle gerçekleştirildiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">BTSO’nun kaynaklarını kullanmadan çalışma yürüttüklerini ifade eden Matlı, en önemli güçlerinin üyelerin güveni olduğunu belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sahada görev alan çalışma arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, işlerinden, ailelerinden ve dinlenme zamanlarından fedakârlık ederek sürece katkı sunan ekip üyelerinin çalışmalarının kendileri açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak önlerinde daha uzun bir süreç bulunduğunu söyleyen Matlı, ulaşamadıkları her üyeye ulaşmak için çalışmalarını artıracaklarını ifade etti.</p>
<h2>“Kimse tercihi nedeniyle tedirgin olmasın”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Konuşmasında seçim sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlardan biri de üyelerin destek ve tercihleri nedeniyle baskı hissetmemesi gerektiği yönündeki açıklaması oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bazı üyelerin bir selamlaşmanın, ziyaretin veya fotoğrafın dahi yanlış anlaşılmasından endişe ettiğini duyduklarını belirten Matlı, hiçbir üyenin siyasi veya ticari bir baskı altında hissetmemesi gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Destek veren, henüz destek vermeyen veya farklı düşünen bütün üyelerin BTSO’nun ayrılmaz parçası olduğunu vurgulayan Matlı, göreve gelmeleri halinde yalnızca kendilerine oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacaklarını ifade etti.</p>
<h2>Basın toplantısı ve geniş katılımlı buluşma hazırlığı</h2>
<p class="isSelectedEnd">Matlı, önümüzdeki dönemde iki önemli program gerçekleştireceklerini de açıkladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın ticaret ve sanayi alanlarının tamamını kapsayan dönüşüm planının düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını belirten Matlı, bu toplantıda basın mensuplarının özgürce soru sorabilmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">BTSO etkinliklerinde basının soru sormasına ve doğrudan cevap almasına ilişkin eleştirilerini de dile getiren Matlı, kendi yönetim anlayışlarında sorulardan ve şeffaflıktan çekinmeyeceklerini ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Matlı ayrıca, eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getirecek geniş katılımlı bir buluşma düzenleyeceklerini açıkladı.</p>
<h2>“Asıl yürüyüş şimdi başlıyor”</h2>
<p class="isSelectedEnd">Konuşmasının son bölümünde destekçilerine ve Bursa iş dünyasının tamamına çağrıda bulunan Matlı, açılışın kendileri için bir sonuç değil, yeni bir başlangıç olduğunu söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Her komiteye, her sektöre ve Bursa’nın farklı bölgelerine ulaşacaklarını belirten Matlı, iş dünyasının farklı kesimlerinden fikir, öneri, eleştiri ve katkı beklediklerini dile getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bursa’nın ekonomik geleceğinin ortak akılla şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Matlı, “Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi getirin” çağrısında bulundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Konuşmasını birlik ve ortak çalışma vurgusuyla tamamlayan Matlı, Bursa iş dünyasının değişime hazır olduğunu savunarak, 60 bin BTSO üyesinin tamamını kapsayan yeni bir yönetim anlayışı hedeflediklerini yineledi.</p>
<p>Matlı, açılışın ardından verdiği mesajı “Birlikte güçlü, birlikte ileri” sözleriyle tamamladı. “Birlikte Çalışma Merkezi”nin Bursa iş dünyasına ve BTSO üyelerine hayırlı olmasını dileyen Matlı, bundan sonraki süreçte daha fazla üyeyle temas kuracaklarını belirterek seçim çalışmalarının yeni bir aşamaya girdiğini ifade etti.</p>
<p><a href="https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/birlikte-calisacagiz/">Birlikte Çalışacağız!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.zirvedehaber.com">Zirvede Haber</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.zirvedehaber.com/2026/08/14/birlikte-calisacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
