TÜRKİYE 

İnternet İçin Komşusuna Mahkum Olan Evladımıza Nasıl Not Verelim!

Sosyal Medyada Paylaş

“MEB, 22 Ocak Cuma günü öğrencilere karne vermeye hazırlanıyor. Öğretmenlerden, görmediği, eşit koşullarda olmayan öğrencilerine not vermesi isteniyor!” Eğitim İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy son gelişmeler ile ilgili sert ifadeler kullanarak açıklama yaptı. Başkan Toy; “MEB, 22 Ocak Cuma günü öğrencilere karne vermeye hazırlanıyor. Hem de yönetemediği uzaktan eğitim sürecini pembe bir tablo gibi gösterip, öğretmenlerden notla değerlendirme yapmasını istiyor.

Diyor ki, bazı okullarda sınav yapıldı, sınav notlarını da ekleyin. Sınav yapılmayan okullarda ders ve etkinliklere katılım notu verin. Milyonlarca öğrencinin eğitime erişemediği, sağlık sorunları ve yoksulluk ile mücadele ettiği bu süreçte, biz öğretmenlerden öğrencilerimizi notla değerlendirmemizi istiyor. 6 milyon öğrencinin eğitim sürecinin dışında kaldığı gerçeği ortada tüm açıklığı ile dururken 2020 yılının son günü Ortaöğretim Kurumlar Yönetmeliğinde değişiklik yaparak “Uzaktan eğitimde değerlendirme yapılmaz.” şeklindeki hükmü yürürlükten kaldırıyor.

2021 yılının ilk günlerinde de İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde aynı değişikliği yapıyor. Türkiye’deki 18 milyon öğrenci için politika üretme yetkisi elinden alınarak, eğitim alanının esaslarını Cumhurbaşkanlığı’na bağlı “Eğitim ve Öğretim Politikaları” kuruluna bırakan MEB, sadece politikaları uygulamakla görevli hale gelmiştir. Aldığı yönetsel kararlar ise süreçle uyumsuz, ülke gerçeğinden kopuk, öğrencinin üstün yararını gözetmeyen, izaha muhtaç kararlardır. Öğrencilerimizi mağdur eden, eşitsizliği derinleştiren notla değerlendirme ısrarı, öğretmenlerimizi de eşit ve sağlıklı bir ölçme değerlendirme yapamayacakları endişesi ile baş başa bırakmıştır.

Soruyoruz o halde:

– Hiç görmediğimiz, eşit koşullarda olmayan öğrencilerimizi nasıl değerlendirelim?

– Evinde tablet-bilgisayar olmayan, hatta televizyon bulunmayan öğrencilerimizi nasıl değerlendirelim?

– Derslerin bir kısmına katılmış, daha sonra internet kotası kalmamış öğrencilerimizi nasıl değerlendirelim?

– Üç veya daha fazla kardeş sırayla derslere katılan çocuklarımız?

– Ailesi covit pozitif geçirmiş, aile büyüklerinde kalan “Babaannemde internet yok öğretmenim” diyen öğrencimiz?

– Derse katılmış ama mikrofonu bozuk olduğu için hiç sesini duymadığımız öğrencimiz?

– “Komşudan internet alıyoruz, bağlantım zayıf, ekranda görüntü yok henüz” diyen öğrencimizi nasıl değerlendirelim?

– Köyde internet alt yapısı olmayan öğrencinin suçu nedir? Sorumluluğu var mıdır sürecin dışında kalmasında?

Bu örnekler saymakla bitmez. Fakat bir gerçek var ki, yüz yüze eğitime geçilememesi de, uzaktan eğitim sürecinin verimsizliği de öğrencilerimizin sorumluluğunda değildir. Ortada bir başarısızlık varsa, bu yönetimden sorumlu olanların başarısızlığıdır. Pandemi başladıktan ancak 10 ay sonra tablet dağıtmaya başlamış bakanlığın sorumluluğudur.

Öyle ki, o tabletler de ihtiyacın yarısını bile karşılamayacaktır. Bir sorumlu varsa, EBA destek noktası kurduk deyip, öğrencilere dışarı çıkma yasağı getirerek, destek noktalarına ulaşmaları konusunda çözüm üretmeyenlerin sorumluluğudur. Bu sorumluluk, uzaktan eğitim sürecini ayakta tutmaya çalışan, sabah saatlerinden akşamın geç saatlerine kadar canlı ders yapan, evini okula çevirmiş, fedakarca çalışan öğretmenlerin değildir.

Eşitsizlikten, yoksulluktan canlı derslere katılamamış öğrencilere de, notla değerlendirme yapmak zorunda kalan öğretmenlere de haksızlıktır. Sorumlular; gerçeklikten koparak, yalnızca yönetmelikte düzenleme yaparak, işin içinden çıkamazlar. Aldıkları yanlış karardan bir an önce dönmelidirler. Notla değerlendirmeyi, yüz yüze eğitime başladıktan sonra 2. döneme ertelemelidirler.” dedi.









Diğer Haberler

Yorum Yaz

shares
hacklink al izmir escort hack forum tiktok takipçi satın al